“Afrika Ziyaretlerim” Kitabının Tanıtım Toplantısında Yaptıkları Konuşma

20.09.2021

Konuk ülkelerin saygıdeğer hanımefendileri,
Uluslararası kuruluşların kıymetli temsilcileri,
Çok değerli hanımefendiler, beyefendiler;
Değerli Kardeşim, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Vekili Amina Mohammed’e katılımlarından ve konuşmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, Türk halkının içten sevgilerini iletiyorum. 

Sizlerle, açılışını biraz önce yaptığımız Türk Evi’nde bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Burası, ülkemin aktif, çok boyutlu, girişimci ve insani dış politikasını yansıtan bir semboldür. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Kıymetli konuklar;
Afrika’ya dair meseleler, Birleşmiş Milletlerin gündeminde hayli önemli bir yer tutuyor. Barışın korunmasından, yoksullukla mücadeleye, insan haklarından, iklim değişikliğine kadar birçok girişim var.

Fakat maalesef, Afrika ülkeleri, tüm bu başlıklardan orantısız biçimde etkileniyor. Tüm dünyayı etkileyen Kovid 19 sürecinde de, bunu net bir şekilde gördük; Afrika nüfusunun yalnızca %3’ü aşıya ulaşabilirken, gelişmiş ülkeler %60’lar düzeyinde aşılandı.

Afrika, iki binin üzerinde dil ve etnik topluluğa sahip, 1 milyarı aşkın nüfusu olan büyük bir zenginliktir. Bu potansiyelin, Afrika’yı 21. yüzyılın parlayan yıldızı yapacağına can-ı gönülden inanıyorum.

Bildiğiniz gibi, Türkiye 2005’te Afrika açılımını başlattı. 2002 yılında Afrika’da sadece 12 büyükelçiliğimiz varken, bugün 43 büyükelçiliğimiz faaliyet gösteriyor. Önümüzdeki dönemde bu sayı 49 olarak hedefleniyor. Aynı şekilde Ankara’daki Afrika büyükelçiliklerinin 2008 yılında 10 olan sayısı, 2021’de 37’e yükseldi. Türk Hava Yollarımız, kıtada 40 ülkeye, 60 noktaya sefer düzenliyor. 

Bu açılım, kadim dostluğumuzun gittikçe perçinlenmesinin de vesilesi oldu. TİKA, AFAD, Kızılay, YTB, Diyanet, Yunus Emre Enstitüleri, Maarif Okulları ve sivil toplum kuruluşlarımız, Türkiye’nin dostluk elini Afrika’ya uzattı.

Kovid 19 salgını sürecinde de, 44 Afrika ülkesine tıbbi malzeme hibesi, nakdi bağış veya tıbbi malzeme ihracatı ve alımı için izin yardımı sağladık.

Sadece hibe ve bağış yardımları değil, kıtanın gelişmesi ve kalkınması için de yatırımlar yapıldı. Devlet kurumlarımız ile birlikte işadamlarımızın da, sağlıktan eğitime, önemli girişimleri oldu. İnsan odaklı dış politikamız kapsamında, 14 binden fazla Afrikalı öğrenci, ülkemiz burslarından yararlandı.

Bir Afrika atasözü “Hayırseverlik varlıktan değil, kalptendir” der. Yıllar içinde, Afrikalı dostlarımızla artan kardeşliğimizden, iftihar duyduğum projeler doğdu.

2016’da, Ankara’da kurduğumuz Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi, böylesi bir dayanışma örneğidir. Mücadelesine hayran olduğum Afrikalı kadınların güçlenmelerine katkı sunmak için adil bir pazar oluşturmayı hedefledik.

18 ülkeden gelen, el emeği ürünler, burada kârsız olarak satışa sunuluyor ve geliri olduğu gibi sahiplerine gidiyor. Öte yandan Afrika Evi, kültürel çalışmaların doğumhanesi oldu.

Ankara’daki sefir ve sefirelerimizin desteği ile Afrika Yemekleri, Afrika Atasözleri gibi eserleri farklı dillerde literatüre kazandırdık. Böylece, yemeğin birleştirici gücü bizi birbirimize yakın kıldı, Afrika’nın sözlü kültürü kayıt altına alındı.

Bugün ise, Afrika seyahatlerimizde, defterime not ettiğim duygu ve düşüncelerden oluşan bir hatıratı tanıtmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Bildiğiniz gibi, eşim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a birçok Afrika ziyaretinde eşlik ettim.

Bende ayrı ayrı hatıraları olan her bir yolculukta, endişenin, neşenin, gözyaşının, dünyanın her yerinde aynı olduğuna yakından şahit oldum. İnsanlığın bütün duygularının evrensel olduğunu içselleştirdim. Anne kalbinin evrensel ritmini işittim.

Dünyanın neresine dağılmış olursak olalım, insanlık tek ve bütün bir ailedir. Bu bakış açısına sahip olmak, din, dil, ırk ayrımı gözetmeden, kardeşçe kucaklaşmanın anahtarıdır.

Birbirinden zengin kültürler barındıran eşsiz Afrika coğrafyasını keşfetme heyecanı sırasında, ‘öteki’ni değil, yakınlıkları keşfettim. Yüzyıllar boyunca sömürgeye, yoksulluğa konu olmuş Afrika’nın, bambaşka bir yüzünü gördüm.

Afrika’nın dünyanın desteğine ihtiyacı olabilir. Ama inanıyorum ki, tüm insanlığın da, Afrika’nın bilgeliğine, renkliliğine, neşesine ihtiyacı var. Tüm bu yolculuklar bana, insanlık ailesine karşı olan sorumluluklarımı derinden hissettirdi.

Türk Milleti, tarihi boyunca bu öğretiyi bir yaşam kültürü haline getirmiştir. Dünyanın neresinden bir ah yükselse, Türkiye oraya insani yardım taşımıştır. Bu miras, hayatım boyunca manevi pusulam oldu.

İnsanların kardeşlikte buluşmaları gerektiğine olan yüksek inancım, tüm gençliğimi STK’larda çalışarak geçirmemin vesilesidir. İşte bu bakiye, Afrika’ya yaptığım seyahatlerde daha da büyüdü.

Öte yandan, annem Hayriye Hanım’ın, ismiyle müsemma hayırsever kişiliğinin izdüşümü olan bu vicdan mirasını, ben de torunlarıma bırakmak istedim. “Öteki” değil, “biz” diyebilmenin güzelliğini insanlara hediye edebilirsem ne mutlu bana. Umarım, naçizane bir araya getirdiğim bu satırlar, kalpten kalbe ulaşan bir sevgi köprüsü kurar.

Bu kitap; Afrika seyahatlerim öncesinde yaptığımız çok yönlü hazırlıklara, bizleri hep güleryüzleriyle karşılayan First Lady dostlarımın verdiği bilgilere, büyükelçilerimiz ve eşlerinden öğrendiklerime ve sıcak Afrika insanlarının gözlerinden okuduklarıma dayanıyor. Her birine, bana öğrettikleri için, şükran borçluyum.

Bu kitabın satışından elde edilecek gelir, olduğu gibi, Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi’ne aktarılacak.

Afrikalı kadınlardan aldığım ilhamın, onlara bir katkı olarak dönecek olmasının tarifsiz heyecanını yaşadığımı ifade etmek istiyorum. Barışın, sevginin ve kardeşçe yaşamanın insanlar arasında hâkim güç olduğu bir dünya diliyorum.

Heyecanımıza ortak olduğunuz için herbirinize şükranlarımı sunuyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.