Engelli Memur Yerleştirme Töreni Konuşması

24.08.2017

Değerli hanımefendiler, beyefendiler,

Kıymetli Katılımcılar;

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, bu anlamlı buluşmanın hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Kamu kurumlarında daha fazla ve daha iyi şartlarda engelli memur istihdamı, devletimizin son yıllarda önemle üzerinde çalıştığı bir sosyal politikadır. Hükümetimiz, reformcu ruhunu her alanda olduğu gibi bu alanda da göstermiştir.

2005 yılında ülkemizin ilk engelliler kanunu çıkarılmıştır.

2012 yılında ise, dünyada bir ilke imza atılmıştır. Engelli kardeşlerimiz, eğitim seviyesine ve engel gruplarına uygun sınavlara tabi tutularak şeffaf bir yöntemle uygun kadrolara yerleştirilmektedir. Aynı zamanda engellilerin dilediği yere tayin hakkı getirilmiştir.

Bu çabalar sonunda, 2002 yılında 5.777 olan engelli memur sayısı, bugün itibarıyla 51 bine yükselmiştir. İnanıyorum ki, bu rakam daha da artacak, kardeşlerimiz hak ettikleri imkânlara kavuşacaklardır. Burada şunun altını çizmek gerekir; bu tür imkânlar, engeli olan kardeşlerimiz için bir lütuf değil, onların en tabi hakkıdır.

‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturu ile devletimiz, tüm vatandaşlarının eşit haklardan yararlanmasını sağlama gayretindedir. Öte yandan sadece kamuda değil, özel sektörde de, engelli istihdamı teşvik edilmektedir. Engelli çalıştıran işverenlere prim teşviki sağlanmaktadır. Ayrıca, girişimcilik eğitimi alan ve kuracağı meslekte eğitim almış engellilerden kendi işini kurmak isteyenlere hibe desteği verilmektedir.

Spordan sanata çok farklı alanlarda engelli kardeşlerimizin başarılarına şahit oluyoruz. Bu hepimizi gururlandırıyor. Göğsümüzü kabartan uluslararası başarılar, dünyanın dört bir yanında bayrağımızı dalgalandırıyor. Buradan da şu sonuç çıkıyor; aslolan zihinlerdeki engeli kaldırmaktır. Bu engeller kalktığında yapılamayacak bir şey yok. Engelleri aşmak, bir inanç meselesidir.

Engelli kardeşlerimizin toplumsal hayata sorunsuz biçimde katılımını sağlamak için ortak bir bilinç geliştirmeliyiz. Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve medya, bu farkındalığın öncüleridir. Bize yakışan, sadece güçlünün ayakta kaldığı değil, herkesin insanca yaşadığı bir toplumsal düzen tesis etmektir. Sokaklarımızı, okullarımızı, toplu taşıma araçlarımızı yeniden düzenleyerek, engelleri tamamen kaldırmalıyız.

Engeli olan kardeşimizin yaşadığı zorluklar sadece onların hayatını değil, en yakınlarını, ailelerini de etkilemektedir. Elbette aile olmanın anlamı, bu zorlukları birlikte omuzlamaktır. Fakat devletimiz de bu yüke omuz vererek, engelli çocuğu olan annelere erken emeklilik imkanı sağlamıştır. Keza, evde bakıma muhtaç akrabalarına bakan kişilere maaş bağlanmaktadır.

Değerli Katılımcılar;
En büyük engel sevgisizliktir. Bu engeli aşabilenler, tüm zorlukları aşar, hayat denen o büyük sınavı başarıyla geçer. Fakat bunun için önce sevgi ekmek gerekir. Çünkü ancak ektiğimiz şeyi biçebiliriz.

Peygamber Efendimiz, ‘İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız’ buyuruyor. Yani bizim inancımızda sevgi, imanın temelidir. Bütün iyi hasletler sevgiden doğar, sevgi ile büyür, güçlenir. Sevgi ise, sorumluluk ister. Davranışlara yansımayan sevginin bir anlamı yoktur.

Engelli kardeşlerimiz de, toplumun emanetidir. Bizlere düşen önce engeli farketmek, sonra işbirliği yapmaktır. Çocuklarımıza erken yaşta, farklı olana, özel durumlara nasıl yaklaşması gerektiğini öğretmeliyiz. Ders kitaplarımızda bu konulara yer vermeliyiz. Empatiyi aşılamalıyız.

Empati yapmak insanları birbirine yaklaştırır, iletişimi güçlendirir, güven inşa eder. Bu farkındalığa erişmiş bir toplum yapısı inşa etmek durumundayız. Bu aynı zamanda gelişmişliğin göstergesidir.

Bu duygularla, bugün kadro alan tüm kardeşlerimi gönülden kutluyorum. İnanıyorum ki, her biri kendi işinde başarılı olacak, ülkemize büyük hizmetler yapacaklardır. Aynı zamanda tüm aileleri de tebrik ediyorum. Özveri, sabır ve anlayış, herşeyin üstündedir. Allah hepinizden razı olsun.

Engelli kardeşlerimizin memur olarak yerleştirilmeleri sürecini yürüten, bu güzel törene de ev sahipliği yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıklarımıza, Sayın Bakanlarımıza ve ekiplerine teşekkür ediyorum.

Sözlerime son vermeden önce, yaklaşan Kurban Bayramınızı tebrik ediyorum. Bayram dolayısıyla ailelerinin yanına veya tatile gidecek olan tüm kardeşlerimizden, trafik kurallarına riayet konusunda, her zamankinden çok daha fazla dikkat göstermelerini rica ediyorum. Mutluluk ve kavuşma günleri olan bayramları, acı ve ayrılıkla gölgelememek için, lütfen yollarda sabırlı olalım. Bir kez daha bayramın ülkemize, İslam alemine ve insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum.

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, Allah’a emanet ediyorum.