Emine Erdoğan: “Halep’in Tarihi Bizim Tarihimizdir”

08.04.2017
Emine Erdoğan: “Halep’in Tarihi Bizim Tarihimizdir”

‘Halep Osmanlı’sından bize ne kaldı?’ panelinde konuşan Emine Erdoğan, yüzyıllar boyunca barışın adresi olan bir coğrafyanın bugün acımasız bir savaşla gündemde olmasından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “İnsan, tarih, kültür her şey yok ediliyor. Tarihî eserler yağmalanarak insanlık mirası el değiştiriyor. Birkaç yıl sonra Halep’in öz mirasını, kim bilir hangi müzelerde göreceğiz?” dedi.

Emine Erdoğan, ‘Halep Osmanlı’sından bize ne kaldı?’ başlıklı fotoğraf sergisi ve panelinin açılış programına katıldı. Lacivert Dergisi tarafından, Zeytinburnu Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve fotoğraf sergisinin açılışıyla başlayan etkinlik, Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.


“SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ”

Programda yaptığı konuşmasına, geçtiğimiz hafta Suriye’nin İdlib şehrinde yaşanan kimyasal saldırı sonucu hayatlarını kaybeden çocukları anarak başlayan Emine Erdoğan, “Yüzlerce çocuk kimyasal saldırılarla, bizlere ağır vicdani yükler bırakarak bu dünyadan ayrıldı. Şimdi insanlık olarak bu utancın üstesinden nasıl geleceğiz? Suriye’deki savaş altıncı yılına giriyor. 1 milyona yakın insan öldü, milyonlarca kişi yerinden yurdundan edildi. Sözün bittiği yerdeyiz artık” diye konuştu.

Yüzyıllar boyunca barışın adresi olan ve Türk, Arap, Ermeni, Süryani, Yahudi ve Kürtlerin bir arada yaşadığı bir coğrafyanın bugün acımasız bir savaşla gündemde olmasından duyduğu üzüntüyü dile getiren Emine Erdoğan, katliamların çok boyutlu yaşandığını dile getirerek, “İnsan, tarih, kültür her şey yok ediliyor. Tarihî eserler yağmalanarak insanlık mirası el değiştiriyor. Birkaç yıl sonra Halep’in öz mirasını, kim bilir hangi müzelerde göreceğiz?” dedi.

“HALEP, BİRLİKTE YAŞAMANIN SEMBOLÜDÜR”

Halep’in sosyal dokusunun %70’inin, Osmanlı döneminden kalma olduğuna dikkat çekerek, “Halep’in tarihi aynı zamanda bizim tarihimizdir. Bursa, Edirne, Erzurum neyse, Halep de odur bizim için. Birlikte yaşamanın sembolüdür” diyen Emine Erdoğan, atılan bombalarla insanlığın birlikte yaşama ufkuna da kastedildiğini söyledi.

“TÜRKİYE ÇOK ÖZEL BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR”

Konuşmasında dünyanın ve Türkiye’nin çok özel bir dönemden geçtiğine işaret eden ve bugün hangi tohumlar atılırsa, gelecekte insanlığın onu biçeceğini vurgulayan Emine Erdoğan, cesur, merhametli ve vicdanlı bir siyasete, keskin bir stratejik akla sahip olmanın önemine değindi.

Emine Erdoğan, Türkiye’nin son 15 yıllık siyasetinin; bu coğrafyanın hakkını verecek bir siyasal ve toplumsal iklim var etmeye çalıştığını vurguladı. Ayrıca Emine Erdoğan, 16 Nisan’da Türkiye’nin özgüvenli millî siyaseti adına tüm güç odaklarına milletçe etkili bir cevap verileceğine inandığını kaydetti.

Konuşmasında, paneli düzenleyen Lacivert Dergiyi takdirle takip ettiğini söyleyen ve derginin Halep sayısına atıfta bulunan Emine Erdoğan, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

“TÜRKİYE SON KALEMİZDİR”

Emine Erdoğan, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: “Belki kubbeleri, minareleri, revakları yitirdik ama Halep’in ruhunu henüz yitirmediğimizi düşünüyorum. Çünkü o ruh, İstanbul’da, Urfa’da, Konya’da hâlâ yaşıyor. Türkiye son kalemizdir. Bu kalenin bekçileri de bizleriz. Biz ayakta olduğumuz sürece Şam’ın, Bağdat’ın, Saraybosna’nın yeniden ayağa kalkma ihtimali de hep var olacaktır” diyerek sözlerine son verdi.

Emine Erdoğan, açılış programının ardından eşi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a refakatle Yenikapı’da gerçekleşecek İstanbul Buluşması’na katılmak üzere programdan ayrıldı. Açılış programından sonra etkinlik, Prof. Dr. Cengiz Tomar ve Halepli akademisyen Mahmud Zeyin El Abidin’in Osmanlı dönemindeki Halep mimarisi ve günümüz Halep mimarisi ile ilgili sunumlarıyla devam etti.

Tüm Haberler