Sözleşmeliye Kadro Şöleni Programı’nda Yaptıkları Konuşma

03.01.2023

MEMUR-SEN Konfederasyonu’nun Değerli Mensupları,

Kıymetli Kamu Görevlilerimiz,

Saygıdeğer Misafirler,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Sözleşmeliye Kadro Şöleni Programı münasebetiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. MEMUR-SEN Başkanımız Ali Yalçın kardeşime ve Yönetim Kurulu üyelerine gönüllerimizi bir araya getirdikleri için teşekkür ediyorum.

Sizlerin vasıtasıyla 81 vilayetimizde ve yurt dışında devletimiz adına görev yapan tüm kardeşlerime buradan selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Yine sizlerin şahsında kamu görevlilerimizin tamamının yeni miladi yılını tebrik ediyor, hayırlı, bereketli, huzurlu bir yıl diliyorum. İlk günlerini yaşadığımız 2023 senesini bu yılın tarihimiz ve hedeflerimiz açısından ifade ettiği anlama ve öneme uygun bir şekilde karşılıyoruz.

Dün 2022 yılına ait ihracat ve dış ticaret rakamlarını milletimizle paylaştık. Toplam 254,2 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat meblağına ulaşmanın gururunu yaşadık. Görevi devraldığımızda yılda sadece 36 milyar dolarlık ihracat yapabilen bir Türkiye’den, hamdolsun dünyanın her ülkesine ürün satan, bölgesinin üretim üssü olarak görülen bir ülke konumuna geldik. İnşallah 2023 senesini diğer alanlarla birlikte ihracatta da hedef ve ölçek büyüttüğümüz bir sıçrama tahtası yapmak istiyoruz.

Bugün de enflasyonda uzun zamandır sözünü ettiğimiz büyük gerilemenin ilk önemli işaretiyle güne başladık. Aralık ayı tüketici enflasyonu yüzde 1,18 ve bir önceki yılın Aralık ayına göre de yüzde 64,27 olarak açıklandı. Böylece 2022 yılı tüketici enflasyonunu orta vadeli hedefinin bile altında bir gerçekleşmeyle kapattık. Üretici fiyatları enflasyonunun Aralık’ta eksi olarak gerçekleşmesi, bu alanda da hızlı bir toparlanmanın yaşandığına işaret ediyor. İnşallah önümüzdeki aylarda enflasyondaki düşüş seyrinin devam edeceğini hep birlikte göreceğiz. Hedefimiz; bu yıl enflasyonun üzerindeki köpüğü tamamen alıp önümüzdeki yıldan itibaren meseleyi ülkemizin gündeminden tümüyle çıkarmaktır.

Tabii enflasyon oranlarının belli olması, aynı zamanda memur ve emekli maaşlarının da şekillenmesi anlamına geliyor. Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl enflasyondaki yükselişi dikkate alarak memur maaşlarında yüzde 87 oranında artış yapmıştık. Ayrıca, Gelir Vergisi muafiyeti, sözleşmeliye kadro, ek gösterge gibi pek çok adımla kamu çalışanlarımıza ilave imkânlar sağlamıştık. Açıklanan 2022 enflasyon oranına göre kamu görevlileri ve emeklilerinin Ocak ayından itibaren geçerli yılın ilk yarısını kapsayan maaş artış oranı yüzde 16,48 olarak uygulanacaktır. SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinde ise bu oran 15,4 olarak ortaya çıkmıştır.

Buradan sizlere ve tüm milletime; memur, memur emeklileri ve diğer tüm emeklilerimizin maaş artış oranını yüzde 25 olarak uygulayacağımızın müjdesini vermek istiyorum. Yeni memur ve emekli maaş oranımız çalışanlarımıza, emeklilerimize, milletimize hayırlı olsun.  Ülkemizin kritik bir döneminde şartları zorlama pahasına bu artış oranlarını milletimizin hizmetine sunmamızda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Kardeşlerim,

Bugün burada sözleşmeliden kadroya geçen siz kardeşlerimizin sevincine ortak olmak üzere bir aradayız. Kısa süre önce yaptığımız açıklamayla farklı kurumlarda çalışan yaklaşık 500 bin sözleşmeli personelimizin kadro beklentilerine cevap verdik. Bu kapsamda 4C’den 4B’ye geçenler, mahalli idareler personeli, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçıları, 50D’li araştırma görevlileri, vekil ebe, hemşire, aile sağlığı merkezi çalışanları gibi geniş bir alandaki sözleşmeli personelimizin sorunlarına kalıcı çözümler üretiyoruz.

Artık bu personelimiz de, diğer kadrolu kamu görevlileri gibi sözleşmelerinin yenilenmemesi ihtimaliyle karşılaşmayacak. Kademe ve derece ilerleme hakkına sahip olacak.  Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına girebilecek. Kurumlar arası yer değişikliği hakkını kullanabilecek. Eş durumu mazereti hakkının kullanımı için diğer eşin de kamu personeli olması şartı aranmayacak. İsteğe bağlı yer değişikliği talebi, idarenin tasarrufuna bırakılmayacak. Kullanılmayan izinlerini bir sonraki yıla aktarabilecekleri gibi, ücretsiz izne ayrılma hakları da bulunacak. Yurt dışında eğitim veya görevlendirme, harcırah alma, arazi tazminatı alma, yemek ücreti yardımından faydalanma haklarına kavuşacak. Sözleşmenin personel tarafından feshi halinde, iş sonu tazminatı ödenmemesi durumu son bulacak. Doğum sebebiyle sözleşmesi feshedilen sözleşmeli personelin doğum sonrası kuruma dönüşlerinde kurumun takdiri durumu gerekmeyecek. İstifa halinde aynı pozisyona dönememe durumu ile yönetici pozisyonlarında görevlendirme yapılmama durumu ortadan kalkacak.

Yani aynı çatı altında beraber görev yaptıkları kadrolu meslektaşları hangi hak ve imkânlardan istifade ediyorsa, sözleşmeden geçen kardeşlerimiz de artık aynı haklardan faydalanabilecektir. Farklı kamu kurumlarında çalışan yaklaşık 500 bin kardeşimizle ailelerini bilfiil etkileyen bu önemli adımın hayırlı olmasını diliyorum. Sözleşmeli personelimizin de inşallah bundan sonra çok daha büyük bir şevkle vazifelerine sarılacaklarına inanıyorum.

Halka hizmeti hakka hizmet gören bir medeniyetin mensupları olarak, milletimize karşı sorumluluklarımızı layıkıyla ifade etmemiz gerekiyor. Hep söylediğimiz gibi; millete hizmet yolunda bahane olmaz. Hangi makamda olursak olalım, vazifemiz vatandaşlarımıza aşkla, samimiyetle, fedakârca hizmet etmektir. Kamu görevlilerimizin de mevzuat çerçevesinde mesuliyetlerini yerine getirirken meseleye bu zaviyeden bakmaları önemlidir. Bilhassa vatandaşlarımızla doğrudan muhatap olan hizmet birimlerimizin bu noktada daha fazla hassasiyet göstermesini bekliyorum. Rabbim, emeklerinizi ve gayretlerinizi zayi eylemesin. Sözleşmelilerin kadroya geçiş sürecinde yoğun çaba harcayan Çalışma Bakanlığımız ile MEMUR-SEN yönetimini de ayrıca tebrik ediyorum.

Niyet hayr olunca, akıbetin de hayr olacağının en güzel, en somut örneklerinden biri sözleşmelilerin kadroya geçişi olmuştur. İnşallah Hükümet olarak diğer çalışanlarımızla birlikte kamu personelimizin de yanında olmaya, sıkıntılarını özellikle çözmek suretiyle bu süreci devam ettirmeye gayret edeceğiz.

Değerli Kardeşlerim,

Sizler de çok iyi biliyorsunuz ki sendikacılık salt ücret pazarlığı yapmak değildir. Sendikalarımızın ilk ve asli görevi; ister kamu, ister özel sektör olsun emeği, emekçinin hakkını, alın terini ve hukukunu savunmaktır. Kuruluş ve işleyiş tarzı itibariyle birer sivil toplum örgütü olan sendikalar, aynı zamanda demokrasinin vazgeçilmez aktörlerinden biridir. Demokrasi kültürünün gelişmesiyle sendikal hareketlerin etkinliği arasında doğru bir orantı vardır. Demokratik teamül ve işleyişin güçlü olduğu sistemlerde sendikalar da hak ve adalet mücadelesinin en ön safında yer alır. Millet iradesine vesayetin gölgesinin düştüğü toplumlarda ise, sendikalar etkisiz eleman olmaktan, geri plana itilmekten kendilerini kurtaramaz. Sendikaların etkinliğini ve gücünü belirleyen bir diğer unsur da; bağrından çıktığı toplumla aynı yöne bakması, aynı hissiyatı paylaşmasıdır. Milletine ve milletinin değerlerine yabancı bir sendikal hareketten işçiye de, kamu görevlisine de, ekonomiye de hiçbir hayır gelmez. Bunlar kimi zaman bilinçli, kimi zaman da bilinçsiz bir şekilde siyaseti ve toplumu dizayn etmenin aracı olarak kullanılmışlardır. Türkiye olarak, 1 asrı bulan gerek hak ve özgürlükler, gerekse ekonomik kalkınma mücadelemizde bu acı hakikate defalarca şahitlik ettik. Şöyle geriye doğru baktığımızda, bu ülkede sendikacılık adı altında farklı toplum kesimlerimiz arasında kavganın, gerilimin, kutuplaşmanın körüklendiğini gördük. Bu ülkede kimi sendikaların vesayete uygun ortam hazırlamak için piyon olarak kullanıldığını, hatta el altından desteklendiğini gördük. Bu ülkede ideolojik bağnazlıkla hareket eden sendikaların demokrasiyi korumak yerine beşli çete olarak darbecilere alkış tuttuğunu gördük. Bu ülkede milletin seçtikleri karşısında “ordu göreve” pankartları altında sıraya girmekten utanmayan sendikalar gördük. Bu ülkede marjinal yapıların sözcülüğünü yapan, teröristlere aleni destek veren, bölücü örgütün eylemlerini meşrulaştırmak adına kırk dereden su getiren sendikalar gördük. Hasılı insan hayatını, özgürlükleri, emekçinin hak ve hukukunu savunmak yerine, iç ve dış güç odaklarına selam duran vesayetin oyuncağı haline gelmiş sözde sendikalar gördük. Benzer çarpıklıklar üniversitelerden gazetelere, baro ve odalardan siyasi partilere kadar geniş bir yelpazede geçerlidir. Yaşadıklarımız bize ideolojik sendikacılığın ne ülkemize, ne de demokrasimize hiçbir katkısının olmadığını ve olamayacağını göstermiştir. Günümüz Türkiye’sinde artık bu sendikacılık anlayışının hiçbir hükmü, etkinliği ve itibarı kalmamıştır. Ülkemiz son 20 yılda ayağına vurulan diğer prangalarla birlikte ideolojik sendikacılık zincirinden kurtulmuştur. Hatta hatırlayın, seçimler öncesinde ne deniyordu? Hiç kimse belediyelerimizden atılamaz deniyordu, öyle mi? Ve büyükşehir belediyeleri dahil kapının önüne konan işçilerimizi gördük mü? Gördük. Memurlarımızı gördük mü? Gördük. İşte şimdi onların hepsi tekrar yasal düzenlemeyle, evet, görevlerinin başına dönecekler.

Attığımız bütün bu adımlarda bizlerin farklı alanlarda hayata geçirdiği reformların yanı sıra, MEMUR-SEN gibi kuruluşlarımızın da hamdolsun çok önemli payı var. MEMUR-SEN, 28 Şubat başta olmak üzere tüm antidemokratik girişimlerde daimi milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 27 Nisan bildirisinden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık teşebbüsünden 15 Temmuz ihanetine kadar demokrasimize kasteden tüm saldırıların üstesinden MEMUR-SEN camiasıyla birlikte geldik. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi gibi tarihimizin en kritik yönetim reformunu gerçekleştirirken MEMUR-SEN’in güçlü desteğine şahit olduk.

Son 20 yılda vesayetçi sisteme, cuntalara, ihanet çetelerine ve terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadelede desteğini esirgemeyen MEMUR-SEN’e buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

MEMUR-SEN’in ilkeli sendikacılık anlayışının bir gereği olarak tüm dünyada hakkın, adaletin, merhametin, özgürlüklerin savunuculuğunu yapmasını da takdirle karşılaşıyoruz. MEMUR-SEN’e, Allah rahmet etsin, merhum Akif İnan’ın hayalini kurduğu şekilde Filistin’den Arakan’a, Pakistan’dan Somali’ye, Suriye’den Afganistan’a kadar nerede bir mazlum ve mağdur varsa elinden tuttuğu için şükranlarımı sunuyorum. Her mücadelesinde yanında olduğum, her mücadelemizde yanımızda bulduğumuz MEMUR-SEN’le inşallah gelecekte de omuz omuza, yürek yüreğe yol yürümeye devam edeceğiz.

Kardeşlerim,

Son 20 yılda bir taraftan istiklal ve istikbalimizi alan saldırıları göğüslerken, diğer taraftan da milletimizin her bir ferdine hizmet ettik. Hiç kimseyi ötekileştirmedik, dışlamadık, kimsenin inancına, hayat tarzına, kılık kıyafetine müdahale etmedik. Sadece bize oy verenlerin haklarını gözetmekle kalmadık, bize oy versin-vermesin tüm vatandaşlarımızın hakkına, hukukuna samimiyetle riayet ettik. Türkiye’nin büyüyen ekonomisinden, güçlenen demokrasisinden herkesin, 85 milyonun tamamının faydalanmasını sağladık. Elbette bu süreçte hemen her yıl kamu görevlilerimizin haklarını iyileştiren, sorunlarını çözen, talep ve beklentilerini karşılayan adımlar attık. Önce 2005, daha sonra da 2015 yılında imzalanan toplu sözleşmeyle kamu çalışanlarımıza 2 kez ilave bir derece verdik. 2007’den itibaren banka promosyonlarının kamu çalışanlarımıza ödenmesini sağlıyoruz, aynı imkândan son 5 yıldır emekli kamu görevlilerimiz de faydalanıyor.

2007 yılında kamuda geçici işçi olarak görev yapan 214 bin çalışanın sürekli işçi veya sözleşmeli personel statüsüne geçmesini temin ettik.

Konut Edindirme Yardımı, kısa adıyla KEY, hatırlayın, yıllarca vatandaşımızdan kesilen toplam 3,5 milyar liranın günümüz rakamlarıyla toplam 20,3 milyar liranın hak sahiplerine ödemesini biz gerçekleştirdik biz. Ey CHP, sizler halkımızdan bu paraları topladınız, ama biz bunları hemen tıkır tıkır tekrar sahiplerine ödedik.

Tasarrufu teşvik hesaplarında toplanan 17,1 milyar lira tutarındaki kaynağı, ki güncel değeriyle 260 milyar lira olarak onları da çalışanlarımıza yine biz ödedik biz. Ne dedik? Devlet vatandaşına borçlu olamaz, öyleyse bunu ödeyeceğiz dedik. Hani şu anda 6’lı masada olanlar var ya, işte bunlar o süreci gayet iyi bilirler. Ve onlara, ya devlet borcunu hemen ödemesi lazım, orada içlerinde bir tanesi var, hele hele ona, hemen devlet olarak bunu ödeyeceksin diyen benim, bu talimatı veren benim ve bunları şakır şakır ödedik.

Yargı denetimi dışında kalan uyarma ve kınama disiplin cezalarıyla Yüksek Askeri Şûra ilişik kesme kararlarına mahkeme yolunu açtık.

Ayrıca, YAŞ kararları ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ilişiği kesilen subay ve astsubayların haklarını iade ettik.

Kamu görevlilerimiz için toplu sözleşme hakkını 2010 yılında anayasal güvenceye biz kavuşturduk.

Memurlarımızın hafta sonu tatillerinde izinsiz şehir dışına çıkma yasağına son verdik.

Aynı unvanda bulunan bütün kamu görevlilerinin ücretlerini eşitleyerek kurumlar arası ücret dengesini tesis ettik.

Engelli vatandaşlarımızın kamuda istihdamını özellikle bir merkez haline getirdik.

2011 ve 2013’te yaptığımız düzenlemeler ile 300 bine aşkın sözleşmeli personeli kadroya geçirdik.

Şehit yakınlarımıza tanınan istihdam hakkını 1’den 2’ye çıkardık. Terörden etkilenen sivil vatandaşlarımıza da bir istihdam hakkı getirdik.

Kamuda -Ali Bey söyledi ben de söyleyeyim- başörtüsü yasağını ortadan kaldırarak başörtülü kadınlarımızın tüm kamu kurumlarında özgürce görev yapabilmelerini temin ettik. 28 Şubat sürecinde başörtüsü sebebiyle görevine son verilen memurlara yeniden kurumlarına atanma imkânı getirdik. 2018 yılında yaptığımız düzenlemeyle kamuda görev yapan yaklaşık 725 bin taşeron personelimizin kadro meselesini biz çözüme kavuşturduk.

Tüm kamu görevlilerimizin ek göstergelerinde 600 puan artış yaparak kapsamlı bir düzenlemeye gittik. Özellikle ek göstergesi 3600’e çıkarılan öğretmen, sağlık çalışanları, polis memurları, din görevlileri, müdür ve müdür yardımcıları ile avukatların emekli aylıklarında yaklaşık 2 bin lira, emekli ikramiyelerinde yaklaşık 70 bin lira artış gerçekleştirdik.

Öğretmenlik Meslek Kanunu’yla eğitim camiamızın yıllardır hayalini kurduğu bir reformu hayata geçirdik.

2022 yılında asgari ücretin Gelir Vergisi ve Damga Vergisi’nden istisna tutulmasına yönelik adım attık. Böylelikle kamu görevlilerimiz dahil tüm çalışanlarımızın üzerindeki vergi yükünün ciddi oranda azaltılmasını sağladık.

Bugüne kadar küresel ekonomik şartlar nasıl olursa olsun kamu görevlilerimizi enflasyon karşısında asla ezdirmedik. İmkânlarımızı zorlama pahasına ülkemiz ve milletimiz için çalışan tüm kamu personelimize sahip çıktık.

Göreve geldiğimiz 2002 yılında en düşük devlet memuru aylığı sadece neydi biliyor musunuz? 392 lirayken biz bunu 2022 yılı Temmuz’unda 9 bin 105 liraya yükselttik, nereden nereye. Böylece en düşük memur maaşında yüzde 2223 oranında nominal artış, yüzde 109 oranında da reel artış gerçekleştirdik.

2002 yılında 578 lira olan ortalama devlet memuru aylığını ise 2022 yılı Temmuz ayı itibariyle 10 bin 932 liraya çıkardık. Bunda da nominal artış yüzde 1792, reel artış yüzde 66 oldu. Aynı durum asgari ücretten emekli maaşlarına kadar her alanda geçerlidir. Türkiye’nin son 20 yılı ücretli çalışanların enflasyon karşısında en güçlü olduğu, asla ezilmediği yıllar olarak şimdiden tarihe geçmiştir. İnşallah bundan sonra da kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz.

Değerli Kardeşlerim,

Kısaca hatırlattığımız tüm bu reformları muhalefetin engelleme çabalarına rağmen hamdolsun son 20 yıla sığdırmayı başardık.  Bugün de birileri polisinden savcısına, öğretmeninden hâkimine, kaymakamından valisine kadar bütün kamu görevlilerimizi tehdit ederken, biz sizler için çalışmaya devam ediyoruz.

Kardeşlerim,

Muhalefetin çapsızlığı karşısında rehavete ve umutsuzluğa kapılmadan, ülkemizin ve milletimizin aydınlık yarınları uğrunda gece-gündüz demeden koşturuyor, ter döküyoruz. 20 yıldır ilmek-ilmek dokuyarak altyapısını hazırladığımız güçlü ve büyük Türkiye’yi 85 milyon olarak hep beraber inşa etmekte kararlıyız.

Türkiye yüzyılı vizyonumuz sadece ulaşılması gereken bir ideali değil, aynı zamanda başlangıcını 2023 senesinin oluşturduğu uzun ve kutlu bir yolculuğu da ifade ediyor. Birileri görmek ve kabullenmek istemese de Türkiye yüzyılının şafağı sökmüş, güneşi doğmaya başlamıştır. İçinde bulunduğumuz asrın ülkemizin ve milletimizin yüzyılı olmasını Allah’ın izniyle kimse engelleyemeyecektir. Ne yularını emperyalistlerin tuttuğu terör örgütlerinin tehditleri, ne siyaset mühendisliği ürünü kırık dökük masaların ayak oyunları Türkiye yüzyılı menziline varmamıza mani olamayacaktır. Bunun için önümüzdeki 4-5 aylık kritik süreci çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor.

Türkiye’yi eski kötü ve karanlık günlerine geri döndürmek isteyenlerin boş durmadığını ve durmayacağını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Aynı şekilde hepimiz yapmanın ve inşa etmenin son derece zor, yıkmanın da çok kolay olduğunun farkındayız. Yıkım ittifakının ve destekçilerinin hangi niyetleri taşıdıklarını, hangi saikle hareket ettiklerini, kime yaranmaya çalıştıklarını hep birlikte görüyoruz, izliyoruz. Kendi siyasi ömürlerini uzatma dışında hiçbir gayesi olmayan bu paravan yapıdan ülkeye de, millete de, kamu görevlilerimize de hayır gelmeyeceği açıktır. 2023 seçimleri, inşallah Türk siyaset sahnesinin 6’lı masa denilen 6 benzemezin artık kabak tadı veren kavgalarından, entrikalarından, Bizans oyunlarından tamamen kurtuluşumuzun da miladı olacaktır.

MEMUR-SEN’in bugüne kadar olduğu gibi inşallah 2023 seçimlerinde de haktan, demokrasiden, kalkınmadan ve özgürlüklerden yana çok güçlü bir duruş sergileyeceğine inanıyorum. Bu noktada her ne olursa, hangi sebeple olursa olsun birlik ve beraberliğimizden kesinlikle taviz vermememiz gerektiğinin altını özellikle çizmek istiyorum. Rabbim muhabbetimizi, dayanışmamızı daim kılsın diyorum.

Bu düşüncelerle Sözleşmeliye Kadro Şöleni Programı’nın hayırlara vesile olmasını diliyor, ülkemize ve milletimize hizmet eden tüm kamu görevlisi kardeşlerimize buradan tekrar teşekkür ediyor, merhum Akif İnan başta olmak üzere kuruluşundan bugüne sendikamız çatısı altında emek vermiş olup da ahirete irtihal eden kardeşlerime Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Ali Yalçın kardeşimin şahsında MEMUR-SEN yönetimine ve tüm üyelerine Rabbimden başarılar diliyorum.

Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.