Haydar Aliyev Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Toplu Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

17.03.2015

Sayın Azerbaycan Cumhurbaşkanı,

Sayın Gürcistan Cumhurbaşkanı,

Değerli Misafirler,

Sevgili Karslılar,

Kıymetli Kardeşlerim,

Sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Sayın Aliyev başta olmak üzere, dost ve kardeş Azerbaycan’dan gelen misafirlerimize, Sayın Margvelaşvili başta olmak üzere Gürcistan’dan gelen misafirlerimize,Avrupa’dan, Amerika’dan gelen misafirlerimize ülkemize, Kars’ımıza hoş geldiniz diyorum.

Açılışını yaptığımız Haydar Aliyev Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile diğer okullarımızın Kars’a ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

424 öğrenciye hizmet veren 32 dersliği, 200 öğrenci kapasiteli pansiyonu, spor salonu, modern atölyeleri, laboratuvarları ve diğer üniteleri ile bu okulu, örnek bir eğitim kurumu olarak görüyorum.  Azerbaycan’la aramızdaki kardeşlik ilişkisinin samimi bir sembolü olarak gördüğüm Haydar Aliyev Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Bu okulun Kars’ımıza inşa edilmesine vesile olan Azerbaycan Devlet Başkanı Sayın İlham Aliyev kardeşime, huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Daha önce de Azerbaycanlı kardeşlerimiz, Ceyhan’da, Haydar Aliyev Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni yaptırarak, Adanalı kardeşlerimize armağan etmişlerdi. Biz de Iğdır’da Haydar Aliyev Fen Lisesi’ni hizmete açmıştık. 2011 yılında temel atma törenine bizzat katıldığım bu okulumuz, aslında 2013 yılı sonunda eğitim öğretime başladı. Bugün, bu vesileyle resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Böylece, Azerbaycan halkına ve Türkiye-Azerbaycan dostluğuna olan hizmetlerini daima saygıyla, hürmetle, takdirle yad ettiğimiz rahmetli Haydar Aliyev’in ismini, ülkemizin her köşesinde yaşatmış oluyoruz, yaşatmaya devam edeceğiz.

Bugün burada ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından şehrimize kazandırılan 112 dersliğin de açılışını yapıyoruz.  Hepsinin de hayırlı olmasını temenni ediyorum.  Yine, misafirlerimizle birlikte biraz sonra temel atma törenine iştirak edeceğimiz TANAP Projesi’nin de şimdiden Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan ve projenin Avrupa ayağında yer alan tüm ülkeler için hayırlı olmasını diliyorum.

Sayın Cumhurbaşkanları,

Değerli Kardeşlerim,

Sözlerimin hemen başında, 21 Mart’ta kavuşacağımız Nevruz Bayramımızı şimdiden tebrik ediyorum. Nevruz’dan önceki Salı gününü Çarşambaya bağlayan gece, yani ahir, son çarşamba, Azerbaycan’da bayramın en şenlikli, en güzel, en coşkulu gecesi olarak kutlanıyor. Bu gece vesilesiyle okunan Kur’an-ı Kerim’lerin, ölülerimizin arkasından edilen duaların, fakir-fukaraya yapılan hayırların, ikram edilen yemeklerin, tatlıların kabul olmasını, makbul olmasını temenni ediyorum.

Azerbaycan başta olmak üzere, Orta Asya’dan Balkanlara kadar tüm coğrafyamızın bu 5 bin yıllık ortak bayramının, birliğimize, beraberliğimize, uhuvvetimize vesile olmasını diliyorum. Baharın müjdecisi olan Nevruz’un, bölgemizde ve tüm dünyada barışın ve huzurun da habercisi olmasını canı gönülden arzu ediyorum.

Bu yıl doğumunun 90’ıncı yılına ulaştığımız ve 2009 yılında kaybettiğimiz büyük şairimiz Bahtiyar Vahapzade’nin, o güzel şiirinde ifade ettiği gibi;

“Bir Ananın İki Oğlu,

Bir Amalın İki Kolu.

O Da Ulu, Bu Da Ulu

Azerbaycan-Türkiye.

Dinimiz Bir, Dilimiz Bir,

Ayımız Bir, İlimiz Bir,

Eşkimiz Bir, Yolumuz Bir

Azerbaycan-Türkiye.

Ana Yurdda Yuva Kurdum,

Ata Yurda Gönül Verdim.

Ana Yurdum, Ata Yurdum

Azerbaycan-Türkiye.”

Azerbaycan bizim için sadece devletlerden bir devlet, Azerbaycanlı kardeşlerimiz de milletlerden bir millet değildir.  Biz aynı dili konuşan, aynı inanca mensup, ortak bir tarihi geçmişi paylaşan, sözde değil, özde kardeş iki milletiz.

1918 yılında Bakü’yü işgalden kurtaran Kafkas İslam Ordusu’nun yarısı Anadolu halkından, yarısı da Azerbaycan halkından oluşuyordu. Bakü’nün, Gence’nin, Derbent’in, Dağıstan’ın düşmandan kurtuluşunu, işte bu kardeşler omuz omuza vererek, yanyana şehit olarak sağlamışlardı. Bugün de, Karabağ’da zulme maruz kalan Azerbaycanlı kardeşlerimizin acısını, inanın Anadolu topraklarındaki her kardeşiniz yüreğinde hissetmiştir. Bizim nazarımızda, Kars’taki, Iğdır’daki, Erzurum’daki vatandaşımızla Nahçıvan’daki kardeşimiz arasında, inanın, hiçbir fark yoktur.

Bizim için İzmir neyse, İstanbul neyse, Ankara, Antalya neyse Bakü de odur. Aynı şekilde, Trabzon, Samsun bizim için neyse Batum, Tiflis odur. Şu anda ülkemizin güneyinde yaşanan hadiselere ne kadar üzülüyorsak, geçmişte Gürcistan’da yaşanan olaylar karşısında da o derece üzüntü duyduk. Çünkü oradakiler de bizim kardeşimiz. Bizim hiç kimseye karşı bir düşmanlığımız yok. Ama kardeşlerimizin hakkını, hukukunu savunmak, dökülen kanının, çektiği eziyetin hesabını sormak da boynumuzun borcudur.

Bu anlayışla, bugüne kadar, rahmetli Vahapzade’nin ifadesiyle, “Bir Ananın İki Oğlu” olduğumuz kardeşlerimizin yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.

Sayın Cumhurbaşkanları,

Değerli Kardeşlerim,

Kars, Türkiye’nin tüm renklerini, tüm zenginliklerini, tüm potansiyelini yansıtan bir şehrimiz.

“Kesret İçinde Vahdet“ nasıl olur görmek isteyen, gelsin Kars’a baksın, Karslı kardeşlerime baksın. Bin yıllık bir beraberliğin, gelecek binyılların teminatı haline nasıl dönüşebileceğini görmek isteyen, gelsin Kars’a baksın. Üzerinde yaşadığı vatan topraklarının, teneffüs ettiği özgürlük havasının, sahip olduğu imkanların kıymetini bilmek isteyen gelsin Kars’a baksın, Karslı kardeşlerimle konuşsun. Çünkü bu topraklar çok şeye şahit oldu. Zafere şahit oldu .İşgale şahit oldu.Şehri çevreleyen tabyalarda yaşanan dişe diş mücadelelere şahit oldu. Vatan ne demek, fedakârlık ne demek, azim ne demek Kars çok iyi bilir, Sarıkamış çok iyi bilir. Benim dedem Sarıkamış’ta şehit oldu ve diğer dedem ve büyük ninelerimden onu dinlerdim. Bu coğrafyadaki mücadelemizin şahidi hemen şuradaki Kars Kalesidir, onun hemen dibinde metfun olan Harakani Hazretleridir.  Biz Kars’taki işte bu kardeşlik iklimini tüm Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muza yaymak, tüm Türkiye’de hâkim kılmak için Çözüm Süreci’ni başlattık.

Burada bir kez daha ifade ediyorum: Türkiye’nin Kürt sorunu yoktur. Türkiye’de her kesimden insan gibi Kürt kardeşlerimizin sorunları vardı. Kimliklerinin tanınmaması sorunu vardı. İnançlarına saygı duyulmaması sorunu vardı. Geri kalmışlık, ihmal edilmişlik, hor görülmüşlük sorunu vardı. Biz, geçtiğimiz 12 yılda, Kürt kardeşlerimizle birlikte, Türklerin de, Arapların da, Lazların da, Çerkezlerin de, Gürcülerin de, dini azınlıkların da; ülkemizde yaşayan ne kadar kesim varsa, hepsinin de sorunlarına bulmaya gayret ettik.

Bugün artık, hiç kimse kökeni, inancı, kılığı-kıyafeti, yaşam biçimi, fikri, zikri yüzünden tehdit altında değildir, baskı altında değildir. Hala eksikler yok mu, aksaklıklar yok mu? Var tabii. Her şey dört dörtlük mü? Değil tabii. Ama bunlar her geçen gün eksiliyor.

10 yıl, 12 yıl öncesi olan şu Kars’ı düşünün, böyle bir Kars var mıydı Allah aşkına? Ama şimdi havalimanından tutunuz yollarına varıncaya kadar… Şimdi şöyle terminal binasından içeri girerken Rabbime hamd ettim, Yarabbi,  burada eskiden çadır bile yoktu, ama şimdi modern bir havalimanının terminali var. Havalimanı yoktu, yaptık. Göreve geldik, 26 tane havalimanı vardı Türkiye’de, ama şimdi 52 tane havalimanı var. Kardeşlerim, Ağrı’da havalimanı, Iğdır’da havalimanı, Erzurum’da havalimanı; nerelerden nerelere geldik. 78 milyonu birbirinden ayırmak yok, üniversitesine varıncaya kadar hepsini inşa ettik, ihya ettik, devam ediyoruz, devam edeceğiz; daha iyi olacak hiç endişe etmeyin, daha güzel olacak hiç endişe etmeyin.

Kardeşlerim,

Nerede yaşarsa yaşasın, her vatandaşımız etnik, sosyal, siyasi, ekonomik, kültürel kimliğine bakılmaksızın bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır, eşit haklara sahiptir. Her kim ki bunun aksini iddia eder, bunun aksi bir davranış içine girer, karşısında bizleri bulur, hiç endişeniz olmasın.

Biz şimdi ne diyoruz? Çözüm süreci diyoruz değil mi? Çözüm süreciyle neyi hedefliyoruz? İşte bunu, birlik, beraberlik diyoruz. 12 yılda demokraside, insan haklarında, özgürlüklerde, ekonomide, yatırımlarda, sosyal desteklerde neler gerçekleştirdiğimiz ortada.

Hamdolsun, şu anda bu okulumuz ve aynı anda açtığımız diğer dersliklerle beraber eğitimde de çok ileri seviyeye geldik, daha da ileriye geleceğiz, bunları dahi yeterli bulmuyoruz. 76 tane üniversitemiz vardı, şimdi 81 vilayetimizin tamamında 175 üniversitemiz var; hepsi hallolacak.

Ben bugün, bu soğuğa rağmen, burada Cumhurbaşkanı arkadaşlarımla birlikte bizlerle bu heyecanı paylaştığınız için sizlere teşekkür ediyorum.

İnşallah şimdi Selim’e geçeceğiz ve Selim’de de, TANAP Projesinin temelini atıyoruz ve inşallah en kısa zamanda da doğalgazı, nereden, Azerbaycan’dan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya gönderiyoruz.

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum, sizlere mutluluklar diliyorum, Nevruzumuz hayırlı olsun diyorum. Kalın sağlıcakla.