Ankara-Niğde Otoyolu 2. Kesim Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

16.12.2020

Aziz Milletim,

Kıymetli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Ankara-Niğde Otoyolu’nun 152 kilometre uzunluğa sahip Acıkuyu-Alayhan arasındaki ikinci kesiminin ülkemize, şehirlerimize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Yap-işlet-devret modeliyle ülkemize kazandırdığımız ve bağlantı yollarıyla toplam uzunluğu 330 kilometreyi bulan otoyolun birinci ve üçüncü kesimlerini Eylül ayı başında hizmete açmıştık. Bugün de söz verdiğimiz üzere yıl bitmeden ikinci kesimini trafiğe açarak, yolun tamamını devreye almış oluyoruz.

Bu otoyol, Avrupa-Ortadoğu-Asya transit koridorunun önemli bir parçasıdır. Marmara, İç Anadolu, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu bölgelerimizi birbirine bağlayan bu proje sayesinde Edirne’den Şanlıurfa’ya kadar kesintisiz otoyol mümkün hale gelmiştir. Eylül ayındaki açılışta da ifade ettiğim gibi, mevcut güzergahta 4 saati bulan seyahat süresi mesafenin de kısalmasıyla artık neredeyse yarı zamanda tamamlanabilecektir. Bu otoyolun ülkemize sağlayacağı vakit ve yakıt tasarrufu sayesinde yılda 1,6 milyar liranın üzerinde katkısı olacaktır. Kazaların azalmasıyla can ve mal güvenliğinin artması zaten en önemli kazancımızdır. Bölgedeki önemli turizm merkezlerimize ulaşımın kolaylaşmasının yapacağı katkıyı da bu hesaba ilave etmek gerekiyor. Otoyol etrafına dikilen fidanlar ve yapılan çimlendirmeyle bu güzergahtaki bozkırı yeşile dönüştürüyoruz.

Akıllı yol olarak tasarlanmış olması, bu otoyolu diğerlerinden farklı kılan bir diğer önemli özelliktir. Her bakımdan üstün vasıflara sahip bu otoyolun inşasında emeği geçen kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum.

Değerli Arkadaşlar,

Dünya salgın felaketinin şaşkınlığını yaşarken, biz hem sağlık alanında devam adımlar atıyoruz, hem de yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Türkiye’ye dire alanlarla birlikte ulaştırma yatırımlarında da hamdolsun çağ atlatıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda Manisa-Akhisar çevre yolu ile Karakurt-Horasan yolunun açılışlarını gerçekleştirmiştik. İnşallah Cumartesi günü de Kuzey Marmara otoyolunun son kısmı olan 72 kilometrelik İzmit-Akyazı kesiminin açılışını yapıyoruz. Önümüzde daha uzunca bir açılış listesi bulunuyor, günü geldikçe bu eserleri hizmete vermenin mutluluğunu milletimizle paylaşacağız.

Salgın tedbirleri sebebiyle işlerine ara veren veya işleri azalan esnafımıza önümüzdeki 3 ay boyunca vereceğimiz 5 milyar liralık destek paketini önceki gün Kabinenin ardından kamuoyuna açıkladım. Ayrıca kamu arazilerini kullanan turizmcilerimiz için de 1 milyar liraya yakın bir erteleme getirdik. Çeşitli alanlarda uygulamaya koyduğumuz Katma Değer Vergisi ve stopaj indirimlerinin sürelerini de uzattık. Kısa çalışma ödeneğinden doğrudan yatırımlara kadar daha önce başlattığımız destekleri zaten sürdürüyoruz. Yatırıma, üretime, ihracata ve istihdama yönelik özel destekleri ve teşvikleri ise asla ihmal etmiyoruz. Ülkemizin asıl gücünün bu alanlardaki başarıları olduğunu unutmadan elimizde bulunan tüm kaynakları en verimli şekilde kullanarak iş insanlarımızın ve çalışanlarımızın yanında yer alıyoruz. Devletin asıl böyle dönemlerde milletinin yanında olması gerektiği inancıyla herkesime yönelik desteklerimizi salgının yol açtığı sıkıntılar ortadan kalkana kadar devam ettireceğiz. Bu süreçte sabrı, fedakarlığı ve gayretiyle hep yanımızda olan milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum.

İçinden geçtiğimiz tarihi dönemde en büyük gücümüz birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimizdir. Her kim ki bunları hedef alarak bozgunculuk peşinde koşuyorsa, emin olunuz tek amacı ülkemizin bu tarihi sıçrayışına engel olmaktır. Türkiye’yi istedikleri şekilde yönlendiremeyenlerin, ülke içindeki muhalefeti ve kurumları maşa olarak kullanma gayretlerini yakından takip ediyoruz. Son 7 yıldır uğradığımız her saldırıyı nasıl boşa çıkardıysak, bu 5’inci kol faaliyetlerini de aynı şekilde hüsrana uğracağız. Demokrasimizi ve ekonomimizi hep daha ileriye taşıyarak, 2023 hedeflerimize adım adım ilerleyerek, inşallah büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa görevini hep birlikte gerçekleştireceğiz. Gök kubbede baki kalanın bir hoş seda olduğu anlayışıyla geride hayırlı anılmamızı sağlayacak eserler ve hizmetler bırakmak için gece-gündüz çalışmayı sürdüreceğiz.

Değerli Arkadaşlar,

Tabii Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, hedeflerine yaklaştıkça, bunlarla bağlantılı olarak istiklaline ve istikbaline, egemenlik haklarına sıkı sıkıya sahip çıktıkça maruz kaldığı saldırıların çapı da artıyor. Ülkemizle meşru rekabet zemininde mücadele edemeyenler, tek taraflı yaptırım tehditleriyle bizi yolumuzdan çevirmeye çalışıyor.

Geçtiğimiz haftalarda gündemimizde Avrupa Birliği’nin yaptırım tehditleri vardı, dün de bir süredir gündemde olan Amerika Birleşik Devletleri yaptırımları açıklandı. Çok net ifade ediyorum, bakınız, 2017’den bu yana CAATSA konusunda hiçbir ülkeye Türkiye’den başka bu yaptırım, yani bu CAATSA uygulanmamıştır, ilk defa bir NATO üyesi olarak ülkemize uygulanmaktadır. Bu nasıl bir ittifaktır? Bu nasıl bir müttefikliktir? Bu karar ülkemizin egemenlik haklarına yönelik aleni bir saldırıdır.

Kararın gerekçesi nedir? Gerekçe, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almış olmasıdır. Peki, Türkiye bu yola niçin başvurmuştur? Çünkü Amerika çok uzun zamandır kendi elindeki hava savunma sistemlerinin satışına izin vermiyor. Kaldı ki, F-35 uçaklarının bine yakın parçasını Türkiye üretiyor ve Amerika’ya veriyor. Senatoda çıkan engellerin yanı sıra, bu sistemleri almak için istediğimiz şartların hiçbirini de karşılamayan Amerika, biz ihtiyacımızı başka bir yerden karşıladık diye yaptırım silahını çekmiştir. Önümüze konan Türkiye’nin S-400 alması ve bu sistemin hiçbir teknik izah getirilemeyen F-35’ler için paranın büyük bir kısmını verdiğimiz halde tehdit teşkil ettiği iddiası sadece bir bahaneden ibarettir. Asıl amaç ülkemizin savunma sanayinde son dönemde başlattığı atılımların önünü keserek yeniden bizi mutlak olarak kendilerine bağımlı hale getirmektir. Üstelik bunu kendi yayınladıkları raporlarda alenen belirtiyorlar. Biz en başından beri muhataplarımızın karşısına S-400 konusunda endişeniz varsa gelin teknik çalışma grubu kuralım, sorunu diyalog ve diplomasi yoluyla çözelim teklifiyle gittik, fakat belli ki maksat üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir. Şayet S-400 konusu olmasaydı başka bir gerekçeyle benzer yollara başvurulacağı anlaşılıyor.

Peki, şimdi ne olacak? Biz kendi işimize bakacağız. Savunma sanayimizi her bakımdan bağımsız hale getirmek için dünkünün iki kat fazlasıyla çalışacağız. Savunma Sanayi Başkanlığımızın projelerini hızlandıracağız, savunma sanayi firmalarımıza daha çok destek olacağız. Tıpkı daha evvel yaptırım kararı alınan bakanlarımıza yaptığımız gibi Savunma Sanayi Başkanımız İsmail Demir’e ve ekibine daha çok sahip çıkacağız. Kamu kurumlarımızla, vakıf şirketlerimizle, özel sektörümüzle yakın iş birliği içinde yolumuza devam edeceğiz.

Üstelik ülke olarak böyle bir durumla ilk defa da karşılaşmıyoruz; Türkiye 1974 Kıbrıs Harekâtı’ndan sonra da yaptırıma tabi tutulmuştu, işte o yaptırımın ardından bugünkü savunma sanayimizin temellerini atmıştık. Bugünkü yaptırım kararıyla da her alana küresel liderlik seviyesine çıkacak bir savunma sanayi inşa etme yolunda adımlarımızı hızlandıracağız. Hükümetlerimiz döneminde savunma sanayimize verdiğimiz önemin sebebi tam da böyle durumlarda ülkemizin ayakta kalmasını sağlamaktır. Terörle mücadelemizi, sınır ötesi harekatlarımızı, savunma sanayi ürünleri ihracatımızı, yüksek teknolojiye dayalı her türlü araç ve gerecin tasarımını, yazılımını, üretimini kararlılıkla devam ettireceğiz. Hamdolsun, Türkiye artık bu tür yaptırımlarla kilitlenip kalma noktasını çoktan geride bırakmıştır. Elbette sıkıntılar olacaktır, ama her sıkıntı bize beraberinde çözümü için bir kapı da aralayacaktır. Bir kez daha bu şarkı burada bitmez diyoruz. Bir kez daha durmak yok, yola devam, diyoruz. Bir kez daha, sen Türkiye’sin, büyük düşün, diyoruz.

Nitekim savunma sanayimizden yeni müjdeler alıyoruz. Aselsan ve Roketsan tarafından geliştirilen ilk milli ve yerli hava savunma füze sistemimiz Hisar A+’nın envantere giriş öncesi son kabul testi yapıldı. TÜBİKTAK-SAGE tarafından geliştirilen harp başlığı kullanılarak 11 Aralık’ta yapılan atışta yüksek hızlı hedef uçak, uçuş menziline uzak menzilde başarıyla vuruldu. Aslında bu son test birkaç ay gecikti. Sebebi neydi biliyor musunuz? Normal şartlarda yurt dışından tedarik edilen bir parçaya ambargo uygulandı. Sonra ne oldu? Yerli parçayı kısa sürede geliştirdi, füzemize entegre ettik ve işte kısa bir gecikmeyle neticeye ulaştık. Bu zamana kadar gizli yaptırımlarla, dolaylı müdahalelerle engellemeye çalıştıkları bu işi yerli, milli ürünlerle envantere almaya hazır hale getirdik. Hisar A+ füzemizin seri üretimi hayırlı olsun.

Şimdi tüm milletimizi füzemizin test atışının kısa bir videosunu izlemeye davet ediyorum, buyurun. Evet, bu güzel hizmetten dolayı Savunma Sanayi Başkanlığımızı, Aselsan’ı, Roketsan’ı, TÜBİTAK-SAGE’yi, projede emeği geçen herkesi şahsım, milletim adına tebrik ediyorum.

Bu duygularla bir kez daha Ankara-Niğde Otoyolu’nun ikinci kesiminin ülkemize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Geleceğin otoyolu olan bu projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese Bakanımız, bakanlarımız, yüklenici firma ENG’ye ve bu noktada mimarından mühendisine kadar, işçisine kadar herkesi kutluyorum, tebrik ediyorum.

Vatandaşlarımıza otoyolumuzda güvenli ve konforlu seyahatler diliyorum. Sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kurdele sizde, makaslar elinizde ve kestiğiniz kurdeleyle makaslar bugünün hatırası olarak sizlerde kalsın diyorum.

Hayırlı olsun, ya Allah Bismillah.