Türkiye’nin İlk Seçilmiş Cumhurbaşkanı

28.08.2014
Türkiye’nin İlk Seçilmiş Cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen devir teslim töreniyle 11. Cumhurbaşkanı Gül’den görevi devraldı. Törende yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yeni ve büyük Türkiye’nin kapılarının sonuna kadar açıldığını ifade ederek, “Türkiye’nin asırlar öncesinden gelen kutlu yürüyüşü; inşallah, adalet, barış ve dayanışma ekseninde istikbale yürüyecektir” dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül tarafından resmî törenle karşılandı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir ziyaretinin ardından Başbakanlık Resmî Konutu’na geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süre Resmi Konut’ta kaldıktan sonra Çankaya Köşkü’ne hareket etti.


VATANDAŞLARDAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A YOĞUN SEVGİ GÖSTERİSİ

Ellerinde Türk bayraklarıyla Köşk’ün önünde toplanan vatandaşlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Resmi Konut’tan Çankaya Köşkü’ne geçişinde sevgi gösterisinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığının kapısında, atlı birlik tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın bulunduğu makam aracı, atlı birlik eşliğinde tören alanına geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi, tören alanında 11. Cumhurbaşkanı Gül ve eşi tarafından karşılandı. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde 11. Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül ile bir süre görüştü.

Daha sonra da devir teslim töreni gerçekleştirildi. Törende ilk konuşmayı yapan 11. Cumhurbaşkanı Gül, yedi yıl süreyle üstlenmiş olduğu Cumhurbaşkanlığı görevini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a devretmekten büyük bir şeref duyduğunu söyledi.

11. CUMHURBAŞKANI GÜL: “AZİZ MİLLETİME BİR KEZ DAHA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

11. Cumhurbaşkanı Gül, “Görev sürem boyunca, uyum ve eşgüdüm içinde çalıştığım ülkemizin yasama, yürütme ve yargı organları mensuplarına ve sivil toplumumuza, aziz milletime bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bu süre içinde, ikili ilişkilerimizi geliştirmek ve bölge ve dünya barışına katkıda bulunmak amacıyla işbirliği yaptığım, bir bölümü bugün aramızda bulunan,  dünya liderlerine de şükranlarımı sunuyorum” dedi.

11. CUMHURBAŞKANI GÜL:BİRLİKTE TARİHÎ, EKONOMİK, SİYASİ, SOSYAL REFORMLARA VE DÖNÜŞÜMLERE İMZA ATTIK”

Konuşmasında bugünkü törenin önemli bir özelliği bulunduğuna işaret eden 11. Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk halkı tarafından Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Değerli Kardeşim ile kırk yılı aşan, uzun bir geçmişe dayanan dava arkadaşlığımız, dostluğumuz ve çalışma beraberliğimiz bulunmaktadır.  Sayın Cumhurbaşkanının üstün liderlik ve yöneticilik yeteneklerini, ülkesine ve insanlığa hizmet heyecanını, vatan aşkını ve millet sevgisini, Hakka olan inancını en yakından bilenlerdenim. Son on dört yıl boyunca ise, önce partimizi beraber kurduk; sonra da Türkiye’nin yönetiminde değişik pozisyonlarda beraber çalıştık. Gururla söylemeliyim ki, bu on iki yıl Cumhuriyet tarihimizin en parlak dönemleri arasında yer aldı. Birlikte tarihî, ekonomik, siyasi, sosyal reformlara ve dönüşümlere imza attık. Ülkemizde demokrasinin derinleşmesini, istikrarın sağlanmasını ve refahın artmasını, bir kısmı bugün aramızda bulunan değerli arkadaşlarımızla hep berber yaptık.  Bölge ve dünya barışına, küresel sorunların çözümüne elbirliği içinde katkıda bulunmaya çalıştık. Sayın Cumhurbaşkanı Değerli Kardeşim Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’nin bu yolda daha ileri mesafeler kat edeceğine inancım tamdır. Dolayısıyla, bu sefer de, görevimi devrederken müsterihim. Tıpkı on bir yıl önce Başbakanlığı görevini kendisine devrettiğim gibi. Sayın Cumhurbaşkanının liderliğinde güçlü ve istikrarlı bir Türkiye’nin, dünyanın ve bölgemizin istikrara ve huzura kavuşmasına büyük katkı sağlayacağını da inanıyorum. Türkiye’nin her zamankinden daha güçlü, itibarlı ve müreffeh olmasına kendi çıkarlarımız bakımından olduğu kadar bölgenin çıkarları ve istikrarı için de ihtiyaç vardır.  Bu vesileyle, ülkemin, Aziz Türk milletimin ve insanlığın daha iyi bir geleceğine olan inancımı bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

Konuşmasında ailesine de teşekkür eden 11 Cumhurbaşkanı Gül, “Önce tabii ki anneme, babama sağlık sıhhat diliyorum; sonra da eşime, benim çok yükümü çekti, bunu sizler de bilirsiniz. Siyasi hayatımda şerefle Kayseri’yi temsil ettiğim yıllarda özellikle de siyasi hayatımın ilk 10 yılında, eve hiç uğramadığımız dönemlerde çocukları hep ona emanet ettim ve çocukları o yetiştirdi” dedi.

“O zaman hiç unutmam, ‘Ben artık milletin çocuklarını kurtarmak için uğraşacağım, bizim çocukları da sen kurtaracaksın’ dedim ve çok şükür bunu en güzel şekilde yaptı” diyen 11 Cumhurbaşkanı Gül, eşinin “devleti ve milleti temsil söz konusu olduğunda her türlü titizliği, her türlü olağanüstü gayreti gösterdiğini” kaydetti. Çocuklarına, kardeşlerine, yakın akrabalarına ve yakın arkadaşlarına teşekkür ettiğini belirten 11 Cumhurbaşkanı Gül, “Bütün bu görevlerim süresi içinde gerçekten bana bir söz gelmesin diye hepsi çok titiz davrandılar, hepsine çok şükran borçluyum” dedi.

11.CUMHURBAŞKANI GÜL: “CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A ALLAH’TAN MUVAFFAKİYETLER DİLİYORUM”

11. Cumhurbaşkanı Gül sözlerini şöyle tamamladı: “Sayın Cumhurbaşkanı, değerli kardeşim, sözlerime son verirken sizi bir kez daha tebrik ediyorum. Şahsınıza, değerli eşiniz Emine Hanım’a ve sevgili çocuklarınıza sağlık, afiyet ve Cenab-ı Allah’tan muvaffakiyetler diliyorum. Allah yardımcınız olsun, Cenab-ı Allah mahcup etmesin, milletimize hizmet etmek gibi şereften muhakkak daima onur duyacaksınız. Bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum.”

“İLK KEZ DEVLETİN BAŞINDAKİ İSİM MİLLETİMİZ TARAFINDAN DOĞRUDAN SEÇİLDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan da, törene katılanlara hoş geldiniz diyerek başladığı konuşmasında, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 12.Cumhurbaşkanı olarak göreve başladığım bu ilk saatlerde öncelikle ekranları başında bizi izleyen Aziz Milletime sonsuz şükranlarımı sunuyorum. 91 yıllık Cumhuriyet tarihimizde hatta diyebilirim ki 2000 yıllık Türk tarihinde ilk kez devletin başındaki isim milletimizin sandık başına gidip, tercih yapmasıyla yani doğrudan doğruya kendi tercihiyle bir Cumhurbaşkanı belirlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Cumhurbaşkanı olmanın mutluluğunu hissettiğim bu ilk saatlerde aynı zamanda halkın oylarıyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olmanın da iftiharını yaşadığımı özellikle ifade etmek istiyorum. Tabii bu vesileyle sorumluluğumun çok daha fazlasıyla arttığının bilinci içerisindeyim. Gerek 2007’deki Anayasa değişikliğine %69 oy oranı ile evet diyen gerek 10 Ağustos’ta ilk turda %52 oranında oy vererek, şahsıma bu kutlu vazifeyi tevdi eden milletime teşekkür ediyor, nefes alıp verdiğim müddetçe emanetlerine sımsıkı sahip çıkacağımı özellikle vurgulamak istiyorum” dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN 11. CUMHURBAŞKANI GÜL’E TEŞEKKÜR

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Yine bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin 11.Cumhurbaşkanına, Değerli Dava Arkadaşıma 7 yıldır başarıyla yürüttüğü bu kutlu vazifeden dolayı şahsım, ailem, ülkem ve milletim adına özellikle şükranlarımı sunuyorum. Şahsım başbakan olarak, Sayın Gül de Cumhurbaşkanı olarak 7 yıl boyunca uyum ve koordinasyon içinde Türkiye’ye çok büyük hizmetler ve eserler kazandırdık. Çok uzun bir yürüyüşteki yol arkadaşları olarak kendilerinin de az önce ifade ettikleri gibi 40 yılı mütecaviz bir süre kolay değil, birlikte olmanın sorumluluğu içerisinde geldiğimiz bu nokta inanıyorum ki eserlerle bunu taçlandırmanın geldiği bir noktadır. İşte Türkiye’ye çok büyük hizmet ve eseler bu anlayış içerisinde kazandırıldı. Çok uzun bir yürüyüşteki yol arkadaşları olarak bundan sonra da Sayın Abdullah Gül’ün tecrübe ve fikirlerinden istifade etmek arzusunda olduğumu özellikle belirtmek isterim. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum bundan sonraki çalışmalarında da ailece mutluluk ve başarılar diliyorum.”

“BUGÜN YENİ VE BÜYÜK TÜRKİYE DÖNEMİNİN KAPILARI SONUNA KADAR AÇILDI”

12 yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı olarak hükümeti ve partisiyle milli iradenin güçlenmesi, siyasetin alanının genişletilmesi, demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin standartlarının yükseltilmesi için çok büyük reformlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Tarihî nitelikteki her bir reform yeni bir reformun kapılarını bizlere araladı. Yaptığımız her bir değişiklik daha büyük değişimlerin yolunu açtı. Cumhurbaşkanı’nın doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesi teknik bir değişikliğin ötesinde aslında bir dönemin kapatılması meselesidir. Bugün kapanan dönem eski Türkiye dönemidir. Kapıları ardına kadar açılan yeni dönem ise Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki öz ve ruhu taşıyan yeni Türkiye, büyük Türkiye dönemidir. Eski Türkiye’de çeteler vardı, vesayet vardı. Eski Türkiye’de siyasetin üzerinde engeller, tehditler vardı. Eski Türkiye’de istikrarsızlık, şüphe ve tereddüt vardı. Adım adım ve sabırla gerçekleştirdiğimiz her bir reformla bu sorunları hamdolsun geride bıraktık. En son Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle milli iradenin ve demokrasinin mutlak zaferini de dünyaya böylece ilan etmiş olduk. Bugünden itibaren Türkiye eski tartışmalarla vakit kaybetmeden, enerjisini heba etmeden, kamplaşma ve kutuplaşmaya fırsat vermeden Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023 hedefine odaklanacaktır. Seçilmiş Cumhurbaşkanı ve seçilmiş Hükümet el ele vererek uyum içinde ekonomiyi daha hızlı ve daha sağlıklı şekilde büyütecektir. Toplumsal refah artırılacak, toplumun tüm fertlerinin farklılıklarını birer zenginlik olarak görmek suretiyle, inanıyorum ki ortak paydalarda kardeşçe buluşmalar da sağlanacaktır.”

Türkiye’nin stratejik hedefi olan Avrupa Birliği üyeliği hedefine yürüyüşü daha kararlı şekilde devam edeceğini de kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokratik reformların hız kesmeden, başta çözüm süreci olmak üzere her türlü vasıtayla 77 milyonun birliği ve bütünlüğü daha güçlü şekilde tesis edileceğini vurguladı.

“TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINDA ANA EKSEN BARIŞ, DAYANIŞMA VE REFAHTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Dost ve kardeş ülkelerin çok değerli temsilcilerinin önünde şunu özellikle ifade etmek istiyorum: Türkiye’nin dış politikasında ana eksen barış, dayanışma ve refahtır. Türkiye’nin hiçbir ülkenin topraklarında, hiçbir ülkenin iç işlerinde asla gözü yoktur, planı, projesi yoktur. Başta komşularımızla ve Ortadoğu’da olmak üzere, yeryüzünün her karışında, barışın, paylaşmanın ve refahın egemen olmasını arzuluyor, dış politikamızı da bu istikamette şekillendiriyoruz. Tarihin ve coğrafyanın bize yüklediği misyon gereğince, adaletsizliğin ve zulmün karşısında durmayı, dış politikamızın ana ekseni olarak görüyoruz. Filistin davasına çok güçlü şekilde sahip çıkmamızın nedeni, ölenlerin insan olmasıdır. Suriye meselesinde, bir milyon 200 bin insana kucak açmış olmamızın sebebi, en önce, onların insan olmasıdır. Şu anda 200 bini aşkın insanın öldürülmüş olduğu Suriye’ye sessiz kalamayız, kalamazdık. Ve bunu insani, vicdani bir sorun olarak addediyor, siyasetin sorumluluğu noktasında da bunu siyasetin merkezine özellikle oturtuyoruz. Irak’ta, Afganistan’da, Somali’de, diğer tüm çatışma kriz alanlarında, insana ve cana verdiğimiz değerin gereği olarak sesimizi yükseltiyoruz. Bizim için etnik kökenlerden, dillerden, derilerinin renklerinden, petrolden, elmastan, altından, enerji kaynaklarından öte insan vardır, can vardır. Bize dost olan her ülkeyle dostluğumuzu yüceltmenin mücadelesi içinde oluruz. Bize ya da kendi halkına yani insana düşman olanı uyarmak da bizim insanlık vazifemizdir. Kimse bunu iç işlerine müdahale etmek olarak katiyen kabul etmesin. Bize ya da kendi halkına, yani insana düşman olanı uyarmak, her insanın görevidir, diye düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde de dış politikamız, insan ve vicdan odaklı şekilde, daha aktif ve etkili biçimde devam edecektir.”

“ALLAH’TAN ÜLKEMİZ, MİLLETİMİZ VE TÜM İNSANLIK İÇİN HAYIRLAR NİYAZ EDİYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin 29 Ekim 1923 tarihinde kurulduğu gün TBMM’de Gazi Mustafa Kemal’in ilk Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin ardından mecliste yaptığı konuşmasında, “Milletin teveccühünü daima dayanak noktası telakki ederek, hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye cumhuriyeti, mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır” sözlerini hatırlatarak konuşmasını şöyle tamamladı: “Gazinin bu sözleri, o zaman uzun uzun alkışlanmıştı. Dönemin Bozok, yani Yozgat Milletvekili Avni Bey, Genel Kurul’da “Bir dua yapılsın” önerisinde bulunmuş ve Karahisar Mebusu Kamil Efendi tarafından, ilk Cumhurbaşkanının seçilmesi vesilesiyle bir dua yapılmıştı. Evet, ilk Cumhurbaşkanımızın, Gazi Mustafa Kemal’in de ifade ettiği gibi, milletin teveccühü her zaman dayanak noktamız olacaktır. 91 yıldır devam eden, hız kesmeden ve yeni kazanımlarla devam edecek olan istikbal mücadelemiz de asla kesintiye uğramayacaktır. Türkiye’nin asırlar öncesinden gelen kutlu yürüyüşü, inşallah, adalet, barış, dayanışma ekseninde istikbale yürüyecektir. Yeni Türkiye’nin ve yeni bir başlangıcın bu ilk dakikalarında, Allah’tan ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlar niyaz ediyorum. Dünyada barışın egemen olmasını niyaz ediyorum. Bu anlamlı törende, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi, hürmetle, minnetle yâd ediyorum. Misafirlerimize katıldıkları için, özellikle tekrar tekrar teşekkür ediyor, Aziz Milletimize de şükranlarımı sunuyorum. Tabi 11. Cumhurbaşkanımızla hani bizim bir şarkımız var “Beraber yürüdük biz bu yollarda” biz bu yollarda, yağmur demeden, kar, kış demeden, beraber yürüdük. Ve inşallah şimdi de yeni Türkiye’nin inşası ve ihyası yolunda, yine biz beraber bu yolda yürüyeceğiz. Allah yolumuzu açık etsin, Allah yar ve yardımcımız olsun. Allah utandırmasın diyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”

Konuşmasını tamamlamasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11. Cumhurbaşkanı Gül’e Devlet Şeref Madalyası ve Cumhurbaşkanlığı Forsu’nu takdim etti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, 11. CUMHURBAŞKANI GÜL’Ü ASKERÎ TÖRENLE UĞURLADI

Devir teslim töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 11. Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül ile Şeref Kapısı’ndan yürüyerek tören alanına geçti. Askerî törende, 11. Cumhurbaşkanı Gül, şeref kıtasını “Allahaısmarladık Asker” diyerek selamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi, Cumhurbaşkanı Gül ve eşinin bulunduğu aracı el sallayarak Köşk’ten uğurladı.

Tüm Haberler