Boğaziçi Zirvesi Video Mesajı

07.12.2021

Değerli hanımefendiler, beyefendiler,

Saygıdeğer katılımcılar;

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Yurtdışından gelen konuklarımızı, ülkemizde görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Bu yıl, “Daha İyi Bir Dünya İçin Çalışmak” başlığıyla düzenlenen Boğaziçi Zirvesi’nin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Değerli misafirler;

Daha iyi bir dünya beklentisi, çok boyutlu temalar içeren bir konu. Elbette ekonomiden siyasete, kültürden çevreye birçok alanda gayret sarf etmemizi gerektiriyor.

Fakat en başta şunu söylemek isterim ki; “Daha İyi Bir Dünya”nın inşasında kadınlara büyük roller düştüğü inancındayım.

Maddi ve manevi kalkınmanın önkoşulu; kadınların ekonomiden, sosyal alana kadar, tüm sahalarda güçlendirilmesidir. Kadınların dönüştürücü gücünü bir potansiyel olmaktan çıkarıp, aktif bir güç haline getirmek ise, bir dizi reformu gerektiriyor.

Kadınların ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesi ve karar mekanizmalarında yer alması ile dünyada adaletin ve iyiliğin artması arasında somut bir ilişki mevcut. El birliğiyle bu bağlantıyı görmek ve başkalarının da görmesini sağlamak için çalışmalıyız.

Bildiğiniz gibi, dünya tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan Kovid-19 salgınında iki seneyi geride bıraktık. İki sene önceki dünyamıza kıyasla, bambaşka bir gerçeklik içinde yaşıyoruz.

Bu hızlı değişim, hayatlarımızın her alanında kendini gösteriyor ve yeni bir geleceğin temellerini atıyor.

Bu noktada, geleceğin getireceklerine maruz kalmak değil, geleceği, herkesin adil yaşayabilmesi için şekillendirmek durumundayız.

Bu çerçevede, etkisini hemen her alanda gördüğümüz iklim değişikliği konusu, öncelikli meselelerimizdendir. Zira yaptığımız tüm planlar, kurduğumuz tüm hayaller, ancak elimizde yaşanabilir bir dünya varsa, gerçek olacak.

Dolayısıyla, yeşil ekonomiye geçişin, üzerinde herkesin mutabık olduğu bir çaba olduğunu düşünüyorum.

Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli’nin son raporu, insanlık için kırmızı alarm niteliğindedir. Bu raporun en önemli sonucu, iklim adına yaşadığımız felaketlerin temelinde insan kaynaklı faaliyetlerin bulunmasıdır.

Buradan hareketle, yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçiş, önümüzdeki seçeneklerden biri değil, zarurettir. Dolayısıyla, daha iyi bir dünyaya, doğa için daha iyi politikalar üreterek kavuşabileceğiz.

İşte bu noktada, yeşil ekonominin işin çözümünde anahtar olduğu tartışmasızdır. Ve yeşil ekonominin hızla hâkim güç olması için de, kadınların desteği kuşkusuz en önemli etkendir.

Birçok araştırma, kadınların karar mekanizmalarında yer almasının, doğanın korunmasıyla ilişkili sonuçlar doğurduğunu ortaya koyuyor. Mesela, kadınların sosyal ve politik olarak iyi konumda olduğu ülkelerde, düşük karbon emisyonu gözlemleniyor.

Ben de buradan ekonominin tüm kadın liderlerine bir çağrıda bulunmak istiyorum. Çevreye sıfır olumsuz etki ilkesiyle büyüyen, sürdürülebilir şirketler olma yolunda lütfen sektörlerinizi çevre dostu hale getirin. Böylece daha iyi bir dünyanın mimarı olun.

Türkiye olarak, 2053’te Net Sıfır Emisyon hedefimizi yakın bir zamanda açıkladık. Yeşil Kalkınma Hamlemiz resmi olarak başladı ve bu hamle ülkemizde olduğu kadar bölgemizde de hayatın her alanını dönüştürecek yeni bir dönemdir.

Bildiğiniz gibi şahsen takip ettiğim Sıfır Atık Projesi de, başladığımız 2017 yılından bugüne tüm hedeflerini zamanından önce yakaladı. 2023’te projemizi tüm ülkemizde yaygınlaştırmayı hedeflediğimiz gibi, 2050’de atıkların düzenli depolama ile bertarafına son vermiş olacağız.

Yeşil Kalkınmanın öncülerinin ve bu büyük sorumluluğu omuzlayan liderlerin, kadınlar olacağına can-ı gönülden inanıyorum.

Daha iyi bir dünyayı, henüz doğmamış gelecek nesillerin haklarını bugünden koruyacak sistemler inşa ederek tesis edebiliriz.

Boğaziçi Zirvesinin böyle bir uyanışın çağrısını, en yüksek tonda yapacağına inanıyorum. Çok farklı alanlarda gerçekleşen oturumların maksimum fayda vermesini diliyorum. Tüm katılımcıları muhabbetle selamlıyorum. Kalın Sağlıcakla.