23 Nisan TRT Çocuk Şenliği’nde Yaptıkları Konuşma

23.04.2022

Sevgili Çocuklar,

Kıymetli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Evlatlarımızın her birinin gözlerinden öpüyorum. Buradaki evlatlarımızın nezdinde tüm milletimizin, tüm çocukların 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı tebrik ediyorum. Uluslararası seviyede düzenlenmeye başlandığı 1979 yılından beri dünyanın 120 farklı ülkesinden 30 binin üzerinde çocuğu ağırladığımız bu şenliğimize hepiniz hoş geldiniz.

Salgın sebebiyle zorunlu ara verdiğimiz misafir çocuklarımızı ağırlama programlarına önümüzdeki yıldan itibaren tekrar başlayacağız. Tabii özellikle de yakın çevremizdeki gelişmeleri göz önüne getirince, oralarda yaşayan çocuklar adına derin bir üzüntü yaşıyoruz. Güneyimizde onbinlerce çocuğun hayatını yitirdiği, yüzbinlerce çocuğun yetim, öksüz kaldığı, onbinlerce çocuğun Avrupa başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında kaybolduğu bir trajedi hâlâ sürüyor.

Kuzeyimizde ikinci ayını bitiren savaşın da acı neticeler doğurarak devam etmesini endişeyle takip ediyoruz. Böyle dönemlerde çocukların yüreklerindeki saf sevgiye, onların hayatımızı güzelleştiren gülüşüne, neşesine, dokunuşuna her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğuna inanıyorum. Bizim savaşları bitirmek, krizleri sonra erdirmek, güvenlik ve huzur iklimini genişletmek için gösterdiğimiz gayretlerin en önemli motivasyon kaynağı çocuklardır.

Çocukların kulakları bomba sesleriyle değil, işte burada olduğu gibi akranlarının neşeli sesleriyle çınlamalıdır. Çocukların yürekleri tedirginlikler değil, sevgiyle, coşkuyla, umutla çarpmalıdır. Çocuklar korkunun pençesinde değil, huzurun kucağında uyumalıdır. Ankara’da toplanan Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihi bundan dolayı Milli Mücadelemizin en kritik dönüm noktası olan 23 Nisan’ın çocuklarımıza armağan edilmesinin ardında işte bu inanç, bu hayal vardı. Aynı şekilde ülkemize sığınan herkesi, ama özellikle de çocukları adeta üzerlerine titreyerek koruyup kollamamızın sebebi de bu yaklaşımdır.

Hani merhum bir sanatçımız yakarsa dünyayı garipler yakar, diyor ya, aslında bu sözün tersinden doğrusunu güzelleştirirse dünyayı çocuklar güzelleştirir diye ifade etmek lazım.

Bir şairimiz de şöyle diyor:

“Dünyayı verelim çocuklara,

Hiç değilse bir günlüğüne.

Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar,

Oynasınlar türküler söyleyerek, yıldızların arasında.

Dünyayı çocuklara verelim,

Kocaman bir elma gibi

Verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi,

Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar.

Dünyayı çocuklara verelim,

Bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı,

Çocuklar dünyayı alacak elimizden,

Ölümsüz ağaçlar dikecekler.”

Evet, dünyayı çocuklara verdiğimiz gün her şeyin daha vicdanlı, daha şefkatli, daha sevecen olduğunu göreceğiz.

Bugünün çocukları sizler; yarın hayatın farklı alanlarında söz, etki, yetki sahibi olduğunuzda sakın ola zamana yenik düşmeyin, sakın ola kirlenmeyin.

Ailenize, arkadaşlarınıza, okulunuza sıkı sıkıya sahip çıkın. Teknolojinin imkânlarını kullanın, ama asla onun eseri olmayın. Okulda sizde öğretilenleri mutlaka alın, ama onunla sınırlı kalmayın. En iyi öğretici hayattır, hayatla bağlarınızı asla koparmayın. Salgın döneminde aylarca evden çıkamadığınızı biliyorum, artık bu sıkıntı günler inşallah geride kaldığına göre her fırsatta parklarda, bahçelerde, imkân olan her yerde temiz havayla, -bugün olduğu gibi- tabiatla, arkadaşlarınızla buluşun.

Derslerinizin dışında spordan müziğe, resimden edebiyata ne olursa olsun kendinizi mutlu hissedeceğiniz bir alanda mutlaka çalışın. Biz geçtiğimiz 20 yılda sadece eğitim sistemimizin altyapısını güçlendirmekle kalmadık, sizlerin işte bu tür çabalarınızı kolaylaştıracak adımları da attık. Şimdi hatırlıyorum, bu parkı açtığımız gün, bu Millet Bahçesini açtığımız gün gerçekten çok mutluydum ve şu anı işte o açılışta düşledim. Yeter ki siz isteyin, bizim için en keyifli, en verimli işler sizin için yaptığımız hizmetlerdir. Gençlerimize nasıl 2053 vizyonunu miras bırakmak için çalışıyorsak, sizler için de 2071 vizyonunu tasarlıyoruz. İnşallah sizler de kendinizden sonraki nesillere çıtayı sürekli yükselterek, mirası daha da zenginleştirerek bu emaneti aktaracaksınız.

Bu duygularla bir kez daha 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı tebrik ediyorum.

Milli Mücadelemizin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi ve bu bayramı sizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere istiklalimizi ve istikbalimizi borçlu olduğumuz tüm kahramanlarımızı şükranla yad ediyorum.

Irak’ın kuzeyinde Pençe Harekâtında şehit olan tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Suriye’nin kuzeyinde şehit olan kardeşlerime Allah’tan rahmet diliyorum.

Hepinizi gözlerinizden öpüyorum, kalın sağlıcakla.