G-20 Zirvesi’nde Yaptıkları Konuşma

21.11.2020

Saygıdeğer Liderler,

Kıymetli Dostlarım,

Sizleri şahsım ve milletim adına saygıyla selamlıyorum. Koronavirüs salgını tüm insanlığı tehdit etmeyi sürdürüyor. Mart ayındaki Olağanüstü Zirve’de de değindiğim üzere, aynı gemide yer alan bizlerin kaderi de ortaktır. Salgınla mücadeleyi iş birliği ve dayanışma olmadan başarıya ulaştırmamız mümkün değildir.

Salgın sürecinde dayanışma ve yardımlaşma konusunda dünya gelişmiş ülkeler başta olmak üzere maalesef iyi bir imtihan veremedi. Salgınla mücadelede özellikle ekonomik bakımdan güçsüz ülkeler adeta kaderlerine terk edildi. Türkiye olarak bu kapsamda 156 ülke ve 9 uluslararası kuruluşa yardım sağladık. Bugüne kadar G-20 üyesi 15 ülkeye hibe yardımı yapmanın yanında ülkemizden satın alma ve ihracat izinlerini de karşılamış bulunuyoruz.

Almanya’daki iki Türk bilim insanının ürettiği aşıya dair ümit verici haberleri sevinçle takip ediyoruz. Ancak burada bir hususa dikkat edilmesi gerekiyor; geliştirilen aşılar mevcut adaletsizlikleri daha da derinleştirmek yerine, insanlığın ortak malı olacak şekilde kullanıma sunulmalıdır. Bu çerçevede G-20 platformu aşıya herkesin uygun maliyetli ve hakkaniyetli erişimini güvence altına alacak mekanizmaları hazırlamalı ve işletmelidir. Türkiye olarak biz de birinde insan deneylerine başladığımız toplam 16 aşı çalışmamıza bu anlayışla yaklaşıyoruz. Türkiye’nin üreteceği aşıyı inşallah tüm insanlığın hizmetine sunacağız.

Kıymetli Dostları,

Salgın sağlık alanı yanında küresel ekonomik mimaride de etkisini hissettiriyor. Korumacılığın arttığını, gümrük duvarlarının yeniden yükseldiğini, içe kapanma eğiliminin güçlendiğini görüyoruz. İki yanlışın bir doğru etmeyeceğini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü’nün temel ilkeleri çerçevesinde adil bir küresel ekonomik büyümeden ve refah paylaşımından yanadır. Bunun için Dünya Ticaret Örgütü’nün reform sürecinin ilerletilmesi gerekiyor. Örgütün kilit öneme sahip izleme, müzakere ve anlaşmazlıkların çözümü işlevlerinin iyileştirilmesi şarttır.

Salgın iş gücü piyasasını da olumsuz etkiliyor. Özellikle kayıt dışı ekonomide çalışanlar ile kadın, genç ve engelliler başta olmak üzere toplumdaki hassas kesimler salgının yükünü daha fazla taşıyor. Yaşanan sıkıntılar kapsayıcı ve dayanıklı sosyal güvenlik sistemlerinin önemini bir kez daha ortaya çıkarmıştır.

Dünyanın en kuşatıcı ve geniş tabanlı sosyal güvenlik sistemine sahip ülkelerinden biriyiz. Hızla geliştirip hayata geçirdiğimiz ekonomik sosyal koruma kalkanı vasıtasıyla istihdamı dengede tutacak önlemleri başarıyla uyguluyoruz.

G-20 olarak da salgının etkilerini en aza indirmek adına bir eylem planı devreye aldık. Eylem planının en somut ayağı olarak gördüğümüz borç erteleme girişiminde kaydedilen kademeli ilerlemeli takdirle karşılıyoruz.

Sözlerime son verirken 2021 yılı Temmuz ayına kadar uzatılan bu girişime Türkiye olarak katkı sağlamaya devam edeceğimizi bildirmekten memnuniyet duyuyorum.

Suudi Arabistan’a ve Hadimü’l Haremeyn’e bu G-20 Zirvesine yaptıkları ev sahipliğinden dolayı teşekkür ediyor ve hepinize koronadan bağımsız sağlıklı günler diliyorum.

Thank you.