15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

“Kendi Medeniyetinden Kopuk Olanlar Yeni Türkiye’yi Anlayamaz”

11.04.2015
“Kendi Medeniyetinden Kopuk Olanlar Yeni Türkiye’yi Anlayamaz”

Sakarya’da toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan; Sakarya’nın, Türkiye’nin 2023 hedeflerinin öncü şehirlerinden biri olduğunu kaydederek, “Milletimizin alın yazısı, bu coğrafyanın kendisine yüklediği vazifeyi yerine getirmektir. Bizler bu kutlu davanın neferleriyiz. Selahaddin Eyyubi, Kılıçarslan, Alparslan, Osman Gazi, Fatih ve Yavuz Sultan Selim’in izinden gidiyor olmak, bize ancak şeref verir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Sakarya’da toplu açılış törenine katıldı.


Törende yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Ağustos 2014 seçimlerinde yüzde 69,1 gibi Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir oy oranıyla kendisine gösterilen teveccüh için tüm Sakarya’ya teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkemizin seçimle gelen ilk Cumhurbaşkanı olarak, 16’ncı il ziyaretini yaptığı Sakarya’dan aldığı güçle, yeni Türkiye’nin inşası yolunda çalıştığını ve çalışmaya devam edeceğini söyledi.

“YENİ TÜRKİYE MÜCADELEMİZDE SAKARYA YANIMIZDA OLACAKTIR”

Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Sakarya bizi bilir, biz de Sakarya’yı çok iyi biliriz. Sakarya, düşmanın baş eğdiremediği şehirdir. Sakarya, depremin yıkamadığı şehirdir. İşte bu Sakarya, bir kez daha, Necip Fazıl’ın dediği gibi, ayağa kalkacak ve Türkiye’nin 2023 hedeflerinin öncü şehirleri arasında yerini alacaktır. Yeni Türkiye mücadelemizde, yeni Anayasa ve başkanlık sistemi çağrımızda da Sakarya’nın yanımızda yer alacağına, tüm gücüyle bizi destekleyeceğine inanıyorum. Allah birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim etsin, daha da güçlendirsin.”

Törende, Sakarya’da toplam yatırım bedeli 183 milyon olan, çeşitli kurumlara ve belediyelere ait 53 kalem eserin toplu açılışını yaptıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserleri sayarak, tüm bu eser ve hizmetlerin Sakarya’ya hayırlı olmasını temennisini dile getirdi.

8 Nisan Çarşamba günü Bakanlar Kurulu tarafından alınan bir kararla, Karasu Otomotiv İhtisas Endüstri Bölgesi’nin kuruluşunun ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem ülkeye, hem şehre çok önemli katkıları olacağına inandığın belirterek Karasu Otomotiv İhtisas Endüstri Bölgesi’nin hayırlı olması dileğini ifade etti.

“SAKARYA, SON 200 YILDIR YAŞADIĞIMIZ TÜM ACILARIN BİR ÖZETİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’nın bu coğrafyadaki bin yıllık varlığımızın, adeta özeti, sembolü bir şehir olduğunu bildirerek, “Sakarya, son 200 yıldır bu coğrafyada yaşadığımız tüm acıların, tüm ayrılıkların da özetidir, sembolüdür. Burada Balkan coğrafyasının her köşesinden gelmiş kardeşimiz var. Kökleri Bosna’ya, Makedonya’ya, Kosova’ya, Arnavutluk’a, Sırbistan’a, Hırvatistan’a, Karadağ’a, Yunanistan’a, Bulgaristan’a, Romanya’ya uzanan kardeşlerimiz burada, barış içinde, huzur içinde yaşıyor. Aynı şekilde, Kafkasya ve Karadeniz bölgesinden gelmiş Çerkez, Laz, Gürcü, Abhaz insanlarımız burada diğer kardeşleriyle yan yana, barış içinde hayatını sürdürüyor. Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere, Anadolu’nun çeşitli şehirlerinden gelmiş kardeşlerimiz, kendilerini artık Sakaryalı kabul ederek geleceklerini burada kurdular. Böylesine bir zenginliği bünyesinde barındıran Sakarya, Türkiye’nin geleceği için de çok önemli bir model ortaya koyuyor” dedi.

Sakarya, etnik farklılıklar üzerinden siyaset yapmak isteyenlere, bunun yanlış olduğunun mesajını verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tasavvufta bir kaide var: Kesrette vahdet, yani çoklukta birlik. İşte sizde bu var. Onun için sizi alkışlıyorum, onun için sizi tebrik ediyorum. Sakarya, mezhep farklılıkları üzerinden siyaset yapmak isteyenlere yanlış yolda oldukları mesajını veriyor” diye konuştu.

“SAKARYA, ÜRETTİĞİ DEĞERLE TÜRKİYE’YE MESAJINI VERİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya'nın, sanayide, tarımda, ticarette gösterdiği başarıyla çalışmanın, üretmenin, emeğin değerini ortaya koyduğunu, bu yönüyle de tüm Türkiye'ye mesajını verdiğini bildirdi. Sakarya'nın, Yeni Türkiye'nin inşasında üstleneceği öncü rolle de ülkeyle birlikte tüm coğrafyaya mesajını vereceğine inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sakarya'nın benim 40 yılı bulan siyasi hayatımda da çok önemli bir yeri var. Siyaset yolunda attığımız her adımda Sakarya'yı kardeşlerimle istişare ettik. Onların desteğini, hayır duasını alarak yola revan olduk. 'Uzun ince bir yoldayız/ Gidiyoruz gündüz gece' dedik ve böyle yürüdük. Bu süreçte elde ettiğimiz her başarıda Sakarya daima bizim yanımızdaydı. Girdiğimiz tüm seçimlerde, referandumlarda Sakarya bize Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir oy oranıyla destek verdi. Çünkü biz Sakarya ile aynı dili konuşuyoruz. Biz birlik diyoruz, beraberlik diyoruz, kardeşlik diyoruz. İşte gençlik burada, millet burada, kardeşlik burada. Ne dedik? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Bizi bölmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Batı'da neyse Doğu'da da o olacağız. Kuzey'de neyse Güney'de de o olacağız. 780 bin kilometrekarede Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Gürcüsü, Abhazası, Romanı ve Boşnağıyla velhasıl 78 milyonuyla bir olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız ve Türkiye olacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe ve vesayet heveslilerinin üzerine giderken, demokrasi, insan hakları ve özgürlükleri güçlendirmek için reformları hayata geçirirken, ekonomiyi güçlendirmek, Türkiye'yi büyütmek için çalışırken, Türkiye'yi bölgesinde ve dünyada itibarlı bir ülke haline dönüştürmenin çabası içindeyken, Gezicilerden, parelellere kadar envai çeşit şer odağıyla mücadele ederken, Sakarya'nın her zaman yanlarında olduğunu dile getirdi.

“GAYRET EDEREK BUGÜNLERE GELDİK”

Alanda bulunanlara, “Bugün de yeni Türkiye mücadelemizde yanımızda mısınız? Yeni Anayasa teklifimizi kabul ediyor musunuz? Sakarya başkanlık sistemini istiyor mu?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet” cevabının üzerine şunları söyledi: “Maşallah, Allah coşkunuzu eksik etmesin. Allah birliğimizi, beraberliğimizi daim etsin. Eğer birileri bugün başkanlık sisteminden endişe ediyorsa, bunun tek sebebi vardır. Ne biliyor musunuz? Bunlar artık bu parlamentoya giremeyeceklerinden korkuyorlar da onun için. Yeni Türkiye yolunun zor olduğunu, meşakkatlerle dolu olduğunu biliyoruz. Bu yolda hem içeride hem dışarıda önümüze pek çok engeller çıkartılacak. Biz bunu da biliyoruz.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yıl önce Türkiye'nin millî gelirinin 234 milyar dolar iken, 840 milyar dolara yükseldiğini kaydederek, “Buraya durup dururken gelmedik. Çalıştık, koştuk, gayret ettik. Buraya böyle geldik. Hatırlayın o Gezi olaylarını... 17-25 Aralık darbe teşebbüsü bunun ilk işaretleriydi önümüzü kesmek için. Çağlayan Adliyesi'nde savcımızın şehit edilmesi olayının da gerisindeki hedeflerden biri budur. Allah rahmet etsin. Gelin, ruhuna birer Fatiha okuyalım. Ekonomide yaşanan dalgalanmaların bir kısmı küresel gelişmelerle ilgiliyse, bir kısmı da doğrudan bu amaca yöneliktir. Aynı şekilde çözüm sürecini rayından çıkartmak için gösterilen gayretleri de ben bu kapsamda değerlendiriyorum” dedi.

“AĞRI’DAKİ SALDIRIYI ŞİDDETLE KINIYORUM”

Ağrı'daki terör saldırısını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ağrı Diyadin’de askerlerimizi hedef alan saldırıda ülkemizdeki barış ortamını dinamitlemeyi, çözüm sürecini baltalamayı amaçlayan bölücü terör örgütü, aziz milletimizin güvenliğini sağlamak için fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimize bir saldırıda bulundular. Bu saldırıyı huzurunuzda şiddetle kınıyorum. Şu anda çatışmalar hala devam ediyor. 25 terörist, askerlerimize karşı şu anda bir çatışmanın içinde. Şimdi, malum siyasi parti, işte bu bölücü terör örgütünün bu eylemleriyle oy toplamanın gayreti içerisinde. Ben diyorum ki eğer demokrasi diyorlarsa, temel hak ve özgürlük diyorlarsa, bunun yolu silahtan geçmez, bunun yolu sandıktan geçer. Bu kafayla, bu mantıkla da hiçbir zaman bunlar bir yere varamaz. Kimileri hala eski alışkanlıklarını sürdürerek, şiddete ve silaha sarılarak, halkımızın iradesine ipotek koymaya çalışıyor. Bu tür girişimlere, kamu düzenini bozmaya yeltenenlere, vatandaşlarımızın özgür iradesine ipotek koymaya kalkışanlara asla müsamaha gösterilemez. Güvenlik güçlerimiz, askeriyle, polisiyle, istihbaratıyla gece gündüz teyakkuz halinde halkımızın huzur ve güvenliğini sağlamaya devam edecektir. Bütün gücümüzle bunların karşısında duracağız.”

“MİLLETİMİZİN ALIN YAZISI, BU COĞRAFYANIN BİN YILDIR KENDİSİNE YÜKLEDİĞİ VAZİFEYİ YERİNE GETİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran seçimleri öncesinde Türkiye'yi karıştırmak isteyenlerin her fırsatı kullandığını ve kullanmaya devam edeceğini, bu coğrafyada yaşandığı ve coğrafyanın mirasına sahip çıkıldığı sürece bu tür olayların meydana geleceğini belirtti. Necip Fazıl Kısakürek'in Sakarya Türküsü şiirinden “İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya/Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya/Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak/Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak” dizelerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle söyledi: “İşte bizim milletimizin alın yazısı da bu coğrafyanın bin yıldır kendisine yüklediği vazifeyi yerine getirmektir. Bu kutlu davanın hep birlikte neferleri olmaktan asla yüksünmedik, yüksünmeyeceğiz. Selahaddin Eyyubi'nin, Kılıçarslan'ın, Alparslan'ın, Osman Gazi'nin, Fatih'in, Yavuz Sultan Selim Han'ın izinden gidiyor olmak, bize ancak şeref verir. Malazgirt Ovası'ndaki savaşa beyaz kefeniyle çıkan Alparslan ne hissediyorsa, Çanakkale'de düşmanın üzerine aslan gibi atılan Mehmetçik de aynısını hissediyordu. Yahya Kemal'in 'Bir yaz günü geçtik Tuna'dan, kafilelerle' diye ifade ettiği heyecan neyse, 23 Nisan 1920'de dualarla Gazi Mustafa Kemal'in başında olduğu o parlamento üyelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açarken tekbirlerle, duyduğumuz heyecan aynıydı. Geçtiğimiz 12 yıl boyunca Türkiye'yi geliştirmek, kalkındırmak, büyütmek yolunda elde ettiğimiz her başarıda bizim de duyduğumuz heyecan aynıydı.”

“MİLLÎ İRADENİN SÖZ SAHİBİ OLMASINA TAHAMMÜL EDEMİYORLAR”

Yeni Türkiye hedefinin yeni “Kızıl Elma”, İ'lay-ı Kelimetullah'ın bugünkü somutlaşmış hali olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi tarihinden, kendi kültüründen, kendi medeniyetinden kopuk olanlar bunu bilemez, bunu anlayamaz çünkü bunlar köksüz. Onlar başka yerlerden, başka kaynaklardan besleniyor. Bu milletle bunların kan uyuşmazlıkları var. Artık geçmişte yıllarca yaptıkları gibi milletimizi zehirlemelerine izin vermediğimiz, buna engel olduğumuz için bize kin besliyorlar, diş biliyorlar. Bunlar, 70 yılı bulan çok partili siyasi hayatımızın 40 yılını, koalisyonlarla, darbelerle, ara dönemlerle, terörle, çatışmayla heba etme pahasına gizli iktidarlarını sürdürmüşlerdir. Şimdi millî iradenin söz sahibi olmasına tahammül edemiyorlar. Saldırdıkları, düşmanlık besledikleri Tayyip Erdoğan değil, bizatihi milletin ta kendisidir” diye konuştu.

“MİLLETE ÇIKMAYAN YOLLAR UÇURUMA ÇIKAR”

Cumhurbaşkanlığı makamında vesayetin temsilcisinin değil, bizatihi milletin kendi temsilcisinin bulunmasından rahatsızlık duyulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz, onların demokrasiyi, özgürlükleri, insan haklarını ağızlarından düşürmediklerine bakmayın. Onların demokrasiden anladıkları sadece kendilerinin iktidarda olabilmesidir, millet yetki verirse. Onların özgürlükten anladıkları, sadece kendi hayat biçimlerinin egemen olmasıdır. Onların insan haklarından anladıkları, herkesin kendi çizdikleri sınırları içinde kalmasıdır. Bunları tüm millet adına talep ettiğinizde hemen işin rengi değişir. İşte o zaman demokrat gözükenlerin bir anda en azılı faşist kesildiklerini görürsünüz. Özgürlük sevdalısı olarak ortada dolaşanların, ellerinden gelse size nefes dahi aldırmak istemediklerine şahit olursunuz. İnsan hakları diyenlerin aslında despotlukta en ileride bulunduklarını fark edersiniz. Hamdolsun milletimizin desteğiyle bunların güç aldıkları tüm kanalları kapattık. Darbenin, vesayetin, terörün, krizin, kaosun olmadığı yerde bunlar hayat bulamazlar, inşallah bulamayacaklar. Kurdukları her tezgah kendi başlarına geçti, sarıldıkları her kurtarıcı kendi kendini imha etti. Şimdi tüm umutlarını ya bir doğal afete ya bir ekonomik krize ya bir dış kaynaklı gelişmeye bağladılar. Dünyada Türkiye ve milletimiz aleyhine ne oluyorsa, ne söyleniyorsa, ne yapılıyorsa hemen ona sarılıyorlar. Eğer böyle bir gelişme yoksa, bizzat kendileri mektup yazarak, lobi yaparak, adamlarını göndererek bunun altyapısını oluşturmaya çalışıyorlar. Yazık, çok yazık. Hayra vesile olduğunuz, hayırlı bir iş yaptığınız yok. Hiç değilse şerrinizi milletten uzak tutun. Sakarya'dan bir kez daha ikaz ediyorum, bir kez daha ifade ediyorum, bu yol millete çıkmaz, milletin desteğini alarak iktidara çıkmaz, ancak ve ancak uçuruma çıkar. Hiç uzağa gitmeye gerek yok. Şöyle Türkiye'nin 20-25 yılına bir bakın bu uçurumun dibinde yatan pek çok isme, partiye rastlarsınız” diye konuştu.

7 Haziran seçimlerinin, bir kez daha, herkes için bir ders, bir ibret vesilesi olacağına inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, kendi safında duranlar ile kendisine karşı pozisyon alanları, bu seçimde bir kez daha ortaya koyacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, 7 Haziran’da, sadece önümüzdeki 4 yılda ülkeyi yönetecek kadroları seçmekle kalmayacağını, bu seçimde, aynı zamanda Türkiye’nin 2023 hedefleri, 2053 ve 2071 vizyonunun da oylanacağını bildirdi.

“YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK SİSTEMİ ARTIK BİR ZORUNLULUK HALİNİ ALDI”

10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle, ülkemizde, mevcut sistem artık bekleme odasına alındığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları belirtti: “Şimdi yeni döneme geçişin sancılarını yaşıyoruz. Unutmayın, her kutlu doğum sancılı olur. Yeni Türkiye’nin inşası da bu şekilde oluyor. Yeni Anayasa ve başkanlık sistemi, artık bir tercih olmaktan çıktı, bir zorunluluk haline dönüştü. Mevcut sistem Türkiye’yi daha fazla taşıyamaz, taşıyamıyor. Ben bunun en yakın şahidiyim. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımdan itibaren, bilhassa da 12 yılı bulan Başbakanlık dönemimde yaşadıklarım, bana bunu söylüyor.”

TÜRKİYE’NİN SON DÖNEMDE YAŞADIĞI DÖNÜŞÜM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hani Nasrettin Hoca'ya geldiler ya. Damdan düştü, doktor aramaya başladılar. Nasrettin Hoca o acılı haliyle ne dedi? 'Bana doktor getirmeyin, bana damdan düşen birisini getirin' dedi. Çünkü onun derdinden o anlar. Belediyede idareciliği İstanbul gibi bir şehirde yaşadım. İstanbul'u nereden alıp nereye getirdiğimizi biliyorsunuz değil mi? Komşu. Gayet iyi biliyorsunuz” dedi. Suyu akmayan, çöp dağlarıyla her tarafı berbat olan, hava kirliliğinden maskelerin dağıtıldığı İstanbul'un nereden nereye geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimden belediyeyi almıştık. O günden bugüne de hamdolsun aynı izde devam eden bir belediyecilik var. Türkiye'de de durum aynı. Ben sadece şurada birkaç örnek vermek isterim. İhracatımız 36 milyar dolar göreve geldiğimizde. Şu anda 158 milyar dolar. Devletin borçlanma faizi yüzde 63'tü. Şu anda tek haneli rakamda. Enflasyon çift haneli rakamdaydı. Yüzde 30. Şimdi o da tek haneli rakamda. Yine ülkemizin gayrisafi milli hasılaya olan borç oranı yüzde 73'tü. Şimdi yüzde 36. Nereden nereye geldik. IMF'ye olan borç 23,5 milyar dolardı. Ama şimdi borç yok. Tam aksine borç verecek duruma geldik. Şu anda artık borç isteyen bir ülke yok, artık borç veren ülke var. Buna bakacağız. Ama yeterli mi? Değil, daha iyi olacağız. Başka örnek daha vermek istiyorum. Sakarya 2003-2014 arası 13 katrilyon 829 trilyon yatırım aldı. Sakarya'yı biz yalnız bırakamazdık. Aynı şekilde büyümeye, gelişmeye devam ediyor. Göreve geldiğimiz ana kadar Sakarya'nın bölünmüş yolu 63 kilometreydi. 79 senede 63 kilometre bölünmüş yol yapıldı, biz 12 senede buna 199 kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Türkiye genelinde de 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldı 79 senede. 12 yılda biz 17 bin 600 kilometre bölünmüş yol yaptık. Farkımız bu. Yüksek Hızlı Tren Sakarya'dan geçiyor mu? Biz geldiğimizde Türkiye'de Yüksek Hızlı Tren diye bir şey var mıydı? Kara tren vardı. Mevcut sistemle buraya kadar getirdik. Ama bu, sistemin sorunlu olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Dün bırakın sistemi değiştirmeyi, bunu konuşmaya bile imkân yoktu. Ama artık bugün buna imkân da fırsat da var. Sizlere sordum, kamuoyu araştırmasıyla cevabı verdiniz” diye konuştu.

“DÜNYANIN GELİŞMİŞ BİRÇOK ÜLKESİNDE BAŞKANLIK SİSTEMİ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “Yeni Türkiye'ye, yeni Anayasaya, başkanlık sistemine evet mi?" sorusuna vatandaşlar, "Evet" yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Buyur. En büyük kamuoyu araştırması burası. Öyleyse eskide ısrar niye?" dedi. Kasım ayında Antalya'da G-20 toplantısı yapılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en ileri 20 ülkesinin Antalya'da toplanacağını, ilk 10 sırada yer alan ülkelerin başkanlık sistemiyle yönetildiğini anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar akıllarını mı yedi de başkanlık sistemiyle yönetiliyor? İdeal olan o da onun için. Biz niye o zaman böyle bir adım atmıyoruz? Dert başka. Çekiniyorlar, korkuyorlar. Amerika'da, Meksika'da, Brezilya'da, Arjantin'de, Fransa'da diktatörlük mü var? Niye işinize gelmiyor? Türkiye'de Tayyip Erdoğan'a her türlü hakareti yapacaklar, ailesine her türlü hakareti yapacaklar, buna rağmen Tayyip Erdoğan diktatör olacak” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ ISRARLA MEVCUT SORUNLU SİSTEME MAHKÛM ETMEK İSTEYENLERİN DERDİ MİLLET DEĞİL”

Seçime 31 tane siyasi parti gireceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede kurulu partilerin sayısının da neredeyse 80'i aştığını belirterek, "Nasıl oluyor da diktatör oluyoruz?" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hala "Eski Türkiye daha iyi" diyecek kadar izandan yoksun olanlar bulunduğunu vurgulayarak, şunları söyledi, "Eski Türkiye'nin neyi daha iyiydi Allah aşkına? Darbeler mi daha iyiydi? 10 senede bir darbe olan bir Türkiye. 16 aylık hükümetlerle yönetildik. Bugün bir gazetede gördüm. Türkiye'nin hani sanayici ve iş adamlarının içinde toplandığı sivil toplum örgütünün yeni başkanı, al birini vur öbürüne, o da çıkmış, özellikle şu andaki hükümetin attığı adımlar ve 12 yılda gelinen bu süreci maalesef bir geri gidiş olarak, akla hayale gelmeyecek tanımlamalarla ifade ediyor. Aslında bunlar maalesef haddini bilmiyor. Çünkü bunlarda insaf yok. Sermayeleri 1'e 5 katladı bu dönem içerisinde, onun şımarıklığı içerisinde bunları yapıyorlar. Bir defa şunu çok açık ve net söylüyorum. İşte bu tür STK'lar, şunu bilmeleri gerekir. Siz bu ülkenin huzuruna, mutluluğuna değil, ancak bu ülkenin birliğine, beraberliğine dinamit atarsınız. Yapılan budur. Şimdi soruyorum onlara. Terör mü daha iyiydi? Kesintisiz devam eden ekonomik krizler mi daha iyiydi? Dünyadan ve bölgesinden adeta tecrit edilmiş Türkiye mi daha iyiydi?" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün bunların birileri için iyi olabileceğini ama kendileri için iyi olmadığını dile getirerek, "Türkiye'yi bugün geldiği yere rağmen hala ısrarla mevcut sorunlu sisteme mahkûm etmek isteyenlerin derdi asla millet değil. Ülkenin geleceği değil. Güç temerküzü meselesi olsa, bizim bugünkü sisteme sıkı sıkıya sarılmamız gerekir. Ama bizim derdimiz bu değil. Türkiye'nin yarınlarını, gelecekteki hedeflerini düşünüyoruz. Mevcut sistemle bu hedeflere ulaşmak çok zor görünüyor. İnşallah 7 Haziran'da yeni Türkiye'nin yolunu açacak, yeni Anayasayı ve başkanlık sistemini hayata geçirme imkânı verecek bir sonuç ortaya çıkacaktır. Ben buna yürekten inanıyorum. Ama ben sizlerden daha çok gayret istiyorum. Yeni Türkiye için, yeni anayasa için, başkanlık sistemi için istiyorum. Bu düşüncelerle biliyorum ki Sakarya ayağa kalkacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek'in “Zindandan Mehmed’e Mektup” şiirinin "Mehmedim sevinin başlar yüksekte/Ölsek de sevinin eve dönsek de/Sanma bu tekerlek kalır tümsekte/Yarın elbet elbet bizimdir/Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir” dizeleriyle konuşmasını tamamladı.

Konuşmanın sonunda Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ve beraberindekilerle açılışı gerçekleştirdi.

Törene, Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Toplu Konut İdaresi Başkanı Ergün Turan, Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş ve Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu katıldı.

SAKARYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’Nİ ZİYARET

Sakarya Kent Meydanı'ndaki toplu açılış törenin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı burada Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu karşıladı. Belediyede şeref defterini imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çalışmaları hakkında bilgi sunan Büyükşehir Belediye Başkanı Topçuoğlu, adına diktirilen fidanların sertifikası ile Sakarya ilini tanıtan minyatür bir tabloyu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye etti.


1. MOTORLU PİYADE TUGAY VE GARNİZON KOMUTANLIĞI ZİYARETİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından 1. Motorlu Piyade Tugay ve Garnizon Komutanlığına geçti. Garnizon Komutanı Tuğgeneral Bilgehan Saymaz tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıkışta engelli bir vatandaşla sohbet etti.


Sakarya’daki temasları sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlimbey Köyü’nden geçerken köylülerin yoğun ilgisi üzerine onlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.


Sakarya’daki temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a geçti.

Tüm Haberler