25 Mayıs Afrika Günü Konuşması

23.05.2017

Afrika Birliği Dönem Başkanı Gine Cumhuriyeti’nin Değerli Hanımefendisi,

Kıymetli misafirler;

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, 25 Mayıs Afrika Günü vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Hepinizin Afrika Günü’nü şimdiden kutluyorum.

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz yıl, 25 Mayıs Afrika Günü’nde Afrika dostluğunun nişanesi olarak bir sosyal sorumluluk projesi başlatmıştık. Başkentimizin tarihi semti Hamamönü’nde, Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi’nin açılışını yapmıştık. Afrika ülkesinden çok sayıda First Lady’nin teşrifi ile yeni bir heyecana hep birlikte şahitlik ettik. Afrika Evi, Afrika’ya yaptığımız ziyaretlerin güzel bir meyvesidir. Afrikalı kadınların güçlendirilmesi ve adil bir pazar kurulması amacıyla yapılan bu projenin, bugün kuruluş yıldönümünü kutluyoruz. Projelerin sürdürülebilir olması, son derece önemlidir.

İnanıyorum ki, daha nice yıllar her Mayıs ayında çeşitli vesilelerle Afrika gündeminde buluşmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, ilk günden bu yana projemize katkı veren tüm kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ediyorum. Bugünkü programın ev sahibi Gazi Üniversitesi’ne ve Afrika Medeniyetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi GAKAF’a şükranlarımı sunuyorum.

Afrika kıtasını şemsiyesi altında bulunduran Afrika Birliği Örgütü’nün kuruluş tarihi olan 25 Mayıs vesilesiyle, burada heyecanımızı inşallah yeniden tazeleyeceğiz. Bu güzel günde bizi yalnız bırakmayan Afrika Birliği Dönem Başkanı Gine’nin değerli Hanımefendisi Bayan Konde’yi ağırlamaktan da ayrıca büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Değerli Katılımcılar;

Afrika Kıtası, doğal zenginlikleri, kültürel birikimi, yetenekli insan gücüyle yeryüzünün en özel coğrafyalarından birisidir. Türkiye’nin Afrika’ya yaklaşımı, hep dostluk üzerine olmuştur. Afrika’nın yekpare tek renk bir kıta olmadığını, içinde binlerce renk barındırdığını hepimiz biliyoruz. Türkiye olarak Afrika’nın küllerinden yeniden doğmasının da her zaman destekçisiyiz.

Eşim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kıta’ya yaptığımız her ziyarette, Afrikalı kardeşlerimizin güler yüzlü ve içten misafirperverliği ile karşılaşıyoruz. Son olarak, geçtiğimiz Ocak ayında, Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar’ı kapsayan bir ziyaret gerçekleştirdik. Her ziyaretimizde, Afrikalı dostlarımız, bizi uzaklardan gelen yakın bir dost, kardeş gibi muhabbetle karşılıyorlar. Biz de Kıta’daki dostlarımızın sorunları ile yakından ilgileniyor, ülkemize döndüğümüzde bu zorlukların aşılmasında yapabileceklerimiz için çalışmalara başlıyoruz.

‘Kazan-kazan’ felsefesiyle projeler geliştiriyoruz. Önümüzdeki dönemlerde de Afrika ziyaretlerimizi sürdürecek, katkılarımızı yapmaya devam edeceğiz inşallah. Türk milletinin Afrika’ya olan ilgisi, çıkara değil, gönül bağlarına dayanıyor. Geçmişte olduğu gibi bugün de, bizler imar etmenin, ihya etmenin ve paylaşmanın arzusundayız. Afrika’nın 54 ülkesinden 5 bin civarında öğrenci ülkemizin farklı üniversitelerinde eğitim alıyor. TİKA, AFAD, Kızılay gibi resmi kurumlarımız yanında sivil toplum kuruluşlarımız, kalkınma yardımları için Afrika’da canla başla çalışıyor.

Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evimiz de, bu seferberliğe destek olmak için kuruldu. Açıldığı günden bu yana uluslararası fuarlarda standlar açtı, ülkemize gelen Afrikalı misafirleri ağırladı. Afrika’nın ülkemizdeki kalbi oldu. Fakat elbette henüz tüm potansiyelini kullanmadı. Bundan sonra daha etkin kullanılması, yeni artı değerler üretmesi, tam anlamıyla bir Afrika Evi olmasını istiyoruz. Bu anlamda Afrika ülkelerimizin büyükelçilerine, değerli eşlerine buradan seslenmek istiyorum;

Hamamönü’ndeki merkezimiz, 365 gün işleyen aktif bir merkeze dönüşsün. Burada Afrika’nın bütün zenginliğini konuşalım, yaşayalım, yaşatalım. Gençlerimiz burayı dünyaya açılan bir merkez olarak kullansın. Kendilerini geliştirsinler, yeni dostluklar oluştursunlar, kültürlerarası köprüler kursunlar.

Değişen dünyada Afrika’nın daha güçlü bir aktör olarak yer alacağına gönülden inanıyorum. Kıta’nın istikbali parlaktır. Bu süreçte kadınların güçlenmesi bizim için temel hedeflerdendir. Biz kurduğumuz pazarda, Afrikalı kadınlardan satın aldığımız el emeği ürünleri satıyoruz. Büyükelçiliklerimiz bu süreci koordine ediyorlar. Böylece Afrikalı kadın dostlarımız yeni üretimler yapmak için güç buluyor. Yine kıymetli sefirelerimizden ricamdır; Afrika El Sanatları Pazarı’nı daha da zenginleştirelim. Ülkelerinizden yeni ürünler bekliyoruz.

Temel hedefimiz, Afrika sorunlarına Afrika çözümleri üretmek. Afrika’nın barış ve istikrarına katkı sağlamak. Çok sevdiğim bir Afrika atasözü var; ‘Aslanlar kendi hikayelerini yazmadıkça, avcıların hikayelerini dinlemek zorundayız.’ İnanıyorum ki, Afrika kendi hikayesini yazacaktır. Afrika’nın kadınları, güçlerini gösterecektir. Müziği, el sanatları, mutfak kültürü ve daha nice özelliği ile bu hafta Afrika’yı yeniden hissedecek, dostluğumuzu tazeleyeceğiz.

Bu etkinlik çerçevesinde Afrika Büyükelçileri Eşleri Derneği’nin, Güney Sudan yararına bir gastronomi etkinliği düzenlemesinden de ayrıca çok memnun oldum. İnsanlık bizim çevresinde buluştuğumuz en temel değerdir. Bu buluşmanın başka güzellikleri, faydaları da tetikleyeceğine inanıyorum. Sözlerime son verirken, hepinize katkılarınız için tekrar teşekkür ediyorum. En kalbi duygularla muhabbetlerimi sunuyorum.