Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin ile Ortak Basın Toplantısında Yaptıkları Konuşma

22.10.2019

Sayın Başkan,

Kıymetli Heyet Üyeleri,

Saygıdeğer Basın Mensupları,

Sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla selamlıyorum. Rusya’da bulunmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum.

Sözlerimin hemen başında Cumartesi günü elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden Akkuyu Nükleer Santrali’nin inşasında çalışan iki Rus vatandaşı için ülkem ve milletim adına taziyelerimi sunuyorum. Yine aynı gün Krasnoyarsk’daki barajın çökmesi sonucu yaşamını yitiren 15 Rus vatandaşı için başsağlığı diliyorum.

Değerli Basın Mensupları,

Özellikle bugünkü görüşmelerimizde ana gündemimiz Suriye’deki gelişmelerdi. Ancak bunun yanı sıra ikili ilişkilerimizi de etraflıca ele alma fırsatı oldu. Ekonomi alanında Sayın Başkan’ın da az önce ifade ettiği gibi milli paralarla ticaretin artırılmasına, buna yönelik anlaşmayı da bildiğiniz gibi kısa süre önce imzalamıştık. Bu anlaşmanın 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefimize ulaşma yolunda önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve Türk Akım projelerinde iş birliğimiz sürüyor. S-400’lerle ilgili de belirlediğimiz takvim çerçevesinde teslimatlar yapılıyor. Önümüzdeki dönemde de ortak çıkarlarımız doğrultusunda bu gayretli çalışmalar kararlılıkla devam edecektir.

Burada bu konuyu dile getirmişken, savunma sanayi alanında da çok ciddi adımlar atıyoruz, atmaya da devam edeceğiz.

Sayın Putin’le Suriye’de barış, huzur ve istikrarın tesisi için gerek ikili düzeyde, gerekse Astana formatı kapsamında çok ciddi çaba harcadık. Ortak çabalarımız neticesinde Soçi Muhtırası dahil pek çok önemli karara imza attık. 16 Eylül’de yapılan Ankara Zirvesi’yle Anayasa Komitesi’nin kuruluşunu ilan ettik. 30 Ekim tarihinde komite ilk kez toplanacak. Beklentimiz, Anayasa Komitesi’nin Suriyelilerin meşru ve haklı beklentileri çerçevesinde gerçek ve kapsamlı bir siyasi değişimin önünü açmasıdır.

İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki durum da yaptığımız görüşmelerin gündemindeydi. Gelinen aşamada İdlib’de nispi bir sükûnetin tesis edildiğini, saldırılarda bir azalma yaşandığını görmek memnuniyet vericidir. Bundan sonraki süreçte ana gayemiz, istikrar ortamını güçlendirmek ve kalıcı hale getirmektir.

Türkiye olarak gerek Rus dostlarımızın endişelerinin giderilmesi, gerekse sahada sükûnetin muhafazası için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz.

Değerli Arkadaşlar,

Bugün Sayın Başkanla ağırlıklı olarak Barış Pınarı Harekâtımız bağlamındaki son gelişmeleri ele aldık. Sayın Putin’e harekâtımız hakkında kapsamlı bilgi verdim. Daha önce ifade ettiğim gibi harekâtın ana gayesi; bölgeden PKK-YPG terör örgütünü çıkartıp Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünü sağlamaktır. Bu harekât aynı zamanda bölücü terör tehdidini ortadan kaldırarak, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini de garanti altına almaktadır. Bizim hiçbir zaman hiçbir ülkenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur. Türkiye olarak şimdiye kadar sahada attığımız bütün adımları hassasiyetle attık. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla 4 bin kilometrekarelik alanı teröristlerden temizledik. Ülkemizin güvenli hale getirdiği bölgeye 365 bin Suriyeli gönüllü olarak geri döndü. Bir dönem terörle çatışmalarla anılan Suriye toprakları Türkiye’nin çabaları neticesinde yıllar sonra yeniden huzura ve istikrara kavuştu. Bu modeli Suriye’nin kuzeyindeki diğer yerlere de teşmil etmek istiyoruz.

Biz, 350 bini Kürt, 3 milyon 650 bin Suriyeli kardeşine son 8,5 yıldır kucak açan bir ülkeyiz, bir milletiz. Artık bu kardeşlerimizin vatan hasretini dindirecek adımları atmamız gerekiyor. Barış Pınarı Harekâtı’nın bir diğer önemli hedefi, işte bunu temin etmektir. Harekâtla güvenli hale getireceğimiz alana öncelikle 1 milyon, akabinde bir bu kadar daha Suriyeli’nin yerleşeceğine inanıyoruz. Buna dair planlarımızı muhataplarımızla paylaştık. İnşallah uluslararası toplumun da katkı ve desteğiyle bu önemli planı hayata geçireceğiz. Bu süreçte Rus dostlarımızla beraber çalışacak, gönüllü geri dönüşleri kolaylaştıracak projelere imza atacağız.

Değerli Arkadaşlar,

Bugün Sayın Putin’le terörle mücadele, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin sağlanması ile mültecilerin geri dönüşü noktasında tarihi bir mutabakata imza attık. Bu muhtıraya göre Türkiye ve Rusya Suriye topraklarında ayrılıkçı hiçbir gündeme izin vermeyecektir. 23 Ekim öğlen 12’den itibaren 150 saat içinde YPG’li teröristler ve silahları 30 kilometrenin dışına çıkartılacak, örgütün tahkimat ve mevzileri imha edilecektir. 150 saattin sonunda Barış Pınarı Harekatı alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 kilometre derinlikte Türk-Rus devriyeleri başlayacaktır. Tel Rıfat ve Münbiç’teki tüm YPG’li teröristler silahlarıyla beraber bu bölgenin dışına çıkarılacaktır. Terörist sızmalara karşı her iki ülke gereken önlemleri alacak, muhtarının gözetimi ve koordinasyonu için ortak bir mekanizma kurulacaktır. Bugüne kadar olduğu gibi Türkiye ve Rusya Suriye krizinin siyasi çözüme kavuşturulması için çabalarını sürdürecektir.

Değerli dostum Putin’le varmış olduğumuz bu mutabakatın Suriye’nin kalıcı istikrarı ve terörden arındırılması yolunda yeni bir dönemi başlatacağına inanıyorum.

Muhtıranın ülkelerimiz ve Suriye’deki kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Suriye’nin komşusu ve Suriye halkının dostları olarak bu ülkede barış, güvenlik ve istikrarın yeniden hâkim olması için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Sayın Putin’e misafirperverliği için bir kez daha teşekkür ediyor, sizlere de saygı ve sevgilerimi sunuyorum.