Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

21.05.2020

Sayın Başbakan, Değerli Dostum,

Kıymetli Misafirler,

Aziz Vatandaşlarım,

Sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla selamlıyorum. Sayın Abe ile beraber açılışını yaptığımız Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin ülkemiz, milletimiz ve güzel İstanbul’umuz için hayırlı olmasını diliyorum. Japonya Başbakanı Sayın Şinzo Abe’ye açılışımıza iştirak ettiği için ülkem ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum.

Yüklenici firmasından mühendisine, işçisinden müteahhidine kadar bu muhteşem eserin inşasında emeği, alın teri, katkısı bulunan herkese teşekkür ediyorum.

Geçmişte Japon firmalar ile Marmaray ve Osman Gazi Köprüsü gibi çok önemli altyapı projelerine beraber imza attık. Bugün köklü ve çok boyutlu Türk-Japon dostluğuna yeni bir halka daha ekliyoruz. Hastanemizin adını iki ülkenin işbirliğine yaraşır şekilde Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi olarak belirledik. Yine ismiyle müsemma olması için hastanemizin çevresindeki 15 dönümlük alanı binden fazla çam ve baharın müjdecisi kiraz çiçeği sakura ağacı ile donattık, donatmaya da devam edeceğiz. Bu bizim özellikle dostluğumuzun kalıcı olmasını inşallah sembolize eden adımlar oluyor.

Sadece estetik bakımdan değil teknolojik altyapısı, müştemilatı, konumu, imkânları ve diğer özellikleriyle İstanbul’un gurur abidelerinden olacak bir eseri daha ülkemize kazandırdık. Rönesans ve Sojitz firmalarının müşterek olarak bu muhteşem eseri inşa etmeleri gerçekten Türk-Japon işbirliğinin de aynı zamanda dayanışmasının bir ifadesidir. 789 bin metrekare arsa alanı üzerine kurulu 1 milyon 21 bin metrekare kapalı alanıyla bu hastane şimdiden dünyanın sayılı hastaneleri arasına girmiştir. Çevre ve enerji dostu olan hastanemiz kamu-özel ortaklığının en güzel örneklerinden biridir. 456’sı yoğun bakım olmak üzere toplam 2682 yatağı, 725 poliklinik odası ve 90 ameliyathane masasıyla bu eser bilhassa kovid-19 salgınıyla mücadelemizde kritik bir rol oynayacaktır. Toplam 107 branşta hizmet verecek olan hastanemizde tam kapasiteye ulaşıldığında günlük 35 bin ayaktan hasta alınmasını ve 500 özellikli ameliyat yapılmasını planlıyoruz. 8 bin 134 araçlık otoparkının yanı sıra üç helikopter pisti de olan hastanemiz milletimizle beraber İstanbul Havalimanı’na yakınlığıyla yabancı misafirlerimize de hizmet verecektir. Bu şu demektir: Yani artık İstanbul aynı zamanda uluslararası bir sağlık merkezi durumuna gelmiştir. Bunun özellikle başatı Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesidir. Öbür tarafta yine Yeşilköy’de hemen pistin yanında malum Profesör Doktor rahmetli Murat Dilmener Hastanesidir. Bir diğeri de, yine bu kovid sürecinde rahmetli olan Feriha Öz Hastanesi, o da Sancaktepe’de. Bunlar 1005+1005 olmak üzere yataklı iki hastanedir. Ama bunlar geçici bir sahra hastanesi değildir bunları kalıcı özellikte inşa ettik ve bunlar da gerçekten plan proje noktasında muhteşem hastaneler oldu.

Yine bu süreç içerisinde bir de 100 yataklı Hadımköy’de daha önce askerlerimiz için Sultan II. Abdülhamit tarafından inşa edilmiş olan hastaneyi restore ederek gerçekten o da çok muhteşem bir eser oldu, inşallah onu da Yeşilköy Acil Hastanesiyle beraber aynı gün açacağız. Kaliteli ve kapsayıcı sağlık hizmetinin değerinin çok daha iyi anlaşıldığı bir dönemde burası sağlık turizminde Türkiye’nin marka eserlerinden biri olacaktır.

Sayın Başbakan,

Kıymetli Misafirler,

Koronavirüs salgını insanlık olarak son bir asırda karşılaştığımız en büyük sağlık sorunudur. Az önce Sayın Başbakanın ifade ettiği şu anda buldukları aşı noktasında ve ürettikleri ilaç noktasında adil bir paylaşımı tüm insanlıkla paylaşacaklarını ifade etmesi ve Türkiye’yi de bu kapsam içerisinde ifade etmeleri gerçekten bizim Sayın Abe’ye ancak bir şükran borcumuzun olduğunun ifadesidir. Kendisine şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum.

Şimdiye kadar 330 bin can alan bu salgın karşısında çoğu ülkenin ciddi zorluklar, sıkıntılar çektiğini görüyoruz. Ve biz şu ana kadar 80’i aşkın ülkeye her türlü bu noktada ürünlerimizi gönderdik ve hâlâ da göndermeye devam ediyoruz, edeceğiz, çünkü bu bizim insani bir görevimizdir, vicdani bir görevimizdir ve bunu yapmakla da iftihar ediyoruz. Sağlık sistemlerini çöktüğü, kamu düzeninin yara aldığı bir dönemde Türkiye ve Japonya örnek bir başarı sergiliyor. Gerek vaka sayısı, gerek vefat sayısı, gerekse sağlık sisteminin sorunsuz işleyişi bakımından son derece iyi bir konumdayız. Nitekim dün itibariyle günlük vaka sayımızı bin’in altına düşürdük. Diğer tüm göstergelerde de olumlu yönde gelişme var. Normalleşmeyle ilgili adımları atarken, tedbirleri de asla elden bırakmıyoruz. İlaç, maske, koruyucu malzemeler ve tıbbi teçhizat noktasında hamdolsun şu anda hiçbir eksiğimiz bulunmuyor. Kendi ihtiyaçlarımızı karşılamanın yanında, sağlık malzemesi sıkıntısı yaşayan dost ve kardeş ülkeler yardımımızı göndermeye devam edeceğiz. Ve az önce ifade ettiğim gibi şu an da kesin rakamı söylüyorum, 82 ülkeye tıbbı malzeme ve maske gönderdik. Kaderimiz ve kederimiz ortaktır inancıyla elimizdeki imkânları salgına karşı tüm insanlık için seferber etmeyi sürdüreceğiz.

Açılışını yaptığımız Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi bu mücadelemizde bize büyük katkı sağlayacaktır. İnşallah sakuranın o farklı renklerdeki çiçeklerini göreceğimiz zamanlar var. Gerçi bizim erguvan gibidir sakura 15-20 gün kadar bu çiçekler kalır, ama yeşilini muhafaza eder. Çam çok sağlıklıdır, kalıcıdır, onun için mevsim koşulu diye bir şey yok dört mevsim diridir. Ağırlıklı olarak Rönesans firmasına bir ricada bulundum dedim ki, ne kadar ladin bulursan bu ladinleri buraya getir, diğerlerinden de alalım ve burası adeta çam ormanı haline dönüşsün. İnşallah kendileri de şu an da Türkiye’nin neresinde ladin varsa topluyorlar.

Ve ben bu düşüncelerle sözlerime son verirken özellikle Değerli Dostum Sayın Abe’ye heyecanımıza ortak olduğu için tekrar teşekkür ediyorum. Koronavirüs salgınında hayatını kaybeden Japon dostlarımız için şahsım, ülkem ve milletim adına taziyelerimi sunuyorum. Hastanemizde görev yapacak tüm sağlık personelimize Rabbimden başarılar diliyorum. Ve bu vesileyle yaklaşan Pazar günü malum Ramazan Bayramımız var. Ramazan Bayramınızı özellikle şimdiden tedbir ediyorum, kutluyorum ve diyorum ki, nice bayramları dünyada hep birlikte kutlayalım. Tekrar değerli dostum Abe’ye de saygılarımı sunuyorum.

Gerek sağlık bakanlarımıza, gerekse yüklenici firma olarak Rönesans Sağlık Yatırım ve Japon Sojitz firmasına hakikaten kararlı bir şekilde bu dev eseri meydana getirmelerinden dolayı teşekkür ediyorum.

Ancak, bu arada buradaki altyapıyla ilgili önceki belediye başkanlarımızın üstlendiği bu süreçte, ne yazık ki tabii yeni Belediye Başkanın, bizim imkânlarımız yok, biz bunu yapamayız diye çekildiği bu yol, metro konusunda da bu işi talimatımla Ulaştırma Bakanımıza verdik ve sağ olsun Ulaştırma Bakanımız büyük bir gayretle şu anda yoldu, viyadüktü bunları tamamladı, şimdi de inşallah metro kısmının bu hafta devrini alıp ve süratle metroyu da inşallah bir yıl, bilemediniz 1,5 yıl içerisinde metroyu da bitirmek suretiyle artık bütün vatandaşımız buraya metroyla gelme imkânına sahip olabilecek ve şu anda bulunduğumuz noktaya metrodan çıkabilecekler ve ulaşım sorunu da böylece çözülmüş olacak.

Ben başta tüm doktor kardeşlerime, bunun yanında tüm hemşire kardeşlerime, sağlık memurlarımıza bu muhteşem eserde şanlarına yakışır şekilde verecekleri hizmet sebebiyle şimdiden şahsım, milletim adına, tüm Kabinem adına, Hükümetimiz adına başarılar diliyorum ve kurdeleyi da bu anlayışla kesiyoruz.

Ya Allah, Bismillah.