ALS Gala Gecesi Konuşması

22.05.2017

Değerli hanımefendiler, beyefendiler,
Kıymetli Misafirler;
Hepinizi en kalbi muhabbetlerimle selamlıyor, bu anlamlı gecede sizlerle olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. ALS farkındalık ayında bizleri buluşturan ALS Derneği’ne, ev sahibi Türkiye Futbol Federasyonu’na ve programın tüm sponsorlarına çok teşekkür ediyorum.

Toplumu böylesi bir konuda farkındalığa çağıran her türlü çaba takdire şayandır. Bu davetini aldığımda hiç tereddüt etmeden, gala gecesine katılmak istedim. Sizlerle tanışmayı, sıkıntılarınıza ortak olmayı arzuladım. Sıkıntılar paylaşıldıkça azalır. Birimizin derdi hepimizin derdidir. Şayet toplumca birbirimizin derdine karşı duyarlı olup, farkındalık geliştirebilirsek, hayatın yükünü birlikte omuzlayabiliriz. Elimden gelen her türlü desteği vermek üzere buradayım ve hep yanınızda olacağımı bilmenizi isterim.

ALS hastası kardeşlerimin neler yaşadığını tam olarak bilmemiz elbette mümkün değil. Son derece zor bir hastalık... Rabbim imtihanlarını kolay kılsın. Fakat en azından onların ve yakınlarının sıkıntılarını biraz olsun hafifletebilirsek ne mutlu bize. Onların meselelerini, sıkıntılarını hatırlamak, sadece bir günün sınırlarına hapsedilmeyecek kadar önemlidir. Kamu ve özel sektör kuruluşlarımızın, belediyelerimizin, sivil toplum örgütlerimizin, üniversitelerimizin, iş adamlarımızın sürdürülebilir bir dayanışma içinde olması gerekir.

Ülkemizde 8000’e yakın ALS hastası olduğu biliniyor. Devletimiz, bu hastalarımıza yönelik çeşitli mevzuat çalışmaları yapmak yanında evde sağlık hizmeti sunarak, hem hastaların, hem de yakınlarının yaşamlarını kolaylaştırma gayreti içindedir. Şunu özellikle belirtmek isterim ki, devletimiz her türlü hasta ve engelli hizmetinde, sosyal politikalarını hak eksenli bir anlayışla planlamaktadır. Kimse kader mahkumu veya kader mağduru değildir. Tüm insanların eşit şekilde haklardan yararlanması gerekir.

Şeyh Edebali’nin, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ dediği gibi, insana hizmet esastır. Çünkü insan eşref-i mahlukattır. Yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmek, ona saygı duymak, hürmet göstermek hepimizin sorumluluğudur. İnsan için olmayan, insanı merkeze almayan hiçbir politika, hiçbir strateji dünyaya refah, huzur ve adalet getirmez. Zihinlerdeki engelleri kaldırabilirsek, çevremizdeki insanların dertleriyle biraz olsun hemhal olabilirsek, işte o zaman gerçek manada insan oluruz.

Kader hepimize farklı bir yol çiziyor. Herbirimiz farklı şeylerle sınanıyoruz. Elbette bir yanda sabrı kuşanırken, bir yandan da yapabileceklerimize odaklanmak durumundayız. Bilimin açtığı yolda hastalıklara şifa aramak, bilinçli bir hasta bakım formasyonu kazanmak, eğitimler almak zorundayız. Teknoloji bize her alanda yeni imkanlar sunuyor. Teknolojinin desteği ile gerek hastaların, gerekse hasta yakınlarının hayatını kolaylaştırabiliriz. Fizik tedavi, psikolojik destek sağlayarak süreci biraz daha taşınabilir hale getirebiliriz.

ALS hastalarımıza refakat eden kardeşlerimi gönülden tebrik ediyorum. Asil ruhlarınızı saygıyla selamlıyorum. Bir kardeş, eş, anne-baba, evlat olarak hayatı bir başkasına adamak, tarifi mümkün olmayan insani bir haslettir. Bunu ancak yüce ruhlar yapabilir. İnsanı insan yapan, işte bu duyarlılıktır. Duymak, kulağın işitmesi değil, kalbin sızlamasıdır. İnsan duyabildiği kadar insandır.

Mevlana Hazretleri bakın ne diyor;
“Bir can var canında, o canı ara,
Beden dağındaki gizli mücevheri ara,
Ey yürüyüp giden dost bütün gücünle ara,
Ama dışarıda değil, aradığını kendi içinde ara.”

İnanıyorum ki, sizler o gizli mücevheri bulmuş, ona tutunmuş ve ondan güç alan fedakar insanlarsınız. Sizler insan olmayı bize öğreten aynalarsınız. İnsanlık adına hepinize kalbi muhabbetler sunuyorum.

Böylesi buluşmalar, toplantılar, sevgi, sabır ve işbirliği ile sorunları aşmak noktasında hepimize umut veriyor. Bu buluşmanın da somut faydalarla neticelenmesini gönülden arzu ediyorum. İşadamlarımıza, hayırsever vatandaşlarımıza ve elbette devletimize daha yapacağımız çok şey var demek istiyorum. Farkında olalım, empati yapalım ve kardeşlerimiz için umut olalım!

Kıymetli kardeşlerim;
Kıssadan hisse diyebileceğimiz bir hikaye ile sözlerime son vereceğim: Karanlık bir gecede görme engelli bir kişi, elinde kandil ve omzunda testi ile yolda yürüyormuş. Bir kişi yanına yaklaşıp şöyle demiş: “Ey cahil! Sana göre gece gündüz aynıdır. Aydınlık ve karanlık senin gözünde birdir. Bu kandilin sana ne faydası var?” Görme engelli kişi gülmüş ve “Bu kandil kendim için değildir; bana çarpıp testimi kırmasınlar diye senin gibi gönül gözü kapalı kişiler içindir” demiş. Gönül gözümüz açık olursa, çevremizdekilerin sıkıntılarını görür, çözümler geliştirebiliriz. Gönül gözünüz hep açık olsun! İnsani duruş hayatımızdan hiç eksik olmasın!

Değerli Misafirler;
Sizlerle olmaktan büyük bir mutluluk duydum. ALS Derneğimize tekrar çok teşekkür ediyorum. Çalışmalarında başarılar diliyorum. Ben de fahri bir üyeniz olarak, tüm vatandaşlarımızı destek olmaya davet ediyorum. 15. yılınızı kutladığınız bu günün, hastalarımız ve aileleri için bir milat olmasını diliyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.