15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

“Yeni Sistemle, Yasama Yetkisi Tamamen Milletvekillerimizin Uhdesine Bırakılıyor”

01.10.2017
“Yeni Sistemle, Yasama Yetkisi Tamamen Milletvekillerimizin Uhdesine Bırakılıyor”

TBMM 26. Dönem 3. Yasama Yılı açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılında uygulamaya geçecek Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle; yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkilerin netleşeceğini belirterek, “Ülkemizdeki mevcut sistemin en önemli zaafı, bu ilişkilerin birbirine karışıyor olmasıydı. Yasamanın, yürütme organının, yani Mecliste çoğunluğu elinde bulunduran iktidar partisinin veya koalisyon partilerinin tahakkümü altında bulunduğu eleştirisi, böylece ortadan kalkmaktadır” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 26. Dönem 3. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurulda yaptığı konuşma ile başladı.


Bugüne kadar TBMM çatısı altında görev alan milletvekillerini saygıyla andığını belirterek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden ahirete irtihal etmiş bulunanları rahmetle andığını ifade etti.

“MİLLETİMİZ, 15 TEMMUZ’DA BAĞIMSIZLIĞININ TEMSİLCİSİ KURUMLARA SAHİP ÇIKTI”

“Kurtuluş Savaşı’nı sevk ve idare eden, 15 Temmuz’da da en ağır şekilde saldırıya maruz kalarak çifte Gazilik unvanını kazanan Yüce Meclisimize yeni yasama yılında başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aziz milletimiz, 15 Temmuz gecesi, tek yürek ve tek bilek olarak bağımsızlığının, geleceğinin ve iradesinin temsilcisi olan tüm müesseselere sahip çıkmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin etrafında adeta etten bir duvar ören milletimiz, istiklalinin ve istikbalinin sembolü olarak gördüğü bu kurumları korumak için canını vermekten dahi çekinmemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisimizin ve hemen karşımızdaki Genelkurmay Başkanlığı binasının çevresinde 34 vatandaşımız, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi etrafında da 29 vatandaşımız şehit olmuştur. 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıl dönümünde Türkiye Büyük Millet Meclisinin hemen önünde gece saat 3’te, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde de sabah saat 6’da bir araya gelen on binlerce vatandaşımız, milletimizin bu konudaki kararlılığını bir kez daha göstermiştir. Bu vesileyle, İstanbul’da 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde, Ankara’da Mecliste ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapılan törenler ile ülkemizin dört bir yanında gece yarısına kadar süren demokrasi nöbetlerine coşkuyla iştirak eden tüm vatandaşlarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”

“15 TEMMUZ ORTAK DEĞERİMİZDİR”

15 Temmuz gibi felaketlerin, ülkelerin ve milletlerin birliklerinin, beraberliklerinin, dayanışmalarının, maziden atiye uzanan ortak değerlerinin adeta test edildiği imtihanlar olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun biz devlet ve millet olarak bu imtihanı alnımızın akıyla verdik. Artık ülkemiz üzerinde karanlık emeller besleyenlerin, bunun için kanlı senaryolar yazanların, kendilerine ihanet ortakları devşirenlerin işi çok daha zordur. Milletimiz de, devletimiz de, Meclisimiz de oynanan oyunu görmüş ve tepkisini tek bir yumruk gibi terör örgütlerinin, ihanet çetelerinin tepesine inerek ortaya koymuştur. 15 Temmuz artık bizim, tıpkı Malazgirt gibi, tıpkı İstanbul’un Fethi gibi, tıpkı Çanakkale gibi, tıpkı Dumlupınar gibi, tıpkı ecdadımızın nice emaneti gibi hepimizin ortak bir değeridir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ortak değere sahip çıkan, saygı duyan herkesin milletimizin gönlünde yükseleceğini ve itibar sahibi olacağını belirterek, “Bu değeri örselemeye, önemsizleştirmeye, çarpıtmaya kalkan herkes de milletimizden hak ettiği cevabı alır, hak ettiği muameleye maruz kalır. Darbenin doğrudan hedefi olan Türkiye Büyük Millet Meclisimizdeki partilerimizden bu konuda çok daha fazla hassasiyet beklediğimi özellikle belirtmek istiyorum” dedi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ, TBMM’NİN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ EN ÖNEMLİ ÇALIŞMALARDAN”

Geçtiğimiz yasama döneminde, Meclisin gerçekleştirdiği en önemli çalışmalardan birinin; 16 Nisan’da millet tarafından tasdik edilen Anayasa değişikliği süreci olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin yönetim sisteminde köklü bir değişiklik anlamına gelen bu Anayasa değişikliğinin, tüm partilerin ortak eseri olmasını gönülden arzu ederdik. Ancak, Mecliste grubu bulunan partilerimizden bazıları farklı bir politika izledikleri için, Anayasa değişikliği süreci, AK Parti ve MHP tarafından yönetilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişiklik sürecinin temellerinin 2007 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan kriz esnasında atıldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhurbaşkanını doğrudan milletin seçmesine imkân veren değişiklik, daha sonraki gelişmelerin habercisi olmuştur. Doğrudan halkın oylarıyla göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı olma şerefine nail olmamızın ardından her fırsatta, her zeminde başlanan işin tamamlanması gerektiğini ifade ettik. Anayasa değişikliği gerektiren bu düzenlemenin gerçekleştirilebilmesi ancak, diğer partilerimizden destek alınabilmesiyle mümkündü. MHP’nin bu yönde gösterdiği irade, 16 Nisan’a giden yolu açmıştır. Meclisin üzerine düşeni yapmasının ardından, milletimiz de nihai kararını hür iradesiyle sandıkta vermiştir. Kabul edilen Anayasa değişikliğine göre Türkiye, 2019 yılında yapılacak seçimlerin ardından Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine geçecektir.”

“YASAMA, YÜRÜTME VE YARGI ARASINDAKİ İLİŞKİLER NETLEŞECEK”

Yeni sistemle; yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkilerin netleştirildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemizdeki mevcut sistemin en önemli zaafı, bu ilişkilerin birbirine karışıyor olmasıydı. Yasamanın, yürütme organının, yani Mecliste çoğunluğu elinde bulunduran iktidar partisinin veya koalisyon partilerinin tahakkümü altında bulunduğu eleştirisi, böylece ortadan kalkmaktadır. Bilindiği gibi yeni sistemde, yürütme erkini temsil eden Cumhurbaşkanının bütçe kanunu dışında Meclise kanun teklifi veya tasarısı sunma imkânı bulunmuyor. Yasama yetkisi, tamamen milletvekillerimizin uhdesine bırakılıyor.”

“Nasıl anayasa yasaların üzerindeyse, yasalar da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin üzerindedir. Yani, herhangi bir konuda yasa ile kararname çeliştiğinde, geçerli olan yasa olacaktır” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha da önemlisi, kararnameyle düzenlenen herhangi bir konuda Meclis yasa çıkardığında, yasa esas alınacaktır” dedi.

“YARGININ DA GÜCÜNÜ MİLLÎ İRADEDEN ALDIĞI BİR SİSTEM KURULDU”

Meclis ile Cumhurbaşkanı’nın görev sürelerinin birbirlerine endekslenmiş olmasının, iki organın karşılıklı denge ve anlayış içinde çalışmasını elzem kıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ahengi bozan taraf, seçimde millete hesap vermek zorundadır. Üstelik bunun için illa 5 yıl beklenmesine de gerek yoktur. Yasama veya yürütme organından herhangi biri, kendi çalışmasının karşı tarafça engellendiğini düşünüyorsa, istediği zaman millete müracaat yoluna gidebilir. Milletin vereceği hükme yasama da yürütme de uymak zorundadır. Yasamanın yürütme üzerindeki denetim yolları da açıktır. Yazılı sorudan, Yüce Divanda yargılanma talebine kadar uzanan geniş bir yelpazede sağlanan imkânlarla yasama organı, yürütmeyi denetleme hakkına sahiptir” dedi.

“Aynı şekilde, kararlarını ‘Türk Milleti’ adına veren yargının da gücünü millî iradeden aldığı bir sistem kurulmuştur” sözleriyle yeni sistemde yargıda yapılan değişikliğe işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yargının en önemli idare mekanizması olan Hâkimler Savcılar Kurulunun 13 üyesinden 7’si Meclis, 4’ü de Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek. Ayrıca Adalet Bakanı ile Müsteşarı da bu kurulda yer alacak. Dikkat ederseniz yeni sistem, güçler arasındaki ayrımı netleştirirken, asıl kararları hep millete bırakıyor. Türkiye, millî iradenin bu derece güçlendirildiği, halkın tercihlerinin bu derece ön plana çıkartıldığı bir sisteme kavuşmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclisin eliyle, milletin özgür iradesiyle, demokratik usullerle köklü bir yönetim reformunu hayata geçirilmesine katkı sağlayanlara teşekkür etti.

“YENİ SİSTEMLE İLGİLİ DÜZENLEMELER GECİKTİRİLMEMELİ”

“Önümüzde, hem Meclisimize, hem hükûmetimize düşen önemli bir görev daha vardır” sözleriyle konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uyum yasaları başta olmak üzere, yeni sistemin en sağlıklı şekilde hayata geçmesini sağlayacak düzenlemeler üzerinde derhal çalışılmaya başlanması gerekiyor. 2019 yılından önce tüm bu hazırlıkları bitirmiş olmalıyız. Bu çalışmaların sadece anayasa ve yasalardaki ifadelerin ayıklanmasından ibaret kalmamasını ümit ediyorum. Elimizdeki bu imkânı, kapsamlı bir yönetim reformu hâline dönüştürme fırsatını çok iyi değerlendirmeliyiz. 26’ncı dönem Meclisi bugüne kadar çok büyük işler başardı, inşallah yeni yasama yılında çok daha önemli çalışmalara imza atacaktır” dedi.

 

Tüm Haberler