TCG Kınalıada’nın (F-514) Hizmete Giriş Töreni ve Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 1. Gemi Sac Kesme Töreninde Yaptıkları Konuşma

29.09.2019

Değerli Misafirler,

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Kıymetli Mensupları,

Sevgili Denizciler,

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bugün teslim töreni için biraraya geldiğimiz 4. milli gemimiz Kınalıada Korveti’nin ülkemize, milletimize ve denizcilerimize hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum.

Sac kesme törenini gerçekleştireceğimiz geminin de dost ve kardeş Pakistan Devleti’ne hayırlı olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Bu gemilerin ve içinde yer alan tüm sistemlerin tasarımından inşasına, üretimine kadar her aşamasında emeği geçenlere şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Değerli misafirler,

Sözlerime 27 Eylül’de kutladığımız Preveze Deniz Zaferimizin yıldönümünü ve Deniz Kuvvetleri Günümüzü bir kez daha tebrik ederek başlamak istiyorum. Bu savaş, Barbaros Hayrettin Paşa komutasında büyük bir düşman donanmasına karşı verilmişti. Kazanılan zaferin ardından Osmanlı Devleti Akdeniz’deki hakimiyetini perçinlemiş, Türk donanmasının gücü tüm dünyaya gösterilmişti. Bu vesileyle Barbaros Hayrettin Paşa’yı ve tüm denizcilerimizi bir kez daha tazimle, rahmetle yad ediyorum.

Tarihi şanlı zaferlerle dolu olan Deniz Kuvvetlerimiz, devraldığı bu büyük mirası daha da güçlendirerek geleceğe taşıyor. Deniz Kuvvetlerimiz, birikimi, donanımı, disiplini, nitelikli personeli ve üstlendiği tüm görevlerinde elde ettiği başarılarla bizleri gururlandırıyor. Sahil Güvenliğimiz de kendi karasularımızda donanmamızla dünyanın dört bir yanında tüm insanlığın huzuru, adalet ve barışı için çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz. “Hazır ol cenge, ister isen sulhu salah” diyen ecdadımıza kulak vererek eksiklerimizi sürekli tamamlıyoruz. Son dönemde dünya ve özellikle Akdeniz’de yaşanan hadiseler, bize her alanda olduğu gibi denizlerde de çok daha güçlü olmamız gerektiğini işaret ediyor. Bu sebeple karada ve havada devreye aldığımız nice savunma ve taarruz sistemlerimiz gibi MİLGEM gemilerimizi de kararlılıkla inşa ediyor, denizlere uğurluyoruz.

Türkiye, bugün dünyada bir savaş gemisini milli imkanlarıyla tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülkeden biri olmuştur. Bu kapsamda hepimiz ürettiğimiz Heybeliada’yı 2011’de, Büyükada’yı 2013’te, Burgazada’yı da 2016’da denize indirmiştik. MİLGEM Projesinde yıllar içerisinde edinilen tecrübe ile yerlilik oranını yüzde 70 seviyesine kadar yükselttik ve böylece bugün de onu evet denize indiriyoruz.

Değerli Misafirler,

Kınalıada’nın tasarım, inşa ve entegrasyon faaliyetleri İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda yürütüldü. Bu süreçte ihtiyaç duyulan tasarım, araştırma-geliştirme, tedarik ve hizmet alım işleri Savunma Sanayi Başkanlığımız tarafından yerli ve milli imkanlarla gerçekleştirildi. Gemimizin platform sistemleri ve dizayn sistemleri STM silah ve sensör sistemleri Aselsan, Savaş Yönetim Sistemi, Havelsan tarafından sağlandı. Bu firmalarımızın altında 50’yi aşkın yerli firma alt yüklenici olarak görev yaptı. MİLGEM ada sınıfı korvetlerin ilk üçünden farklı olarak Kınalıada Roketsan tarafından milli imkanlarla geliştirilen, az önce de ifade edildi, Atmaca füzemizi kullanacak. Aynı şekilde Havelsan ve Deniz Kuvvetlerimizin birlikte geliştirdiği ADVENT adı verilen savaş yönetim sistemi de ilk kez Kınalıada Gemisi’nde yer alacak, böylece geminin yerlilik oranı daha da artırılmış oldu. MİLGEM Projesinin 5. gemisi ve ada sınıfı korvetlerin devamı niteliğindeki İ sınıfı firkateynlerin ilkinin inşasına da Savunma Sanayi Başkanlığımız ile STM arasındaki sözleşmenin imzalanmasıyla başlandı.

Hizmete giren korvetlerimiz bugüne kadar çok sayıda milli ve uluslararası tatbikatta yer alarak, kendilerine verilen görevleri başarıyla yerine getirdiler. Birçok devletin ilgisini çeken bu korvetlerin görevlerindeki başarılarıyla dünyadaki benzer sınıftaki gemiler arasında en üst sıralarda yer alıyor. Bugün denize iniş töreni için biraraya geldiğimiz bu gemimizin de denizlerdeki gücümüze güç katacağına yürekten inanıyorum. Deniz Kuvvetlerimizi güçlendirmeye yönelik daha pek çok projemiz vardır.

Ülkemiz ile dost ve kardeş devletlerin ihtiyaçlarını karşılayacak olan dizel elektrikli denizaltı projesiyle ilgili çalışmalar da sürüyor. İzmir Tersanesi’ni Deniz Kuvvetlerimize daha iyi hizmet verebilmesi için altyapı ve yüzer havuzlarla güçlendiriyoruz. Buradaki ilk yüzer havuzu önümüzdeki Kasım ayında hizmete alıyoruz. Askeri ve sivil tersaneler arasındaki işbirliğini artırarak büyük bir potansiyelin olduğu dünya piyasalarındaki yerimizi genişletmeyi planlıyoruz. Gemi makinelerinden deniz toplarına, füzelere, torpidolara, elektronik sistemlere kadar her alanda yerli ve milli imkanları en üst seviyeye çıkarmakta kararlıyız.

Değerli Misafirler,

Türkiye’nin savunma sanayi alanında son dönemde kat ettiği mesafe, istiklaline ve istikbaline daha güvenli bakmasını sağlamıştır. Geçmişte arzu ettiğimiz gemileri, uçakları, araç-gereçleri paramızla dahi alamadığımızı asla unutmadık, unutmayacağız. Son olarak proje ortağı olduğumuz F-35 uçakları konusunda yaşananlar bizim bu alandaki kararlılığımızı daha da artırmıştır. Nasıl korvetlerimizi kendimiz inşa ettiysek, nasıl atak helikopterlerimizi kendimiz yapabildiysek, nasıl İHA’larımızı, SİHA’larımızı, uydularımızı geliştirip uçurduysak, inşallah kendi savaş uçağımıza da kavuşacağız.

Zaman yakındır, savunma sanayinde dışa bağımlılığımızı yüzde 80’lerden yüzde 30’lara indirerek gerçekten önemli mesafe kat ettik. Daha önce neredeyse yok denecek seviyede olan savunma sanayindeki araştırma-geliştirme harcamaları 1,5 milyar dolara yaklaştı. Halihazırda ülkemizde 700 ayrı savunma sanayi projesi yürütülmektedir. Proje hacmi itibariyle sektörde 60 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştık. İhale sürecindekilerle bu rakam 75 milyar dolara çıkacak. Bugün dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasına giren beş firmamız bulunuyor. İnşallah bu sayı sürekli artacaktır. Hedefimiz, 2023 yılında savunma sanayinde dışa bağımlılığımızı tamamen ortadan kaldırmaktır. Yürüttüğümüz çalışmaların sonuçlarını kendi ihtiyaçlarımızı karşılama yanında dostlarımız ve kardeşlerimizle paylaşıyoruz.

Savunma ve havacılık ihracatımız geçtiğimiz yıl itibariyle yaklaşık 2,5 milyar doları buldu. Biz tüm bu yatırımları dostlarımızın emin olmasını sağlamak, birliğimize ve bütünlüğümüze göz dikenleri caydırmak için yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Esasen özellikle son 6 yıldır birbiri ardına yaşadığımız sıkıntıların gerisindeki sebeplerden birinin de, Türkiye’yi işte bu hedeflerine ulaşmaktan alıkoymak olduğu açıktır. Hep söylediğim gibi, başaramayacaklar. Madem uyuyan devi uyandırdılar, sonuçlarına da katlanacaklar. Madem bizim açık ikazlarımıza rağmen üzerimize üzerimize geliyorlar, bunun da sonuçlarına katlanacaklar. Türkiye’yi ve Türk milletini hala tanıyamamış olanlara kendimizi tanıtmaya devam edeceğiz demektir.

Değerli Dostlar,

Az önce Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı’nı dinledik. Bakın, bir şeyden bahsetti, nedir o? Cammu Keşmir’den bahsetti. Şimdi burada cereyan eden olayların ne anlama geldiğini iyi bilelim. Sekiz milyon insan adeta bir açık hava hapishanesinde şu anda yaşamaya mahkûm ediliyorlar. Her türlü işkenceye maruz bırakılıyorlar. Bakınız, Cammu Keşmir’deki bu olayın bir diğeri nerede yaşanıyor? Filistin’de yaşanıyor. Filistin’de yaşananlar da bunun aynısı. Orada da açık hava cezaevinde yaşıyormuş gibi bu insanlar ne yazık ki topraklarından çıkıp bir başka yere gidemiyorlar. Şimdi Cammu Keşmir’deki olay da bunun bir değişik versiyonu.

Peki, insanlık buna karşı ne yapıyor? Dünyadaki bu güçlü ülkeler acaba buna karşı ne diyor, sesleri çıkıyor mu? Hayır, sadece biz konuştuk, sadece Malezya konuştu, kimse konuşmadı. Niye? Maalesef herkesin zihinlerinde başka senaryolar var, ama bizim zihnimizde tek senaryo var. Biz Hakk’ın ve haklının yanında olmaya devam edeceğiz, mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz. Güçlünün yanında değil, çünkü bizim inancımızda güçlünün haklı olduğu değil haklının güçlü olduğu bir dünya var, biz buna inanıyoruz ve buna da böylece devam edeceğiz.

Değerli Dostlar,

Bu duygularla Kınalıada Gemimizin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen herkesi tekraren tebrik ediyorum. Gemimizin yolu açık, denizleri sakin, pruvası neta olsun diyor, hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Kalın sağlıcakla.