Sayın Hanımefendi’nin Kadın Büyükelçiler ve Büyükelçi Eşleri ile Toplantısı’nda Yaptıkları Konuşma

16.08.2018

Değerli hanımefendiler,

Kıymetli davetliler,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Ülkemizin gönül neferlerini burada misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ülkenize, yuvanıza hoş geldiniz!

Dışişleri teşkilatımızın her geçen gün güçlenerek büyüdüğünü görmek bize gurur veriyor. Açılan yeni elçiliklerimiz, sesimizi dünyanın uzak köşelerine ulaştırıyor. İnanıyorum ki her biriniz bu önemli vazifenin onurunu yaşıyorsunuz.

Ama elbette yüklerini de taşıyorsunuz. İşinizin büyük sorumluluğu, gurbette olmanın mahrumiyetleri, farklı bir toplumda yaşamanın zorlukları, taşınması kolay yükler değil. Büyükelçilerimizin eşleri, yurtdışında aile ilişkilerini yönetmenin sorumluluğunu da taşıyarak eşlerine destek oluyorlar. Biz, büyükelçilerimizin eşlerini de ülkemizin gönül elçileri olarak görüyor, çalışmalarını takdirle takip ediyoruz. Gittiği ülkede en az eşleri kadar aktif kadınlarımızın olduğunu biliyorum. Dokunduğunuz yürekler, uzattığınız eller, açtığınız yollar adına sizleri can-ı gönülden tebrik ediyorum.

Öte yandan kadın büyükelçilerimizin varlığı, bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Sayılarının 53’e ulaştığını bilmek gerçekten çok büyük bir mutluluk. Diplomasimizin böylesine önemli bir oranının kadın eline teslim edilmiş olması, devletimizin kadınların gücüne ne kadar inandığını gösteriyor. İnanıyorum ki, bu büyük inancın meyveleri de çok olacak, verimli, bereketli sonuçlar getirecektir. Sayılarınız inşallah daha da artacaktır.

Uluslararası alanda, Türkiye’nin her geçen gün biraz daha güçlendiği zamanlardan geçiyoruz. Genç nüfusu, büyüyen ekonomisi, özel coğrafi konumu ve tarihi birikimiyle dünyanın ilgi odağı olmaya devam ediyor. Elbette artan bu ilgiyle orantılı olarak, büyük saldırılara da uğruyor. Son günlerde yaşadığımız ekonomik savaş, bunun en çarpıcı örneği. Ekonomik verilerle izah edilemeyecek kur değişimleri, okyanus ötesindeki kural tanımaz güç açlığını işaret ediyor. Uluslararası ilişkilerin saygınlığını zedeleyen bu tavır, inanıyorum ki Türkiye’den çok, bu tavrın sahiplerini küçültmektedir.  

Türkiye, verdiği her mücadeleden güçlenerek çıkmakta, kendi hikâyesini kararlılıkla yazmaya devam etmektedir. Sizlerin çabaları da bu başarı hikayesinin önemli bir parçasıdır. Uluslararası ilişkilerimiz, sizlerin ehil ellerinde olgunlaşarak Türkiye’nin haklı davasını tüm dünyaya yayacak, ülkemize yeni dostlar kazandıracaktır. FETÖ gibi terör örgütlerine karşı da en etkin mücadeleyi yine sizler vereceksiniz. Ülkemizin birlik bütünlüğüne kasteden bu örgütün yurtdışında Türkiye’nin adını kullanarak faaliyet göstermesi kabul edilemez. Özellikle eğitim kurumlarının Maarif Vakfı’na devri konusunda seferberlik ruhunu güçlendirmemiz gerekiyor. İlgili ülke makamlarına bu örgütün tehlikelerini anlatıp, süreci hızlandırmak sizlerin gayretiyle mümkün olabilir. Ülkemizin yurtdışına açılmaktaki temiz niyetlerini ifade edip, saygın duruşunu birlikte inşa etmeliyiz.

Değerli misafirler,

Hepinizin bildiği üzere, uluslararası politikanın önemli bir ayağı da kültürel diplomasidir. Bu konuda kadınlarımızın bir adım önde olabileceğini düşünüyorum. Kadın dikkatinin, rikkatinin bu özel alana yoğunlaşması, inanıyorum ki, diplomaside büyük fark yaratacaktır.

Ülkemiz, gastronomiden el sanatlarına, edebiyattan musikiye çok büyük bir zenginliğe sahip. Bu büyük zenginliği dünyaya tanıtmak, yaymak da sizlerin, hepimizin vazifesidir.

Küreselleşmenin getirdiği yüzeyselliği, ancak yerel değerleri koruyarak aşabiliriz. Yerel olanı bilmeden evrensel olamayız. Bu nedenle kültürümüzün bütün yönlerini, çağın beğenilerine uygun şekilde gün ışığına çıkarmalı ve sunmalıyız. Sizler büyükelçiler ve eşleri olarak bulunduğunuz ülkede bir kültür muhiti oluşturup, bu damarı güçlendirebilirsiniz.

Dizilerimiz dünyanın dört bir yanında izleniyor, fakat bilinirliğimiz bununla kalmamalı. ‘Dünyaca meşhur’ sanatçılara sahip olmanın yolu biraz da sizlerin gayretiyle mümkün. Çok farklı alanlarda yetişmiş insan kaynağımız var. Onları uluslararası alana taşımak, işlerini tanıtmak durumundayız. Aynı şekilde bulunduğunuz ülkelerin değerlerini Türkiye ile tanıştırmak, bizim gençlerimiz için ufuk açıcı olacaktır. Büyükelçiliklerimiz bu anlamda bir kültür üssü haline gelebilirler.

Kültür ve sanat, siyasetin sert köşelerini yumuşatır, farklılıkları bir araya getirir, kalpleri yakınlaştırır. Bazen siyaseten yapamadıklarınızı kültürel olarak başarabilirsiniz.

Yunus Emre Enstitülerimiz gibi kültür diplomasisi alanında aktif çalışan kurumlarımız var. Keza TİKA, Maarif Vakfı insani yardım ve eğitim çalışmaları yanında aynı zamanda kültür ihraç ediyorlar.

Ülkemizde de kültürün korunması ve tanıtılmasına hizmet eden kurumlar var. Olgunlaşma Enstitüleri bunun bir örneğidir. El sanatlarının korunması noktasında faaliyet gösteren enstitülerimizi çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde yenileme çabası içindeyiz. Tecrübeli öğretmenleri ve yarım asırlık birikimiyle somut kültür mirasımızı en kaliteli ve rafine şekilde hayata taşısın istiyoruz. Fuayedeki sergide gördüğünüz eserler, dönemin karakteristiğini yansıtan özel dokunmuş kumaşlarıyla el emeği, göz nuru ürünlerdir. İnşallah bunların farklı versiyonları, yerel motiflerimiz sizlerin aracılığı ile dünyaya açılacaktır.

Ülkemiz, Hitit, Bizans, Roma, Selçuklu ve Osmanlı olmak üzere katman katman tarihi ve kültürel değere sahip. Bunların her biri tanıtılmayı bekliyor. 11 bin yıllık tarihiyle Göbeklitepe, dünya tarih yazımını değiştiren bir arkeolojik keşiftir. Mesela neden Londra’daki dünyanın sıfır noktası Greenwich herkes tarafından bilinirken, tarihin sıfır noktası Göbeklitepe bilinmesin?

Son derece özel bu coğrafya, ancak sizlerin gayreti ile tanınır, bilinir, küresel bir marka haline gelebilir.

Sizlerden kültürel diplomasi alanında fark yaratacak etkin çalışmalar bekliyoruz. Bulunduğunuz ülkelerde izler bırakacak, adından söz ettirecek işler duymak istiyoruz.

Kültürel iletişim çift yönlüdür. Bizlerin de diğer kültürlerden öğreneceğimiz çok şey var. Bu bağlamda Afrika El Sanatları ve Kültür Evi’nden de söz etmek istiyorum. Biliyorsunuz, 2016 yılında, Ankara’da, geliri Afrikalı kadınlara dönen bir merkez kurduk. Dışişleri Bakanlığımızın koordinasyonu, MÜSİAD, TİKA gibi kurumların işbirliği ile faaliyete geçen merkez, Afrikalı kadınların el emeği ürünlerin satışını gerçekleştiriyor. Afrika ülkelerindeki büyükelçilerimizin ve eşlerinin dikkatini bu noktaya çekmek istiyorum. Sizler bu merkeze daha etkin katkıda bulunursanız, Afrika’nın kalkınmasına daha çok destek olur, kadınların temel sorunlarına katkı sağlayabiliriz. Bu noktada sizlerin açık desteğine ihtiyacımız var.   

Kıymetli misafirler,

Bu ülkenin büyük potansiyelini hep birlikte harekete geçirebiliriz. Dünyada güç dengelerinin değiştiği çok özel bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemde ortaya koyacağımız çabanın büyük bir değeri var. Başkalarının yazdığı hikâyenin figüranı olmaktansa kendi hikâyemizin kahramanı olmalıyız. Bize yakışan budur!

Bu düşüncelerle, hepinizi en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum. Her hayırlı işte, her zaman arkanızda olduğumuzu bilmenizi istiyorum. Çalışmalarınızda başarılar diliyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.