Tunceli Müzesi, Konya Akşehir Taş Eserler Müzesi ve Bursa Türk-İslam Müzesi Restorasyonu Sonrası Açılış Töreninde Yaptıkları Konuşma

24.12.2020

Aziz Milletim,

Kültür ve Turizm Bakanlığımızın Kıymetli Mensupları,

Tunceli, Konya ve Bursa’da Bizlerle Birlikte Olan Değerli Misafirler,

Hepinizi en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Açılışlarını yapacağımız müzelerin ülkemize, kültürümüze, turizmimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu müzelerin şehirlerimize kazandırılmasında emeği geçen Bakanımızı ve ekibini tebrik ediyorum.

Sayın Bakanımızın bulunduğu Tunceli’de şehrin Cumhuriyet tarihimizdeki ilk müzesini eski Askeri Kışla Binası’nda kurduk. Konser ve tiyatro etkinliklerine uygun avlusuyla bu binada, Tunceli’nin zengin tarihini yansıtan eserler sergilenecektir. Yaklaşık 38 milyon liralık bir yatırımla hayata geçirilen müze projemizin Tunceli’mize hayırlı olmasını diliyorum.

Ülkemizin turizm potansiyeli en yüksek illeri arasında yer alan Tunceli, huzur ve güven ikliminin tesisiyle büyük bir sıçramanın eşiğindedir. Gerçekten hayranlık verici tabii güzellikleri yanında tarihi zenginliklerini de yansıtan bu müzeyi açarak, Tunceli’yi ülkemizin turizm merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyoruz. Bu vesileyle Tuncelili kardeşlerimize selamlarımı gönderiyorum.

Bakan Yardımcımız Serdar Çam’ın bulunduğu Bursa’da ilk Osmanlı medreselerinden Yeşil Medrese veya Sultaniye Medresesi olarak bilinen binayı Türk İslam Eserleri Müzesi olarak hizmete açıyoruz. Yaklaşık 600 yıllık bir geçmişi olan bu binadaki müzemizde Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemine ait pek çok çini, seramik, ahşap, oyma ve kakma eser, tombak gibi metal eserler, sikkeler, giysiler yer alıyor. Restorasyonu üç yıl süren bu müzenin maliyeti 7 milyon 600 bin lirayı buldu. Üç kıta yedi iklimde hüküm süren tarihin gördüğü en büyük devletlerden Osmanlı’nın kurulduğu bu kadim şehrimizin sembolleri arasında yer alacağına inandığım müzemizin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bursa’daki tüm kardeşlerime buradan selamlarımı gönderiyorum.

Bakan Yardımcımız Nadir Alpaslan’ın bulunduğu Konya’nın Akşehir ilçesine de önemli bir müze kazandırıyoruz. Akşehir Taş Eserler Müzesi, Selçuklu döneminden kalma 770 yıllık geçmişe sahip medrese, türbe, imaret, çeşmeden oluşan bir dönem darüşşifa olarak da muazzam bir tarih hazinesidir. Bu taş medresede ayrıca Akşehir ve çevresinde keşfedilen mezar taşları, sandukalar, kitabeler ve diğer taş eserler de sergileniyor. Yüzlerce eserin yer aldığı bu müzeyi Akşehir’imize kazandırmak için 5 milyon liranın üzerinde kaynak kullandık. Müzemizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, tüm Konyalılara selamlarımı iletiyorum.

Değerli Arkadaşlar,

Ülkemizin tabii ve tarihi güzelliklerine her baktığımda bu toprakların bir evladı olarak dünyaya geldiğim, bu millete hizmet etme şerefine eriştiğim için Rabbime hamd ediyorum.

Tabii bu güzelliklere sahip olmak kadar onun kıymetini bilmek, korumak, üzerine eklemek, geleceğe daha büyük zenginlik bırakmak da önemlidir. Türkiye bir dönem maalesef tarihiyle, medeniyetiyle, kültürüyle bağını koparmak için özel gayret sarf eden faşist bir zihniyetin tasallutu altında kalmıştır. Ecdadın binbir emekle kurduğu şehirlerimiz, binlerce yıllık medeniyet değerlerimiz bilinçli şekilde tahrip edilmiştir. Bu zihniyetin yol açtığı yıkım sadece ecdadın kemiklerini sızlatmakla kalmamış, nesiller arasında kopukluğa da yol açmıştır. Tarihini bilmeyen, kültürüne yabancı, değerlerine bigane nesiller yetiştirme çabaları yüzünden ülkemiz milletimize huzura ve zenginliğe ulaştıracak altın kıymetinde yıllarını ve imkanlarını heba etmiştir. Bunun için biz bir yandan yaptığımız yatırımlar ve hayata geçirdiğimiz projelerle ülkemizi kalkındırırken, diğer yandan da medeniyetimize sahip çıktık. Geçmişin eksikliklerini telafi etmenin ötesinde, maziden atiye kurduğumuz köprüyle milletimize yepyeni bir gelecek inşa etmek için gece-gündüz çalıştık, mücadele ettik.

Hep hayıflandığım bir hususu burada tekrar ifade etmek istiyorum. Hükümetlerimiz döneminde ülkemizin demokrasisine ve kalkınmasına çok büyük katkılar sağlarken, medeniyet ve kültür davamızda aynı mesafeyi kat edemediğimizi görmenin üzüntüsü içindeyim. Bunda kendi ihmalimiz yanında dünyadaki büyük iletişim devriminin yol açtığı zorlukların da etkili olduğunu elbette biliyorum. Buna rağmen daha fazla gayret göstermeli, daha fazla bu konunun üzerine eğilmeli, yürütülen çalışmaları daha sıkı takip etmeliydik. İnşallah önümüzdeki dönemde önceliklerimizin en başında ülkemizi medeniyet ve kültür alanında geleceğe dönük bir vizyonla hedeflerine uygun bir konuma ulaştırma hususundaki çalışmalar yer alacaktır. Gençlerimize 2053 vizyonunu, 2071 vizyonunu işaret etmemizin sebebi işte bu dur.

Milletimizi dalından kopan bir hazan yaprağı gibi küresel rüzgârların önünde savurmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız. Edebiyatından mimarisine, insani, dini ve fikri değerlerinden coğrafi varlıklarına kadar tüm unsurlarıyla medeniyetimize sahip çıkacağız. İnşallah önümüzdeki dönem bizden sonraki nesillere bırakacağımız en iftihar verici eserimiz bu olacaktır. Açılışını yaptığımız müzeleri bu çerçevede atılmış mütevazı adımlar olarak görüyorum.

Bir kez daha müzelerimizin ülkemize kazandırılmasında emeği geçenleri, başta Kültür ve Turizm Bakanım olmak üzere tüm yardımcılarıyla tebrik ediyor, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum; kalın sağlıcakla.

Evet, şu anda müzelerimizde kurdelelerle beraber görevli arkadaşlarımız hazır olsunlar ve kurdeleleri hayırlısıyla keselim. Makaslar bugünün anısına sizlerde kalsın.