Halkbank Üreten Kadınlar Zirvesi’nde Yaptıkları Konuşma

08.10.2021

Değerli hanımefendiler, beyefendiler;
Hepinizi muhabbetle selamlıyorum. Ülkemizin dört bir yanından, azmiyle, fikriyle ilham veren kadınlarla bir arada olmak gerçekten çok güzel.

Halkbank’a, böyle heyecan verici bir buluşmayı sağladığı için teşekkür ediyorum. Tüm kadın girişimcilerimize verdikleri cesaret ve açtıkları yol için şükranlarımı sunuyorum. Hoş geldiniz, sefa getirdiniz.

Değerli misafirler;
Sürdürülebilir kalkınmayı başarmayı isteyen her ülke, kadınların güçlenmesine büyük vurgu yapar. Çünkü kalkınma ancak kadınların hem ekonomik hem de sosyal olarak güçlenmesiyle mümkündür.

Ekonomik ve sosyal güçlenme, birbirini tetikleyen ve büyüten unsurlar. Ülkemizin güzide kurumlarından Halkbank’ın bu konuya gösterdiği önem gerçekten büyük bir takdiri hak ediyor. Kadınların kendi işlerini kurmaları ve bu konuda cesaretlenmeleri için verdikleri krediler hayatları dönüştürüyor.

Türkiye’de ilk defa bir bankanın bünyesinde, “Kadın Girişimci Bölüm Müdürlüğü” kurulduğu bilgisini aldım. Kadın girişimci ekosisteminin destekleniyor olmasını son derece umut verici buluyorum.

Tabii, kadınların ekonomik olarak güçlenmesi yalnızca para kazanmaları anlamına gelmiyor. Kadınlar, gelecek nesillerin yetişmesi ve ailenin idame ettirilmesinde en önemli aktörlerdir. Dolasıyla kadınların güçlenmesi ve donanımlarını artırmaları, toplumu da şekillendiriyor. Yani, güçlü kadınlar güzel bir geleceğin köprüleri haline geliyorlar.

Bununla birlikte, güçlü kadınların sayıca çoğalması, kadınlarla ilgili yaygın sorunların da önüne geçiyor. Kadına yönelik şiddet, insan haklarının korunması, fırsat eşitliği gibi konularda farkındalık artıyor.

Bildiğiniz gibi, kadınların yalnızca çalışan olmalarını değil, girişimci olarak karşımıza çıkmalarını arzu ediyoruz. Girişimcilik bir fikri, bir hayali, somutlaştıran büyük bir güçtür. Bugün dünyamızı şekillendiren kişiler, ağırlıklı olarak girişimcilerden oluşuyor. Bilhassa bu sebeple, kadınların girişimcilik dünyasında kendilerine yer açmaları çok önemli. O zaman, dünyamıza kadın eli değmiş olacak.

Bir örnek vermek gerekirse, dijital dönüşümün nefes kesen bir hızla gerçekleştiğini hepimiz görüyoruz. Hepimizin tüketicisi olduğu teknoloji dünyası, erkek egemen bir kültüre sahip. Kadınlar, bu alanda üretici ve tasarımcı olarak yer almazlarsa, gelecek tek taraflı olacak demektir. Oysa kadınlar, tasarlayan, üreten ve karar veren tarafta oldursa, kendilerine ait değerler bütününü de iş ortamına taşıyacaklar. Bunu gerçekleştirdiğimizde üretim anlayışının tamamen değişeceğine inanıyorum.

Bildiğiniz gibi, iklim değişikliği ile mücadele dünyanın en önemli meselesi haline geldi. Hükümetler Arası İklim Panelinin yeni yayınladığı rapor, dünyayı uyandırması gereken bir çalar saattir. Küresel ısınmanın görülmemiş seviyeye gelmesinin, insan kaynaklı olduğu kesin bir şekilde ortaya kondu. Değişmesi gerekenin, bizler ve yaşamlarımız olduğu çok açık. Mikrodan makroya, her alanda, hem zihinsel hem de endüstriyel bir dönüşüme ihtiyacımız var.  

Son yıllarda artan bir şiddetle aşırı hava olayları yaşıyoruz. Hazin örneklerini ülkemizde de tecrübe ettiğimiz yangınlar, seller ve aşırı hava olayları tüm dünyada yıkıcı etkiler yaptı.

İklim mültecisi diye bir kavram hayatlarımıza girdi. Bundan sonra iklim krizi ve yetersiz kaynaklar, savaşlardan çok daha fazla insanı yerinden edecek. Tüm bunlar kaynaklarımızın hızla tükendiği anlamına geliyor. Eğer kulak kesilmeyi seçersek, tabiatın imdat çığlığını duyabiliriz.

Bu karanlık tablonun ardında, tüketerek üreten kar odaklı endüstriler var. Oysa biliyoruz ki, kadınların da eşit şekilde yer aldığı bir ekonomi dünyası, kaynakları daha adil kullanacak. Gelecek nesillerin doğal kaynaklar üzerindeki haklarını da gözetecek.

Toplumun ihtiyaçlarının giderilmesinde, kriz ve afetlerde kadınların nasıl büyük bir güce dönüştüğünü sayısız kere tecrübe ettik. STK’larda toplumsal dayanışmanın üstün örneklerini yine kadınlar ortaya koyuyor.

Mesela Sıfır Atık Projemiz, kadınlarda büyük bir karşılık buldu. En çok içselleştirmenin, kadınlarda gerçekleştiğini şahsen gördüm. Çünkü tabiatla kadınların manevi ilişkisi, yürekten gelen bir meleke gibidir.

Dolasıyla, kadın kalbinin, bir yandan üretirken, bir yandan doğmamış çocukların hakkını koruyacağını biliyorum. Kadınların sürdürülebilir ekonominin liderleri olacağına yürekten inanıyorum. Çevreye sıfır zarar ilkesiyle büyüyen şirketler eminim ki, kadınların eseri olacak. Yeter ki kadın girişimciliğini en üst seviyede destekleyelim ve hayatın kadın fikriyle yeniden yorumlanmasına fırsat verelim.

Kıymetli misafirler;
Bildiğiniz gibi, COVID-19 salgını, tarih sahnesine, en büyük felaketlerden biri olarak çıktı. Sağlıktan, eğitime her alanda sarsıcı etkilerini halen yaşıyoruz. Bu etkilerin en çok görüldüğü alan ekonomi oldu. Küresel olarak kayıplarımız çok büyük.

Şu bir gerçek ki bu tip krizlerin olumsuz etkileri kadın ve erkek üzerinde eşit olmuyor. Kadınlar, farklı ekonomik ölçeklerde, salgından orantısız olarak kötü etkilendiler. Aile içindeki görev paylaşımındaki adaletsizlik, işini evinden yürütmeye çalışan kadınların yükünü ziyadesiyle artırdı.

Küresel krizlerin atlatılmasında, hem sosyal hem de ekonomik iyileşme için yeni politikalar üretmemiz gerektiği çok açık. Salgının, tüm olumsuzluklarına rağmen, kırılgan grupların korunmasında yeni yaklaşımları doğuracağına inanıyorum. Hâlihazırda, ülke olarak, yaşlılardan, engelli bireylere kadar kimseyi geride bırakmayan insani yaklaşımımız, tarih sayfalarına geçecek niteliktedir.

Şimdi tüm dünya ekonomiyi ayağa kaldırmanın yeni yollarını arıyor. İnanıyorum ki güçlü Türk kadınları bu alanda da öncü işler yapacaklar. Güçlenen her kadının, dünyanın tüm kadınlarına katkı sağladığını gösterecekler.

Kıymetli konuklar;
Bilgi çağı diye tanımladığımız günümüzde en büyük kıymetimiz fikirlerimizdir. Fikirler tecrübelerden doğar. Bugün ülkemizin dört bir yanından gelen kadınlarımız, Anadolu’nun ne kadar büyük bir potansiyel olduğunu bir kez daha gösteriler.

Bu başarı hikâyelerinin, birbirine zincir gibi eklenmesi için kadın dayanışmasının öneminin altını çizmek istiyorum. Bir hayalini gerçekleştirmiş her kadın, henüz başka bir hayali kuran kadının rehberidir.

O yüzden, başarılarıyla iftihar ettiğimiz kadınlarımızdan, mentor olmayı bir misyon haline getirmelerini istiyorum. Birlikten kuvvet doğar ilkesiyle birbirimizin elinden tutalım.

Bu duygularla sözlerime son veriyorum. Programda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sizleri muhabbetle selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.