15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

“Avrupa’nın Kaderini ve Geleceğini Türkiye’den Ayrı Düşünmek Mümkün Değildir”

05.10.2015
“Avrupa’nın Kaderini ve Geleceğini Türkiye’den Ayrı Düşünmek Mümkün Değildir”

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk ile baş başa görüştükten sonra ortak basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aday ülke olarak AB ile etraflı görüş alışverişinde bulunmak ve bölgemiz için ortak politikalar geliştirmek her iki tarafın da faydasınadır” dedi.


AB Konseyi binasında gerçekleşen görüşmeden sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AB Konseyi Başkan Tusk, düzenledikleri ortak basın toplantısında, basın mensuplarının karşısına çıkarak yaptıkları görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulundu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada, Konsey Başkanı Donald Tusk ile görüşmekten memnuniyet duyduğunu belirterek, bölgesel sorunların farklı boyutlar kazanarak arttığı bir dönemde gerçekleştirdiği bu ziyaretinin, son derece önemli olduğuna inandığını söyledi.

“AVRUPA BİRLİĞİ İLE DİYALOG VE İSTİŞARELERİN DERİNLEŞMESİNİ ARZU EDİYORUZ”

AB ile diyalog ve istişarelerin derinleşmesini arzu ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aday ülke olarak AB ile etraflı görüş alışverişinde bulunmak ve bölgemiz için ortak politikalar geliştirmek her iki tarafın da faydasınadır. Avrupa’nın kaderini ve geleceğini Türkiye’den ayrı düşünmek mümkün değildir” dedi.

Yaptıkları görüşmede, Başkan Tusk’a Türkiye’nin AB üyeliğinin stratejik bir tercihi olduğunu vurguladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları ikili görüşmenin içeriğine ilişkin şu bilgileri verdi: “Türkiye-AB ilişkilerini ele aldığımız görüşmede, AB’nin en etkin politika araçlarından biri olan genişleme politikasının devam etmesi ve neticelendirilmesi gerektiğini ifade ettim. AB ile müzakere sürecimizin suni siyasi engellerden arındırılarak, tekrar canlandırılması gerektiğini belirttim. AB ile vize serbestisi, enerji ve ekonomi alanlarındaki diyaloğumuzun geliştirilmesine önem atfediyoruz. Bu konularda Sayın Tusk ile mutabık kaldık. Kendisinin Konsey Başkanı olarak göstereceği liderliğe güveniyoruz.”

GÖÇMEN SORUNU VE ÇÖZÜM YOLLARI

Görüşmelerinde ele aldıkları konulardan birinin göçmen sorunu olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 4 yılı aşkın bir süredir Suriye ve Irak’taki çatışmalardan kaçan komşularına hiçbir ayrım yapmadan sahip çıktığını hatırlatarak şunları söyledi: “Şunu büyük bir iftihar vesilesi olarak belirtmek isterim: Türkiye, baştan beri uluslararası toplum adına bu yükü tek başına omuzlamış, insani ve vicdani duruşunu açıkça ortaya koymuştur. Milletimiz sofrasını, evini, gönlünü ihtiyaç sahiplerine sonuna kadar açmıştır. Suriye krizinin sebep olduğu sığınmacı akınıyla son dönemde AB ülkelerinin de daha yoğun bir şekilde yüzleşmeye başladıklarını görüyoruz. Avrupalı dostlarımız bu konuda ortak bir tutum belirleme çabası içindeler. Türkiye olarak, bu alanda her türlü iş birliğine açık olduğumuzu Sayın Tusk’a bir kez daha ifade ettim. Yapılan önerilerin dikkatlice ele alınacağına inanıyorum.”

Başkan Tusk ile terör konusunu da ele aldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin DEAŞ, PKK ve DHKP-C terör örgütleriyle kararlı bir mücadele yürüttüğünü, vurgulayarak, “Hem eli kanlı teröristlere karşı vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlayamaya çalışıyor, hem de “özgürlük-güvenlik” dengesinin korunmasına azami hassasiyet gösteriyoruz” diye konuştu.

“MÜCADELEMİZİN HEDEFİ, ELİ KANLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BELİNİ KIRMAKTIR”

Türkiye’nin mücadelesinin, belli bir etnik gruba ya da kimliğe yönelik olmadığının altını çizen cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Mücadelemizin hedefi, öncelikle Kürt vatandaşlarımızın hayatına kast ede eli kanlı terör örgütünün belini kırmaktır. 2002’den itibaren attığımız ve bugünlere kadar taşıdığımız demokratik adımlardan, özgürlüklerden ve elde ettiğimiz kazanımlardan asla geri dönülmeyecektir. Terör örgütüne müzahir çevrelerin, kendi cürümlerini örtmek için bilhassa Avrupa’da sürdürdüğü kara propagandalara asla kulak asılmamalıdır.”

Terörle ektin mücadelenin anahtarının, uluslararası iş birliği ve dayanışmanın artırılması olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: “Mülteci krizinin sebebinin Suriye’deki savaş ve adeta devlet terörü estiren Esed rejimi olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Eğer mülteci sorununu engellemek istiyorsak, atılması gereken üç adım var: Bunlardan biri ‘eğit-donat’tır, ikincisi terörden arındırılmış bölge ilanıdır, üçüncüsü de uçuşa yasak bölgenin ilanıdır. Bunlar, işin içinde yaşayan bir ülke olarak bizim tespitlerimizdir. Bizim 911 km. Suriye sınırımız, 350 km. Irak sınırımız var. Burada tehdit altında olan ülke biziz. Bütün bunlar karşısında ülkemize gelen sığınmacılara kapımızı kapatmadık. Burada bir şeyi daha vurgulamak istiyorum: AB ülkeleri PKK terör örgütünü, terör örgütü olarak kabul ettiği halde, bazı ülkelerin uygulamada bunu es geçmeleri bizi üzmektedir. Teröre karşı ortak mücadeleyi tereddütsüz sürdürmek durumundayız. Türkiye bu hususta kararlıdır.”

“PYD DE PKK GİBİ BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR VE BERABER ÇALIŞMAKTADIRLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK terör örgütünün, Suriye’de DEAŞ’la savaş kisvesi altında meşruiyet kazanma çabalarına fırsat verilmemesi gerektiğini sözlerine ekleyerek, açıklamasını şu cümlelerle tamamladı: “PYD de PKK gibi bir terör örgütüdür ve beraber çalışmaktadırlar. Bu noktada ‘iyi terörist’, ‘kötü terörist’ olamaz. DEAŞ da, PKK da, PYD de terör örgütüdür. Bu noktada Avrupalı dostlarımızın da gereken hassasiyeti göstereceğine yürekten inanıyorum. Sözlerime son verirken, bizlere gösterilen ilgi ve alakaya çok çok teşekkür ediyorum.”

AB KONSEYİ BAŞKANI TUSK: “SURİYE’DE TAMPON BÖLGE KONUSUNA DEĞİNDİK”

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk da, Avrupa ile Türkiye arasındaki ilişkilerin pekiştirilmesini istediklerini, katılım müzakereleri sayesinde de daha ileriye götürülmesini temenni ettiklerini söyledi. Türkiye ile mülteci krizi dolayısıyla temaslarının daha yoğun olması gerektiğine kanaat getirdiklerini ifade eden Tusk, AB’nin Suriyeli göçmenler konusunda çalışmaya hazır olduğunu ve görüşmede Suriye’de tampon bölge konusuna değindiklerini açıkladı.

Tüm Haberler