Güneysu Kaptan Ahmet Erdoğan İmam Hatip Lisesi Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

11.10.2014

Güneysu Kaptan Ahmet Erdoğan İmam Hatip Lisesi Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

Sevgili Güneysulular,

Sevgili Hemşehrilerim,

Çok Değerli Kardeşlerim,

Sevgili Öğrenciler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Konuşmama başlarken, Güneysulu kardeşlerime, şu anda canlı yayında bizleri takip eden Hopalı kardeşlerime, 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde şahsıma verdikleri destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum.

Burada Güneysu’ya, Güneysulu hemşehrilerime özellikle teşekkür ediyorum. Bildiğiniz gibi Güneysu, Adıyaman’ın Sincik ilçesinden sonra %92’lik oy oranı ile şahsıma Türkiye’de en yüksek destek veren ikinci ilçemiz oldu. Güneysu’nun başarısı sadece bu kadar değil. Güneysu kendi bağrından, kendi toprağından, kendi evlatları içinden bir Cumhurbaşkanı çıkardı. İlk defa doğrudan seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı’nın memleketi oldu. Şahsen Güneysulu olmakla hep iftihar ettim. İnşallah milletimin ve ülkemin hizmetkârı bir Cumhurbaşkanı olarak, Güneysu’nun da şahsımla iftihar etmeyi sağlayacak, sizleri bugüne kadar olduğu gibi mahcup etmeyeceğim. Rabbim sizlerden razı olsun, Rabbim desteğinizi, azminizi, gayretinizi daim kılsın.

Sevgili Kardeşlerim,

Sevgili Hemşehrilerim,

Bugün şahsım için çok anlamlı, bugün beni müessir eden birkaç hadiseyi aynı anda yaşıyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Cumhurbaşkanı olarak hem ilimiz Rize’yi hem de baba ocağı Güneysu’yu ilk kez ziyaret etmenin heyecanını yaşıyorum. Aynı zamanda babam Güneysulu, Dumankayalı, eski adıyla Birihozlu, İstanbullu Kaptan Ahmet Erdoğan İmam Hatip Lisesi’nin de, Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin de açılışını yapmanın sevincini yaşıyorum. Bu anlamlı eserin, bu anlamlı eğitim kurumunun projesinde, inşasında emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Okulumuzu yapan, yaptıran özellikle Kazancı Holdinge, Ali Cemal Cemil Kazancı’ya, tüm Kazancı Ailesi’ne, merhum babamın hatırasını yaşatmak üzere ismini bu okula vermeleri sebebiyle de kendilerine şahsım, ailem adına, çok çok teşekkür ediyorum.

Güneysu’daki imam hatip okulunun yapımı için iki yıl önce protokol imzalanmıştı. 24 derslikli, 800 öğrenci kapasiteli okul ile 372 yatak kapasiteli yurt binasının inşasına başlanmasının üzerinden iki yıl geçmeden, yerel mimariyle böyle bir eserin meydana gelmesi ve bunun tüm öğrencilerimizin hizmetine sunulması gerçekten her türlü takdirin üstündedir. Bundan dolayı ben bir kez daha Kazancı Ailesine teşekkür ediyorum.

Az önce Milli Eğitim Bakanımız güzel bir tespit yaptı, sadaka-i cariye ile alakalı. Evet hepimiz er veya geç ölüp gideceğiz. Ama bizden sonra, bizimle ölüp gitmeyen bir şey var; işte bu eserler. Buralarda yetişecek olan öğrenciler ve bu öğrenciler hayatta kaldıkça, bu öğrenciler yetiştikçe, onların yetişmesine vesile olanlar hep hayırla yâd edilecekler.

Değerli Kardeşlerim,

Bu okul ve yurt 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılına yetiştirildi. Şu anda yavrularımız bu güzel, bu modern eğitim-öğretim yuvasında, hamdolsun artık eğitim-öğretime başladılar. Bu güzel eserin Güneysu’ya, Rize’ye, eğitim gören tüm öğrencilerimize hayırlı olmasını Allah’tan niyaz ediyorum.

Sevgili Kardeşlerim,

Bugün bu törenle Hopa’da da canlı yayınla, Hopa Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni de hizmete açıyoruz. İki eser, yirmi dört derslikli, 720 öğrenci kapasiteli okulumuz, o da bugün resmi açılışını yapıyor. Kütüphanesi, yemekhanesi, dört adet laboratuvarı, iki adet toplantı salonu, müzik ve resim odalarıyla, 320 kişilik spor salonu olan bu modern eğitim yuvasında şu anda 400 öğrencimiz eğitim görüyor. Bir eğitim kompleksi görünümündeki bu okulumuzu inşa edenlere teşekkür ediyorum. Hopa’daki okulun da hayırlı olmasını diliyor, orada eğitim gören öğrencilerimize de, Rabbimden zihin açıklığı niyaz ediyorum. Şu anda görüntüde Hopa Anadolu İmam Hatip Lisesi var, şöyle Megaboard’da izliyorsunuz, birlikte izleyelim, şöyle devam edelim.

Sevgili Kardeşlerim,

Türkiye geçtiğimiz 12 yılda Cumhuriyet tarihinin en istikrarlı dönemlerini yaşadı. Ekonomisiyle, dış politikasıyla, demokrasisiyle, gelişmişlik düzeyiyle ülkemiz bölgesinde ve dünyada adeta yıldız gibi parladı. Ülkemiz bu süre boyunca büyük bir kardeşlik, huzur, güven ortamına kavuştu. Büyüyen ekonomisi, aktif dış politikası, istikrarlı siyasi hayatıyla Türkiye 2023’e, Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına, buna çok daha gelişmiş olarak, çok daha dinamik bir şekilde girmek için hazır hale geldi. Fakat bu istikrar, bu gelişme birilerini rahatsız etti, rahatsız ediyor. Türkiye’nin bu kalkınmasını, bu gelişmesini hazmedemeyenler var. IMF’ye olan borcunu ödeyen bir Türkiye var, üstelik İMF’ye borç verir hale gelen bir Türkiye var. Merkez Bankası’ndaki döviz rezervini ciddi manada yükselten bir Türkiye var, 1’e 5 artıran bir Türkiye var. Bunlar rahatsız ediyor birilerini. Milli gelirini 230 milyar dolardan 820 milyar dolara çıkaran bir Türkiye var, bunlar rahatsız ediyor birilerini. Dış borcunu milli gelire oranla %73’ten %35’e düşüren bir Türkiye var, bunlar rahatsız ediyor birilerini. Ve başlattığımız kardeşlik projesi meyvelerini verdikçe, bu millet 77 milyonuyla birbirine daha fazla sarıldıkça, birbiriyle dayanışmaya girdikçe, bunlar rahatsız ediyor birilerini. İnanın asılsız, yersiz, temelsiz gerekçeler üretmeye başladılar.

Gazetelerden, internetten Türkiye’yi istikrarsızlaştıracak ne varsa, hangi akıl almaz iftiralar varsa, bunları adeta boca etmeye başladılar. Algı operasyonlarına, ülkemiz üzerinde ameliyatlara giriştiler. Gezi olaylarıyla sokakları karıştırmak istediler olmadı. 17-25 Aralık darbe girişiminde bulundular, milletimizin feraset duvarına çarpıp yıkıldılar. İşte şimdi de Kobani diyerek, aynı şekilde Türkiye’deki huzura, istikrara, güven ortamına ve kardeşliğe saldırıyorlar. Yahu Kobani ile Türkiye’nin ne alakası var, İstanbul’un ne alakası var, Ankara’nın ne alakası var? Kobani ile Siirt’in, Diyarbakır’ın, Bingöl’ün ne alakası var? 200 bin Kobani’deki Kürt kardeşimiz Türkiye’ye geldi de, sığınmak istedi de, içeri mi almadık? 200 bin  Kobani’den gelen Kürt’ü bağrına basan, onları yediren, barındıran bir Türkiye’nin şu anda devleti var. Daha ne istiyorsunuz ya? Ama Suriye’ye, Irak’a girmek için tezkere müracaatında bulunan hükümete parlamentoda destek vermeyeceksin, öbür taraftan kalkacak bir tanesi de diyecek ki, “Sadece Kobani için bir tezkere hazırlayalım.” Al birini vur diğerine. Hiç bunların birbirinden farkı yok. İnanın değerli kardeşlerim, bunların millet diye, bunların bayrak diye, bunların vatan diye, bunların devlet diye bir derdi yok. Bunların tek derdi var, karıştırmak. “El vicdan” derler, “el insaf” derler.

Yahu 10 yıl önce şu Güneydoğu’da şöyle bir dolaşalım ya, bir tane doğru dürüst havalimanı mı vardı? Kars’ta, Ağrı’da, Muş’ta, Siirt’te doğru dürüst havalimanı mı vardı? Şırnak’ta havalimanı mı vardı? Hakkari’de havalimanı yapıyoruz. Her gün bakıyorsunuz müteahhidin iş makinelerini yakarlar, tehdit ederler ve durmadan müteahhit değiştiriliyor. Niye? Havalimanını yapacağız diye. Biz bu kadar kararlılık içerisindeyken, bunların yaptığı sürekli bir taraftan dağa adam kaçıracaksın, bir diğer taraftan yatırımları durdurmaya çalışacaksın, bir taraftan da diyeceksin ki, “Bunlar Kürtleri ihmal ediyor.” Kürtleri ihmal eden sizsiniz, Kürtlere ihanet eden sizsiniz. Siyasi uzantılar da bu işin içinde.

Buradan ayrıca Güneysu ilçemizden Hopa’ya sesleniyorum: Gayet müsterih olun. Türkiye, yağmacıların, vandalların çarkına kapılacak bir ülke değil. Bizim kadim bir medeniyetimiz, asırları devşirmiş bir devlet geleneğimiz var. Biz böyle nice tuzağa maruz kaldık ve o tuzakların her birini millet olarak bozmayı başardık. Askerimiz, polisimiz, istihbaratımız ve yargı mensuplarımız bu hadiseleri engellemek, hesap sormak için fedakârca çalışıyorlar. Bingöl’de polislerimize alçakça saldıranlar anında ölü olarak yakalandılar. Bayrağımıza saldıran hainler anında yakalandılar. Kirli saldırı hazırlığında bulunanlar suçüstünde yakalandılar. Hepsinden hesap sorulacak, hepsine gereken cevap en net şekilde verilecek.

Milletimizden rica ediyorum; huzurumuzu bozmak, Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak isteyenlerin oyunlarına gelmesinler. Gençlerimiz sabotajlara karşı ağır başlı tutumunu, itidallerini bozmasınlar. Vandallar, yağmacılar sokakları karıştırdıkça, bizler kardeşlik bağlarımızı daha da sıklaştıracak, birbirimize daha çok kenetleneceğiz. Güneysulu, Hopalı kardeşlerimin de destekleriyle, inşallah bu tuzakların hepsi boşa çıkacak. Türkiye’nin kaybedecek bir saniyesi yok. Bu engelleri, bu tahrikleri aşacak, aydınlık geleceği çok daha hızlı, çok daha sağlıklı ve emniyetli şekilde inşa edeceğiz. Rabbim yardımını inşallah bizlerden eksik etmesin. Yolumuz, bahtımız açık olsun.

Biliyorsunuz Rize’de bugün yoğun bir programımız var. Bildiğiniz gibi Rize 10 Ağustos seçimlerinde 81 vilayet içinde en yüksek desteği veren ilimiz oldu. Rize bizleri gururlandırdı. Şimdi Rize’de hem toplu açılış yapacak hem de Rize merkez ve ilçelerine şükranlarımızı ifade edeceğiz. İnşallah baba ocağı Rize’de ve Güneysu’da bundan sonra fırsat buldukça yine sizlerle sohbet edeceğiz, hasbihâl edeceğiz.

Açılışını yaptığımız okulların bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Sizlere bir kez daha en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Bu duygularla hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyor ve sevgili öğrencilerimize başarılar diliyorum. Tüm öğretmenlerimize başarılar diliyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun diyorum. Tüm çevredeki komşularımıza hayırlı olsun derken, bu inşaat süresince sıkıntılar oldu, bu sıkıntılar dolayısıyla da sizler hakkınızı helal edin.

Çok teşekkür ediyorum, sağ olun.