Kadın Kooperatifleri İstanbul Buluşması Programında Yaptıkları Konuşma

06.11.2021

Değerli hanımefendiler, beyefendiler,
El emeği, alın teri çok kıymetli kardeşlerim;
Hepinizi muhabbetle selamlıyorum. Kadın Kooperatifleri İstanbul Buluşması vesilesiyle bir aradayız. Bu güzel programı düzenleyen Aile Bakanlığımıza, İstanbul Valiliğimize ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Elinin emeğini, gözünün nurunu hayata katan kadınlarımızla yanyana olmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Değerli misafirler;
Dünya, bir uyanış ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Böyle bir dönemde, dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların güçlendirilmesi de, bu uyanışın lokomotifidir. Yirmi birinci yüzyıl, kadınların ekonominin ve kalkınmanın yön veren aktörleri olmaya başladığı bir dönüşüm sürecine sahne oluyor.

Kadınlar artık yalnızca çalışan değil, girişimciler olarak da karşımıza çıkıyor. İş dünyasında ve siyasette, kadınları karar mekanizmalarında görüyoruz. Bunun tüm çevremize sirayet eden olumlu etkilerini tecrübe ediyoruz.

Dolayısıyla, kadınları girişimci olmaya cesaretlendirmek ve imkân sağlamak, kalkınma yarışında ışık hızıyla yol almaya denktir. Çağımızda güçlü bir ülkenin üç bileşeni vardır; güçlü kadın, güçlü aile ve güçlü toplum.

Kadınların güçlendirilmesinde, kooperatiflerimizin son derece önemli bir rolü var. Kadınlar, kooperatifler aracılığı ile ekonomik güçlerini bir araya getiriyorlar. Kendi istihdamlarını oluşturabiliyorlar. Ürünlerine, hak ettiği değeri alabildikleri pazarlar oluşturabiliyorlar. Kooperatifleşme yoluyla, gelir düzeylerini ve yaşam kalitelerini yükseltebiliyorlar. Ailelerinin refahını artırabiliyorlar. Ayrıca, bilgi ve becerilerini geliştirip, birçok eğitim fırsatına erişebiliyorlar.

Son tahlilde, tüm bunlar, kadınların kendine daha çok güvenmesine neden oluyor. Özgüveni olan, bilinçli annelerin evlatları da daha farklı oluyor. Çünkü anneler çocukları için bir okuldur. Her davranışımız onlar için bir derstir. Kadınlar, ne kadar donanımlı, bilinçli olursa, onların okulundan yetişen çocuklar da, o derece iyi bir insanlık karnesine sahip olurlar.

Kıymetli kardeşlerim;
Emek verdiğiniz kooperatiflerin çok önemli bir özelliği daha var. Kooperatifler, yöresel ürünlerden el sanatlarına kadar kaybolmaya yüz tutan birçok değerimizin korunduğu yerlerdir.  El emeği, kooperatifler aracılığıyla can buluyor.

Kooperatiflerimiz aracılığıyla, nice orijinal fikrin hayata geçtiğini görüyoruz. Fikirlerin ihracata uzanan başarı hikâyelerine şahit oluyoruz.

Tabii, kooperatifler yalnızca ticari başarıların değil, dayanışmanın da merkezleridir. Mesela, engelli bireylerin ve ailelerinin, kooperatifler aracılığı ile desteklendiği, farkındalık yaratan sosyal kooperatiflerimiz var.

Ne mutlu ki, bugün 687 kadın kooperatifimiz bulunuyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız koordinasyonunda, Ticaret Bakanlığımızın, Tarım ve Orman Bakanlığımızın işbirliğinde her geçen gün sayı artıyor. Bu sayının daha da çoğalmasını ve kadınlarımızın hayallerine açılan birer kapı olmasını temenni ediyorum.

Kadınların güçlendirilmesi, hâlihazırda tüm dünyanın merceğinde. Fakat bizim güçlü kadınlarımız, yeni bir olgu değildir.

Anadolu demek, kadın emeği demektir. Tarihimize baktığımızda, Anadolu kadının sosyal ve ekonomik hayatın merkezinde olduğunu görüyoruz.

Günümüzde çağdaş bir toplum olabilmenin kriterlerinden biri, örgütlenmektir. Oysa, tarih sayfalarımızdan anlıyoruz ki, bunun en muhteşem örneği, yüzyıllar öncesinde Anadolu Kadını tarafından gerçekleştirilmiştir.

Bacıyan-ı Rum, yani Anadolu Kadınlar Birliği, kadınların toplumdaki öncü rolünün bir delilidir. Bu kadınlar, zanaat icra etmenin yanında, vatan müdafaası gibi son derece önemli sorumlulukları omuzlamışlardır.

Topluma rol model oldukları gibi, dayanışma kültürünün en rafine örneklerini bize miras bırakmışlardır. Toplumun sorunlarına eğilmişler, yetimlerden, yaşlılara kadar tüm kırılgan grupların hamisi olmuşlardır. Bu ruhu, bugün bu salondaki tüm kadınlarda gördüğümü ifade etmek istiyorum.

Çağlar öncesinde böyle yüksek bir sosyal konuma haiz olduğunu bildiğimiz kadınlarımız, medeniyetimizin aynasıdır.

Kıymetli kardeşlerim;
İnanıyorum ki, kooperatifler sizlerin girişimci ruhunu tetikleyecektir. Özellikle tarım ürünlerinin, üretim ve pazarlanmasında büyük bir katkınız olacak.

Biliyoruz ki, küresel olarak, gıda üretiminin yüzde 50 ile 80’i kadınların elinde gerçekleşiyor. Kadınların toprakla ve doğal kaynaklarla olan ilişkisinin, kadim bir tarihi var. Adeta bilgelik noktasına dönüşen bu bilgi ve birikimin, kadınların geçimlerini sağlayacakları bir kanal haline gelmesi, onların verimliliğini de tetikliyor. Daha çok üreten, daha çok fayda sağlayan, ekonomiye ve topluma can veren kaynaklara dönüşüyorlar.

Bir araştırmaya göre, kadınlar kazandıklarının yüzde 80’ini, aileye, eğitime ve topluma yatırıyorlar. Bir anlamda, hayata kadın eli değmesinin tam olarak karşılığı budur. Kadınların nesilleri yetiştiren konumda olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Buradan hareketle, güçlü kadınların toplumun niteliğini belirlediği çok açıktır.

Bildiğiniz gibi, Türkiye olarak Yeşil Kalkınma Hamlesini başlattık. 2053 sıfır emisyon hedefimizi açıkladık.  Bu kalkınmanın en önemli ayağı, kadınlardır. Tüm araştırmalar, kadınların karar verici mekanizmalarında olduğu ülkelerde, çevre dostu uygulamaların çoğunlukta olduğunu gösteriyor. Şimdi, Yeşil Kalkınma Hamlesinin başarıya ulaşması için her zamankinden daha fazla kadınların bilgi ve becerilerine müracaat etmeliyiz. Çünkü kadınlar, doğal kaynakların muhafızlarıdır. Tüketmeden üretmek ve gıda güvenliğini sağlamak kadınlarda adeta bir melekedir.

Bu vesile ile buradan tüm kadınlarımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bildiğiniz gibi, Sıfır Atık Projemizi, 2023’te tüm Türkiye’de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Bu projenin en üst noktalara taşınmasında kadınlarımızdan büyük katkı bekliyoruz. Projeye başladığımızda yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, bugün itibarıyla yüzde 22 seviyelerindedir. 2023’de bu oranı yüzde 35’e çıkarma hedefimiz var. Gelin bu hedefin paydaşları olun. Girişimci ruhunuzun enerjisini ve parlak fikirlerinizi Yeşil Kalkınma Hamlesinin yakıtı yapın. Gelecek kuşakların yaşayacağı müreffeh bir dünyada söz sahibi olun.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyorum. Hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Organizasyonda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.