Macaristan Cumhurbaşkanı Ader ile Ortak Basın Toplantısında Yaptıkları Konuşma

12.03.2015

Sayın Devlet Başkanı,

Kıymetli Dostum,

Değerli Basın Mensupları;

Macaristan Cumhurbaşkanı değerli mevkidaşım Sayın Janos Ader ile gerek dar kapsamlı, gerekse heyetler arası görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bildiğiniz gibi, gördüğünüz gibi az önce Türkiye Cumhuriyeti’yle Macaristan arasında Dostluk ve İşbirliği Anlaşmasını imzaladık.

Tabii Ankara’ya bu gelişlerini ben anlamlı buluyorum. Zira gerek Sayın Abdullah Gül Bey’in kısa bir süre önce Macaristan’a yapmış oldukları ziyaret, evvelinde 2013 benim yaptığım ziyaret, ardından yine çok çok kısa bir süre önce Sayın Başbakanımızın yapmış oldukları ziyaret ve ardından bu iadeyi ziyaret, Türkiye-Macaristan ilişkilerinin üst düzeyde ne tür bir sıklıkla devam ettiğinin en güzel ifadesidir.

Şu anda 2014 sonu itibarıyla özellikle ekonomik ilişkilerde yaklaşık 2 milyar dolarlık bir ticaret hacmine sahibiz ve hedefimiz en kısa zamanda bunu 5 milyar dolara ulaştırmak. Tabii bu yeterli mi? Değil.

Bunun dışında, bizim siyasi işbirliğimiz çok büyük anlam ifade ediyor. Siyasi işbirliğinde de özellikle Avrupa Birliği sürecinde Macaristan’ı her zaman yanımızda gördük, her zaman sağ olsunlar desteklerini Türkiye’den esirgemediler ve devletlerin devamlılığı esasını yönetimlerin değişmesine rağmen Macaristan’da gördük. 12 yıllık Başbakanlığım döneminde değişen başbakanlar hiçbir zaman Avrupa Birliği sürecinde Türkiye’yi yalnız koymadılar, aynen desteklerini devam ettirdiler. Bundan dolayı da şahsım ve milletim adına kendilerine ayrıca teşekkür ediyorum.

Avrupa Birliği süreci aynen devam ediyor, biz kararlılığımızı aynı şekilde devam ettiriyoruz.

Yine bunun dışında, terörle mücadelede, aynı birlikteliği savunuyoruz, aynı şekilde bu süreci devam ettirmenin gayreti içerisindeyiz.

Kültürel noktada ortak yanlarımız var, tarihi noktada ortak zenginliklerimiz var. Nitekim kendilerinin de bu ziyaretinde Türkiye’deki Macaristan’a ait tarihi noktada buradaki eserlerin ziyaret edilecek olması ve bu ziyaretle birlikte adeta tarihten bugüne ve yarına bir seyir, bu da bizler için bir şükran vesilesidir, çünkü aynı şeyi bizler Macaristan ziyaretlerimizde gerçekleştiriyoruz, Zigetvar’a kadar gidiyoruz, buraları ziyaret ediyoruz. Bunlar da bu işin kadim dostluk noktasında önemli ayağını oluşturuyor.

Biliyorsunuz Macaristan’la aramızda yüksek düzeyli stratejik konsey anlaşması var. Bunun birincisini bunun birincisi Başbakanlığım döneminde Sayın Orban ile gerçekleştirmiştik, ikincisini Sayın Davutoğlu ile gerçekleştirdiler, bu da yine yüksek düzeyli stratejik konsey çalışmalarının kararlılıkla devam etmesinin bir ifadesi.

Bir diğer konu, şu anda bizim enerjiyle ilgili bulunduğumuz nokta ve bir transit geçiş noktasında oluşumuzun bize yüklediği sorumluluklar var. Şu anda bir tarafta TANAP olayı var, bir diğer tarafta işte şimdi Sayın Putin’in de ifadesiyle ‘Türk Akımı’ diye adlandırdığı süreç var ve burada da yine biz özellikle Avrupa’ya açılan bir kapı olarak yine dostlarla gerek doğalgaz konusunda, gerekse nükleer enerji konusunda; ki, Macaristan’ın bu konuda bir deneyimi var, bu deneyimlerinden sağ olsunlar, “biz her türlü tecrübemizi sizlere aktarmaya hazırız’, dediler. Bundan istifade etmek, bunu da değerlendirmek bizler için değerli olacaktır.

Bir diğer konu, tabi Avrupa Birliği’nde görüşmelerde şu anda 17 nolu fasıl, ki bu da ekonomik ve parasal politikayla ilgili fasıldır, Letonya’nın Dönem Başkanlığı’nda artık bunun çıkarılmasını istiyoruz, bunun açılmasını istiyoruz ve bu konuda Macaristan’ın desteğini de ciddi manada önemsediğimi özellikle ifade etmek istiyorum.

Bütün bunların yanında, Türkiye Doğu ile Batıyı birbirine yakınlaştıran, bağlayan bir köprü ve bu görevimizi hassasiyetle sürdürmenin gayreti içerisindeyiz. Özellikle de Macaristanlı dostlarımız 2020 yılına kadar Avrupa Birliği fonlarından alacakları destekle önemli otoyol projeleriyle ciddi adımlar atmanın planlaması içindeler ve dünyada müteahhitlik sektöründe ikinci sırada yer alan Türk müteahhitlerinin Macaristan’da gerçekten önemli iş çıkaracaklarına inanıyorum, bunu kendileriyle paylaştık. Ve burada Macar müteahhitlerle işbirliği yoluyla olabilir ve birlikte farklı ülkelerde de bu tür adımları atmalarının özellikle mümkün olduğunu söylemek isterim. Çünkü bu büyük projeleri gerçekleştirmede müteahhitlerimizin başarıları bizleri de gururlandırıyor, gittiğimiz ülkelerde bu eserleri gördüğümüz zaman gururlanıyoruz. Bu Türk-Macar dostluğunun da bana göre en güzel ifadesi olacaktır diye düşünüyorum.

Tabi kültürde özellikle Budapeşte’de Gül Baba, Pecs’de İdris Baba bizi birbirimize ne kadar bağlıyorsa, Tekirdağ’da Rakoczi, Kütahya’da Koşut aramızda o denli sıkı bağlar oluşturuyor. Bugün de bu ortak tarihi mirasımıza sımsıkı sahip çıkıyor, bunların ihyası için elimizden gelen gayreti ortaya koyuyoruz.

Ülkemizi 2014’de yaklaşık 120 bin Macar turist ziyaret etti, bizden de Macaristan’a 60 bin turist gitti. Bu sayıları artırmak mümkün, onun için de tabii özellikle ulaşım ağı büyük önem arz ediyor. Ben inanıyorum ki, Türk Hava Yollarımızın bu konuda atacağı adımlarla biz bunu çok daha önemli bir noktaya taşıyacağız.

Bu vesileyle Değerli Dostum Ader’e ve heyetine şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum.