Engelliler İçin Tekstil Tasarım Merkezi’nin Açılışı Konuşması

19.10.2015

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Kıymetli Katılımcılar,

İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde, önemli bir sosyal sorumluluk projesi için, sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Üniversitelerimizin, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparak hayata dokunmaları takdire şayandır. İstanbul Teknik Üniversitesi’nin bu girişimi, yönü geleceğe dönük, köklü bir birikimi ifade etmektedir. Zira, iki yüz yılı aşkın bir teknik birikim, çağdaş bir felsefe ile bu projede buluşmuştur. Evrensel tekstil tasarımı alanında önemli bir adım atılmıştır.

Hepinizin bildiği gibi, ‘Evrensel tasarım’ olgusu, tüm dünyada son 20-30 yıl içinde yaygınlık kazanan yeni bir bakış açısını ifade eder. Aslında ‘herkes için tasarım’ demektir. Bu bakış açısına göre, engellerden etkilenenler, sadece klasik anlamda ‘engelli’ tanımına giren bireylerden oluşmaz. Her insan bebeklik, çocukluk döneminde bazı kısıtlamalar yaşar. Birçok insan hamilelik, yaşlılık, kaza gibi çeşitli sebeplerle engellere sahip olabilir. Bu nedenle, engellileri toplumun küçük bir bölümü olarak değerlendirmemeliyiz. Hepimiz hayatımızın bir döneminde fiziksel engellerle karşılaşıyoruz.

Öte yandan çok çeşitli engellilik halleri var. Engeller geçici, kalıcı olabileceği gibi, duyma, görme, zihinsel, hareket engelleri gibi farklı insani durumlar olabilir. İşte tüm bu sebeplerle, ürettiğimiz hizmet çözümleri, herkes için, kapsayıcı olmalı. Bu, bireylerin en temel hakkıdır ve demokratik yaklaşımın gereğidir.

Değerli Katılımcılar,

İçinde yaşadığımız hayat, tamamen doğal sınırlardan değil, yapılı çevrelerden oluşuyor. Bu nedenle tasarım, hayatımızın her alanında mevcut. Mimariden, giyime, endüstriden bahçe düzenlemesine, hayatımızın hemen her alanında bir inşa faaliyeti var.

Bu inşa sürecinde, tasarımın temel amacı, insanı, mekana uydurmak değil, mekanı insana uydurmak olmalı. Yani, her ortamda ‘önce insan’ demek durumundayız. İnsanın her halini gözetmeliyiz. ‘Doğru tasarım, tüm engelleri kaldırır’ diyerek, tasarımlarımızı insana hizmet eksenli planlamalıyız.

Engelliler İçin Tekstil Tasarım Merkezi Projesi’ni bu nedenle çok önemsiyorum. Türkiye’de ilk kez böyle bir merkez açılıyor. İnşallah burada engelli kardeşlerimizin hayatını kolaylaştıracak kumaş üretimi ve tekstil tasarımı yapılacak. Umuyorum ki, bu merkez vesilesiyle ‘evrensel tasarım’ tüm hazır giyim mağazalarının, tüm mimari uygulamaların gündemine girer. Böylece toplumda, sosyal adaleti gerçekleştirme imkanı buluruz. ‘Basit ve sezgisel kullanım imkanı’ ile kalıcı engeli bulunan kardeşlerimizin sıkıntılarını bir ölçüde hafifletmiş oluruz.

Kıymetli Dostlar,

İnsanlar hayatlarının bir döneminde yaşa ya da kazalara bağlı olarak geçici engeller yaşayabilir. Fakat tüm hayatını engelle geçiren nice insanımız var. Asıl büyük ihtimamı onlar için göstermek, onların ihtiyaçları için biraz daha duyarlı olmak durumundayız.

Bugüne kadar engellilerle ilgili çok sayıda sosyal sorumluluk projesine destek verdim, nicesini himaye ettim. Hep söylediğim birşey var; zihinlerdeki engeli kaldırırsak, fiziksel engelleri de daha kolay aşabiliriz.

Toplumun tüm kesimlerinin bu konuda duyarlı olması gerekir. Kuşkusuz engelli haklarını korumak adına en önemli vazife devlete düşüyor. Bu anlamda, son 13 yılda devletimizin devrim sayılabilecek adımlar attığını söyleyebilirim. Mesela, ülkemizde Engelliler Kanunu ilk kez 2005’te çıkarıldı. 1.500 maddelik bir Engelliler Hukuku oluşturuldu. 2007’de, bağlayıcı nitelikteki tek uluslararası belge olan Birleşmiş Milletler engelli hakları sözleşmesine ilk imza koyan ülkeler arasında yer aldık. 2010 yılında ise, engellilere pozitif ayrımcılık ilkesi, anayasal güvence altına alındı.

Elbette yasa yapmakla iş bitmiyor. Uygulama alanında da devletimiz çok sayıda proje gelişirdi. Engelliler Destek Programı ile ülke sathında toplumsal duyarlılığı artırmak üzere çalışmalar yapıldı. Engellilerin topluma entegrasyonu, engelsiz bilişim protokolleri ile bu çabalar genişletildi.

Fakat en önemlisi, kamuda ve özel sektörde engelli istihdamı konusunda çok önemli adımlar atıldı. 2002’de engelli memur sayısı 5.777 iken, 2015’te 37 bin’e çıktı. Neredeyse % 500’leri aşan bu artış, dünyada ekonomik krizlerin yaşandığı bir dönemde gerçekleştirildi. Çünkü devletimiz ‘önce insan’ dedi.

Değerli katılımcılar,

Tüm bu hizmetler elbette çok önemli. Fakat insanın sözkonusu olduğu yerde asla yeterli değil. Devletimiz tüm engelli vatandaşlarımıza daha iyi hizmet vermeye devam etmeli, bunları en ücra köşelere taşımalıdır. Sivil toplum kuruluşlarımızın, özel sektörün, üniversitelerin de, bu sürece katkı vermesi, insan merkezli ülke siyasetine güç katacaktır.

Burada önemli bir hususun altını çizmek isterim. Kanunlar, projeler elbette engelli vatandaşlarımız için önemli gayretler. Fakat daha önemli olan, bu duyarlılığın tüm topluma yayılması. Zaman zaman, engelli dostu uygulamaların, insani davranış konusunda özrü olan kişiler tarafından bilinçsizce kullanıldığını görüyorum. Mesela, sokaklarda görme engelliler için yapılmış sarı renkli uyarıcıların üzerine araçlar parkediliyor. Ya da engelliler için ayrılmış park yerleri işgal ediliyor. Oysa engelli biraz da topluma emanettir. Engellilere davranışımız, bizim insanlığımızın ve içinde yaşadığımız toplumun aynasıdır. Medeniyet göstergemizdir. Sanıyorum bu konuda toplum olarak biraz daha üst bir bilince ihtiyacımız var. Unutmayalım, bilmek uygulamaktır. Yaşantıya dönüşmeyen bilgi gerçek bilgi değil, sadece malumattır. Engelli kardeşlerimizin hakları olduğunu biliyorsak, buna inanıyorsak, onların hukukuna da fiilen saygı göstermek durumundayız. Onlara bir engel de biz çıkarmamalıyız. Gölge etmediğimiz durumlarda onlar umut ve gayretleri ile nice başarıya imza atıyorlar.

Toplumda engellilere karşı duyarlılığın artması, engelli kardeşlerimizin yaşam kalitesini artıracak çalışmaların yapılması, insanlığımız adına umut verici. Engelliler İçin Tekstil Tasarım Merkezi’nin çalışmaları sayesinde kolay temizlenebilir, rahat ve estetik giysilere ulaşmak kolaylaşacak. Bu gayretin diğer kurumlarımıza da örnek olmasını diliyorum. İnanıyorum ki, bu merkez sayesinde ‘evrensel tasarım’ yaklaşımı toplumda daha da yaygınlaşacaktır.

Merakla görmeyi beklediğim Tasarım Merkezi’ne geçmeden önce sözlerime son verirken, İstanbul Teknik Üniversitesi yönetimine, proje ekibine, gönüllülerine, tüm iştirakçi ve sponsorlara tebriklerimi sunuyorum. Emek veren herkesi yürekten kutluyorum. Nice güzel proje vesilesiyle yeniden bir araya gelmeyi diliyorum. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.