Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreninde Yaptıkları Konuşma

16.10.2018

Değerli hanımefendiler, beyefendiler,

Kıymetli kardeşlerim;

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Girişimci kadın çiftçiler ödül töreni vesilesiyle sizlerle olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Hüznü kilimlerin desenine, sevinci kanaviçelerin rengine yansıyan emektar tüm Anadolu kadınlarını buradan sevgiyle selamlıyorum.

Sizler Anadolu toprağının bereketini hayata taşıyan, görünür kılan kıymetlilerimizsiniz.

Anadolu kadını, tarihin hiçbir döneminde pasif bir duruş sergilememiştir. Her zaman elinde çapası, sırtında küfesi, kucağında yavrusu ile üretim hayatının merkezinde yer almıştır.  Geçmişten bugüne, gerek ev içinde gerekse dışında ekonomik ve sosyal hayatın bir parçası olmuştur. Kadınlarımız yaptığı işe yüreğini veriyor, kendini adıyor. Ülkemizin de bu adanmışlığa ihtiyacı var. Milletimizin yüksek hedeflere ulaşmasında kadınlara kilit roller düşüyor.

Sizleri burada bir arada görmüşken özellikle altını çizmek istediğim bir konu var; ata tohumu seferberliğimizde kadınlarımızdan destek istiyorum. Biliyorsunuz, tohum, gıda kalitesinin başladığı yerdir. Bu nedenle sağlığın başıdır. Ne kadar güvenilir ve kaliteli tohumunuz varsa, gıdanız da o derece sağlıklı olur. Yerli tohumun peşine düşelim ve bu alanda devletimizin milli tarım seferberliğine katkı sağlayalım.

Anadolu toprağı, eşsiz bir şifa kaynağıdır. Bilinçle, özveri ile işlenirse önemli bir güce dönüşebilir. Sadece bu topraklarda yetişen endemik bitki çeşitliliğimizi koruma, bereketli topraklarımızdan yeterince faydalanma noktasında da işbirliği yapmalıyız.

Kadınlarımız artık kendi potansiyellerinin farkına varmalı ve tarımsal üretim alanında da hak ettikleri yeri edinmeliler. Gerek şehir hayatında, gerekse kırsalda güçlerini ortaya koymalılar.

Bugün burada kırsalda faaliyet gösteren girişimci kadınlarımıza ödüllerini takdim ediyoruz. Bağcılıktan hayvancılığa, meyvecilikten seracılığa, arıcılıktan ipekböcekçiliğine kadar çok çeşitli alanlarda faaliyet gösterdiğinizi biliyorum. Sizlerin çabası sadece tarımsal faaliyetlerimizi değil, ekonomiyi ve turizmi de güçlendiriyor.

Son yıllarda Isparta’da lavanta yetiştiriciliğinin ne kadar farklı boyutlara ulaştığını biliyor ve memnun oluyoruz. Gülü ile meşhur Isparta şehrimiz artık lavantasıyla turist çeken bir konuma gelmiştir. Kadınlarımızın burada üstlendiği rol son derece sevindiricidir. Keza geçtiğimiz yıllarda ödüllendirdiğimiz, kaz yetiştiriciliği, kekik ve sumak ekşisi üretimi yapan kadınlarımız var. Her biri ayrı bir değerdir. Kadınlarımıza seslenmek istiyorum; Lütfen başladığınız bu işlerde sürdürülebilir olun. Pes etmeyin, emek verdiğiniz alanda adres haline gelin. İhracat yapın.

Tarım ihracatımız konusunda güzel gelişmeler oluyor. 2002’de 145 bin ton olan sertifikalı tohumluk üretimimiz, 15 yılda 7 kat arttı. İhracatımız ise 8 kat artarak ülkemizi 79 ülkeye tohum ihracatı yapan bir noktaya getirdi. İnşallah 2023’te hedefimiz, 2 milyon ton üretim ve 500 milyon dolarlık ihracattır. 2023’de dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girme hedefi, nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınların ekonomik hayata katılımı ile mümkün olacaktır. Ulusal istihdam stratejimiz çerçevesinde, 2023 yılında kadınların işgücüne katılım oranının %41’e çıkarılması hedefimizdir.

Kırsalda yaşayan kadınlarımıza da fırsat eşitliği çerçevesinde güzel imkânlar verilmektedir. Bu çerçevede Tarım Bakanlığımız kırsal alanda yaşayan kadınlara yönelik tarım, ev ekonomisi ve sosyal konularda eğitim ve yayın hizmetleri sunmaktadır. Kooperatif kurmalarının desteklenmesine yönelik çalışmalar yürütmekte, tarıma dayalı iş kollarında kadın girişimciliğini özendirmektedir.

Aile çiftçiliğini korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak için kadınlar başta olmak üzere çocuk ve gençlere yönelik eğitim programları hazırlamaktadır. Yürütülen projeler neticesinde, Türkiye’de ilk kez kırsalda, lisanslı kadın seyisler yetiştirilmiştir. Kadın çiftçilerimiz koza üretiminde, balıkçı ağı tamirinde fark ortaya koymuştur.

2003-2017 yılları arasında kırsalda kadına yönelik 174.750 faaliyet alanında 2 milyondan fazla kadın çiftçi eğitilmiştir. İnanıyorum ki bu hizmetler, kırsalda kadın girişimciliğini üst seviyeye çıkaracak ve yaşadıkları bölgenin ekonomisini güçlendirecektir.

Değerli Kardeşlerim;

Ülkemiz dört bir yanı cennet olan bir coğrafyaya sahiptir. Bu zenginliği değerlendirebilirsek ulusal hedeflerimize ulaşabiliriz. Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gücü dünyada artmaktadır. Bizlerin de ilerleme sürecine yeni başarı hikâyeleri ile destek vermemiz gerekir.

Hepimizin çabası aynı nehre akıyor. Türkiye’nin büyüme hamlesine destek veren, bu çalışmalarda yer alan, alın terlerini esirgemeyen tüm kadınlarımızı tebrik ediyorum. Her birine gayretleri nedeniyle teşekkür ediyorum. Yeni başarı hikâyeleri ile tanışmayı bekliyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla!