Türk-Kolombiya İş Forumunda Yaptıkları Konuşma

11.02.2015

Değerli Misafirler,

Hanımefendiler, Beyefendiler; sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyor, İş Forumumuzun ülkelerimiz ve iş adamlarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bogota’ya ulaştığımız andan itibaren şahsıma ve heyetimize gösterilen yakın ilgi ve misafirperverlik sebebiyle özellikle de Sayın Devlet Başkanının nezdinde tüm Kolombiya halkına şükranlarımı sunuyorum.

İş Forumunun düzenlenmesine Türk ve Kolombiyalı iş adamlarının biraraya getirilmesine katkıda bulunan kuruluşlarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum.

Sayın Devlet Başkanı, bizim Latin Amerika bölgesiyle ilişkilerimiz aslında yeni değil. Osmanlı döneminden beri 100 yılı aşkın süredir bu bölgeyle diplomatik münasebet içindeyiz. Ancak yakın zamana kadar, bu ilişkilerin olması gerektiği düzeye ulaşamadığı da bir gerçektir. Türkiye’nin Bogota Büyükelçiliği’nin 2010 yılında, Kolombiya’nın Ankara Büyükelçiliği’nin de 2011 yılında açılmış olması ülkelerimiz arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Bu gelişmeyi ticari ve ekonomik ilişkilerimizi de geliştirme yönündeki irademizin somut bir nişanesi olarak görüyorum.

2011 yılında Kolombiya’dan ülkemize devlet başkanı seviyesinde ilk kez gerçekleştirilen tarihi ziyaret, ilişkilerimize farklı bir ivme kazandırdı. Cumhurbaşkanı düzeyindeki bu ilk ziyaretimizle, biz de ilişkilerimizin daha da ilerletilmesi konusunda sahip olduğumuz siyasi iradeyi teyit etmiş oluyoruz.

Ülkelerimiz arasındaki uzun mesafeye rağmen karşılıklı anlayış ve muhabbet sayesinde ilişkilerimiz her geçen gün artıyor ve güçleniyor. Kahve sevgisiyle futbol heyecanının her iki ülke halkının günlük hayatının ayrılmaz parçası olduğunu biliyoruz. Biliyorsunuz Mondragon Galatasaray’da 6 yıl oynadı. Bugün sürpriz yaptı bize değerli dostum,  Mondragon’u aldı getirdi yanımıza, beraber resimlerimizi çektirdik, pozlarımızı verdik. İnşallah önümüzdeki ay da 2-3 haftalığına Türkiye’ye gelecek. Bu sevgiler gerçekten ülkeler arasındaki bağları çok güçlü hale getiriyor. Hele hele kahve olunca, bizde bir söz var, Değerli dostum Santos, bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır. Dolayısıyla fincanların sayısı çok, hatır da tabii bayağı uzuyor, unutmak artık mümkün değil. Bu bakımdan aramızdaki bağlar, ilişkiler hakikaten bir muhabbet zinciri olarak geleceğe farklı bir şekilde yürüyor.

Siyasetten ekonomiye, savunmadan enerjiye, bilim ve teknolojiden çevreye ve sürdürülebilir kalkınmaya uzanan geniş bir yelpazede verimli çalışmalar yürüteceğimize doğrusu inanıyorum. Kısa sürede sağladığımız bu ilerleme, önümüzdeki dönemde girişimler için bize ümit veriyor, yol gösteriyor. Bugün ikili görüşmelerimiz, heyetler arası görüşmelerimiz, daha sonra adeta bir çalışma yemeği şeklinde devam eden görüşmelerimiz aslında aramızdaki ilişkilerin ne denli sağlam zeminde yürüdüğünün bir ifadesidir. Bu çerçevede ekonomik ve ticari alandaki işbirliğimizin ilerletilmesine özel önem atfediyoruz.

Kolombiya, Latin Amerika ve Karayipler bölgesindeki en önemli ticaret ortaklarımızdan biri. Ülkelerimiz arasında yaklaşık 1,4 milyar doları bulan ticaret hacmini yeterli bulmuyoruz. Bugün beraber bir karar verdik, dedik ki; 2023’e kadar biz bu ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkaralım ve siyasi iradeler olarak bunu açıkladık.

Ekonomik işbirliğimizin kapsamını, ilişkilerimizin derinliğine ve dostluk ruhuna yaraşır seviyelere yükseltmemiz gerekiyor. Büyük bir dinamizm ve potansiyeli bünyesinde barındıran Türkiye ve Kolombiya’nın büyüme hızlarını ve yükselen uluslararası profillerini ikili ilişkilere yansıtacak güce de sahip olduğunu özellikle ben düşünüyorum.

Kolombiya, dinamik nüfusa ve zengin doğal kaynaklara sahip olan bir ülke, bunu bir kenara atmak mümkün değil. Türkiye de, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan konumuyla son 12 yılda çok büyük ekonomik ilerlemeler kaydetti, adeta bir başarı hikayesi yazdı. Burada bazı şeyleri somut olarak aslında ifade etmek istiyorum. 79 yılda Türkiye’de 6100 kilometre bölünmüş yol yapılmışken, 12 yılda Türkiye’de 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Bu tabii Türkiye’de bir değişimin, bir dönüşümün işaretiydi.

Ayrıca, göreve geldiğimizde Türkiye’de 26 tane havaalanı vardı, ama biz 12 yılda buna 26 tane daha havaalanı ilave ettik, şu anda 52 havaalanı var. Ve siz evinizden çıktığınız zaman herhangi bir havaalanına yarım saat ile 45 dakika arasında ulaşırsınız ve istediğiniz yere gidersiniz. Peki, bitti mi? Hala bazı havalimanlarının yapımı devam ediyor.

Mesela bir başka adım, hızlı trenlerde büyük adımlar attık. Ve hızlı trenlerde attığımız bu adımlarla artık vatandaşlarımızın ulaşımda tercih alanlarını çoğalttık.

Aynı şekilde deniz yapılarında büyük projeler inşa ettik. Bunlar da yine aynı kararlılıkla devam ediyor, mesela şu anda üçüncü köprü inşaatımız devam ediyor, Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Bu köprü 4 gidiş, 4 geliş, ortasından da hızlı tren gidiyor. Ve bu köprüyle birlikte İstanbul’un tabii ki ulaşımdaki sıkıntısı çok daha giderilmiş olacak.

Ama şu anda attığımız çok önemli bir adım var, o da üçüncü havalimanı. Yine bu köprünün güzergahında bu üçüncü havalimanı dünyanın ilk üç havalimanından bir tanesi olacak ve yılda 150 milyon yolcu kapasiteli bir havalimanını inşa ediyoruz. Ve bu havalimanında 5 pist olacak ve bununla birlikte ilk etabını bunun 2017 yılında açacağız. Şu anda bu inşaatlar hızla devam ediyor. Ve bunun maliyeti 26 milyar euro. Yap-işlet-devret modeliyle bunu şu anda yapıyoruz ve 2017’de de ilk etabını inşallah açacağız. Tabii bu arada İstanbul-İzmir arasında bir otoyol inşaatı devam ediyor. Bu otoyol inşaatı kapsamında burada çok önemli bir köprüyü de yine İzmit Geçişi olarak nitelendiriyoruz, orada yapıyoruz ve bu da dünyanın yine denizde askılı olarak en uzun köprülerinden bir tanesi olacak. Denizin altında 32 metreye varan temeliyle denizin üstünde de yaklaşık 252 metre yüksekliği olan bir köprü ve bu köprüyle birlikte de tabii İstanbul-İzmir arasındaki mesafe ciddi manada kısalıyor.

Marmaray’ı yaptık, şu anda hizmete aldık, Avrupa-Asya’yı birbirine bağlıyor. Bunun yanında şimdi onun biraz daha güneyinde Avrasya Tüp Geçişini yapıyoruz. Avrasya Tüp Geçişinden de otomobiller geçecek, iki katlı olarak bu da şu anda inşaatı hızla devam ediyor.

İstanbul-Ankara, Ankara-Konya, buralardaki hızlı tren hatları bitti, bunlar şu anda halkımıza hizmet veriyor. Ve bu projelerin bir kısmı yap-işlet-devret, bir kısmı ise yap-işlet yöntemiyle yapıldı ve bunlar da kararlılıkla devam ediyor.

Bir başka adım; toplamda 130 milyar dolar altyapı yatırımı gerçekleştirdik. Bütün bunların hepsi güvene dayalı ve güvene dayalı olmanın yanında da istikrarı arkasından getiriyor. Eğer siz girişimciye, yatırımcıya o güveni verirseniz, o zaman tabii girişimci, yatırımcı gelip bu yatırımları yapıyor.

Burada özellikle Kolombiya ile Türkiye arasında müşterek yapabileceğimiz inşaat sektöründe ciddi adımların olduğuna inanıyorum. Şu anda Müteahhitler Birliğimizin Başkanı da heyetimizin arasında. Burada altyapı-üstyapı yatırımlarında Türkiye bütün birikimini Kolombiya’yla paylaşır. Konut yatırımlarında aynı şekilde. Zatı devletleri 50 metrekare olarak da söylediniz, yani bizdeki uygulamada biz 45, 65, 85, 120, ondan sonrası orta gelir gruplarının üzerindeki aileler için yaptığımız konutlar oldu. Ama burada bir sosyal devlet anlayışıyla daha çok burada devlet kar etmeyecek, başa-baş veyahut da biraz da sübvanse edecek. Ki siz tamamıyla ücretsiz olarak yaptığınız konutlardan da bugün bize bahsettiniz ki hakikaten sosyal devlet olmanın tabii ki bir gereği olarak bunlar yapılabiliyor.

Bir durum daha var tabii, o da şu: Özellikle şehirleşme kararlılığında, çevre düzenlemesinde, kentsel dönüşüm ve değişimin önemi çok büyük. Bu konuyla ilgili olarak bizler şu anda yoğun bir çalışmanın içerisindeyiz. Çünkü kaçak yapıların, gecekonduların olmadığı bir Türkiye’yi inşa etmek durumundayız ve 12 sene içerisinde de yaklaşık 650 bin konutu sadece TOKİ olarak yaptık bitirdik, yine devam ediyorlar. Ama müteahhitler de ayrıca kendileri orta gelir ve orta gelir grubunun üzerine bu tür konutları yapıp teslim ediyorlar.

Şunu özellikle ifade etmem lazım: 2003-2013 yılları arasında ortalama yüzde 5 büyüme oranını yakaladık. 2023 yılı için çok büyük hedefleri olan bir Türkiye’nin tabii doğal kaynaklara olan ihtiyacı giderek artıyor. Bizim sıkıntımız şurada: Tabii bizim petrolümüz yok, orada ciddi bir sıkıntımız var. Biz petrolü ithal ediyoruz, doğalgazı ithal ediyoruz. Ve biz özellikle de bu konuda cari açıkta bayağı sıkıntılar yaşadık. Öyleyse bizim tabii sanayi noktasında yaptığımız yatırımlarla kendimiz ayakta durmamız lazım. Ve sanayide de ülkemiz her geçen gün daha da güçlü bir şekilde geleceğe yürüyor. Kolombiya, bizim ihtiyacımız olan bu kaynaklara -ziyadesiyle petrol noktasında söylüyorum- sahip bir ülke durumunda. Bu karşılıklı ihtiyaç-imkan ilişkisini, işbirliğimiz açısından çok önemli bir fırsat olarak görüyorum. İşadamlarımızı bu mümbit zemini, bu uygun ortamı en güzel şekilde değerlendirmeye davet ediyorum.

Sayın Devlet Başkanı, değerli dostum Santos, değerli misafirler; Kolombiya ile 2002 yılında -bakın burası çok komiktir- ticari ilişkimiz neydi biliyor musunuz? 12,5 milyon dolar, 12,5 milyon dolar. 2014 yılında yaklaşık 1,4 milyar dolara ulaştık, nereden nereye. Küsuratları koyarsak bir kenara, 1’e 100, böyle bir büyüme var. Demek ki 2023’te 5 milyar doları biz yakalarız. Ama bunu sizler yapacaksınız. Biz önünüzü açacağız, sizler de buradan yürüyeceksiniz. Artık dünya büyük değil, dünya artık çok küçüldü. Ve küçülen dünyada karşılıklı yatırımlar, birlikte yatırımlar veya üçüncü ülkelerde yatırımları yapabilecek güce ve imkana sahipsiniz. İhracat-ithalat dengemizi de sağlayacak şekilde dış ticaret rakamlarımızı çok daha ileri taşımamız gerekiyor.

Aynı şekilde henüz yatırım ilişkilerimizin de arzu ettiğimiz seviyede olduğunu söyleyemeyiz. Mesela Türkiye’de hiçbir Kolombiya yatırımı yok. Kolombiya’da faaliyet gösteren 3 Türk firması var. Onların da toplam yatırım miktarı 220 milyon dolar civarında. Bu yatırımlar petrol ve madencilik alanında yoğunlaşıyor. En büyük yatırımcımız, kısa bir süre önce maden işletmeye başladı. Ayrıca TPIC 2008 yılından bu yana Kolombiya Milli Petrol Şirketi ECOPETROL’le ortak bir yatırım burada yürütüyor, bunun çalışmaları devam ediyor. Yatırımcılarımızın Kolombiya’daki çalışmaları bizi cesaretlendiriyor, gururlandırıyor. Bu örneklerin sayısını çoğaltmak gerekir diye düşünüyorum. Aynı şekilde Kolombiyalı yatırımcıları da Türkiye’ye bekliyoruz, bunu da özellikle vurgulamak istiyorum. Yani dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da yatırımcı için sağlam bir hukuki zeminin olduğunu görüyorum. Bu bakımdan iş çevrelerinin ihtiyaç duyduğu hukuki bu altyapıdan istifadeyle bu yatırımları süratle geliştirmenin çok çok önemli olduğuna inanıyorum. Ve bugün biz 7 tane anlaşma imzaladık. Bütün bu anlaşmalar inanıyorum ki önümüzdeki süreci daha da artıracak.

2014 yılında yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşmasının imzalanması bu bakımdan önemli bir adımdır. Çifte vergilendirmenin önlenmesi anlaşması müzakerelerini de bir an önce tamamlamalıyız. Ancak gündemimizdeki en önemli madde, serbest ticaret anlaşmasının sonuçlandırılması olmalı. Kolombiya ile akdedilecek bir serbest ticaret anlaşması, hem ticaret hacmimizin artmasına, hem de daha dengeli bir yapıya kavuşmasına imkan verecektir. Ticaret ve karşılıklı temasların yoğunlaşması da yeni yatırım ve ekonomik işbirliği imkanlarını da beraberinde getirecektir. Bununla birlikte anlaşmanın sonuçlandırılması bakımından büyük önem taşıyan ürün taviz listeleri konusunda henüz tabii ki bir mutabakatımız olamadı. Bu konuda Kolombiya iş çevrelerinde herhalde bazı tereddütler olduğu anlaşılıyor. Özel sektörlerimiz arasındaki temaslar ki ben bu akşam burada atılan imzaları çok çok önemsiyorum. Bu imzaların bence takipçisi olmalıyız ve sektörel bazda diyaloğun geliştirilmesiyle, bu tür kaygıların azaltılması sağlanabilir. Serbest ticaret anlaşmasının pürüzler giderilerek bir an önce sonuçlandırılmasını temenni ediyoruz. İkili ticari ve ekonomik ilişkilerimizin yasal zeminini güçlendirmek, diyaloğu geliştirmek için atacağımız her adım önemlidir. Bu gelişmeler, ülkelerimiz arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha üst seviyelere taşınması konusunda işadamlarımızın, sizlerin yolunu açacaktır, önünü açacaktır.

İşadamlarımız arasındaki temasları sürekli canlı tutacak mekanizmalara ihtiyacımız vardır. Biz Kolombiya’yla işbirliğini geliştirmeleri amacıyla işadamlarımıza gereken her türlü kolaylığı sağlayacağız. Bu çerçevede DEİK Türkiye-Kolombiya İş Konseyinin Türkiye kanadı oluşturuldu. Ve Kolombiya kanadının da şu anda oluştuğunu görüyorum ve bu akşam imzalar atıldı. Bu konseyin faaliyetlerinin aktif bir şekilde yürütülmesi yönünde bir mutabakatın oluşması özel sektör temaslarına ivme kazandıracaktır.

Değerli dostum, değerli misafirler; küresel ekonomi bir süredir çok sıkıntılı bir dönemden ve çok zor bir sınavdan geçiyor. Batıdaki finans çevrelerinde başlayan kriz kısa süre içinde tüm dünyayı sardı. Dünyanın en büyük 17. ekonomisi durumundaki bir ülke olarak kriz sonrası tedbirler konusunda her platformda uyarılarımızı yaptık. Biz küreselleşmenin, zengin ile yoksul arasındaki uçurumu sürekli derinleştirecek şekilde sürmesinin dünyanın geleceği adına çok ciddi bir risk olduğunu söyledik.

Göreve geldiğimizde 12 yıl önce dünyadaki en az gelişmiş ülkelere, yani fakirlere verdiğimiz destek Donörler Toplantısının tamamında 45 milyon dolardı. Fakat şu anda bizim Donörler Toplantısında bu en az gelişmiş, fakir ülkelere verdiğimiz destek 4,5 milyar dolara çıktı. Bunu insani ve vicdani bir görev telakki ederek bu desteklerimizi verdik ve veriyoruz. Bilgiyle, sermayeyle, mal ve hizmetlerle birlikte refahın da küreselleşmesi şarttır.

Ben değerli dostum Cumhurbaşkanı Santos ile onun ortaya koyduğu bu güçlü iradeyle hakikaten Latin Amerika ülkeleri arasındaki bir sıçramayı izliyorum, bunu takip ediyorum. İnanıyorum ki dayanışmamız, yapacağımız müşterek adımlar çok daha farklı bir sesi getirecektir. Dünyanın bir bölgesinin sınırsız şekilde tükettiği, diğer bir bölgenin ise açlıkla pençeleştiği manzara, dünyamız için sürdürülebilir değildir. Dayanışma, paylaşma, adalet, hakkaniyet gibi kavramları küresel sisteme, küresel ekonomiye yansıtamazsak, sonraki krizlerin çok daha ağır olması kaçınılmazdır. Biz bu tezden yola çıkarak ülkeler arasındaki dayanışmanın daha da yoğunlaştırılmasını istiyoruz. Son 12 yıldır bu anlayışla dünyanın tamamını kucaklayan, tamamıyla iletişim kurmaya, işbirliğini arttırmaya çalışan bir politika izliyoruz. Dünyanın neresinde mağdur, mazlum, kendisine uzanacak yardım eli bekleyen bir toplum varsa hepsinin yanındayız. Kimsenin diline, dinine, rengine, inancına bakmadan yardımcı olmaya çalışıyoruz. Sesimizin ulaştığı her yere de bu mesajları götürüyoruz. Aktif dış politikanın yanında ekonomide gerçekleştirdiğimiz reformlar, Türkiye’yi uluslararası şoklara karşı dayanıklı hale getirdi. Gerçekten son 12 yılda gösterdiği ekonomik büyüme sayesinde Türkiye, dünyanın ilgi odağı haline geldi. Mal ticaretinin yanı sıra hizmet sektöründe de önemli gelişmeler kaydettik. Özellikle dünya çapında projeler üstlenen müteahhitlik firmalarımızın her biri artık birer global markaya dönüştü.

Sayın Başkan, bak hep yani müteahhitlerden bahsediyoruz, ona göre görevin ağır.

Türk müteahhitlik firmaları bugüne kadar 100’ün üzerinde ülkede 300 milyar dolar değerinde 7683 projeyi başarıyla gerçekleştirdi. Amerika kıtasında üstlenilen toplam taahhüt miktarı 1,5 milyar dolardır. Buna karşılık müteahhitlik firmalarımızca Kolombiya’da üstlenilen 2,3 milyon dolar değerinde sadece 1 projemiz var. Bu da, Ipiales şehrindeki teleferik projesi. Türk firmaları Kolombiya’daki alt yapı projelerini üstlenecek ve başarıyla bitirecek kapasitededir. Kolombiya’da gerçekleştirilmesi tasarlanan büyük konut projelerinde yer almaya hazır olduğumuzu tekrar ifade etmek isterim.

Ve Karma Ekonomik Komisyon Toplantısının 2015 yılı içinde gerçekleştirilmesi, atılacak somut adımların belirlenmesi açısından yararlı olacaktır.

Ben bu vesileyle sözlerime son vermeden, zatıâlinize, gösterilen bu ev sahipliği nedeniyle tekrar çok çok teşekkür ediyorum. Bu ziyaretin Türkiye-Kolombiya ilişkileri noktasında adeta bir milat olmasını temenni ediyorum. Sizlere şahsım ve tüm heyetim adına tekrar sevgi ve saygılarımızı sunuyorum