‘Sporla Kal, Güvende Kal’ Programında Yaptıkları Konuşma

10.01.2019

Değerli hanımefendiler, beyefendiler,
Sevgili gençler;
Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Gençlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum.

Sizler bizim geleceğimiz, yarınlara verdiğimiz sözümüzsünüz. Bu güzel ülkenin emanetçilerisiniz. İnanıyorum ki, dünyanın bu en özel coğrafyasında, bu ülkenin hakkını verecek bir gelecek inşa edeceksiniz.

Devletimizin tüm organları, bu güzel geleceğin temellerini atmak için uğraş veriyor. Sizleri tehditlerden korumak için çalışıp çabalıyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, İçişleri Bakanlığımıza gayretleri nedeniyle teşekkür ediyorum. Radyo ve Televizyon Gazetecileri Derneği gibi, bağımlılıklarla mücadeleye destek veren tüm sivil toplum kuruluşlarımızı tebrik ediyorum. Bu işbirlikleri daha nitelikli bir dünyanın müjdecisidir.

Sözlerimin başında, tüm medya mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Kameramanından muhabirine, fotoğrafçısından editörüne bütün basın emekçileri bizlere ulaşamadığımız dünyaların pencerelerini açıyor. Herbirini en kalbi duygularla selamlıyorum.

Kıymetli misafirler;
Ne yazık ki, her gün bağımlılıklara teslim olan hayatların sayısı artıyor. Gencecik evlatlarımız bazan bir arkadaş grubunun, bazan içine düştüğü bunalımın etkisiyle, sonu hiç de güzel olmayan yollara giriyorlar.

Gençler;
Sizlerin, etrafınızda olup biten hadiselerin perde arkasını çok iyi okumanızı istiyorum. Bugün uyuşturucu denen, toplumları çökertmek için tasarlanmış zehir, ihracat pazarı en çok olan birkaç ürünün içinde yer alıyor. Buradan sağlanan gelir, kanlı terör örgütlerinin finansmanını sağlıyor. Dünyada dökülen kanın, yetim kalan çocukların, yıkılan ülkelerin, akan gözyaşının ardında işte böylesine korkunç bir gerçek var. Attığınız her adımda, yaptığınız her tercihte neye hizmet ettiğinizi mutlaka sorgulayın. Bir kereden bir şey olmaz denilen şeylerin bir silah mermisine dönüşebileceğini, bir çocuğun anne ve babasını son görüşü olabileceğini unutmayın.

Sizlerin bu keskin bakışa sahip olduğunuzdan kuşkum yok. İnanıyorum ki, sizler özgür iradelerinizle kötü niyetli insanlara hiçbir zaman izin vermeyeceksiniz. Özgürlüğün en önemli değer olduğu bu genç yaşınızda bağımlılıkların esiri olmayacaksınız.

Lütfen, sizlere özgürlük adı altında sunulan köleliklerin farkına varın ve kendi özgünlüklerinizi muhafaza edin. Ancak bu şekilde başarılı olursunuz. Dünya tarihinin seyrini değiştirecek liderler, sanatçılar, sporcular olmanız için önünüzde engel yok. Yeter ki bunu isteyin! Gerçek özgürlük, bağımlılıklardan azade olmaktır. Gerçek özgürlük, aslında kim olduğunuzu keşfetme cesaretidir.

Bütün insanlık, var olduğu günden beri gençlik iksiri peşinde koşuyor. Şu an sizin sahip olduğunuz şey, bütün insanlığın peşinde olduğu bir kıymettir. Sizler, böyle bir hazineye sahipsiniz. Fakat unutmayın, bu hazine günden güne eriyecek. O nedenle, ileride nasıl bir hayatınızın olacağını, şimdi ekeceğiniz tohumlar belirleyecek. Ruhunuzu, aklınızı, bedeninizi, sizi uyuşturan, yok eden şeylere teslim etmeyin.

İleride yaşlı bedenler içinde, olgunlaşmamış, bir türlü kendi farkına varamamış ruhlar olmak istemiyorsanız, iç dünyanızı zenginleştirin. Bunun yolu da, bilimdir, sanattır, spordur. Hepiniz sanatın bir dalı ile meşgul olun, bir spor türü ile mutlaka ilgilenin. Geceleri yatmadan önce gözlerinizin son gördüğü şey, sosyal medya hesaplarınız değil, kitap satırları olsun. Aklınızı, ruhunuzu doyurun. Bedeninizi sporla güçlendirin. Spor sadece bedenî gelişiminizi değil, karakter gelişiminizi de olumlu yönde etkiler. Dışa dönük, yeni şartlara daha kolay uyum sağlayan bireyler olmanızı sağlar.

Değerli gençler;
Bizler ne zaman genç yaşta büyük işlere imza atmaktan bahsetsek, Fatih Sultan Mehmet’i örnek veririz. 21 yaşında İstanbul’u fethederek tarihin seyrini değiştiren bu büyük dehanın, o yaşta böylesi bir vizyona sahip olmasının arkasında başka nedenler de vardı. Fatih’in komutan olmasının yanında birçok dili konuşan, sanata büyük ilgisi olan, bilimi destekleyen, döneminin büyük fikir insanlarından biri olduğunu biliyor musunuz? Geçmişteki büyük insanların özelliklerine baktığınızda, hepsinin birçok alanda, devrimler yapacak kadar usta olduğunu görürsünüz. Bir devlet adamı aynı anda bir sporcu olabilir, bir bilim insanı aynı zamanda müzisyen olabilir. Sizlerin her birinin içinde böylesi büyük potansiyeller var. Yeter ki bu potansiyelin kanatlanıp uçmasına engel olan zihinsel prangaları kırın!

Kıymetli katılımcılar;
Bizlerin de, gençlere her alanda büyük imkânlar sağlamamız gerekiyor. Mesela spor imkânlarını sonuna kadar açmalıyız. ‘Spora vereceğimiz anlam, gençliğe vereceğimiz mananın öz kardeşidir.’ diyor Peyami Safa.

Gerek okulda, gerekse okul dışı ortamlarda, sporu bir yaşam tarzı haline getirecek mekanizmalar oluşturmalıyız. Bakanlığımızın bu konuda gayretleri olduğunu biliyorum.

Gençlerimize spor alanında vereceğimiz imkânlar, düşündüğümüzden de çok kazançlar sağlayacaktır. Çünkü sportmenlik aynı zamanda bir ahlaktır. Spor, sizden belli davranışları geliştirmenizi bekler. Bunları yapmadığınızda sizi dünyasına kabul etmez.

İşbirliği, dürüstlük, başkasına saygı, gerçek bir sporcunun sahip olduğu erdemlerdir. Bu ahlak, hile, yalan, kurallara uymama gibi davranışları reddeder. Dolayısıyla spor yapan kişiler, farkında olmasalar da yüksek bir ahlak dünyasının parçası olurlar.

Bu nedenle, ‘sporla kal, güvende kal’ hareketini, getireceği bütün kazanımlarla yürekten destekliyorum. Bağımlılıkların her geçen gün arttığı çağımızda sporun, sanatın en iyi ilaç olduğunu düşünüyorum. Uyuşturucu kullanım yaşının 15’in altına düştüğü dünyamızda, panzehir olarak bizim de bu şifa kaynaklarına sarılmamız gerekiyor.

Radyo ve Televizyon Gazetecileri Derneği’nin bu konuya odaklanmasını çok anlamlı buluyorum. Zira medya, yaşam tarzlarının özendirilmesinde çok önemli bir etkiye sahip. Gerek yapılan haberlerle, gerekse kurgu adı altında, zihinlere pompalanan gizli reklamlarla, uyuşturucunun bir yaşam kültürü olarak algılanmasının önüne geçmeliyiz. Gençlerimizi hangi dünyaya davet ediyorsak, gelecek ondan ibaret olacak. Gençlerimiz sizin elinizde şekillenecek. Lütfen geleceğin mayasına bolca erdem katalım.

Televizyon ekranları insanlığı iyiliğe, merhamete, adalete, vicdana davet eden pencereler olsun. Gazete köşeleri bilimsel düşüncenin, sanatsal bakışın arşivi haline gelsin.

Devlet, sivil toplum, medya ve akademinin işbirliği, gelecek hedeflerimizin halkalarıdır. Bugün burada çok sayıda başarılı sporcumuz, sanatçımız var. Her biri gençlerimiz için birer örnektir.

İşte biz, hep birlikte, biriktirdiğimiz deneyimleri gençlerle aramıza hiçbir hiyerarşi perdesi çekmeden paylaşmalıyız. Eskilerin tabiriyle onlara el vermeliyiz. Konusunda üstün başarı göstermiş şahsiyetlerin, aynı alana ilgi duyan gençler için ulaşılabilir olması çok önemli.

Bugün çok kıymetli sanatçılara, bilim insanlarına ya da sporculara yürüdükleri yola ilk kez nasıl çıktıları sorulduğunda, tüm hayatlarını değiştiren küçük bir andan bahsederler. Sizler de inşallah size hayranlıkla bakan, sizinle birlikte aynı yolu yürümek isteyen gençlerin hayatına ışık tutarsınız. Onlara ilham olursunuz.

Kıymetli gençler, değerli katılımcılar;
Umarım hepimiz, bizlere yalnızca bir kereliğine verilmiş hayat denen bu hediyenin önemini layıkıyla kavrayarak yaşarız. Umarım hiçbir evladımız, yaşamını bağımlılıkların esaretine teslim etmez. Bunun için devlet-millet olarak elbirliği ile çaba göstermeliyiz.

Bu umut ve azimle, hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, bu güzel buluşmanın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Allah’a emanet olun, sağlıcakla kalın!