Dünya Kadın Hakları Günü Konuşması

05.12.2018

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, uzun zamandır görmediğimiz dostlarımızla buluşmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. AK Parti Kadın Kolları Teşkilatımıza, bu anlamlı buluşma vesilesiyle teşekkür ediyorum.

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Gününüz kutlu olsun! Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanındığı bu özel gün, ülkemiz için bir milattır. Bu günün, dünyanın bütün coğrafyalarında çatışmaların, savaşların ortasındaki kadınlar için de bir milat olmasını diliyorum.

Kıymetli Dostlar,

Bugün beş milyona ulaşan kadın üyesi ile AK Parti, kadınları siyaset dünyasına, toplumsal hayata aktif biçimde dahil eden yegane harekettir.

Kadın dostu bir parti demiyorum. Çünkü partimizin vizyonu bundan çok ötedir. Erkek ve kadını bir bütünün iki parçası olarak gören bu hareket, kadınları hayatın asli unsuru olarak değerlendirir.

Bu süreçte tarihi referanslardan da güç alır. Çünkü biliyoruz ki, Türk Kadını, dünyada birçok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkına sahip olmuştur. Bu millet Kurtuluş Savaşını kadın erkek omuz omuza kazanmış bir millettir. Daha da gerilere gidersek, eşi Mekke’nin sayılı tüccarlarından olan bir Peygamberin takipçisidir.

İnanıyoruz ki, kadınların olmadığı bir siyasi ve sosyal yaşamda, toplumsal ilerlemeden bahsedilemez.

Tüm bunlara rağmen, yakın geçmişte kadınlar adına kayıp yıllarımız olduğunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Başörtülü kadınlar toplumsal hayattan uzun süre dışlandılar. Ne yazık ki, başörtüsünün karşısına modernlik, çağdaşlık, ilerleme gibi kavramları koyup, insani değerlerimizi ve birikimimizi kılık kıyafetle ölçmeye çalıştılar.

Bu ülkede yitik bir nesil yetişti.

Bir Ayşegül vardı, edebiyat öğretmeni olmak istiyordu. “Sen edebiyattan ne anlarsın” denildi.

Bir Zeynep vardı, doktor olmak istiyordu. “Erkek kadavraya bakacak mısın” diye alay edildi.

Bir Fatıma vardı, ikna odasında en çok, bu ülkede kendisi için bir gelecek olmadığına ikna oldu. Bir uçak bileti aldı ve gurbette kayboldu.

Bir Merve vardı, milletin evinden, temsil ettiği herkesle beraber kovuldu.

Ayrımcılığın bu en bayağı şekline maruz kalmış kardeşlerimiz için bu dönem belki bir küskünlük dönemi olarak adlandırılabilir. Fakat asla yılgınlık, pes etmişlik dönemi olmadı.

Çok şükür ki, büyük mücadelelerin sonunda bu ayıp ortadan kalktı. Şimdi farklı din, dil, etnik kökene sahip tüm kadınlarımızla huzur içinde yaşamak istiyoruz.

Nazım’ın dediği gibi; “Yaşamak! Bir ağaç gibi tek ve hür! Bir orman gibi kardeşçesine!”

Yaşayacaksak hep beraber, birbirimize saygı göstererek, farklılıklarımızı bağrımıza basarak yaşayacağız.

Belli bir zümrenin inanç ve ideolojileri, varlığını başka yaşam tarzlarını istila ederek devam ettiriyorsa, bu gözyaşından beslenmektir. Allah’a şükür ki, gözyaşı artık kimsenin ekmeğine katık olmuyor.

Değerli Kardeşlerim,

Aramızda ilk günden bu yana kurucu üye, milletvekili, bakan olmuş kadınlarımız var. Ve en önemlisi partimize gönül vermiş, sessiz kahramanlarımız var. Rahmet-i Rahman’a uğurladıklarımızla birlikte hepsine minnet borçluyuz. Sizler sayesinde bugünlere geldik.

Kadının değiştirici ve dönüştürücü gücü partimizin en önemli yakıtıdır. Partimizde kadınlar hiçbir zaman ikincil görevlerde düşünülmedi. Kadınlar hiçbir zaman siyasetin nesnesi yapılmadı. Onları her zaman siyasetin öznesi olarak gördük, görmeye de devam edeceğiz.

Milletin Meclisinde 53 tanesi Ak Parti’den olmak üzere 104 kadın vekilin varlığı, kadınlarla birlikte omuz omuza yürüyor olmamızın tezahürüdür. Bu rakam bizim için yeterli olmamakla beraber çıkılan yola kıyasla büyük bir başarı örneğidir.

Kadınları toplumsal hayatta aktif hale getirirken, unutmamamız gereken çok önemli bir şey var. O da kadınların özel ve iş hayatındaki yüklerinin dengelenmesidir. Bugün kadınlarımızın toplumda üstlendiği rollere baktığımızda, bunun bir insan için ne kadar ağır bir yük olduğunu görürüz.

Kadın; kız çocuk, kız kardeş, eş, anne, kadın yazar, kadın doktor, kadın bakandır. Bu rollerin hepsi bakıp büyüten, koruyup kollayan rollerdir. Yani hep vericidir.

Bu anlamda, aile içindeki rollerin dengelenmesi, adil bir vazife dağılımının yapılması, sağlıklı bir aile ve toplum yapısının gereğidir.

Kadınlarımızın ayağının altına cenneti seren Rabbimizin bize hediye ettiği annelik, özel bir ihtimam gerektirir. Bu özel dönemi, kadınları toplumsal hayatta geri bırakmayacak şartlarla yeniden düzenlemeliyiz. Kadınları kariyer ve annelik arasında tercih yapmak zorunda bırakmamalıyız.

Kıymetli Hanımefendiler,

Türkiye’de kadınlar adına güzel gelişmeler olurken, ne yazık ki mazlum coğrafyalarda kadınların hayatını iki kat zorlaştıran durumlar yaşanıyor. Savaşlar, çatışmalar zaten en önce kadınları ve çocukları vuruyor.

Küresel anlamda kadınların konumunu yükseltecek reçeteler, buralar için yetmiyor. Yeni bir bakışla, daha köklü çözümler üretmek gerekiyor. Ayağımızın tozuyla geldiğimiz Latin Amerika’da da, Afrika’da da kadınlar için yapılacak çok şey var. Fakat belki önce insan için çalışırsak, insanlık yükselirken kadın da zaten yükselecektir.

Teşkilatımızın Değerli Mensupları,

Türkiye, Mart ayında yapılacak yerel seçimlere hazırlanırken, kadınlarımızın yerel yönetimlerde söz sahibi olmasını da güçlü biçimde destekliyoruz. 16 yıllık AK Parti iktidarının ince işçilik döneminde, kadınlara çok vazife düşüyor.

Parti kademelerinin her noktasında kadınlarımız olmalı. Türkiye’nin ihtiyaçlarını ilmek ilmek örmeliyiz. Kadın duyarlılığının, zevkinin yansımasını özellikle şehirlerimizde görmeliyiz. Kültür, sanat ve çevre konuları, yeni dönemin esas meseleleridir.

Her geçen gün güçlenen kadın kollarımız, artık çok daha donanımlı kadınlardan oluşuyor. Bu yolun bütün emektarlarına şükran borçluyuz. Aramızda il kadın kolları başkanlarımız da var. Onlardan da rica ediyorum. Selamlarımızı ve burada oluşan dayanışma ruhunu şehirlerinize taşıyın. 31 Mart akşamı inşallah bir zaferi daha hep birlikte kutlayalım.

Bu dilek ve temennilerle, teşkilat mensubu bütün kadınlarımızı muhabbetle selamlıyorum. Rabbim yolunuzu açık eylesin. Milletimizin güvenine layık etsin. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla!