Kâğıthane Meydanı Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

18.12.2020

Değerli Kâğıthaneliler,

Kıymetli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.

Açılışını yapmakta olduğumuz Kâğıthane Meydanı’nın ilçemize ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Kâğıthane ve Sadabat İstanbul’un üzerine şiirler ve şarkılar yazılan nadide yerlerinden biridir. Ne diyor o güzel şarkıda:

“Bir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâda

Gidelim serv-i revânım yürü Sa'd-âbâd'a”

Gönüllerde işte böylesine derin izler bırakan bu nadide ilçemizin tabii ve tarihi güzelliklerine uygun şekilde geliştirilmesinden memnuniyet duyuyorum.

Meydan düzenlemesinin Sultan Abdülaziz’den Sultan Abdülhamit’e kadar ecdadın hatıralarını yaşatan bu ilçemizin cazibesini daha da artıracağına inanıyorum.

Bunun dışında pek çok alanda Kâğıthane’yi İstanbul’un parlayan yıldızı haline getirecek yatırımları hayata geçiriyoruz. İlçemiz için önemini bildiğim ve Seyrantepe’de inşası süren 620 yataklı hastaneyi inşallah yakında tamamlıyoruz. Metromuzun Kâğıthane-Havalimanı bölümünü inşallah önümüzdeki bahar aylarında hizmete açmayı planlıyoruz.

Kentsel dönüşüm projeleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla işbirliği halinde sürüyor. İlçemize iki millet bahçesi kazandırmanın hazırlığı içindeyiz. Millet Kıraathanesi, Çocuk Kütüphanesi, Uzay Evi, Sosyal Medya Stüdyosu gibi hizmetlerle evlatlarımızın önüne yeni dünyalar açıyoruz. Sosyal Yardım Merkezi ile dar gelirli vatandaşlarımıza Maharetli Eller Çarşısı’yla kadınlarımıza, istihdam hizmet noktasıyla işsizlerimize, engelli hizmet merkeziyle engellilerimize, bağımlılıkla mücadele merkeziyle özellikle tütün, alkol, madde ve internet bağımlılarına yönelik hizmetlerimizi mücadele bazında veriyoruz. Teker-teker saymaya kalksak saatler, günler sürecek bu çalışmalar sayesinde Kâğıthane’yi geleceğe hazırlıyoruz.

Tüm bu güzel hizmetleri ilçemize kazandıran Belediye Başkanımızı ve ekibini, çalışmalarda emeği geçen herkesi mimarından mühendisine, işçisine kadar tebrik ediyorum.

Değerli arkadaşlar, seçimlerde şehirlerimizi kendi hikâyelerine uygun projelerle donatma sözü vermiştik. Ülkemizin dört bir yanında belediyelerimizle birlikte bu sözümüzü yerine getirecek yatırımları hayata geçiriyoruz.

Millet bahçeleriyle, yeşil alanlarla, millet kıraathaneleriyle, kentsel dönüşüm projeleriyle, restorasyonlarla şehirlerimizin çehrelerini değiştiriyoruz. Çocuklara, gençlere, yaşlılara, engellilere, kadınlara yönelik özel projelerle sosyal destek programlarıyla milletimizin her kesimine hizmet götürüyoruz.

Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, sanayiden spora kadar geniş bir alanda son 18 yılda kurduğumuz güçlü altyapı üzerinde yepyeni bir Türkiye inşa ediyoruz. Elbette bu kutlu yürüyüşte önümüze pek çok engel de çıkıyor, pek çok tuzakla da karşılaşıyoruz. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle üstesinden geldiğimiz her saldırı bizi hedeflerimize ulaşma konusunda çok daha kararlı, çok daha azimli hale getiriyor.

Salgın gibi küresel bir sağlık krizine ve bununla bağlantılı olarak giderek derinleşen ekonomik sıkıntılara rağmen Türkiye’nin hedeflerine doğru yürümekten vazgeçmemesi bazılarını şaşırtıyor, hatta çıldırtıyor. Dışarıdaki şaşkınları anlayabiliyoruz, ama maalesef içerideki şaşkınları anlamakta zorluk çekiyoruz. Ağızlarını her açtıklarında demokrasiden, haktan, hukuktan, adaletten bahsedenlerin AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na yönelttikleri tehditlere baktığımızda katıksız bir faşizmin izlerini görüyoruz. Ne diyorlar? İktidara gelirsek AK Parti’yi kapatacağız, diyorlar. AK Parti’yi destekleyen iş adamlarının şirketlerine el koyacağız, diyorlar. AK Parti’ye karşı muhalefet etmeyen medya kuruluşlarının kapısına kilit vuracağız, diyorlar. AK Parti’yle çalışan memurları işten atacağız, diyorlar. AK Parti’de görev yapanların mallarına-mülklerine el koyacağız, diyorlar. Daha bunun gibi pek çok zırvayı dillerine doluyorlar. Nerede kaldı sizin demokratlığınız, hukuk devletine bağlılığınız, insana saygınız?

Tabii biz bunları tek parti diktatörlüğü döneminden biliriz. Biz bunları 27 Mayıs’ta milletin seçtiği Başbakanı ve bakanları alçakça darağacına göndermelerinden biliriz. Biz bunları her darbenin, her muhtıranın, her cuntanın içinde veya arkasında yer almalarından biliriz. Biz bunları ülkenin yerli ve milli sanayisini, ekonomisini, ticaretini, altyapısını engellemek için attıkları taklalardan biliriz. Biz bunları yıllarca milletimize inancından ve kültüründen, özellikle kız evlatlarımıza başörtülerinden dolayı yaşattıkları eziyetlerden biliriz. Biz bunları herkesi benzer ithamlarla suçladıkları halde kendi partilerinin içindeki taciz, tecavüz, hırsızlık hadiselerine kör, sağır, dilsiz kesilmelerinden biliriz. Bu kadar tacizler oldu. Bu kadar tecavüzler oldu partinizin içinde, sesleri çıktı mı? Çıkmadı. Velhasıl biz bunların ciğerini biliriz, ciğerini.

İnşallah 2023’e kadar milletimize hem bu gerçekleri, hem de ülkemize kazandırdığımız hizmetleri bıkmadan usanmadan, gece-gündüz çalışarak anlatacağız. Türkiye’nin 2053 vizyonunu hayata geçirebilmesi için 2023’ün ne kadar önemli olduğu konusunda her vatandaşımızı ikna edeceğiz. Kapısını çalmadık, gönlünü kazanmadık tek bir fert bırakmayana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Yürüttüğümüz mücadeledeki en büyük gücümüzün altına imza attığımız hizmetler olduğunu asla unutmadan yatırım yapmaya, proje üretmeye, eser inşasına devam edeceğiz.

Açılışını yaptığımız Kâğıthane Meydan Projesi, işte bunun örneklerinden biridir. Bir kez daha meydanımızın ilçemize ve şehrimize hayırlı olmasını diliyor, tüm Kâğıthanelileri bu güzel eserle beraber mutlu bir şekilde baharı kutlamaya özellikle davet ediyorum.

Emeği geçenleri tebrik ediyorum.

Kağıthaneli vatandaşlarıma sevgilerimi saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.