“Kütüphanesiz Okul Kalmayacak Projesi” Tanıtım Programında Yaptıkları Konuşma

26.10.2021

Değerli hanımefendiler, beyefendiler,
Kıymetli öğretmenler,
Sevgili öğrenciler;
Sizleri muhabbetle selamlıyorum. Bugün, “Kütüphanesiz Okul Kalmayacak Projesi” vesilesiyle bir aradayız. Bu, hepimiz için ne kadar güzel bir müjde.

Milli Eğitim Bakanlığı’mızı, böyle harika bir fikri hayata geçirdikleri için tebrik ediyorum. Destekleri için Kültür ve Turizm Bakanlığı’mıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.  

Şehit öğretmenimiz Mehmet Ali Durak’ı rahmetle ve minnetle anıyorum. Saygıdeğer ailesi de bugün aramızdalar. Sizlerin şahsında, tüm şehit öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine sabır diliyorum.

Vatana ve bu vatanın evlatlarına hizmet etme şuuruyla, öğretmenlik mesleğini ifa eden tüm eğitim neferlerimize sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Değerli misafirler;
Bugün konuşmama, beni çok duygulandıran, yaşanmış bir hikâyeyi anlatarak başlamak istiyorum.

Belki hatırlarsınız; Afrika ülkesi Malavi Cumhuriyeti’nde 2001’de büyük bir kıtlık olmuştu. Öyle ki, bir sene içinde, yüzlerce kişi açlıktan ve açlığa bağlı hastalıklardan hayatını kaybetti. Tarihin gördüğü en büyük insani felaketlerden biriydi.

İşte, bu yok oluşun ortasında, ortaokul öğrencisi William ve ailesi, hayatta kalmak için büyük bir savaş veriyordu.

William, yoksulluk yüzünden çok sevdiği okulundan ayrılmak zorunda kaldı. Fakat önünde hayalini kurabileceği bir gelecek olsun istiyordu. O yüzden, okula gidemese de kütüphaneye gitmeye devam etti.

Özellikle fizik kitaplarına meraklıydı. Bir kitaptan, rüzgâr türbinleri hakkında bilgiler öğrendi. Bu sayede su pompalaması yapılabildiğini ve elektrik üretildiğini okudu. Ve bir rüzgâr türbini yapmaya karar verdi. Çünkü toprağın yeniden mahsul verdiğini ve köyünün kaderinin değiştiğini görmek istiyordu.

Okuduğu kitapların rehberliğinde, bu hayalini başardı. Hurdalıktan birçok farklı malzemeyi bir araya getirip, elektrik üreten ve su pompalayan rüzgâr türbinleri yaptı. Sıfır noktasındayken, küçük bir kütüphanenin raflarında duran kitaplar hayatını değiştirdi. Tüm dünyaya ilham oldu.

İşte derslerle dolu bu hikâye, bize kütüphanelerin hayatı dönüştüren gücünü çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Kütüphane, yediden yetmişe, herkes için temel bir ihtiyaçtır.  Etrafımızda gördüğümüz her gelişme, insanın öğrenme merakıyla gerçekleşmiştir. İnsanlığın ilk adımlarından, uzay serüvenine kadar, keşfetmenin nefes kesen yolculuğu, bu merakın eseridir.

Bu yolculuğu devamlı kılan ise, insanların deneyimlerini kütüphanelerin hafızasına emanet etmesidir. Yani bir anlamda kitaplar, nesiller arası haberleşmeyi sağlayan, iletişim araçlarıdır.

Bildiğiniz gibi kütüphanelerin tarihi çok eskilere dayanıyor. Milattan önce, 7. Yüzyılda, Asurluların kurduğu kütüphane, dünyanın en eski kütüphanelerindendir. Yine, milattan önce 330 dolaylarında kurulan İskenderiye Kütüphanesi hala dillere destandır. 9. yüzyılda kurulan Beytülhikme, yüksek bilim ve ilim araştırmalarının yapıldığı, ayrıca büyük eserlerin tercüme edildiği bir merkezdi.

Cemil Meriç, “kütüphane bütün çağların, bütün ülkelerin ölümsüzleri ile dolu” diyor. Bu kadim tarih, kütüphanelerin adeta, bilginin zaman yolculuğu yaptığı istasyonlar olduğunu doğruluyor.

Kıymetli konuklar;
Dijital dönüşümün yaşandığı çağımızda, internetin herşeyi bildiği yanılgısı kütüphaneleri bir süre yalnızlığa mahkûm etti. Oysa, dünya ne kadar değişirse değişsin, kütüphanelerin hayatımızdaki yeri vazgeçilmezdir.

Bugün, tüm dünyada kütüphanelerin geçirdiği dönüşüm son derece sevindiricidir. Kütüphaneler artık tozlu rafları olan kitap müzeleri değil, birer yaşam alanı olarak karşımıza çıkıyor.  Dijital koleksiyonlarla, her yaşa ve gruba hitap eden etkinliklerle birer cazibe merkezi haline geliyorlar.

Ayrıca kütüphaneler, eğitimin ve okulların kalbidir. Projemizin, tüm okullarımızda, bu kalbin güçlü bir şekilde atmasına vesile olacağına inanıyorum. 81 ilimizde, hem kütüphanesi olmayan okullara kütüphane kazandırılacak, hem de hâlihazırdaki kütüphane içerikleri zenginleştirilecek.

Bildiğiniz gibi, kütüphane kullanımının öğrencilere sayısız faydaları var. Her şeyden önce, kütüphane, öğrencileri yaşam boyu öğrenen, bilgiyle teması kesilmeyen bireyler olarak yetiştirir.

Çünkü en başta, öğrenmeyi öğretir. Yani insanı bağımsızlaştırır. Bilhassa ilkokul ve ortaokul çağında kütüphane alışkanlığı kazanan öğrencilerin, bilgiyi bulma ve analiz etmede çok daha başarılı oldukları biliniyor. Bu da onları öğrenmeye açık ve özgüvenli insanlar yapıyor.

Takdir edersiniz ki, içinde bulunduğumuz şartların oluşturduğu en büyük sorunlardan biri, bilgi ile malumatın birbirine karıştırılıyor olmasıdır. İnternetin bilgi kaynağı sayılmasının bu yanlışta büyük bir payı var. Kütüphanelerden beslenen öğrencilerin en büyük kazanımı, gerçek bilgiyi ayırt eder hale gelmeleridir.

Ülkemizde halk kütüphaneleri, çocuk kütüphaneleri, üniversite kütüphaneleri gibi çeşitli kütüphanelerimiz var. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi de, kütüphaneciliğin yeni yüzünü yansıtan anlayışı ve zengin koleksiyonlarıyla ülkemize gerçekten çok yakıştı. Araştırmacılar, öğrenciler ve her yaştan okuyucular, bu kütüphaneden ziyadesiyle istifade ediyorlar.

Bu vesileyle, buradan tüm anne babalara seslenmek istiyorum. Gelin, çocuklarımızı erken yaşta kütüphanelerle tanıştıralım. Onları rafların arasında gezmeye alıştıralım. Kitap kokusuna aşina kılalım. Kütüphane görgüsü kazandıralım. İnanıyorum ki kütüphane kapısından giren her çocuk, kütüphanecilerin en büyük sevincidir. Bu güzel dostluğu tüm çocuklarımıza hediye edelim.

Değerli öğretmenlerimiz;
Bu sene, çocuklarımızın okul sıralarına dönmelerinin tarifsiz sevinci içindeyiz. Salgının zorlu koşullarının en çok etkilediği alanlardan biri kuşkusuz eğitim oldu. Sizler bu süreçte fedakârlığın timsali oldunuz.

Şimdi bu yeni projede de, sizin desteğinize ihtiyacımız var. Ne olur, okul kütüphanelerini öğrenmenin birincil merkezi haline getirelim. En başta, kitap okumayı, “boş zamanlarında ne yapıyorsun” sorusunun cevabı olmaktan kurtaralım.  Sizlerin, bu projeyi zirveye taşıyacağınıza yürekten inanıyorum.

Sevgili öğrenciler;
Bugün, bu güzide eğitim yuvasında, sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duydum. Okul kütüphanelerimizde yapılacak yeniliklerin sizlere büyük heyecan verdiğinden eminim. İnşallah, kütüphanelerin zenginliğinden bol bol istifade edersiniz.

Çünkü kitaplar sizi muhteşem insanlarla tanıştırır. Kitap kapaklarının arasında farklı coğrafyalara gidebilir, uzayın derinliklerine yol alabilir, birçok nefes kesen hikâyenin parçası olabilirsiniz. Çantasında kitabı olan birinin, asla yalnız olmadığını hiç unutmayın.

Bu duygularla sözlerime son veriyor, programda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kalın sağlıcakla.