‘Kale Gibi Gelecek’ Satranç Eğitim Projesinin Tanıtım Toplantısında Yaptıkları Konuşma

05.07.2017

Değerli Hanımefendiler, beyefendiler,
Sevgili Gençler;

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Geleceğimizin teminatı gençlerimiz için böylesi önemli bir etkinlikte birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımıza, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımıza, Gençlik ve Spor Bakanlığımıza ve Türkiye Satranç Federasyonuna, ortaya koydukları duyarlılık için teşekkür ediyor, emek veren herkesi tebrik ediyorum. Şehitlerimizin emaneti gençlerimizi, kale gibi bir geleceğe hazırlayacak bu girişimin çok güzel neticeler vereceğine inanıyorum.

Bu vesileyle, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında milletimizin ve devletimizin bekası için mücadele veren tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum. Gazilerimize, gösterdikleri direniş sebebiyle millet olarak şükranlarımızı sunuyorum. Devlet-millet el ele verdiğimiz 15 Temmuz demokrasi mücadelesinin yıldönümüne yaklaşıyoruz. Bu bir yıl süresince şehit ve gazilerimizin aileleri ile sıklıkla bir araya geldik ve onların bayraktarlığını yaptığı bu onurlu direnişin ruhunu yaşatmaya çalıştık. İnanıyorum ki, özü bir beka mücadelesi olan bu ruh hep taze, hep diri kalacaktır.

Bir yanda bu aziz milletin bekası için elbirliği ile mücadelemizi sürdürürken, bir yandan da insan sermayemizi en iyi şekilde güçlendirmenin çabası içindeyiz. Gençlerimizi bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal olarak geliştirecek her türlü gayreti teşvik ediyoruz. Satranç da, evlatlarımızı zihinsel ve sosyal açıdan geliştirecek bir düşünce sporudur.

Satranç ile hayat arasında yakın bir ilişki vardır. Yaşam hep satranca benzetilir. ‘Büyük hayatın küçük bir modeli’ olarak nitelenir. Çünkü hayatın gerçeklerinden ilhamla ortaya çıkmıştır. Satranç eğitimi alan bir genç, aynı zamanda hayata dair donanım kazanır. Satrançtaki ‘önce düşün, sonra oyna’ ilkesi, gençleri bilinçle yaşayacakları bir hayata hazırlar.

Yine, ‘rakibe karşı saygılı ol’ ilkesi, sosyal hayatı düzenleyen bir anahtar hükmündedir. Çocuklarımız satranç eğitimi alırken, aslında bir yandan da hayatın provasını yapar. Satranç bir yönetim sanatıdır, mücadele becerisidir. Bir nevi aklın jimnastiğidir. Satranç eğitimi ne kadar erken yaşta alınırsa, çocuklarda o kadar yetenek geliştirir.

Bilimsel araştırmalar, satrancın genel başarıyı artırdığını gösteriyor. Odaklanma ve konsantrasyonu sağladığını, büyük resme odaklanmayı teşvik ettiğini söylüyor. Satranç, ileri düşünme yeteneği kazandırarak, analiz kabiliyetini geliştirip, sabırlı olmayı öğretiyor.

Kıymetli Katılımcılar;
Satranç aynı zamanda çocuklarımızın istenmeyen alışkanlıklara kapılmasına mani oluyor. Suça eğilimi artıran ruhsal boşlukların yerini dolduruyor. Faydalı bir sosyal ortam sağlıyor. Satranç kültürünü kazanan çocuklar, sosyal ilişkilerinde de daha başarılı oluyor. Çünkü sorun çözme becerisi kazanıyorlar.

Çocuklarımızı küçük yaşta bu sporla tanıştırmanın sayısız faydası var. Türkiye Satranç Federasyonunun üstün gayretleri ile ülkemizde gittikçe artan bir satranç ilgisi olduğunu mutlulukla takip ediyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızın öncülüğünde satranç okullarda seçmeli ders olarak öğretiliyor.

Uluslararası alanda aldığımız madalyalar, dünya satrancının devler liginde, Türk satrancının da önemli bir yer edindiğini gösteriyor. Satranç A Milli Takımı’nın, 2017 Dünya Takımlar Şampiyonasında elde ettiği büyük başarıyı bu vesileyle tebrik ediyorum. Dünya beşincisi olarak Türk satranç tarihinin en büyük başarısını elde ettiniz. İnanıyorum ki, yakın bir gelecekte ilk üçe, hatta şampiyonluğa oynayacağız.

Satranç öyle bir spor ki, tüm dünya kültürlerinden izler taşıyor. Hint medeniyetinde doğan satranç, önce İran’a, sonra Arabistan yarımadasına yayılıyor. İslam’ın yayılışı ile Endülüs’e, oradan da Avrupa’ya taşınıyor. Kıtaları ve kültürleri dolaşan bu önemli sporda ülkemizin yeni başarılar elde edecek olması ümidi, hepimizi heyecanlandırıyor.

Türk kültüründe önemli bir yeri olan satrancı yeni nesillere de erken yaşta öğretmeli, bu bilinci daha da yaygınlaştırmalıyız. İnşallah, şehitlerimizin emaneti gençlerimiz 13-20 Temmuz tarihleri arasında Çanakkale’de satranç eğitimi alarak güzel zamanlar geçirecekler. Böylece, hem satranca yeni yetenekler kazandırmış olacağız, hem de azimli, üretken, hızlı düşünebilen, özgüveni yüksek bir nesle yatırım yapacağız.

Türkiye’nin geleceği, stratejik düşünebilen, mücadeleci ruha sahip, hiç yılmadan hedefe yürüyebilen, doğru karar alabilen bir gençlikle garanti altına alınabilir. İnşallah gençlerimiz siyasi, ekonomik, kültürel, tüm alanlarda büyük fotoğrafı görebilen ve milli menfaatler karşısındaki tüm hamlelere ‘şah-mat’ diyebilen bir ufukla yetişecek, bu ülkenin geleceğini teminat altına alacaklar. Buna sonsuz bir inancım var!

Bu duygularla, gençlerimizi milli mücadelemizin sembolü, şehitlerimizin yurdu Çanakkale’ye uğurlarken, hepsine zihin açıklığı diliyor, güzel ve faydalı zamanlar geçirmelerini temenni ediyorum. Bu projeye emeği geçenleri tekrar tebrik ediyor, hepinize sağlıklı günler diliyorum.