Borsa İstanbul ‘Gong Kadın-Erkek Eşitliği İçin Çalıyor’ Programında Yaptıkları Konuşma

06.03.2020

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularla selamlıyorum.

Öncelikle İblid’te şehitlik makamına erişen Mehmetçiğimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır niyaz ediyorum.

Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Vatanımız yeryüzündeki cennetimizdir.

Tüm dualarımız ve çabamız, bu kutsal vatanın birliği ve dirliği içindir.

Değerli Misafirler,

Bu sene de gongu, kadınlarımız güçlü ve yolları açık olsun diye çaldık.

Tüm kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar gününü kutluyorum.

Borsa İstanbul’a, kadın gücünün ne kadar önemli olduğunun fark edilmesi noktasında yaptıkları titiz çalışmalar için şükranlarımı sunuyorum.

Tüm dünyayla birlikte büyük bir dijital dönüşümün içindeyiz ve önümüzdeki on yılı bu dönüşüm belirleyecek.

Eskiden, ‘gelecek’ dediğimizde takvimin çok ilerisinde bir zamanı algılıyorduk.

Fakat bugünün dünyasında gelecek, hemen yanı başımızda.

Ve en büyük yarışımız, bu geleceğe hazırlıksız yakalanmamak için verdiğimiz mücadeledir.

O nedenle sadece bugünden ileriyi değil, yarından ileriyi de görmeye çalışmalıyız.

Algılarımızı açık tutmalı ve öngörü kabiliyetimizi öyle geliştirmeliyiz ki, gelecek sürpriz olmaktan çıksın.

Dünya Ekonomik Forumu’na göre, dijital dönüşüme ayak uydurmadıkları takdirde bu dönüşümden olumsuz olarak en çok etkilenecek grup, maalesef kadınlar. 

Araştırmalar, 2020’lerde, çalışanlarının dijital bilgi ve becerilerini güncel tutmak için eğitim yatırımı yapan şirketlerin ayakta kalacağı öngörüyor.

2022’de küresel olarak toplam çalışanların yüzde 54’ünün bilgi ve becerilerini güncellemesi gerektiği gibi yeni beceriler de öğrenmesi gerekecek.

Bugün, bir iş için gerekli olan profesyonel bir beceriye biçilen ömür 5 yıldır.

IMF’e göre, dijital dönüşümle beraber küresel olarak kadınların şu an sahip olduğu işlerin yüzde 11’ini kaybetme riski var.

Geleceğin dünyasında bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanındaki uzmanların yıldızının parlayacağı aşikar.

Fakat bu alanda kadınların sayısı ne yazık ki henüz istenilen oranda değil.

Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanında çalışanların yalnızca yüzde 25’i kadınlardan oluşuyor.

Bununla birlikte, yapay zeka alanındaki uzmanların ise, sadece yüzde 22’si kadın.

O nedenle 8 Mart Dünya Kadınlar günü vesilesiyle birçok platformda altını kalın harflerle çizdiğimiz bu konuya, bir kez daha dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Fakültelerimizde bilim ve teknoloji alanlarında kız öğrenci sayılarımızı arttırmak, bir temenninin ötesine geçmelidir.

Kısaca birkaç örnek vermek gerekirse, sosyal ve beşeri bilimler fakültesinde kız öğrenci oranı yüzde 66, tıp fakültesinde yüzde 49, sağlık bilimleri fakültesinde yüzde 78’dır.

Son derece önemli olan bu ve benzeri fakültelerimizde mutluluk verici bir kız öğrenci yoğunlaşması görüyoruz.

Öte yandan, kız öğrenci sayısı, bilgisayar ve bilişim bilimleri fakültesinde yüzde 21,  havacılık ve uzay bilimleri fakültesinde yüzde 24, elektrik ve elektronik fakültesinde ise yüzde 13’dir.

Kız öğrencilerimizin, sayıca az oldukları bu bölümlere yönelmelerinde gerekli olan mentorluğa ve özendirmeye daha çok mesai harcamamız gerektiğine inanıyorum.

Geleceğin dünyası tasarlanırken, kadın aklının zengin hazinelerine son derece ihtiyacımız var.

Kıymetli Konuklar,

Kadınlara dair konuları ele alırken, küresel rapor veya araştırmalardaki sıralamalar her ne kadar önemli olsa da, her toplum ancak kendi koşulları içerisinde değerlendirilebilir.

Çünkü her toplumun dinamikleri, kültürel değerleri ve tarihsel gelişimi birbirinden farklıdır.

O nedenle, küresel hedef ve söylemleri yerel filtrelerden geçirip, üzerimize tam oturan çözümler üretmeliyiz.

Takdir edersiniz ki, ülkemizde kadınların çalışma hayatına katılımında önemli gelişmeler kaydedildi.

Kadınların işgücüne katılma oranı, geçtiğimiz 10 yılda erkeklere göre 4 kat daha hızlı arttı.

Bu gelişmelerin altında kendimize özel çözümler üretmemizin sihri var.

Kadınların ekonomik hayata katılmasını sağlamak, kültürel kodları iyi deşifre etmekten geçer.

Gideceğimiz yönü ancak kendi pusulamızla tayin edebiliriz.

Mesela kadınların doğum ve süt izinlerinde yapılan düzenlemeler, kısmi süreli çalışma hakkına ilişkin getirilen yenilikler, aile hayatını kolaylaştırıcı nitelikte oldu.

Çünkü bizim önümüzdeki en önemli sorunlardan biri, iş ve aile hayatının, çatışan ve birbirini örseleyen iki alan olarak anlaşılmasıdır.

Halbuki kadınların güçlü ve donanımlı olması çok daha sağlam ve özgüvenli nesillerin yetişmesine neden olur.

Toplumumuzun en güçlü kalesi olan aile kurumunun da güçlenmesi, yine kadınların güçlenmesiyle doğru orantılıdır.

İnanıyorum ki, ileriki dönemlerde kadınların çalışma hayatını daha da kolaylaştırıcı uygulamalar göreceğiz.

Dünya Ticaret Örgütü’ne göre kadınlar, kazandıklarının %90’ını ailelerine, eğitime, sağlığa ve topluma yatırıyorlar.

Buradan da anlıyoruz ki, toplumsal ve sosyal ilerlemenin anahtarı kadınların hayatın her alanında daha fazla yer almasıyla sağlanabilir.

Çok şükür bugün çok önemli pozisyonlarda lider kadınlarımız var.

Bakanlarımızı, milletvekillerimizi, şirket yöneticilerimizi, ekonomiye, ihracata can katan kadın girişimcilerimizi gururla takip ediyoruz.

STK’larda, akademide, sporda ve sanatta ülkemizin adını üst sıralara taşıyan kadınlarımızla göğsümüz kabarıyor.

Bakın mesela Borsa İstanbul gibi Türkiye’nin gözbebeği bir kurumun yönetim kurulu başkanı, bir hanımefendi.

Tüm bunlar, 21. yüzyılın hızla yükselen bir gücü olan Türkiye’mizin gelecek güzel günlerinin teminatıdır.

Değerli Misafirler,

2020 bizler için çok önemli bir yıl.

Bildiğiniz gibi bu yıl, Milli Egemenliğimizin yüzüncü yılı.

Biz bu vatanın müdafaasını kadın erkek birlikte yaptık.

Anadolu kadının yürek gücü, istiklal mücadelemizin en önemli cephanesi oldu.

Bundan sonra da, 2023 hedeflerimize uzanan yolda omuz omuza yürüyeceğiz.

Ve tüm bu başarıları tarihimizden ve kendi medeniyet değerlerimizden edindiğimiz milli şuurla yapacağız inşallah.

Bu düşüncelerle sözlerime son veriyor, Borsa İstanbul’a ev sahiplikleri için teşekkürlerimi sunuyorum.

Sizleri sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.