Geçici Köy Korucularından Oluşan Heyeti Kabul

23.02.2015

Geçici Köy Korucularından Oluşan Heyeti Kabul

Değerli Arkadaşlar,

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Cumhurbaşkanlığı Sarayına, milletin sarayına hoş geldiniz.

Sözlerimin hemen başında, önceki gece başarıyla gerçekleştirilen Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu’nun tahliyesi operasyonundan dolayı, Hükümetimizi, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi, operasyona katılan ve destek veren tüm güvenlik güçlerimizi bir kez daha tebrik ediyorum.

Süleyman Şah Türbesi, ecdadımızın ve tarihimizin bizlere bir emanetidir.  Bugüne kadar bu emaneti titizlikle koruduk.

Daha önce, türbenin yeri iki defa değiştirilmişti. Bu üçüncü değişim oldu. Yapılan barajlar sebebiyle bu derişiklikler olmuştu. Bu defa da, olağanüstü güvenlik şartları sebebiyle türbeyi daha güvenli bir yere nakli kubur ile aktarıldı. Bölgede bildiğiniz gibi çok çetin çatışmalar yaşanmaktadır. Operasyonun gerekçesi güçlüdür, icrası da başarıyla yürütülmüştür.  Bu asla bir geri çekilme, ecdadımızın ve tarihimizin emanetinden vazgeçme değildir.

Yapılan iş, sadece, türbeyi korumakla görevli askerlerimizin can güvenliğini tehlikeye atmamak için başvurduğumuz geçici bir yol, geçici bir taşıma işlemidir.

Türkiye, bu taşınma işlemiyle, anlaşmalardan kaynaklanan hiçbir hakkından vazgeçmiş, feragat etmiş değildir. Yine aynı şekilde toprağımız Suriye sınırları içerisinde mevcuttur. Şu anda nakli kubur yapılan bölge, aynı şekilde askerlerimiz tarafından koruma altına alınmıştır.

Şu an için, türbeyi korumakla görevli askerlerimizin can güvenliği, bizim için her şeyden önde geliyor.

Türbenin ve içindeki emanetlerin manevi değerlerine uygun şekilde muhafazası da, hiç şüphesiz, bizim için çok çok önemlidir.

Bu taşınma işlemiyle, Süleyman Şah Türbesi’ni ve oradaki askerlerimizi, bize karşı adeta bir şantaj aracı gibi kullanmak isteyenlerin oyunlarını da bozmuş bulunuyoruz. Biz bu oyunları bozarken, içerideki bir takım çevrelerin çok ağır ifadelerle kendi devletlerine, kendi hükümetlerine ithamlar yöneltmeleri, gerçekten çok üzücüdür, çok düşündürücüdür. Bilhassa muhalefet partilerinin bu konuda Esed rejimi ile aynı çizgiye gelmiş olmaları esef vericidir.

1939’da ve 1975’te baraj yapımı sebebiyle türbenin nakledilmesinde sorun görmeyenlerin, 2015 yılında, çok daha önemli, çok daha hayati bir sebeple yapılan nakil operasyonunu yerden yere vurmaları üzüntü vericidir.

Bilindiği gibi türbe, yine Suriye topraklarında, sınırımızın hemen 200 metre ötesinde, Eşme Köyü bölgesine taşındı. Bayrağımız artık, Eşme bölgesinde dalgalanıyor.

Nakil operasyonu sırasında, bir astsubayımız, elim bir kaza sonucu şehit oldu. Burada bir kez daha şehidimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, silah arkadaşlarına ve ailesine başsağlığı diliyorum.

Türkiye, bu tür operasyonları geçmişte de defalarca yapmıştır. Süleyman Şah Türbesi’nin nakline tepki gösterenlerin, Musul Başkonsolosluğumuzun basılması ve orada çalışanlarımızın rehin alınması olayında gösterdikleri tepkileri de çok iyi biliyoruz. Bunu da tabii çok iyi hatırladığımızı söylemek isterim. Başkonsolosluk çalışanlarımızı, daha sonra, yine ince bir planlamayla, başarılı bir operasyonla, kimsenin burnu kanamadan sağ-salim kurtarmış ve ülkemize getirmiştik. Şu anda bu mevcut operasyonda da olay bir haftalık bir aylık değil, aylardır bunun çalışmalarını ilgili birimlerimiz, Silahlı Kuvvetlerimiz, hep beraber yaptık. Plan gayet irade altında yürütüldü, saat geldi, an geldi ve gerçekleştirilmek suretiyle de bu netice alındı.

Aynı şekilde, Libya’daki olaylar sırasında, orada bulunan binlerce vatandaşımızı, hatta diğer ülkelerin vatandaşlarını da başarıyla tahliye etmiştik. Türkiye, bu tür kriz durumlarında kendi kararlarını verebilen, inisiyatif kullanabilen ve kendi operasyonlarını yürütebilen bir ülkedir. Bundan hep birlikte gurur duymamız lazım.

Bu operasyonla ilgili olumsuz bir hava oluşturmak isteyenlerin, Türkiye’nin ve milletimizin menfaatlerini korumak gibi bir düşünceleri asla yoktur.  Milli meselelerden siyasi sonuç devşirmek isteyenlere milletimiz bugüne kadar pirim vermemiştir, bu meselede de vermeyecektir.

Süleyman Şah Türbesinin naklini başarıyla gerçekleştiren Hükümetimizi ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizi bir kez daha kutluyor, bu operasyonda emeği geçen herkese, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Değerli Arkadaşlar,

Bugün burada Geçici Köy Korucularımızı temsil eden bir heyetle birlikteyiz. Kendilerine bir kez daha milletin evine hoş geldiniz diyorum.

Bilindiği gibi, Geçici Köy Koruculuğu sistemi 1985 yılından beri devam eden bir uygulamadır. Bu sistem, bölge halkının terör örgütüne karşı devletinin, milletinin yanında yer almasının da ifadesi olması bakımından önemlidir. Bölücü terör örgütünün saldırılarına karşı kendi köylerini korumak, kendi can ve mal güvenliklerini sağlamak üzere organize edilen Geçici Köy Korucularımız, daha sonra bölgede güvenlik güçlerimizin en büyük yardımcısı konumuna gelmiştir.

Terörle mücadele faaliyetlerinde bugüne kadar 1.620 şehit veren Geçici Köy Korucularımızın fedakârlıkları her türlü takdirin üzerindedir. Halen 22 ilimizde 45 bin 880 Geçici Köy Korucumuz görev yapıyor.

Geçici Köy Korucularımızın özlük haklarıyla ilgili mağduriyetlerini gidermek için 2007, 2012 ve 2013 yıllarında çok önemli düzenlemeler gerçekleştirdik. Bugün kendileriyle tüm bu meseleleri görüşecek, konuşacak, hasbihal edeceğiz.

Bugüne kadar ailesinin, köyünün, bölgesinin, ülkesinin korunmasında görev alan tüm Geçici Köy Korucularımıza şükranlarımı sunuyorum. Şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Halen görevleri başında olan tüm Geçici Köy Korucularımıza başarılar diliyor, Allah yar ve yardımcıları olsun diyorum.

Bu vesileyle, 9 Mart’ta Cumhurbaşkanlığı Sarayı’mızda Bakanlar Kurulumuzu bir kez daha toplayacağımızı da sizlere ifade etmek istiyorum. Ülkemizin yaşadığı bu önemli günlerde, Hükümetimizle, Bakanlar Kurulu üyelerimizle burada kapsamlı değerlendirmeler yapacak, hem mevcut durumu ortaya koyacak, hem de bundan sonrasına ilişkin hazırlıkları gözden geçireceğiz.