Ak Parti Bursa İl Başkanlığı Teşkilat Yemeğinde Yaptıkları Konuşma

04.08.2019

Sevgili Bursalılar,

Çok değerli yol ve dava arkadaşlarım,

Bursa’mızın kıymetli iş adamları,

Değerli gönül dostları,

Hanımefendiler, beyefendiler;

Sizleri en kalbi muhabbetlerimle, hürmetle selamlıyorum. Bu güzel yaz akşamında sizlerle beraber olmaktan duyduğum bahtiyarlığı özellikle ifade etmek istiyorum. Bizleri bir araya getirerek hasret gidermemize, hasbihal etmemize vesile olanlara şükranlarımı sunuyorum. Toplantımızı teşrifleriniz için de her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Sözlerimin hemen başında 31 Mart seçimlerinde Cumhur İttifakına ve adaylarımıza verdikleri güçlü destek için tüm Bursalı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Büyükşehir Belediyesinde yüzde 49,6 ve Belediye Meclisinde de yüzde 49 ile Bursa bir kez daha tercihini AK Parti’den yana kullanmıştır.

Şüphesiz bu başarıda seçim dönemi boyunca gece gündüz demeden çalışan ülkesi, milleti ve şehri için koşturan Bursa İl Teşkilatımızın çok büyük emeği var. Sizlerin nezdinde sandık müşahitlerimizden mahalle temsilcilerimize, il, ilçe yönetimlerimizden milletvekillerimize, adaylarımıza kadar Bursa Teşkilatımızın her bir mensubuna burada bu muhabbet sofrasında teşekkür ediyorum.

Aynı şekilde 31 Mart seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak beraber hareket ettiğimiz MHP’li kardeşlerime de başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere gayretleri için şükranlarımı sunuyorum.

Cumhur İttifakı 31 Mart seçimlerinde elde ettiği kesin ve tartışmasız zaferle Türkiye’nin üstündeki kara bulutları dağıtmış, ülkemizin önünde yeni bir yol, yepyeni bir ufuk açmıştır. Türkiye’ye yönelik kaos ve kargaşa senaryoları bir kez daha akamete uğratılmış, Türk demokrasisi 31 Mart seçimlerinden güçlenerek çıkmıştır.

Şimdi önümüzde belediyelerde 5 yıllık, Cumhurbaşkanlığı ve Meclis’te de 4 yıllık seçimsiz bir dönem bulunuyor. Bu 4-5 yıllık dönemin partimiz ve ülkemiz açısından taşıdığı kritik önemin farkındayız.

AK Parti’nin Türk siyasetinin gelecek asrına damga vurabilmesi, milletin 24 Haziran ve 31 Mart seçimleriyle önünü açtığı fırsat penceresini kullanmasına bağlıdır. İnşallah önümüzdeki seçimsiz dönemi ülkemizde güçlenmenin, AK Parti’de ise yenilenme ve birleşmenin vesilesi haline getirmek istiyoruz. Atacağımız adımlarla AK Parti’nin geleceğini şekillendirmenin yanında, bizden öncekilerden emanet aldığımız bu kutlu davayı 2053 ve 2071’e taşıyacak beşeri ve kurumsal omurgayı da hep beraber inşa edeceğiz.

Milletin sandıkta verdiği mesajları en doğru şekilde okuyarak en alttan en tepeye kadar üzerimize düşenleri muhakkak yerine getireceğiz. Her zaman ifade ettiğim gibi AK Parti milletimizin maziden atiye giden şanlı yolculuğunun altın halkalarından biridir.

Bu hareketin hamurunda Şeyh Edebali’nin duası, Fatih’in ufku, Yavuz’un cesareti, Sultan Abdülhamit’in dehası, Mustafa Kemal’in kararlılığı, 104 sene önce Çanakkale’ye koşan Kınalı Hasanların kahramanlığı vardır.

Bu harekette şehit Başbakan Menderes’in, Hasan Polatkan’ın, Fatin Rüştü Zorlu’nun, merhum Özal’ın, merhum Erbakan Hocamızın, merhum Türkeş’in ve diğer büyüklerimizin hakkı, emeği, fedakarlığı vardır.

Bu davayı bugünlere üniversite kapılarında gözyaşı döken kızlarımızın sabrı, azgın azınlığın her türlü provokasyonuna rağmen meşru zeminden ayrılmayan Anadolu insanının irfanı taşımıştır. Başardığımız her şeyi önce Allah’ın yardımına, sonra davamıza olan bağlılığımıza ve elbette bu kutlu yolda yaptığımız özverilere borçluyuz.

Sıfatımız ne olursa olsun hepimiz öncelikle bu davanın bir neferiyiz. Hiçbirimizin hesabi davranma, aklı ve vicdanı yerine nefsinin sesine kulak verme lüksü yoktur. Kalbinde millete, memlekete hizmet sevdası olan herkese ne kadar aykırı olursa olsun her fikre AK Parti’nin kapıları daima açıktır. Biz pazara kadar değil, mezara kadar diyerek çıktığımız bu kutlu yolda azimle, kararlılıkla yürüyeceğiz.

Gençler, kardeşlerim,

Ne köklerimizden kopacağız, ne de gözlerimizi bir an olsun ufuktan ayıracağız. 94 ruhuyla çalışacak, 2071 vizyonu projelerimize yön vereceğiz.

Aynı şekilde bu süreçte ülkemizin bekasını, milletimizin istikbalini ilgilendiren konularda MHP ile güç birliği yapmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde olduğu gibi Türk demokrasisini güçlendirecek yeni reformlara Cumhur İttifakı olarak imza atacağız.

Kardeşlerim,

Bursa tarihiyle, kültürüyle, muhteşem mimari eserleriyle, tabii güzellikleriyle ülkemizin vizyon şehirlerinin başında geliyor. Bunun yanında Bursa, gönül coğrafyamızın çok farklı köşelerinden gelen kardeşlerimize de yüzyıllardır ev sahipliği yapıyor.

Medeniyet şehri olmasının yanı sıra, bir hoş görü şehri de olan Bursa’ya hizmet etmek, ecdadın emanetine ve bizi biz yapan kadim değerlere sahip çıkmak demektir. Bizler de bu anlayışla göreve geldiğimiz andan itibaren Bursa’ya ve siz Bursalı kardeşlerime layıkıyla hizmet etmenin mücadelesini veriyoruz.

Bir taraftan çok evvel yapılması gereken, ancak vizyonsuzluk, imkansızlık sebebiyle ortaya çıkan eksikleri gideriyor, diğer taraftan da önümüzdeki çeyrek asra, hatta bir asra damga vuracak projeleri devreye alıyoruz. Hamdolsun bugün de Bursa’da şehrimizi ulaşım ve sağlıkta bir üst lige taşıyacak iki muazzam projenin resmi açılışlarını gerçekleştirdik.

Bunlardan biri, 426 kilometre uzunluğundaki İstanbul-Bursa-Balıkesir-Manisa-İzmir Otoyoludur. 2010 yılında başladığımız ve şimdiye kadar Osman Gazi Köprüsü gibi pek çok önemli kısmını devreye aldığımız otoyolun kalan 192 kilometresini de bugün Allah’a hamdolsun hizmete aldık.

Gençler,

Böylece daha önce 8,5 saati bulan İstanbul-İzmir arası yolculuğu 100 kilometre kısaltmak suretiyle 3,5 saati indirmiş olduk. Kamu-özel iş birliği ile gerçekleştirilen bu devasa projenin yatırım tutarı 11 milyar dolardır.

Projenin inşa sürecinde devletin kasasından tek kuruş çıkmamıştır. Bay Kemal, bir daha hatırlatayım 11 milyar dolardır ve devletin kasasından da 1 kuruş çıkmamıştır. Nasıl yapıldığını soruyorsan onu da söyleyeyim. Buna yap-işlet-devret modeli denir bu modelle bunu yaptık.

Bugün Bursa’ya kazandırdığımız bir başka eser ise bin 355 yataklı Bursa Şehir Hastanemizdir. Burası içinde genel hastane, kalp ve damar hastalıkları, kadın doğum ve çocuk hastalıkları, onkoloji, fizik tedavi ve rehabilitasyon ve yüksek güvenlikli adli psikiyatri olmak üzere toplam 6 ihtisas hastanesi bulunan muhteşem bir sağlık külliyesidir.

En son teknolojik imkanlarla tasarlanan ve inşa edilen şehir hastanemiz 745 bin metrekarelik açık, 475 bin metrekarelik kapalı alanı, 3 bin 190 araçlık otoparkı ve diğer özellikleriyle Bursa’da sağlık hizmetlerinde yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır.

Her iki eserin de Bursalı kardeşlerime hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, bu eserlerin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen bakan arkadaşlarımı, mimarından mühendisine kadar tüm kardeşlerimi huzurlarınızda tebrik ediyorum.

Kardeşlerim,

İnşallah 10 gün sonra 14 Ağustos tarihinde AK Parti’nin 18’nci kuruluş yıldönümünü kutlayacağız. AK Parti olarak 17 senesi iktidarda olmak üzere, tam 18 yıldır şanla, şerefle milletimize hizmet etmenin gururunu yaşıyoruz. Bizlere bu onuru bahşettiği için Rabbimize ne kadar hamdetsek azdır.

17 yılı bulan iktidarımız döneminde Türkiye’yle beraber gözünü ve gönlünü ülkemize yöneltmiş yüz milyonlarca kardeşimizin umudu olduk. Yola çıkarken biz dertli bir partiyiz diyerek insanımıza derdiyle dertlenmeyi, sorunlarına, sıkıntılarına, beklentilerine çözüm olmayı vaat etmiştik.

Hamdolsun bu 17 yılın her bir saatini, her bir dakikasını, her bir anını milletimize hizmet aşkıyla, milletimize hizmet sevdasıyla geçirdik. Geride bıraktığımız dönemde kimi eksiklerimize rağmen ülkemizin ve milletimizin hemen her meselesine çözümler üretmeye çalıştık.

Cumhuriyet tarihinin tamamında bütün yapılanların çok üzerinde eserleri 17 yıllık bir zaman dilimine sığdırdık. İç politikada ve dış politikada ezberleri bozduk, yenilikçi adımlar attık. Vesayeti gerilettik, demokrasimizi güçlendirdik. Milli iradenin önündeki engelleri tek tek kaldırdık. Hukuk ve adalette Türk siyasi hayatının en büyük, en köklü reformlarına imza attık. 367 garabetinden partimize yönelik kapatma girişimine ve 27 Nisan bildirgesine kadar önümüze çıkartılan tüm engelleri demokrasi ve hukuk çerçevesinde sabırla, soğukkanlılıkla, metanetle aşmayı başardık.

Hiçbir zaman milletimizin yüzünü yere eğdirmedik. Hiçbir zaman milletimizin onurunun çiğnenmesine müsamaha göstermedik. Aksine her platform ve her zeminde Türkiye’nin başını dik tuttuk. Ülkemizin vatandaşlarına sunduğu hizmetlerin kalitesini arttırmadın yanı sıra, istisnasız her bir insanımızın bu hizmetlerden eşit derece yararlanmasını sağladık.

Kardeşlerim,

IMF kapılarında birkaç milyar dolar için el açan ekonomisi zayıf, ticareti düşük, sanayisi dışa bağımlı bir ülkeyi kısa zamanda bölgesinin üretim üssüne dönüştürdük. İşte Mayıs 2013 23,5 milyar dolar IMF’e olan borcu sıfırladık. Ve onu sıfırlamakla kalmadık ve IMF bize para verecek durumda değil, tam aksine bizden borç ister hale geldi.

Demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla işler hale getirirken ekonomiyi de, ekonominin çarklarını da işler hale getirdik. Türkiye’yi satın alma paritesine göre dünyanın 13’ncü büyük ekonomisi konumuna yükselttik. Eğitim, sağlık, ulaştırma, savunma, turizm, ihracat gibi birçok alanda Cumhuriyet tarihimizin rekorlarını kırmak yine bize nasip oldu.

Önceki gün açıklanan dış ticaret rakamları her türlü saldırıya rağmen Türk ekonomisinin gücünü, sağlamlığını ve dinamizmini ortaya koymuştur.

İhracat rakamları ekonomimizin Temmuz ayında da süratle toparlanmaya devam ettiğini bir kez daha göstermiştir. Temmuz ayında ihracatımız yüzde 8,32 artışla 15 milyar 958 milyon dolara ulaştı. İthalatımız ise yüzde 7,98 azalışla 19 milyar 288 milyon dolara geriledi.

Geçen sene ilk 7 ayda yüzde 67,7 olan ihracatımızın ithalatımızı karşılama oranı hamdolsun bu sene yüzde 85,8’e çıktı. Dış ticaret fazlası veren ülke hedefimize bir adım daha yaklaşmış olduk.

Değerli kardeşlerim,

Küresel ticaretteki sıkıntılı atmosfere ve Çin ile Amerika arasında devam eden ticaret savaşlarına rağmen biz ülkemiz tarihinin en yüksek Temmuz ayı ihracat rakamına ulaştık. Ocak-Temmuz arası 7 aylık dönemde toplam 104,2 milyar dolarlık ihracat rakamını yakalayarak yine bir rekor kırdık.

Sadece ihracatta değil, inşallah bu sene turizmde de rekora koşuyoruz. Şu anda 50 milyon turistti aşar duruma geldik. Rusya, Avrupa ve Ortadoğu’dan gelenler başta olmak üzere turizmde çok ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Daha önce varlık gösteremediğimiz Çin Halk Cumhuriyeti ve Latin Amerika gibi bölgelerden ülkemize gelen turistlerin sayısı giderek artıyor.

Türkiye’yi tökezletme senaryoları boşa çıktıkça inşallah hem ihracatta hem turizmde hem de diğer alanlarda başarı çıtamız da yükselecektir.

Faizler görüyorsunuz düşüyor, faizlerin düşmesiyle beraber enflasyondaki gerileme de sürecek, piyasadaki canlanma yeniden ivme kazanacaktır.

Biz sabredersek, çalışırsak, üretirsek, dik durursak hepsinden önemlisi sürekli öldük, bittik diyerek millete karamsarlık aşılamaya kalkan felaket tellallarına kulak asmazsak Allah’ın izniyle yarınımız bugünümüzden çok daha güzel olacaktır.

Değerli kardeşlerim,

Ülkemiz tarihinden, kültüründen, köklü devlet geleneğinden aldığı birikimle hedefleri ve hayalleri istikametinde kararlılıkla yürüyor. Türkiye’nin bu kutlu ilerleyişini durdurmaya, bunu engellemeye kimsenin gücü yetmez, yetmeyecektir.

Sağda solda bazı duyduğunuz çatlak seslere asla kulak vermeyin, biz emin adımlarla yolumuzda devam ediyoruz. Bizim artık küçük meselelerle, gündemi işgal eden sanal sorunlarla kaybedecek vaktimiz yok. Milletimiz bizden eser bekliyor, hizmet bekliyor tıpkı son 10 yıldır olduğu gibi dertlerine çözüm bulmamızı bekliyor.

Bakınız, bizim son 17 yılda elde ettiğimiz başarıların gerisinde kendi gündemimize odaklanmamız, kendi önceliklerimiz doğrultusunda hareket etmemiz var. Bu süreçte muhalefetin sığ gündemiyle değil, daima milletin gündemiyle, milletin dertleriyle ilgilendik.

Sizlerden ve tüm gönüllü kuruluşlarımızdan Türk demokrasisine ve bizi biz yapan kadim değerlere sahip çıkmayı sürdürmenizi istiyorum. Birileri görmese de, birileri istemese de, hazzetmese de biz büyük Türkiye hayalini gerçeğe dönüştürmek için çalışmaya devam edeceğiz.

Gayret bizden, tevfik Allah’tan. Destek ve hayır duası sizden.

Bu temennilerle sözlerime son verirken, bir kez daha açılışını yaptığımız eserlerin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Toplantımıza iştirak eden siz kardeşlerime şükranlarımı sunuyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Şimdiden Kurban Bayramınızı tebrik ediyorum.

Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.