Hasankeyf-2 Köprüsü Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

17.04.2021

Aziz Milletim,

Sevgili Batmanlı Kardeşlerim,

Sevgili Mardinli Kardeşlerim,

Kıymetli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle, hürmetle selamlıyorum. Sözlerimin hemen başında bugün vefatının 28. yıldönümü olan 8. Cumhurbaşkanımız Merhum Turgut Özal’ı rahmetle yâd ediyorum. Rahmetli Özal, ülkemizin güçlenmesi ve kalkınması için gayret sarf etmiş, samimiyeti, dürüstlüğü ve çalışkanlığı ile milletimizin gönlünde taht kurmuş büyük bir siyasetçidir. Merhum Özal gibi vatanperver devlet adamlarından devraldığımız hizmet sancağını çok daha yukarılara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz.

İşte bugün ülkemizin medarı iftiharlarından olan Ilısu Projemizin etaplarından birini daha hayata geçirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Açılışını yaptığımız Hasankeyf-2 Köprüsü’nün şehirlerimize, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Batman, Hasankeyf, Gercüş, Midyat yolu üzerinde inşa ettiğimiz bu köprü ile bölgemize gurur verici bir yatırımı daha kazandırmış oluyoruz.

Hasankeyf-2 Köprüsü 1001 metrelik mesafesiyle ülkemizin en uzun köprüleri arasında yer alıyor. Bölünmüş yol standardında inşa edilen köprümüzde yayalar için de bir geçiş yolu bulunuyor. Toplam yatırım tutarı 439 milyon lirayı bulan bu köprü, su altında kalan Batman-Midyat yolunun göl sahası dışında inşa edilen Hasankeyf’in yeni merkeziyle olan irtibatını da sağlayacaktır.

Açılışını yaptığımız proje ile zamandan ve akaryakıttan önemli ölçüde tasarruf edilecektir.

Batman, Mardin ve Habur Sınır Kapısı arasındaki irtibatı da sağlayacak bu köprünün bölgemiz ticaretine çarpan etkisi olacaktır.

Dicle Nehri üzerinde yükselen bu dev eserin inşasında emeği geçen Ulaştırma Bakanlığımız başta olmak üzere tüm kurumlarımızı, yüklenici firmalarımızı, işçisinden mühendisine herkesi tebrik ediyorum. Bu ülkenin ve milletin hayallerini gerçeğe dönüştüren emek sahiplerinin her birine teşekkürlerimi sunuyorum.

Kıymetli Misafirler,

Türkiye’nin ihtiyacı eser ve hizmet siyasetidir. Biz de bu anlayışla ülkemizin dört bir yanına eserlerimizle, yatırımlarımızla, hizmetlerimizle mührümüzü vuruyoruz. Ülkemizin batısında ne varsa doğusunda da o olsun diye koşturuyoruz. Bu hizmetleri de çoğu zaman terör örgütlerine, destekçilerine ve takoz muhalefetiyle önümüzü tıkamaya çalışan kifayetsizlere rağmen hayata geçiriyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizdeki projelerimizde zorlu arazi şartları yanında bölücü terör örgütünün sabotajlarıyla da uğraşıyoruz. Son 19 yılda şehirlerimiz arasındaki gelişmişlik farklarını giderme yolunda attığımız her adımda bölücü örgüt ve siyasi uzantılarını daima karşımızda bulduk. İstismar araçlarını kaybetmemek uğruna her türlü alçaklığa imza attılar. Batmanlı, Mardinli, Hakkârili, Şırnaklı, Diyarbakırlı kardeşlerimiz hizmet almasın diye her türlü iğrençliği sergilediler. Mesela yol yaptık, rızkının peşindeki işçileri katlettiler. Baraj yaptık, müteahhitleri tehdit ettiler. Havalimanı yaptık, akla hayale gelmedik iftiralar attılar. Okul yaptık, çiçeği burnunda gencecik öğretmenlerimizi şehit ettiler. Kütüphane, kurs, yurt, gençlik merkezi yaptık ateşe verdiler, yakıp yıktılar. Bölgeye yatırım getiren iş adamlarını baskıyla yıldırmaya çalıştılar. Milletimizin vergileriyle alınan belediye araçlarını halka hizmet vermek yerine sokaklara çukur-hendek açmak için kullandılar.

Burada yaşayan vatandaşlarımız özellikle Ilısu Barajımızın inşa sürecinde karşılaştığımız sıkıntıları gayet iyi biliyor. İçeride bölücü örgütün güdümündeki yapıların, dışarıda onların destekçilerinin barajla ilgili yürüttükleri kampanyaları dün gibi hatırlıyoruz. Biz bunların hiçbirine prim vermedik. Mimar Sinan gibi, “Yaptığın işi gönlünde hissedersen, ırmaklar çağlar içinde” diyerek yolumuzda kararlılıkla yürüdük. Bizi engellemek isteyenlere cevabımızı hep daha büyük hizmetleri, daha büyük eserleri ülkemize kazandırarak verdik. Ilısu Barajımızı kötüleme yarışına girenler bu dev eser tamamlandığında ihtişamı karşısında ezildiler.

Yolları, hastaneleri, havalimanlarını dillerine dolayanlar bu yatırımlar hizmete girdiğinde kullanmak için sıraya girdiler. İnşallah bundan sonra da aynı sahnelere şahit olmayı sürdüreceğiz.

Kıymetli Dostlarım,

Atalarımız, “Hizmet eden izzet bulur” diyor. Biz de milletimize hizmetkâr olmaktan daima şeref duyduk, iftihar ettik. Ülkemizin potansiyeline ve gücüne, milletimizin inancı ve azmiyle her şeyin üstesinden gelebileceğine yürekten inandık. Böylece Cumhuriyet tarihimizde yapılan yatırımların kat be kat fazlasını son 19 yıla sığdırmayı başardık. Bilhassa ulaştırma alanında Cumhuriyet tarihimizin rekorlarını kırdık. İktidara geldiğimizde ülkemizde sadece 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol varken, biz bunu 28 bin 200 kilometreye çıkardık. Otoyol uzunluğumuz 3 bin 523 kilometreye yükselterek iki katından fazla artırdık. 2002 yılında 83 adet tünelimiz mevcutken, bugün bu sayı 435’e yükseldi. Tünel uzunluğumuz 50 kilometreden 595 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuz 311 kilometreden 701 kilometreye ulaştı. Demiryollarında ülkemizi hızlı ve yüksek hızlı tren hatlarıyla tanıştırdık. Bunun yanında mevcut demiryolu ağımızın tamamına yakınını sıfırdan yapmışçasına yeniledik, modernize ettik. Şehirlerimizin önemli kısmına raylı sistem hatları, metrolar, tramvay hatları kazandırdık. Havalimanı sayımızı 30 ilaveyle 56’ya çıkartarak hava yolunu halkın yolu haline getirdik.

Ulaştırma yatırımları noktasında bugüne kadar 932 milyar lira kaynak kullandık. Hatırlayın, bir dönem bizim insanlarımız yurt dışındaki yollara, otobanlara, köprülere hayranlıkla bakardı. Özellikle gurbetçilerimiz ülkemize geldiklerinde Avrupa’daki imkânlardan övgüyle bahsederdi. İnsanlarımız çoğu zaman tedavi için, üniversite eğitimi, iş-aş bulmak için Avrupa’ya, Amerika’ya gitmek zorunda kalırdı. Allah’a hamdolsun bugün bu tablo büyük oranda tersine döndü. Artık yabancılar Türkiye’ye geldiklerinde bizim yollarımıza, köprülerimize, tünellerimize, havalimanlarımıza gıptayla bakıyor. Sağlık hizmeti için artık bizim vatandaşımız yurt dışına gitmiyor. Her yıl yüzbinlerce yabancı şifasını ülkemizdeki hastanelerde arıyor.

Türkiye’nin koronavirüs salgınıyla mücadelesi hem Dünya Sağlık Örgütü, hem de batılı basın yayın organları tarafından örnek gösteriliyor. Sadece son 1 yılda toplam 16.160 yataklı sağlık tesisinin inşaatını tamamlayarak insanımızın istifadesine sunduk. Dünyada 100’e yakın ülkenin henüz ilk doz aşıya dahi ulaşamadığı bir atmosferde biz 20 milyon doz aşıyı vatandaşlarımıza uyguladık.

Diğer yandan, gelişmiş ülke ekonomilerinin bile daraldığı 2020 yılını yüzde 1,8 gibi önemli bir büyüme oranıyla kapattık. Türk ekonomisine dair karamsar senaryolar çizen uluslararası kuruluşlar bu tablo karşısında rakamlarını düzeltmeye, güncellemeye başladı.

Aynı şekilde ihracatta, sanayi üretiminde her ay yeni rekorların haberlerini alıyoruz. Mart ayında ihracatımız geçen yılın Mart ayına göre yüzde 42,2 artışla tüm zamanların en yüksek aylık ihracatı olan 18,9 milyar dolara ulaştı.

Elbette sıkıntılarımız var, ama aynı zamanda geleceğe ümitle bakmak için pek çok sebebe de sahibiz. İnşallah 2021 senesini ülkemiz ve milletimiz için bir şahlanış yılına dönüştüreceğiz. Bunu da hep olduğu gibi kardeşlikle, dayanışmayla, birlik ve beraberlikle başaracağız. Tüm umutlarını Türkiye’nin tökezlemesine, ülkemizin kaosa ve krize sürüklenmesine bağlayan muhterislere fırsat vermeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.

Bu duygularla bir kez daha açılışını yaptığımız Hasankeyf-2 Köprüsünün hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum. Hepinize sevgilerimi, muhabbetlerimi sunuyorum. Kalın sağlıcakla.