18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 107. Yılı Anma Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

18.03.2022

Değerli Misafirler,

Kıymetli Kardeşlerim,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Tarihimizin en görkemli sayfalarından olan Çanakkale Deniz Zaferimizin 107. Yıl Dönümü’nün kutlu, mübarek olmasını temenni ediyorum. “Çanakkale geçilmez” sözünü tarihe nakşeden aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle, tazimle yâd ediyorum. İstiklal Harbimizde, Kıbrıs Barış Harekâtı’nda, terörle mücadelede, 15 Temmuz’da vatanı için, bayrağı için canını feda eden güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza da bu vesileyle Allah’tan rahmet diliyorum. Allah onlardan razı olsun, ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin.

Her ne kadar işgal niyetiyle gelmiş olsalar da burada toprağa düştükleri andan itibaren artık misafirlerimiz olarak gördüğümüz diğer milletlerin askerlerini de saygıyla anıyorum. İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy o gün burada yaşananları şöyle dizelere döküyor:

“Asım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…

O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar,

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilâl uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.”

Çanakkale Savaşları, milletimizin vatanseverlik, fedakârlık, cesaret gibi yüksek faziletlerinin sergilendiği büyük bir kahramanlık destanıdır. İnanmış, inancı uğrunda ölümü göze almış, istiklale aşık bir millet 107 sene önce burada tarihin akışını değiştirmiştir. Çanakkale’de imanlı yürekler karşısında dünyanın en güçlü orduları hüsrana uğramış, işgal ruhu karşısında inanç galip gelmiştir. Vatanını ve hürriyetini canı pahasına korumaya kararlı bir millet karşısında durabilecek hiçbir kuvvetin, hiçbir silahın olmadığı görülmüştür. Türk milleti Çanakkale’de verdiği eşsiz mücadeleyle tüm mazlumlara umut olmuş, sömürge altındaki birçok ülke Çanakkale’den ve daha sonra İstiklal Harbimizden aldıkları ilhamla kendi mücadelelerini başlatmışlardır. Çanakkale Zaferi bu bakımdan sadece bizim değil Balkanlar’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Asya’ya yüz milyonlarca kardeşimizin de ortak zaferidir. Bu şanlı zafer Türkiye’nin ve Türk milletinin olduğu kadar gözünü ve gönlünü ülkemize çevirmiş mazlum halkların da zaferidir. Hemen yanı başımızdaki mezar taşlarına baktığımızda bu hakikati çok net görebiliyoruz. Burada sadece Türkiye’nin her ilinden, her ilçesinden, hemen her köyünden kahramanların kabirleri yok, aynı zamanda gönül coğrafyamızın dört bir köşesinden gelip burada toprağa düşen şehitlerin mezarları da var. Saraybosna’nın, Üsküp’ün, Gümülcine’nin, Bakü’nün, Batum’un, Halep’in, Gazze’nin, Kudüs’ün çocuklarıyla İstanbul’un, Ankara’nın, Çorum’un, Yozgat’ın, Antep’in, Mardin’in, Edirne’nin evlatları tam 107 senedir bu mukaddes topraklarda beraberce koyun koyuna yatıyor.

Bunun için Çanakkale millet olarak bizim ebedi ve ezeli kardeşliğimizi ifade ettiği kadar, bütün bu bölgenin, hatta İslam dünyasının kardeşliğini, kader ortaklığını da yansıtır, sembolleştirir. Her vatan evladının buradaki şehitliklerden, ecdadımızın ortaya koyduğu fedakârlıklardan, burada verilen çetin mücadelelerden çıkaracağı çok büyük dersler, çok büyük ibretler olduğunu düşünüyorum. Gittiğim her yerde gençlerle hemen her buluşmamızda onlara Çanakkale’yi, Çanakkale destanını anlatıyor, burayı mutlaka görmeleri gerektiğini kendilerine söylüyorum. Sadece kendi çocuklarımızın değil, Balkanlar’ın, Afrika’nın, Ortadoğu’nun, Orta Asya’nın gençlerinin de buraya gelmelerini, atalarını tanımalarını, aramızdaki kardeşliğin köklerine şahit olmalarını arzu ediyorum. Bunu başardığımızda Çanakkale’yi evlatlarımızla hakkıyla, layıkıyla anlattığımızda hem içimizde, hem de kardeşlerimizle milletimiz arasında çok farklı bir muhabbet iklimini tesis edeceğimize inanıyorum.

Her şeyden önce, şu içinde bulunduğumuz mekânda, Gazi Mustafa Kemal’in komutasında o kınalı kuzuların çıktığı yolda tüm Haçlı zihniyetine karşı hilalin zaferini tüm dünyaya gösterdiğimiz şu mekânda, bizler de yavrularımızı buna göre yetiştirmemizin gereğine inanıyorum. Rabbim bizi şehitlerimizin yolundan ayırmasın diyorum.

Bu düşüncelerle sözlerim son verirken Çanakkale Deniz Zaferimizin 107. Yıldönümünü tekrar tebrik ediyorum. 18 Mart Şehitler Günü’nde Anafartalar Komutanı ve Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere bütün kahramanlarımızı rahmetle anıyorum.

Sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum, kalın sağlıcakla.