Bilal Saygılı Cami ve Külliyesi’nin Açılışında Yaptıkları Konuşma

22.11.2019

Sevgili İzmirli Kardeşlerim,

Hanımefendiler,

Beyefendiler,

Bugün günlerden Cuma, sizleri bu mübarek Cuma gününde en kalbi duygularla selamlıyorum. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi hepinizin, hepimizin üzerine olsun.

Açılışını yaptığımız Bilal Saygılı Cami ve Külliyesi’nin şehrimize, ülkemize ve tabii özellikle de Ege Üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum.

Caminin inşasına özellikle katkısı olan Saygılı ailesini yine şahsım, milletim adına kutluyorum, tebrik ediyorum. Mimarından işçisine, hattatına, özellikle de tabii ahşap işçiliklerine varıncaya kadar emeği geçenleri yine milletim adına tebrik ederek bundan sonraki eserlerle de yine onları özellikle takdir ettiğimi söylemek istiyorum.

Tabii Bilal Saygılı kardeşime, tüm Saygılı ailesine böyle bir ibadethaneyi şehrimize, üniversitemize kazandırdıkları için özellikle şükranlarımı sunuyorum.

16. yüzyıl geleneksel Osmanlı mimarı ve sanat anlayışıyla inşa edilen bu eser konumuyla, kendine has estetiğiyle güzel İzmir’imizin sembollerinden biri olmuştur. 3500’ü kapalı, 4500’ü açık alanda olmak üzere toplam 8 bin kişinin aynı anda namaz kılabileceği camimiz, şehrimizin Mimar Sinan tarzındaki eserlerinden bir tanesidir. Tabii aynı zamanda camimizin altındaki konferans salonu da özellikle birçok etkinliklerde burada iş görecek.

Camimiz 7500 metrekarelik arsa alanına, 28 metre kubbe yüksekliğine, her biri 50 metre uzunluğunda iki şerefeli iki adet minareye sahiptir. Külliye bünyesinde çok amaçlı kültür merkezi ve özellikle de aşevi, çay ocağı, konferans salonu, çocuk bakım odası, sergi mekânları, kongre salonu da bu projenin içerisinde yer alıyor. Tüm bu özellikleriyle Bilal Saygılı Cami ve Külliyesi’nin her bakımdan adına, şehrimize yaraşır bir eser olduğunu görüyoruz.

Rabbim Kur’an-ı Kerim’de: “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder buyuruyor. Hayat rehberimiz Resulü Ekrem Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz bir hadisi şeriflerinde: “Kim Allah’ın razısını talep ederek bir mescit inşa ederse, Allah’u Teala’nın da ona Cennet’te bir ev inşa edeceğini müjdeliyor. Bir Müslüman olarak bizlere çok net bir şekilde mescitlere sahip çıkmamız, onları imar ve ihya etmemiz gerektiği emrediliyor. Hiç şüphesiz bunun yolu da camilerimizi ibadet ve ilimle birlikte hayatımızın da merkezi haline getirmektir. Bizim inancımızda cami, gelinen, kullanılan ve iş bitince terk edilen bir mekân hiçbir zaman olmamıştır. Cami, ibadethane olduğu kadar muhabbetin, tanışmanın, kaynaşmanın, dayanışmanın yeridir. Cami öğrenmenin ve öğretmenin, istişarenin, diyaloğun, danışmanın mekânıdır. Adına ümmet dediğimiz sınıf, mesafe, renk, dil ve ırk tanımayan evrensel kardeşliğimiz evvela camilerimizde vücut bulur. Bir millet tüm renkleriyle, bütün farklılıklarıyla ümmet olduklarının, kardeş olduklarının bilincine öncelikle camilerde ulaşırlar. Bunun için cemaati olmayan her cami ne kadar ihtişamlı, ne kadar görkemli olursa olsun yetim ve öksüz bir eserdir. Çocuk sesleriyle güzelleşmeyen, gençlerin heyecanıyla, hanımların nezaketiyle dolmayan camiler mahzun kalmaya mahkumdur. Üniversite öğrencilerimiz başta olmak üzere bu bölgede yaşayan tüm kardeşlerimin Bilal Saygılı Camini öksüz ve yetim bırakmayacaklarına inanıyorum.

Bu vesileyle İlahi Kelimetullah uğruna asırlardır canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimize Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Özellikle son dönemlerin, malum Suriye’nin kuzeyinde Barış Planı Harekâtı’nda şehit olan kardeşlerime Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize şifalar niyaz ediyorum Rabbimden. Rabbim hayırlarınızı, emeklerinizi, gayretlerini dergahı izzetinde kabul ve karin eylesin diyor sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Allah yar, yardımcımız olsun.