Kitap ve Kültür Fuarı Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

08.04.2022

Değerli Misafirler;

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Türkiye Diyanet Vakfımız tarafından düzenlenen kitap ve kültür fuarlarının 39’uncusunun ülkemize, milletimize, kültür ve sanat hayatımıza hayırlı olmasını diliyorum.

Bu yıl Ankara’da Ahmet Hamdi Akseki Camii, İstanbul’da Fatih Camii ve Büyük Çamlıca Camii’nde açılan Kitap ve Kültür Fuarlarımızı Ramazan ayının bereketlerinden birisi olarak görüyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan böyle müstesna bir ay, içinde Leyle-i Kadrin olduğu böyle müstesna bir ayın içerisinde maşallah bu kitap fuarlarıyla birlikte bir de Büyük Camiimizin altında biliyorsunuz inşallah müzemizi de açıyoruz ve müzede bu sene bir, bazen iki kez elimizdeki tüm objeler sergilenecek ve milletimize tamamıyla bu objeler inşallah onların hizmetinde olacak.

Salgın sebebiyle iki yıldır ara verilen fuarlarımızın bu yıl yeniden başlamış olmasından memnuniyet duyuyorum. Bizim medeniyetimiz az önce Diyanet İşleri Bakanımızın da ifade ettiği gibi, “ikra, bismi rabbikelleziy halak”, Yaratan Rabbinin adıyla oku emri üzerine bina edilmiştir. Ummü’l Kitap Kur'an-ı Kerim’i ruhu, lafzı ve cismiyle her şeyin üzerinde tutan bir kültürel müktesebata sahibiz. Biraz sonra açılışını yapacağımız İslam Medeniyetleri Müzesi’nde Kur'an-ı Kerim’in en güzel şekilde yazılışından mahfazalarına kadar pek çok sanat eseri de sergileniyor. Böyle bir medeniyetin mensuplarının kitap dostu olması kadar tabii bir durum yoktur.

Tarihimizde 50-60 yıllık hayatlarına 500’e yakın eser sığdıran, bunlardan gönümüze kalanlarını dahi hakkıyla okuyup hıfzetmenin bir ömre bedel olduğu Gazali gibi, İbn-i Sina gibi abidevi isimler vardır. En büyük vasfı fetihler yapmak, devletler kurmak olan ecdadın, kalem kılıçtan keskindir sözü okumaya ve yazmaya verdiği öneme işaret eder.

Ülke ve millet olarak beka mücadelesi yürüttüğümüz asırlarda sadece topraklarımızı, sadece kardeşlerimizi geride bırakmakla kalmadık, aynı zamanda kültürel bir çoraklıkla da karşı karşıya kaldık. Uzunca bir süre devam eden Türkiye’nin geri kalmışlığı sadece insanlarımızın günlük hayatlarındaki yokluklar, yoksulluklar, eksiklerle ilgili değildi, asıl geri kalmışlığı zihinlerde yaşamıştık. İnsanların kılıklarına, kıyafetlerine, ibadetlerine, konuşmalarına, oturmalarına, kalkmalarına takılıp kalanlar, milletimizin aklıselim, zevkiselim, kalbiselim gibi bizi biz yapan asıl mirasına sırt dönmüştü. Ülkemizin son 20 yılda gerçekleştirdiği büyük demokrasi ve kalkınma atılımının en güzel, en hayırlı neticelerinden biri, milletimizin diğer alanlarla birlikte okuma, yazma, üretme konusunda da önünü açmış olmasıdır.

Nitekim bugün Türkiye kitap üretimi ve sektörün büyüklüğü bakımından Uluslararası Yayıncılar Birliği içinde ilk 10’da yer alan bir yere gelmiştir. Mesela 2000 yılında ISBN numarası verilen kitap sayısı 9 bini bile bulmazken, bu rakam geçtiğimiz yıl 87 binin üzerine çıkmıştır. Önde gelen araştırma şirketlerimizin yaptıkları çalışmalar, okuma oranının son 14 yılda 2 katından fazla arttığını göstermektedir. Bu artışın en çok da gençlerimiz arasında yaşanıyor olması, geleceğimiz adına bize ümit vermektedir.

Türkiye Diyanet Vakfımızı 1983 yılı Ramazan’ından beri gerçekleştirdiği bu güzel fuar için tebrik ediyorum. Fuara katılan yayınevlerimiz ve yazarlarımız ile tüm katılımcılara bereketli bir fuar diliyorum.

Bu vesileyle, artık ilk haftasını geride bırakmak üzere olduğumuz mübarek Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyor, Rabbimden bizleri sağlıkla, afiyetle, huzurla Ramazan-ı Şerife kavuşturduğu gibi bayrama da eriştirmesini temenni ediyorum.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.