Kayseri Toplu Açılış Töreni’nde Yaptıkları Konuşma

19.10.2019

Mürşit Seyyid Burhaneddin Duası, Melikgazi Keykubat’ın yuvası, tarih tarih Selçuklu’nun cevheri selam sana, selam güzel Kayseri.

Yiğitleri şanlı bayrak taşıyor, Erciyes’in bağrında Hak yazıyor. Kadim şehir, ak alnı ak yaşıyor.

Dört bir yanı medeniyet eseri, selam sana, selam güzel Kayseri. Evet, Allah’ın selamı üzerine olsun Kayseri.

Toplu açılış törenimiz vesilesiyle bir kez daha Kayseri’de olmaktan, sizlerle hasret gidermekten memnuniyet duyuyorum. Kayseri bugün maşallah bir başka güzel. Kayseri bugün bir başka coşkulu. Türkiye tarihinin en önemli ve zorlu mücadelelerinden birini verirken Kayseri’den yükselen bu birlik beraberlik, kararlılık sesinin dalga dalga tüm ülkemize yayıldığına inanıyorum.

Anadolu’nun buğulu şehri sapa sağlam arkamızda durdukça Allah’ın izniyle bizi yolumuzdan kimse alıkoyamaz. Bu millet bir asır önce yedi düvel üzerine geldiğinde mücadeleden geri durmayı, teslim olmayı asla düşünmedi. Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de, İstiklal Harbimizde bu inançla dönemin düveli muazzama denilen güçlerini dize getirmeyi başardık. İstiklal Harbimize başlamamızın yüzüncü yılına ulaştığımız şu günlerde, bir kez daha ya istiklal ya ölüm, dedik. Daha önce Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla Suriye meselesindeki duruşumuzu ortaya koymuştuk. Baktık ki, bize verilen sözler tutulmuyor, sınırlarımızın güvenliği tehdit altında, Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşü için gereken ortam oluşmuyor, yeniden kolları sıvadık.

Mehmet Akif Ersoy Merhum, İstiklal Marşımızda ne diyor?

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım.

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım.

Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.

Bugün bir kez daha soruyorum, bir kez daha hangi çılgın bize zincir vuracakmış? Soruyorum, terör örgütleri mi bize zincir vuracakmış? Soruyorum, terör örgütleriyle koyun koyuna mı zincir vuracakmış? Soruyorum, ellerinde yüz binlerce masumun kanı olanlar mı bize zincir vuracakmış? Soruyorum, Suriye’de öldürülen 1 milyon sivili görmeyip de ülkemizin teröristleri hedef alan operasyonuna tepki gösterenler mi bize zincir vuracakmış? Soruyorum, Türkiye yıllardır 4 milyon sığınmacıyı topraklarında barındırırken korkudan sınırlarının arkasına saklananlar mı bize zincir vuracakmış? Soruyorum, yıllarca PKK’sı bir yandan, DEAŞ’ı diğer yandan ülkemize saldırırken seslerini çıkarmayıp da bugün sınırlarımızın güvenliğini sağlamak için attığımız adıma tahammül edemeyenler mi bize zincir vuracakmış? Soruyorum ve siyasi, ekonomik olarak her gün istiskal edildikleri halde, onurlarıyla mücadele etmeyi bilmeyenler mi bize zincir vuracakmış? Soruyorum, hangi alçak bize zincir vuracakmış? Bu riyakarlar, bu ikiyüzlüler, bu terörist seviciler, bu kibirliler, bu ödlekler mi bize zincir vuracakmış? Şaşarım akıllarına. Anlaşılan o ki, bunlar Türk Milleti’ni, bu milleti tanımıyorlar, ama tanıyacaklar. Nasıl bir asır önce Çanakkale’de İstiklal Harbimizde bizi tanıdılarsa, bugünde tanıyacaklar. Nasıl daha önce Kıbrıs’ta, Fırat Kalkanı Harekâtı’nda, Zeytin Dalı Harekâtı’nda, Afrin’de tanıdılarsa yine tanıyacaklar. Ya efendice tanıyacaklar, ya da derslerini ala ala tanıyacaklar. Ama eninden, sonunda bu milleti, bu devleti, bu çelikten iradeyi tanıyacaklar tamam. İşte bu Nene Hatunlar, bu Şerife Bacılar oldukça tanıyacaklar. İstiklali ve istikbali için gerekirse baş verip, baş eğmemeye hazır bu milleti tanıyacaklar. Kayseri’deki şu manzara, Kayseri’den yükselen bu ses inşallah birilerine ders olur, mesaj olur, ibret olur. Rabbim hepinizden razı olsun.

Kardeşlerim,

Buradan tüm dünyaya şu gerçekleri bir kez daha ifade etmek istiyorum: Tabii bu sözümüz görmek isteyen gözler, duymak isteyen kulaklar, konuşmak isteyen diller, muhabbet kurmak isteyen gönüller içindir. Türkiye düşmanlığıyla taşlaşmış kalplere ne desek nafile. Bunların ülkemize olan husumetleri, senaryolarına boşuna çıkardığımız, oyunlarını bozduğumuz, tuzaklarına başlarına geçirdiğimiz için her şeyin önüne geçmiş durumda. Sizler de takip ediyorsunuz, Barış Pınarı Harekâtı’nı başlattığımız 9 Ekim tarihinden bugüne kadar akılla, mantıkla, izanla, devlet yönetimiyle, diplomatik nezaketle izah edilmesi mümkün olmayan tuhaf tepkiler sergileniyor. Halbuki bizim söylediğimiz ve yaptığımız iş gayet basittir, ne diyoruz biz? Sınırlarımız boyunca uzanan bir terör koridoru oluşumuna izin vermeyeceğiz. Ne diyoruz biz? Ülkemizdeki Suriyelilerin evlerine güvenle dönüşü için gereken şartları oluşturacağımızı söylüyoruz. Peki, bunun için ne yapıyoruz? Siyasi, diplomatik ve askeri olarak ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Görüşmek, konuşmak, müzakere etmek gerekiyorsa onu yapıyoruz. Askeri olarak vurup geçmek gerekiyorsa onu da yapıyoruz. Böyle bir ortamda beklentimiz teröre karşı samimi duruş sahibi herkesin bize destek olmasıdır. Aynı şekilde ülkemizle birlikte Avrupa dahil tüm bölgemizde giderek büyüyen bir sıkıntı haline dönüşen Suriyeli sığınmacıların evlerine dönüşleri için bize destek verilmesidir. Maalesef her iki konuda da tam tersi bir durumla karşılaştık. Tabii kimseye kulak asmadık, kendi planlarımız doğrultusunda harekâtımıza devam ettik. Baktılar ki Türkiye’yi sahadaki teröristleri vasıtasıyla durduramayacaklar, başka yolları denediler. Maalesef son 9 günde ülkemize karşı her türlü çirkinlik sergilendi. İki tarafı yüzlerdeki maskeler düştüğü için kimin kim olduğunu gördük. Bunlar da işe yaramayınca mecburen oturup, konuşmak üzere ülkemize gelme arzusu belirdi. Biz sahada ne kadar kararlı hareket ettiysek, diplomasi yollarını işletme konusunda da o derece esnek olduk.

Değerli Kardeşlerim,

Kendilerine Suriye meselesinin bugüne nasıl geldiğini anlattık. Ama bir şey söyledik, Kayseri şunu söyledik: Biz terör örgütüyle masaya oturacak kadar alçalmadık. Zira biz Türkiye Cumhuriyeti Devletiyiz. Savaş hukukunda, uluslararası siyasette devlet, devletle masaya oturur. Bir devlet terör örgütüyle masaya oturmaz, teröristlerle masaya oturmaz. Birileri oturuyor diye, bizde mi oturacağız? Yok böyle bir şey. Bizim kitabımızda bu yazmıyor ve bizim tarihimizden gelen terbiyede bu yok. Birileri oturuyor, varsın otursunlar, ama bizim için asla. Bölücü terör örgütünün gerçek yüzünü bir kez daha ifşa ettik. En başından beri ifade ettiğimiz şartlarımızı tekrar masaya koyduk.

Fırat Nehrinden Irak’a kadar olan Suriye sınırımız boyunca kuzeyden güneye 20 mil, yani 32 kilometre derinliğinde bir güvenli bölge oluşturma kararlılığımızı tekrarladık. Batıdan doğuya Irak sınırından batıya, 444 kilometre uzunluğu ifade ettik. Amacımız bu bölgede kimseyle çatışmak, kimsenin kanını dökmek olmadığını özellikle belirledik ve belirttik. Hedefimizde sadece teröristlerin olduğunu söyledik. Bu teröristlerin belirlediğimiz hattın dışına çıkması halinde Barış Pınarı Harekâtı’nın sona ereceğini ifade ettik. Gençler Çarşamba günü yaptığımız grup toplantımızda bu işin bir gecede bitirilmesini teklif etmiştik. Pazarlık sünnettir diyerek masada güvenli bölgenin teröristlerden arındırılması, tahkimatlarının ve mevzilerinin yıkılması işi için evet 120 saatte mutabık kaldık. Bugün ikinci gün, Salı gecesi süre bitiyor. Vardığımız mutabakatı yazılı bir 13 maddelik metne dönüştürdük. Toplantıdan sonra Amerikan tarafı da, Türk tarafı da kendi anlayışına göre konuyu kamuoyuna açıkladı. Biz ne söylediğimizi, ne istediğimizi, bunları hangi şartlar altında uygulayacağımızı gayet iyi biliyoruz. Olursa olur, olmazsa 120 saatin bittiği dakika kaldığımız yerden devam eder, teröristlerin başını ezmeyi sürdürürüz. Dün akşam Sayın Trump’la da görüştüm, Sayın Trump’la yaptığım görüşmede bunları konuştum. Salı günü inşallah Rusya’da Soçi’de olacağım, orada da Sayın Putin’le bunları görüşeceğiz. Ve onla da görüştükten sonra inşallah yolumuza hayırlısıyla devam edeceğiz.

Kardeşlerim,

Harekât bölgemizin bir kısmında malum Rusya’nın koruması altındaki rejim güçleri bulunuyor, bu meseleyi de onun için Salı günü Sayın Putin’le ele alacağız. Çünkü bir hal çaresi bulmamız lazım, aynı durum orada da geçerlidir. Yine olursa olur, olmazsa kendi planlarımızı uygulamaya devam ederiz. Bu sürecin ülkemiz, milletimiz, Suriyeli kardeşlerimiz ve tüm bölgelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum: Türkiye en başından beri ortaya koyduğu şartlardan en küçük bir sapma göstermemiştir. Tam tersine kendi taleplerimizi muhataplarımıza anlatarak, önemli bir diplomasi başarısı elde ettik. Eğer bu şartlar karşılanırsa önemli bir operasyonu en az kayıp ve bedelle tamamlamış olacağız. Şayet ülkemize verilen sözler tutulmazsa da geçmişte olduğu gibi beklemeyecek verdiğimiz süre bittiği an harekata devam edeceğiz. Milletimiz müsterih olsun bugüne kadar milletimizin yüzünü yere düşürecek hiçbir iş yapmadık, bundan sonra da yapmayız. Türkiye için en iyisi en hayırlısı neyse onu yaptık, onu yapmayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle kahraman askerlerimize ülkemizle birlikte aynı safta cesaretle mücadeleye katılan Suriye Milli Ordusu mensuplarına şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Sınır bölgelerinde teröristlerin alçakça saldırılarını sükûnetle karşılayarak ülkelerine destek olan halkımızı tebrik ediyorum. Siz varsanız, biz varız. Dualarınız zafer müjdesidir. Bu mücadelede bize destek veren tüm siyasi partilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, ülkelere, uluslararası kuruluşlara, tabii en başta da tekrar milletimize teşekkür ediyorum. İnşallah bu bayrak inmeyecek, inşallah bu ezan susmayacak, bu devlet hep payidar olacak, bu millet hep özgür yaşayacak.

Kardeşlerim,

Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Malum AK Parti’yi kurduk ve buradan yola çıktık Kayseri’den. O gün bugündür, bu yolda azimle, güçle yürüyoruz. Bugün Kayseri’ye geldik, Kayseri’ye eli boş gelmek olmaz dedik. Bizim şehirlerimize hediyelerimiz tamamladığımız hizmetlerin açılışlarını yapmaktır. Başbakanlık dönemimden beri belli projeler dışında sadece açılış törenlerine katıldım. Yatırım ve hizmet çok olduğu için açılışları da toplu şekilde gerçekleştiriyoruz. Bugün de Kayseri’de tamamlanan ve toplam yatırım bedeli 1 katrilyon 798 trilyon lira olan 139 projenin açılışını gerçekleştiriyoruz.

Her zamanki gibi önce eğitimle başlıyoruz. Çeşitli ilçelerimizde inşası tamamlan anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise bütün bu okullarımıza ait spor salonları, öğrenci pansiyonu gibi eserlerden oluşan 81 trilyon liralık eğitim yatırımının resmi açılışını bugün yapıyoruz.

Ulaşımda Derevenk Viyadüğü, Mimar Sinan Organize Sanayi Bölgesi Köprülü Kavşağı, İncesu Himmet Dede Kayseri Yolu ve Bünyan Köprülü Kavşağı’ndan oluşan 419 trilyon liralık yatırımı hizmete açıyoruz. TOKİ Melik Gazi’de değerli kardeşlerim, 834 adet konutu ve sosyal tesisleriyle İncesu’da 200 ve 643 konutluk iki projeyi tamamladı. Onların da resmi açılışını buradan gerçekleştiriyoruz. TEİAŞ’ın iletişim hatları ve Devlet Su İşleri’nin sulama tesisleriyle çeşitli kurumlarımızın hizmet binalarının açılışlarını da bugün yapıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın desteklediği hayvancılık tesisleriyle özel sektörümüze ait 14 ayrı tesisi de bugün resmen açıyoruz.

Şimdi geliyorum belediyelerimize. Büyükşehir Belediyemiz şehir genelinde 25 ayrı yatırımı altyapı ve üstyapı yatırımını tamamladı bunları bugün hizmete açıyoruz. KASKİ çoğunluğu kanalizasyon şebekesi olan 18 projeyi şehrimize kazandırdı. Kayseri Gaz 10 ilçemizde altyapı çalışması yürüttü. Kayseri ve civarı elektrik şirketi çoğunluğu elektrik aydınlatma sistemi olan 9 kalem yatırımı tamamladı, bunların resmi açılışlarını da buradan yapıyoruz. Kocasinan Belediyemiz, 5 kalem, Melikgazi Belediyemiz, 5 kalem, Bünyan Belediyemiz, 3 kalem, Develi Belediyemiz, 1 kalem, Felahiye Belediyemiz, 2 kalem, Hacılar Belediyemiz, 4 kalem, Özvatan Belediyemiz, 2 kalem, Tomarza Belediyemiz, 2 kalem, Yeşilhisar Belediyemiz, 2 kalem yatırımı ilçelerimize kazandırdı. Bunların resmi açılışlarını da bugün gerçekleştiriyoruz. Tüm bu eser ve hizmetlerin Kayserimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği geçen kurumlarımızı, belediyelerimizi, özel sektörümüzü tebrik ediyorum. Tabii Kayseri’ye kazandırdıklarımız bunlardan ibaret değil. AK Parti Hükümetleri döneminde şehrimize değerli kardeşlerim, 27 katrilyon liralık yatırım yaptık, 17 senede. Tamamlananları bir kenara bırakıyorum, halen devam eden ve yakında başlayacak olan yatırımlardan bir kaçını hatırlatmak istiyorum. Biliyorum bekliyorsunuz, bu müjde ne zaman gelecek diyorsunuz. Melikgazi ve Kocasinan, Keykubat Millet Bahçeleri inşallah şehrimizin çehresini değiştirecek. Proje çalışmaları sürüyor en yakın zamanda inşasına başlanacak. Şehir hastanemizi zaten açmıştık. Develi Bünyan ve Yahyalı’da toplamda 300 yataklı devlet hastanelerimizin de inşaatı sürüyor. Develi, Batı ve Kuzey Çevre Yolunu önümüzdeki yıl tamamlıyoruz. Niğde Otoyolu bağlantısını, Ürgüp-Niğde yol ayrımı arasını, Boğazlıyan-Felahiye yolunu da seneye bitiriyoruz.

Şimdi tabii şunu diyeceksiniz biliyorum: Hızlı treni heyecanla bekliyoruz. Şu anda proje çalışmaları tamamlandı, ihale aşamasına gelindi ve inşallah ihalesini yaparak adımı atacağız. Bir diğer adım, havalimanımızın genişletilmesiyle ilgili projede tamamlandı. Onu da ihale aşamasına getirdik. Anafartalar Yüksek Hızlı Tren Garı tramvay hattının ihalesini ise yıl bitmeden yapmayı planlıyoruz. Bunlar sadece birkaç örnek, daha pek çok alanda benzer şekilde çeşitli safhalarda yeni hizmetlere, yeni yatırımlara ilişkin çalışmalar sürüyor.

Şöyle bir dönüp baktığımızda bugün Kayseri’nin sahip olduğu gurur verici eserlerin neredeyse tamamına yakının AK Parti döneminde şehrimize kazandırıldığını görüyoruz. Erciyes Kayak Merkezi’nin ünü artık ülkemiz sınırlarını aşan bir yer haline geldi öyle mi? Bu eseri Kayseri’ye kim kazandırdı? AK Parti. Raylı sistem şehir içi trafiğinin adeta nefes borusu durumunda. Bu eseri Kayseri’ye kim kazandırdı? Stadyum ve spor merkezleriyle şehrimiz adeta bir spor vadisi haline dönüştü, bunları Kayseri’ye kim kazandırdı? Şehir ekonomisinin lokomotifleri olan organize sanayi bölgelerinin katlanarak büyümesi hangi dönemde oldu? Kayseri bizim özellikle yanımızda güçlü şekilde durdukça hizmetlerimiz katlanarak devam edecek. Çünkü bizim siyasetteki varlık özellikle varlık sebebimiz gayemiz milletimize hizmetkar olmaktır. Biz bu millete hizmetkar olmaya geldik, efendi olmaya değil.

Kardeşlerim,

Sözlerime son vermeden önce 31 Mart seçimlerinde Büyükşehir Belediye başkanlığı seçiminde vermiş olduğunuz yüzde 63,4 oranındaki destek için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.

Kardeşlerim,

Biliyorsunuz Cumhur İttifakı olarak bu yolda ilerliyoruz ve Sayın Devlet Bey’le birlikte bu mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz, kendilerine Allah şifalar versin. Ve bu mücadelemiz inşallah 2023 başkanlık seçimlerinde, milletvekili seçimlerinde aynı kararlılıkla devam edecek. 2024 yerel seçimlerinde de inşallah devam edecek. Ne diyorum ben her zaman? Pazara kadar değil, mezara kadar, o kadar.

Bir olacağız… İri olacağız… Beraber olacağız… Kardeş olacağız… hep beraber Türkiye olacağız.

Rabia hazır mıyız? Tek Millet… Tek Bayrak… Tek Vatan… Tek Devlet… Sağ olun, var olun. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla.