Sayın Hanımefendi’nin 24 Kasım Öğretmenlergünü Konuşması

24.11.2020

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Kıymetli Öğretmenlerim,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum.

Hoş geldiniz, sefa getirdiniz.

Sözlerimin başında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün,başöğretmenlik unvanını aldığı bugünde, tüm eğitim camiasının, öğretmenler gününü kutluyorum.

Görevi başında şehit olmuş tüm eğitimcilerimizi,rahmetle yad ediyorum.

Kıymetli kardeşlerim,

Bu anlamlı günde, siz çok değerli öğretmenlerimizle birlikte olmak, benim için ayrı bir bahtiyarlık.

Kutsal olarak anılan bir meslek varsa, o da öğretmenliktir. Ne mutlu sizlere . . .

Sizler, bir çocuğun ikinci yuvası, yeri geliyor, anne-baba yarısı oluyorsunuz.

Hiçbir omuz, sizinkiler kadar yük taşımıyor. Çünkü sizin omuzlarınız, bir ülkenin geleceğini taşıyor.

Hayat serüvenlerinde, henüz tomurcuk halindeki çocuklarımızı, gür ormanlar olmak üzereyetiştiriyorsunuz.

Fark ettim ki, onlara öğrencilerim değil, çocuklarım diye hitap ediyorsunuz.

Çünkü öğretmenlik, gerçekten bir gönül işi.

Hele, köy öğretmenlerimizin, ortaya koyduğu çabayı takdir etmede, kelimeler gerçekten yetersiz kalıyor.

Yalnızca bir eğitim yuvasının öğretmeni olmakla kalmıyorsunuz.

Yeri geliyor tamiratı, temizliği de yapıyorsunuz. Okula gelip, sobayı kuran da sizsiniz.

Birçoğunuz belki de, sobayla ilk kez, atandığı köy okulunda karşılaşıyor.

İnsanlar genelde, öğretmenlerin tercihleri tutmadığı için,köye atandıklarını sanırlar.

Halbuki sizler, bayrağın dalgalandığı her yerin, vatan olduğunu bilip, o köy yollarına, koşar adımlarla düşüyorsunuz.

Fedakarlık, özveri gibi kelimelerin, karşılığını sizde bulduğuna inanıyorum.

Köyün, kırsalın dinamikleri, sizi bazen öğrencilerinizin ailelerine uzanmaya da itiyor.

Elinizdeki meşalenin ışığı öyle parlak ki, birçoğunuzun,çocukların anne babalarına dahi okuma yazma öğrettiğini biliyorum.

İşte bu bir aşk meselesi! Çocukların eğitimi yanında, köy kadınlarının güçlendirilmesi için de, ter döküyorsunuz.

Eğitiminizle, duruşunuzla, taşıdığınız değerlerle,kırsaldaki kadınlara da rol model oluyorsunuz.

Tabii köyün özel şartları, çocuklarla sizler arasında, daha özel bir bağ kurulmasına sebep oluyor.

Birçok ilki sizden öğreniyorlar. Öğrencilerini, geliştirdikleriprojelerle, yurtdışına götüren öğretmenlerimiz var.

Birçok evladımız ve ailesi, sizin ortaya koyduğunuz vizyonla, ilk kez uçağa biniyor, tiyatroya, sinemaya gidiyor.

Açtığınız kapıların ardında, çocuklarımız belkide hayal bile edemeyecekleri mutluluklar yaşıyorlar.

Bir bakıyoruz, köylerimizden sınav birincileri çıkıyor.

Hangi köy okulunun kapısını çalsak, hepsinde, eşi benzeri görülmemiş, bir başarı hikayesi sahneleniyor.

Sizlere ne kadar teşekkür etsek, az kalır.

Değerli Misafirler,

Türkiye 2023’e, 2053’e, 2071’e yürüyor. Bizi bu hedeflere taşıyacak olan, çocuklarımızdır. Onların geleceği ve ülkenin geleceği, birbirine bağlıdır.

O nedenle, eğitim, üzerinde hassasiyetle durduğumuzbir alan.

Ortaya konan her hedefin, sürdürülebilir olması, iyi eğitimli bir nesille mümkündür.

Ümit ederim ki, çocuklarımız geleceğe, kendi öz kimliklerini muhafaza ederek yürüsünler.

Bildiğiniz gibi, küreselleşme, kültürel yakınlaşmayı olduğu kadar, kültürel yozlaşmayı da, beraberinde getiriyor.

Elbette herkes gibi, çocuklarımız da, bu süreçten etkileniyor.

İşte tam da bu sebeple, Hz. Mevlana’nın sıklıkla başvurduğumuz, zamansız pergel metaforu, bizler için kılavuz niteliğindedir.

Çocuklarımız bir yandan çağı yakalayıp, dünyanın nabzını tutarken, bir yanda da, tüm güçlerini, kendi öz değerlerinden almalılar.

Zira uzun medeniyet yolculuğumuza, yeni kilometre taşlarını, evlatlarımız ekleyecekler. 

Nelson Mandela’nın, şu meşhur sözünde ifade ettiği gibi,“eğitim dünyayı değiştirmek için en önemli silahtır.”

Dünyanın gerçekten iyi eğitimli, manevi değerlerle donatılmış ve kendini iyiliğin hizmetine adamış, bir nesle ihtiyacı var.

Bugün, dünyanın birçok yerinde söz sahibi, dünyaya yön veren, önemli insanlarımız var.

İçinden geçtiğimiz şu zorlu pandemi döneminde, Türk bilim insanlarından aşı müjdesini aldık. Bu müjde sadece bize değil, insanlığa umut oldu.

Bilimde, teknolojide ve sanatta çığır açacak, çocuklar yetiştirmeliyiz.

Özellikle kız çocuklarımızın, bilim ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesini, çok önemli buluyorum.

Çünkü Türkiye’nin, gelecek hedeflerini yakalamasının ön koşulu, kızlarımızın çok iyi eğitimli olmasıdır.

Değerli Misafirler,

İçinden geçtiğimiz pandemi dönemi, eğitimcilerimiz için,çok büyük bir mücadele alanı açtı.

Çünkü eğitim, bir anlamda zamanla yarıştır.

Çocuklarımızın bu süreçte, okulla olan bağlarının zayıflamaması için, çok ter döküyorsunuz.

Köylerde kapı kapı gezerek, çocuklara eğitim materyalleri dağıtıp, derslerinden geri kalmamaları için,üstün bir çaba gösterdiğinizi biliyorum.

Öyle ki, kendi araçlarını bile bu işe tahsis edip, onlinederslere erişmede, zorluk çeken öğrencilerimize,ulaşanlarınız var.

Kendi telefonunu, modem haline getirerek, çocukların derslere katılımını sağlayanlar var.

Sadece eğitim desteği değil, bu zorlu dönemde, hem öğrencilere, hem de ailelere moral desteği veren,öğretmenlerimiz var.

Bu vazife aşkı, karşılık beklemeyen sevginiz için, Allah sizlerden razı olsun.

Kıymetli öğretmenlerimiz,

Biz, sizleri sadece öğretmenler gününde değil, her günümüzde anıyoruz.

Hayat boyu bizimle olacak, nice beceriyi, sizlerle kazandık.

İlk hayallerimizi sizlerle kurduk. Hayatın bilgisini,sizlerden öğrendik.

Hatırımızda en çok kalan, hep sizlerin nasihatlerı oldu.Hayatın çıkmaz sokaklarında, bu nasihatlerle yolumuzu bulduk.

İnsanın en önemli sığınağı olan çocukluğumuza, ya da en maceraperest olduğumuz gençlik yıllarımıza dönsek,ne zaman dönsek, sizler hep orada, baş köşedesiniz.

Öğretmenimiz olduğunuz kadar, sevgi dolu kalpleriniz,de bize yuvadır.

Bu duygularla, bir kez daha, öğretmenler gününüzü kutluyorum.

Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla!