Diyarbakır-Ergani-Elazığ Yolu Devegeçidi Köprüsü ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

09.01.2021

Kıymetli Misafirler,

Hepinizi en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Açılışını yapmakta olduğumuz Diyarbakır-Ergani-Elazığ Yolu üzerindeki Devegeçidi Köprüsü ve bağlantı yollarının şehirlerimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Bu köprü ve bağlantı yolları sayesinde Diyarbakır ve Elazığ başta olmak üzere bölgemizdeki tüm şehirlerimiz arasındaki ulaşım daha kolay, konforlu ve hızlı hale gelecektir. Özellikle Eğil Kavşağı’ndaki trafiği kesintisiz ve güvenli hale getiren bu projeyle vakitten ve akaryakıttan da önemli bir tasarruf sağlanacaktır. Son haftalarda Kömürhan Köprüsü’nden Gölbaşı şehir geçişine, Ankara-Niğde Otoyolu’ndan Kuzey Marmara Otoyolu’nun çeşitli kesimlerine kadar pek çok önemli ulaşım yatırımını hizmete açtık. Diğer alanlarda da dün uzaya fırlattığımız uydudan milli helikopter motorumuza kadar pek çok kritik projeyi yine bu dönemde neticelendirdik. Bu projelerle Türkiye’nin kalkınma altyapısını sürekli geliştiriyor, ülkemizi hedeflerine ulaştıracak zemini inşa ediyoruz.

Salgınla mücadele derseniz, sağlık hizmetlerinden destek programlarına kadar her konuda herkesin örnek aldığı çalışmalar yürütüyoruz. Dünyanın koronavirüs salgınından siyasi ve sosyal kaoslara kadar pek çok sorunla boğuştuğu bir dönemde, hamdolsun Türkiye kendi kalkınma gündeminden taviz vermeden yolunda ilerliyor, elbette bu fotoğraftan rahatsız olanlar çıkıyor. Nitekim rutin bir atamayı üniversitelerimize karıştırmak için fırsata çevirenleri hep birlikte takip ediyoruz. Terör örgütü iltisaklı kişilerin en ön safta yer aldığı bu tür eylemlerin demokrasiyle, hak arayışıyla, fikir ve ifade özgürlüğüyle uzaktan-yakından ilgisi yoktur.

Biz bu filmi 18 yıldır yüzlerce defa seyrettik. Biz bu kirli senaryonun aktörlerini vesayetin dayatmalarına payandalık yaparken gördük. Cumhuriyet mitinglerinde darbe çağrısı yaparken gördük. Hepimizin yüreğini dağlayan cinayetleri istismar ederken gördük. Gezi olaylarında esnafın malını-mülkünü yağmalarken gördük. Bunları Bezmialem Valide Sultan Camii’ni işgal ederken orada bira kutularıyla beraber nasıl bir işgalci hareket yaptıklarını da gördük. Yine oradan Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’ne, özellikle kalkıp da kanal açmak suretiyle nasıl görüntüler verdiklerini gördük. Bölücü terör örgütünü desteklerken gördük. 6-8 Ekim hadiselerinde insanlarımız sokaklarda katledildiği sırada katilleri alkışlarken gördük. 17-25 emniyet-yargı darbe girişiminde FETÖ’ye borazanlık yaparken gördük. 15 Temmuz darbe girişiminde tankların arasından kaçıp gittiği evde televizyondan neticeyi beklerken gördük. Sınır ötesi harekatlarımızda karşımızdaki cepheye malzeme taşırken gördük. Ülkenin ve milletin hayrına hiçbir işe destek vermeyenleri Türkiye karşıtı her saldırının yanında yer alırken gördük. Velhasıl milletimizle birlikte biz bunların her filmin senaryosunda vesayetin, darbecilerin, terör örgütlerinin ülkemize diz çöktürmek için yanıp tutuşanların safında gördük.

Dünyada ve Türkiye’de her şey değişti, herkes değişti, bir tek bu köhne zihniyet yerinde sayıyor. Kendileri ileriye gidemediği için ülkeyi geriye döndürmenin hesabı ve gayreti içindeler. Karşımızda bırakın ülkeye ve millete hizmete talip olma konusunda kendilerini geliştirmeyi, eylem biçimlerinde bile yeniliğe gidemeyecek kadar tembel, dar kafalı, idrak yoksunu bir zihniyet var. Türkiye bugünkü seviyesine bunlara rağmen gelmiştir. 2023 hedeflerine bunlara rağmen ulaşacaktır. 2053 vizyonunu bunlara rağmen hayata geçirecektir. Hep söylediğimiz gibi, büyük ve güçlü Türkiye için durmak yok yola devam.

Değerli Kardeşlerim,

Son dönemde Avrupa’da ve Amerika’da yaşanan pek çok hadise ülkemize karşı sergilenen çifte standardı tekrar gün yüzüne çıkarmıştır. Türkiye’yi demokrasiyi işletememekle, hak ve özgürlükleri kısıtlamakla suçlayanların karşılaştıkları ilk tehditte nasıl çok ağır tedbirleri hayata geçirdiklerini ibretle takip ediyoruz. Ülkemizde kişi hak ve özgürlüklerinin en çok ihlal edildiği sosyal medya mecralarını hukuki bir zemine oturtma çabamıza karşı çıkanlar en ilkel sansürcülük örneklerine imza atmaya başladılar. Aynı ülkeler toplumun huzurunu bozan, devletin işleyişine ve hukuka karşı açık saldırı anlamı taşıyan marjinal kesimlerin eylemlerine orantısız sertlikteki müdahalelerle bastırma yoluna gidiyorlar. Terörün, bırakınız bizatihi kendisini, imasına bile en küçük bir tahammül göstermeyenler yıllarca bizim terör örgütleriyle mücadelemizi engellemeye çalışmışlardır. Bunun örnekleri daha birkaç ay önce Fransa’da görmüştük, Amerika’da son günlerde yaşanan hadislerde de benzer tepkilere şahit olduk. Tüm bu gelişmeler Batı dünyasının kendisini demokrasi, hak ve özgürlükler konusunda samimi bir özeleştiriye tabi tutmasını zorunlu hale getirmektedir. Şayet bu özeleştiri yapılmaz veya geçmişte örneklerini gördüğümüz gibi kendi yanlışını haklı gösterme anlayışı devam ederse, dünya yeni bir yol ayrımına gelmiş demektir. İnsanlığın tamamını kucaklayacak köken, renk, inanç, kültür gibi ayrımların üstüne çıkacak adil, hakkaniyete dayalı ve sürdürülebilir yeni ortak değerlere daha çok ihtiyaç duyulacaktır.

Salgınla birlikte yeniden yapılanması kaçınılmaz hale gelen küresel siyasi ve ekonomik düzenin bu çerçevede şekillenmesini ümit ediyoruz. Bu yaklaşım insanlığı sadece son bir asrında yüzmilyonlarca cana mal olan çatışmalardan koruyabilecek yegane çıkış yoludur. Türkiye olarak bölgemizde ve dünyada işte bu anlayışın hem fikri savunuculuğunu yapmanın, hem de sahada fiili uygulamasını gerçekleştirmenin gayreti içindeyiz. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere içinde yer aldığımız tüm uluslararası platformlarda, yaptığımız tüm ikili görüşmelerde bu görüşlerimizi muhataplarımızla paylaşıyoruz. Kadim medeniyet birikimimiz, binlerce yıllık devlet geleneğimiz pek çok renkle zenginleşmiş olan kültür zeminimizle insanlığa bu umudu verebilecek bir yerde durduğumuza inanıyoruz. Ülkemizin yakaladığı bu tarihi fırsatı kendisi ve tüm dostları için başarıya ulaştırmasının öncelikli şartı millet olarak birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkmamızdır.

Milletimizin arasına nifak sokmaya çalışanları kısır siyasi hesaplar veya marjinal saplantılarla birliğimize, kardeşliğimize saldıranları hamdolsun bugüne kadar hep hüsrana uğrattık. İnşallah kritik bir dönüm noktası olan 2023 sürecinde 83 milyon tek yürek çarparak, bu güzel fotoğrafı devam ettireceğiz. Cumhur İttifakı olarak hizmet ve eser siyasetinden taviz vermeden birlik ve beraberlik içinde atacağımız her adım bizi hedeflerimize biraz daha yaklaştıracaktır; Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Bu duygularla bir kez daha açılışını yaptığımız Diyarbakır-Ergani- Elazığ yolu Devegeçidi Köprüsü ve bağlantı yollarının milletimize, ülkemize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum.

Bu eserin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen Bakanlığımızı, kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi şahsım, milletim adına tebrik ediyorum.

Sizleri tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.