Büyük İstanbul Dönüşümü Esenler İlk Etap Teslim Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

19.08.2022

Değerli Kardeşlerim,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Doğduğumuz günden beri havasını soluduğumuz, suyunu içtiğimiz, her anını tüm bedenimiz ve ruhumuzla yaşadığımız İstanbul’u her köşesiyle ayrı seviyoruz. Geçtiğimiz hafta yine bir Cuma günü İstanbul’un güzelliğine güzellik katan eserlerden restorasyonu tamamlanan Üsküdar Ayazma Camiimiz ile gerçekten iftihar verici bir eser olan Medeniyet Üniversitemizin kütüphanesini hizmete açtık. Temmuz ayında İbn Haldun Üniversitemizin mezuniyet törenine katıldık.

Dünyanın dört gözle beklediği Ukrayna tahılının İstanbul Boğazı üzerinden taşınması törenine şahitlik ettik. Yine geçtiğimiz ay Eyüpsultan Belediyemizin toplu açılış törenini yaptık. İstanbul’da yenilenen arkeoloji müzelerimizi hizmete açtık. Ülkemizin yakın tarihindeki en büyük ihanet olan 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü vesilesiyle şehit ve gazilerimizi Saraçhane’de andık. İstanbul’un Fethi’nin 569. Yıl dönümünün coşkusunu da Millet Bahçesi olarak düzenlemeye başladığımız Atatürk Havalimanı alanında hep beraber yaşamıştık.

Görüldüğü gibi eğitimden kültür-sanata, uluslararası etkinliklerden milli bayramlarımıza kadar ülkemize ve şehrimize değer katan her anında İstanbul’la birlikte olduk, birlikte oluyoruz. Az önce sordum, dedim ki; şu anda resmi rakam nedir? Dediler ki 60 bin-70 bin. Esenler’de şu anda 60 bin-70 bin kişinin katılımıyla bu muhteşem töreni yapıyoruz. Bu önemli tören vesilesiyle İstanbul’umuzun güzide ilçelerinden Esenler’de sizlerle beraberiz. Biliyorsunuz iki gün önce 18 bin insanımızı toprağa verdiğimiz 17 Ağustos 1999 depreminin 23. yıldönümüydü. Depremin üzerinden 23 yıl geçti, ama acısı yüreklerimizde hâlâ ilk günkü gibi tazedir. Rabbimden bizleri her türlü afetten ve felaketten muhafaza eylemesini diliyorum.

Kardeşlerim,

O felaketin olduğu dönemde bu ülkenin iktidarında kim vardı? Şu anda tabii rahmetli olmuş Ecevit vardı değil mi? Peki, o deprem afetinde acaba iktidar ne yaptı? Tamamen bittiler, tükendiler. Fakat biz iktidara geldik, bütün bu yıkılan yerleri ayağa kaldırdık. Bingöl depremini hatırlayın, Van depremini hatırlayın, Simav’ı hatırlayın, Kütahya’yı hatırlayın, bütün bu depremlerde, Gölcük depremini hatırlayın, Sakarya’yı hatırlayın, Kocaeli’nin genelini hatırlayın, hepsinde anında Malatya’da, Elazığ’da, bütün bu şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırdık. Çünkü biz söz verdik mi yaparız ve yaptık.

Afetleri engellemek beşeri olarak bizim elimizde değil, ama afetlerin yıkıcı etkilerine karşı tedbir almak bizim elimizdedir, bizim sorumluluğumuzdadır. Bunun için hükümete gelir gelmez Türkiye’nin 81 ilini kapsayacak şekilde büyük bir kentsel dönüşüm çalışması başlattık. Amacımız; ülkemizin hiçbir yerinde afetlere karşı dayanıksız, sağlıksız, metruk, çirkin yapı bırakmamaktı. Kentsel dönüşüm projeleriyle şehirlerimizi adeta yeni baştan inşa ederken hiçbir vatandaşımızı da mağdur etmedik. Yapı denetim sistemini teknolojik imkânları da kullanarak, geliştirerek, yapı inşasında eski, kötü alışkanlıkların önünü tamamen kestik. Hamdolsun bugüne kadar 3 milyon konutun dönüşümünü tamamladık. Bu evlerde oturan 12 milyon vatandaşımız artık güvenli binalarıyla, sosyal donatılarıyla, yeşil alanlarıyla huzur içinde hayatlarını sürdürebilecekleri yuvalarına kavuştular.

Özellikle sosyal konut inşası alanında dünyaya örnek olacak bir modeli uygulamaya geçirdik. TOKİ kanalıyla inşa ettiğimiz 1 milyon 170 bin konut sayesinde 5 milyon vatandaşımızın güvenli evlerde huzurla oturmasını sağladık. Netice itibariyle tüm bu çalışmalarla ülkemizdeki yapıların yüzde 60’ını, yani 50 milyon vatandaşımızı afetlere karşı koruma altına aldık.

Kardeşlerim,

İnşallah hedefimiz, yeni başlatacağımız hamlelerle önümüzdeki 5 yıl içinde 85 milyonun tamamını bu güvenli şemsiye altına almaktır. Depremin, sel baskınlarının, heyelanların bu ülkenin gerçeği olduğunu asla unutmadan, insan aklının ve teknolojinin elverdiği her tedbiri alarak Rabbimize teslim olacağız.

Şimdi Ana Muhalefet, ya Antalya’da yangın oldu, Muğla’da yangın oldu, büyükşehir belediyesi onlarda, ne yaptınız? Oralarda herhangi bir şey yaptılar mı? Yine biz yaptık, biz. İzmir depremini hatırlayın. İzmir Büyükşehir Belediyesi kimde? CHP’de. Ne yaptılar? Hiçbir şey. Orada bütün o deprem konutlarını ayağa kaldıran kim oldu? Yine biz olduk. Niye? Yani Büyükşehir Belediyesi CHP’de diye biz bakıp seyredemezdik. Muğla’da Büyükşehir Belediyesi CHP’de diye biz seyredemezdik. Antalya Büyükşehir Belediyesi CHP’de diye biz seyredemezdik. Öyleyse elleri-kolları sıvadık ve devlet olarak buralara yardım elimizi uzattık.

Kardeşlerim,

Bu işler lafla olmaz, yalanla olmaz, çarpıtmayla olmaz. Eğer böyle yaparsanız bir felaket gelir hepsini de siler süpürür. Bunun için biz milletimize ne söz verdiysek onu harfiyen yerine getiriyoruz, yapılamayacak hiçbir sözün yükünün altına da girmiyoruz.

Kardeşlerim; her zaman ne dedim? Ne aldanan olacağız, ne aldatan; ilkemiz bu. Elbette her konuda bu ilkeyi hayata geçerli kılacağız. Ama depreme ve diğer afetlere hazırlık konusunda bu ilkeye kesinlikle tavizsiz bir şekilde bağlıyız. Sizlerden bu tür hassas meselelerde bizim projelerimiz gibi aklın ve bilimin ışığında yapılan işler dışında esip gürleyenlere itibar etmemenizi istiyorum. Bay Kemal’in akşam söylediği başka, sabah söylediği başka, inanmak mümkün mü?

Kardeşlerim,

Geçmişte yaşadığımız acıları ve önümüzdeki potansiyel tehditlerin büyüklüğünü göz önüne alarak İstanbul’u kentsel dönüşüm projelerimizin merkezi olarak ilan ettik. Bugüne kadar İstanbul’da 300 bin konutu dönüştürerek gerçekten zor bir işi gerçekleştirdik, tarihi bir başarıya imza attık. Halihazırda sahada 140 bin konut ve iş yerinin dönüşümü devam ediyor. Fikirtepe gibi eskiden beri süregelen sorunlar sebebiyle adeta kangrene dönüşmüş bir yerde bile 15 bin konutun dönüşümünü sağlıyoruz. Güngören, Tozkoparan, Zeytinburnu, Gaziosmanpaşa gibi yerlerde çalışmalar hızla sürüyor. Çamlıca Camiimizin eteklerindeki Kirazlıtepe’de 5 bin konutluk bir dönüşüm gerçekleşiyor. Kartal’da, Şerifali’de, Beyoğlu’nda, Kağıthane’de, Okmeydanı’nda, Eyüpsultan’da, Beykoz’da, Silivri’de, Çatalca’da, Fatih’te, Pendik’te, velhasıl İstanbul’un 9 ilçesinin tamamında dönüşüm projelerini tamamlamak için on binlerce işçimiz, mühendisimiz arı gibi çalışıyor.

Kardeşlerim,

Fatih’in emaneti İstanbul’u binlerce yıldır olduğu gibi yine dünyanın en gözde şehri haline getirene kadar durmayacağız. Hep daha çok çalışarak hedeflerimize ulaşacağız. Buna var mıyız?  23 Haziran’ı bir defa, 14 Haziran’ı şimdiden unutmayalım, 2023’ü hiç unutmayalım. Ana Kademe, kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Kadın Kolları kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Gençler, kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?

İşte bu büyük dönüşüm projelerinden en çok nasiplenen ilçelerimizin başında neresi geliyor? Esenler geliyor. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile Esenler Belediyemizin iş birliği ile yürütülen çalışmalar sayesinde 60 bin konutluk dev bir dönüşüm projesini burada yükseltiyoruz. Temelini Ekim-2020’de attığımız bu proje, yeşille bütünleşmiş, geleneksel mahalle anlayışına uygun şekilde, 4 katı geçmeyen, yatay mimariye sahip ve elbette depreme dayanıklı konutlardan oluşuyor. Esenler, şimdi daha bir başka güzel oluyor. Unutmayın, daha bir başka güzel. Proje alanının yüzde 68’i yeşil ve sosyal donatı alanı olarak ayrılmıştır. Öyle ki bu projeyle Esenler’de kişi başına düşen yeşil alan miktarı 15 metrekare artıyor. Esenler’de inşa edilen 2+1 ve 3+1 evler 80 ile 125 metrekare arasındaki büyüklükleri, her daireye ait kapalı otoparkı ve diğer özellikleri ile çevre ilçelerin de çehresini değiştirecek, daha büyük bir dönüşümün tetikleyicisi olmuştur. Bu projenin içinde yok yok desek yeridir.

Projede çocuklarımızın en yüksek standartlarda eğitim almalarını sağlayacak 1924 derslikli 63 okul var. Projede toplamda 35 bin cemaat kapasiteli 22 cami var. Projede yatak kapasitesi 500’ü bulan sağlık tesisleri var. Projede herkese hitap eden 166 bin metrekarelik sosyal ve kültürel tesisler var. Projede insan merkezli bir anlayışın ürünü olan 40 kilometre uzunluğundaki bisiklet ve yaya yolları var. Projede akıllı şehir altyapısı sayesinde insanlara yük getiren değil, yük alan 400 metrelik bir mesafede sosyal ihtiyaçlara erişim sağlayan huzurlu ve güvenli şehir özellikleri var. Projede geleceği kucaklayacak 35 bin kişinin istihdam edileceği 128 bin metrekare, bunu aşkın büyüklükte teknoloji geliştirme bölgesi var. Projede ikinci etabı da tamamlandığında 2,5 milyon metrekareyi bulacak İstanbul’un en büyük millet bahçelerinden biri var.

Görüldüğü gibi Esenler Kentsel Dönüşüm Projesi, hakikaten İstanbul’a ve sizlere yakışır bir eserdir. Esenler’deki 60 bin konutluk bu projeyle inşa edilecek yerleşimin ülkemizin pek çok ilinin merkezinden çok daha büyük bir şehircilik atılımını ifade ettiğini hatırlatmak isterim. Tamamen şeffaf bir süreçle gönüllülük esasına göre başlatılan çalışmaların yüzde 99 uzlaşmayla sonuçlanarak yürümüş olmasını da ayrıca memnuniyetle karşıladım. Burada inşa edilecek konutların yaklaşık yarısı Esenler’deki riskli yapıların dönüşümünde, diğer yarısı da çevre ilçelerdeki dönüşüm projelerinde kullanılacak. Riskli olarak belirlenip boşaltılan yerlerdeki sosyal altyapıyı koruyarak, kalan kısımları şehre nefes aldıracak alanlar haline getireceğiz.

Bugün projenin ilk etabını oluşturan yaklaşık 2 bin 100 konutumuzun anahtarlarını hak sahiplerine veriyoruz. Yılsonuna kadar bu sayıyı inşallah 4 bin 941’e çıkartıyoruz. Anahtarlarını teslim alacak vatandaşlarımıza evlerinin hayırlı olmasını diliyorum.

Kardeşlerim,

Önümüzdeki yıl bir asrı devirecek Cumhuriyet tarihimizde millet için çalışanlarla milleti hakir görenler arasındaki farkı en iyi mukayese edebileceğimiz hususlardan biri de depreme hazırlık çalışmalarıdır. Ülkemiz doğusundan batısına deprem kuşağında yer alan yerleşim yerleriyle bezeli olduğu halde uzunca bir süre bu gerçeğe sırt dönülmüş, kayda değer hiçbir adım atılmamıştır.

Kardeşlerim,

Allah aşkına söyleyin; şu İstanbul’da Büyükşehir Belediyesi kimde? Kimde? CHP’de, öyle mi? Peki, CHP acaba şu görevi aldı alalı neredeyse 3 yıl oldu, acaba depreme yönelik, konut inşasına yönelik herhangi bir şey gördünüz mü, duydunuz mu? Bu İstanbul’da ben de Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptım ve şu KİPTAŞ Konutlarını yapan bu kardeşiniz oldu. Aşkınan koşan yorulmaz; bu iş aşk işi, aşk, dertli olacaksın dertli. Böyle yok Bodrum’muş, yok bilmem şurasıymış-burasıymış. Ya sel afeti oluyor, nerede beyefendi? Nerede? Yangın var nerede? Yine aynı yerde, değişen bir şey yok. Öyleyse, şimdi ben diyorum ki; İstanbullu gereken dersi Allah’ın izniyle 2023’te Haziran’da verecek mi? Vermeye hazır mıyız? Ben size inanıyorum, size güveniyorum ve aşkla yürüyeceğiz, gereğini yapacağız, ama durmak yok… O kadar.

Ve deprem öncesi vatandaşın canı-malı hiçe sayıldığı gibi, depremin ardından yürütülen kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları dahi gereken hız ve etkinlikte gerçekleştirilmemiştir. Marmara depreminin ardından yaşananlar hâlâ tüm çıplaklığıyla gözlerimizin önündedir. Evet, bireysel olarak herkes gayret göstermiştir, ama bu samimi çabayı destekleyecek bir sistem ve mekanizma maalesef yoktur.

Diğer alanlarda nasıl ülkemize 20 yılda asırlık eser ve hizmetler kazandırdıysak, depreme hazırlık hususunda da benzer bir zihniyet ve uygulama değişikliğini gerçekleştirdik. Bakanlıklarımızı ve kurumlarımızı bu doğrultuda yapılandırdık. Projeden malzeme kalitesine, altyapıdan acil durum müdahale planlarına kadar her şeyi yeni baştan kurduk, test ettik, işler hale getirdik. Van’dan İzmir’e kadar son dönemde yaşanan depremlerde, sel baskınlarında, yangınlarda ve afetlerde bu kurumsal kapasiteyi kullanarak kısa sürede istediğimiz neticelere ulaştık.

Kardeşlerim,

Eğitimde yaptıklarımız ortada. 76 üniversitemiz vardı, şimdi 208 üniversitemiz var. Üniversitemizin olmadığı il kaldı mı? Yok. Hatırlayın, biz ilkokula gittiğimizde bizim sınıflarımız 75-100 kişilikti, ama şimdi 30’un altı, böyle ilkokullarımız var, bu hale geldik. Ve 81 vilayetimizin tamamında bu üniversiteler ve şimdi profesörler, doçentler nereye gidiyor? Öğrencilerimizin olduğu yere gidiyor. Ey Bay Kemal, bunlar öyle lafla, boş lafla olmuyor.

Gelelim sağlığa, sağlıkta şehir hastanelerimizi kurduk mu? Kuruyor muyuz? İşte İstanbul’da dev Çam ve Sakura Şehir Hastanemiz var. Öbür tarafta Atatürk Havalimanı’nda biliyorsunuz Murat Dilmener var. Öbür tarafta, karşı tarafta özellikle de yine oradaki kardeşlerimizin 1006 odalı yine Doktor Pakize Hanım adıyla orada da yine bir hastanemiz var.

Değerli Kardeşlerim,

Bütün bunlarla beraber Ankara’da aynı şekilde şehir hastanelerimizle bu yola devam ediyoruz. Eğitimdeki duruşumuz kararlı bir şekilde devam ediyor. Ulaşımda değerli kardeşlerim, geldiğimizde 6 bin 100 kilometreydi, şimdi 28 bin kilometreyi aşkın yollarımız var. Bütün bunlarla beraber tabi ki otobanlar, otoyollar, tüneller ve bütün bunların yanında Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü düşünün, Osman Gazi Köprüsü’nü düşünün. Yine Boğazın altından Marmaray’ımızı biliyorsunuz öyle mi? Avrasya Tünelini biliyorsunuz, nasıl memnun musunuz? Acaba Bay Kemal oralardan geçti mi? Geçemez değil mi? Ya ben istiyorum ki o da geçsin ya, o da nasiplensin, bazı şeyleri de öğrensin, bu bakımdan önemli. Fakat olur ki oraları da yıkma kararı da alabilirler ha, çünkü onlar yapmaya değil yıkmaya geleceklerini söylüyorlar. Osman Gazi Köprüsü aynı şekilde.

Değerli Kardeşlerim; Nissibi Köprüsü Şanlıurfa-Adıyaman arasında. Bunları yaptık ve bütün bunlarla beraber durmadık devam ediyoruz, daha devam edeceğiz, bu ülkeye yapacak çok şeyimiz var. Hele hele Çanakkale Boğazı’nın üzerinde yaklaşık 2,5 milyar avroya mal olmuş 18 Mart Çanakkale Köprüsü, o bir başka abide, bir başka güzel.

Değerli kardeşlerim; bütün bunları, onların hayalleri bile ulaşamaz bizim icraatlarımıza. Ve bu süreç böyle devam ediyor, devam edecek. Kentsel dönüşüm çalışmalarımızın büyüklüğü yapılan işin çapını ortaya koymaya yeterlidir. Söylemesi kolay, 3 milyon konutun dönüşümünden 1 milyon 200 bine yakın toplu konut inşa etmekten, diğer başlıklarla birlikte yapıların yüzde 60’ını afetlere karşı koruma altına almaktan bahsediyoruz. Bu Türkiye için başlı başına bir devrimdir. Şimdi bu adımlarımızı biraz daha ileri taşıyoruz. İnşallah önümüzdeki ayın ortasına doğru hem konut ve kira fiyatlarındaki dengesiz yükselişin önüne geçecek, hem depreme hazırlık çalışmalarına katkı sağlayacak yeni bir hamleyi milletimizle paylaşacağız. Şimdilik müjdeyi vereceğimiz bir güne bırakıyorum.

Kardeşlerim,

 Tarım Kredi Kooperatifindeki alımlarınızı yapıyor musunuz? Fiyatlardan memnun musunuz? İnşallah Tarım Kredi Kooperatifi’nde artık koyun-kuzu, bunların fiyatı biliyorsunuz ciddi manada düşürüldü, şimdi büyükbaş hayvanlara da inşallah geçiyoruz. Diğer ürünlerde de yüzde 25, yüzde 30, yüzde 35 gibi inşallah indirimler yapmak suretiyle size uygun, ucuz fiyatla ürünlerimizi ulaştıracağız. Derdimiz ne? Derdimiz, vatandaşımıza karşı ucuz fiyatla ürün vermek.

Evet, Abdülhamid Han Sondaj Gemimiz şu anda sondaj yapıyor. Unutmayın; Abdülhamid Han yalnız değil Abdülhamid Han’a saldıranlar yalnız, onlar yalnız. Onların cesedi var, cesedi. Ama Abdülhamid Han bir tarih, bir abide ve o abide oluşuyla yaşıyor. Allah razı olsun.

Rabbim yar yardımcımız olsun.

Bu duygularla Esenler’deki 60 bin konutluk dönüşüm projemizin ilk etabında anahtarlarını tespit ettiğimiz konutların sahiplerine bir kez daha yeni yuvalarının hayırlı olmasını diliyorum. Rabbim vatandaşlarımıza ağız tadıyla, gönül huzuruyla, sağlıkla, esenlikle bu evlerde oturmayı nasip etsin.

Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.