Polis, Jandarma ve Sahil Güvenlik Personeli ile İftar Programı’nda Yaptıkları Konuşma

08.04.2022

Polis, Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatlarımızın Kıymetli Mensupları,

Değerli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Bugün sekizinci iftarını açtığımız, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum. Rabbimden bizleri Ramazan ayı gibi Kadir gecesi ve bayrama da sağlıkla, afiyetle, esenlikle kavuşturmasını niyaz ediyorum.

Dünyada pek çok insan topluluğu olmakla birlikte, bunlardan ancak bir kısmı millettir. Biz dünyanın en kadim, en köklü, en güçlü, en geniş coğrafyada hüküm sürmüş, en yüksek medeniyetlerini kurmuş milletlerinin başında geliyoruz. Millet olabilmek için ortak bir dile, ortak bir inanca, ortak bir tarih şuuruna, sağlam bir ekonomiye ve bunların hepsinin üzerinde inşa edileceği bir vatana ihtiyaç vardır. Coğrafyayı vatan haline getiren üzerinde işte bu unsurlar etrafında kenetlenmiş bir insan topluluğunun yaşıyor olmasıdır.

Bireyden başlayıp topyekun millete kadar uzanan bu insan topluluğunu birarada tutmanın ilk şartı ise, can ve mal güvenliklerini, huzurlarını, geleceğe umutla bakabilmelerini sağlamaktır. Hırsızlık gibi en basit suçlardan terör gibi en ağırlarına kadar toplumun can ve mal güvenliğine yönelik her türlü tehditle özellikle mücadele etmek devletin asli görevi ve alamet-i farikalarından biridir. Ancak bu şekilde sınırlarımızı da, bayrağımızı da, anayasamızı ve yasalarımızı da, kurumlarımızı da anlamlı hale getirebiliriz.

Polislerimiz yerleşim merkezlerinde, jandarmamız kırsalda, sahil güvenliğimiz kıyılarımızda ifade ettikleri görevlerle vatandaşımızın huzurunu ve dolayısıyla devletimizin anlamını korumaktadır. Ve özellikle de, unutmayınız, bireyde her işin başı sağlık iken, toplumda her işin başı güvenliktir, huzurdur. Şayet her bir insanımız can ve mal güvenliğinde emin şekilde hayatını sürdüremiyorsa, diğer hiçbir şeyin önemi yoktur. Sizler işte bu huzurun teminatı olana güvenlik güçlerimizin temsilcileriniz.  Bu vesileyle, Türk Polis Teşkilatının 177. Kuruluş Yıldönümü ’nü tebrik ediyorum.

Kuruluşundan bugüne teşkilatımızda görev yapan ve gerektiğinde canlarını vermekten çekinmeyen tüm polislerimizi şükranla, tazimle, rahmetle yâd ediyorum. Halen vazifeleri başında olan polislerimize başarılar diliyor, Rabbim hepsini de muhafaza eylesin diyorum. Haziran ayında da Jandarma Teşkilatımızın 183. Kuruluş Yıldönümü’ne ulaşacağız. Şimdiden Jandarma Teşkilatımızın Kuruluş Yıldönümünü de tebrik ediyorum. Asayişten terörle mücadele kadar geniş bir alanda kahramanca mücadele eden cesur jandarmalarımıza başarılar diliyorum.

Aynı şekilde bu yıl 40. Kuruluş Yıldönümü olan kıyılarımızı emanet ettiğimiz, son yıllarda denizlerimizde görülen yoğun mülteci akınını başarıyla yöneten Sahil Güvenlik Komutanlığımızın tüm personelini de tebrik ediyorum.

Değerli Kardeşlerim,

Türkiye, uzun süren terörle mücadele döneminde askeriyle, polisiyle, jandarmasıyla, güvenlik korucusuyla, diğer kamu görevlileriyle, vatandaşıyla onbinlerce şehit vermiş bir ülkedir. Buna rağmen terörle mücadeleyi daima hukuk devleti sınırları içinde yürüttük, hele hele insanlıkla bağdaşmayan yöntemlere asla tevessül etmedik. Hamdolsun, sınırlarımız içinde bitirme noktasına getirdiğimiz terörle mücadele sürecimizi anlımızın akıyla bugünlere ulaştırdık. Artık terör örgütlerinin bize saldırmasını beklemiyor, onları sınırlarımız ötesinde gizlendikleri inlerinde bulup tepelerine biniyor, başlarını eziyoruz

Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve İstihbarat Teşkilatımız başta olmak üzere bu mücadelede görev alan tüm birimlerimizin tek yumruk olarak birlikte çalışmasıyla terörle mücadelede ülkemizi yeni bir döneme açmış bulunuyoruz. Ülkemizin güvenlik konusundaki başarısı sadece terörle mücadeleden, sınır ötesi harekâtlardan ibaret değildir. Son dönemde asayişten, uyuşturucuyla mücadeleye, organize suçların önlenmesinden trafik hizmetlerine, kıyılarımızın güvenliğinden uluslararası misyon faaliyetlerimize kadar geniş bir alanda tarihimizin en önemli başarılarını elde ettik.

Emniyet Teşkilatımızın, Jandarmamızın, Sahil Güvenliğimizin takdire şayan bir iş birliği ve koordinasyon içinde yürüttüğü çalışmaların meyvelerini en güzel şekilde topladık. Bu sayede Türkiye bölgesindeki krizlere, sığınmacı akınına, iş ve dış nice provokasyon girişimine rağmen dünyanın en huzurlu, en güvenli ülkelerinden biri olarak öne çıkmıştır. Mesela gelişmiş ülkelerin bile ciddi sosyal kırılmalar yaşadığı salgın döneminde biz sadece milletimizin huzurunu teminat altına almakla kalmadık, bu kriz döneminde Vefa Timleri gibi uygulamalarla güvenlik teşkilatlarımızın vatandaşlarımıza geniş bir alanda hizmet vermesini sağladık. Güya medeni, güya insan hakları savunucusu Avrupa’nın denizlerde ölüme terk ettiği sığınmacıları kurtararak, tüm dünyaya vicdan ve ahlak dersi verdik.

Tabii bu tablonun ortaya çıkmasında güvenlik kurumlarımızda 15 Temmuz’un ardından gerçekleştirdiğimiz reformların önemli bir etkisi vardır. Güvenlik kurumlarımızı sadece FETÖ’den temizlemekle kalmadık, kapasitelerini de fevkalade artıracak reformlar gerçekleştirdik. Rütbeli ve memur seviyesindeki personel eksiğini hızla tamamladığımız, çarşı ve mahalle bekçiliğini ihya ettiğimiz, atamasından tayinine kadar tüm süreçlerini şeffaf bir hale getirdiğimiz polislerimize, İçişleri Bakanlığımıza bağlayarak kırsalımızı kendilerine emanet ettiğimiz, eğitiminden teçhizatına kadar her alanda yeniden yapılandırdığımız jandarmalarımıza, yine İçişlerine Bakanlığına bağlayarak, kolluk kuvveti vasfını güçlendirdiğimiz önemi giderek artan denizlerimizin güvenliğini sağlayacak şekilde desteklediğimiz sahil güvenlikçilerimize, elbette farklı sorumluluk alanlarına sahip, güvenlik kuvvetlerimizin ahenk içinde çalışasını sağlayan İçişleri Bakanlığımızın tüm mensuplarına şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.

İnşallah hep birlikte milletimizin huzurunu daim eyleyerek, büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.

Zaman zaman özellikle polislerimizin üzerine gelindiğini, haksız ithamlarla zan altında bırakıldıklarını görüyoruz. Sizler, bunların hiçbirine aldırmayın, sadece ve sadece vazifenize odaklanın. Cumhurbaşkanı olarak görevini hukuk içinde yürüten, meşruiyet çizgisinden ayrılmayan her kamu görevlisi gibi polislerimiz ile personellerinin önemli bir kısmını profesyonelleştirdiğimiz jandarmamızın ve sahil güvenlik personelimizin de sonuna kadar yanındayım.

Bu duygularla bir kez daha Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum. Rabbimden bizleri Ramazan-ı Şerife kavuşturduğu gibi Ramazan Bayramı’na da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Her birinize, meslektaşlarınızla, sevdiklerinizle, ailelerinizle birlikte hayırlı, huzurlu bir ömür diliyorum.

Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.