15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

“Kızılay, Dost-Düşman Herkesin Saygısını ve Hürmetini Kazanmış Bir Kurumumuzdur”

23.03.2015
“Kızılay, Dost-Düşman Herkesin Saygısını ve Hürmetini Kazanmış Bir Kurumumuzdur”

Türk Kızılayı Olağanüstü Genel Kurulu’nda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılay’ın tarihî misyonuna vurgu yaparak, “Osmanlı’nın Üsküp’te hâkim olduğu dönemde açılan Kızılay Hastanesi’nde, Türk askerleriyle birlikte Sırp askerleri de tedavi ediliyordu. Bu manzarayı gören şehirdeki diğer yabancı unsurların da tepkisiyle, hastanenin işgalinden vazgeçiliyor. Kızılay mensuplarının, tüm bu savaşlar boyunca verdikleri hizmetler, gerçekten takdire şayan ve şükrana layıktır” dedi.

ATO Kongre Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılayı’nın Olağanüstü Genel Kurulu’nun başarılı geçmesini dileğini ifade etti.


1868’den beri ülkemizdeki, bölgemizdeki ve dünyadaki tüm insanların zor zamanlarında yanında olmak için gece gündüz çalışan Kızılay’a, bugüne kadar emek vermiş, yardım etmiş herkese de şükranlarımı dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kızılay’ımızın yardım çalışmaları sırasında hayatını kaybeden tüm şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Olağanüstü Genel Kurul’un, Kızılay’ımızın daha güçlü, daha etkin, daha verimli çalışmasını sağlayacak bir dönemin başlangıcına vesile olmasını temenni ediyorum. Son Genel Kurul’dan bugüne kadar Kızılay yönetiminde görev alan herkese teşekkürlerimi ifade ediyor; bu Olağanüstü Genel Kurul’da görev alacak arkadaşlarımıza da başarılar diliyorum” dedi.

“İNSANİ FELAKETLERDE HERKESTEN ÖNCE KIZILAY ORADADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılay’ın simgesi olan kırmızı hilalin, ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında, bu bayrağın dalgalandığı her yerde, en sıkıntılı zamanlarda uzanan yardım elinin, umudun adı olduğunu belirtti. Deprem, yangın, sel, heyelan olduğunda gözlerin hemen kırmızı hilali aradığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriz olur, insanlar başlarını sokacak barınak, yiyecek ekmek, içecek suya muhtaç hale gelir, gözler hemen bu kırmızı hilali arar. Tüm tabii ve insani felaketlerde, herkesten önce Kızılay oradadır, orada olması beklenir. Herkes, her kurum gecikebilir ama Kızılay gecikemez, Kızılay’ın böyle bir lüksü yoktur.”

Ülkemizde yaşanan büyük depremleri sıralayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu felaketler sonrasında herkesten, her kurumdan önce Kızılay’ın çalışmalarına başladığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2011 yılında Van depremi yaşandığında da, Kızılay’ımız, kırmızı hilaliyle oradaydı, vatandaşlarımızın yanındaydı. 1989 yılında Bulgaristan’dan yüzbinlerce kardeşimiz ülkemize akın ettiğinde de, 1988 ve 1991 yıllarında Kuzey Irak’tan yine yüzbinlerce kardeşimiz topraklarımıza geldiğinde de, onları karşılayan, acil ihtiyaçlarını gideren yine Kızılay’ımızdı. Son yıllarda yine Suriye’den ve Irak’tan ülkemize gelen yüzbinlerce kardeşimizi yine Kızılay karşıladı” dedi.

“KIZILAY’IN ÇALIŞMALARINDAN GURUR DUYUYORUZ”

Bugün artık Kızılay’ın yalnız olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, AFAD’la, güçlü sivil toplum kuruluşlarıyla, belediyeler ile diğer ilgili kurumlarla, krizler ve felaketler karşısında çok daha güçlü bir müdahale sistemine sahip bulunduğunu aktararak, “Ama yine de gözler ilk olarak Kızılay’ımızın kırmızı hilalini arıyor, onu gördüğünde huzur buluyor. Aynı şekilde bölgemizde ve dünyanın pek çok yerinde doğal afetlerde, insani krizlerde Kızılay’ımızın, yetişmiş personeliyle, aracıyla, gereciyle, tüm imkânlarıyla orada olduğunu görüyoruz. Hatta bakıyorsunuz, kar sebebiyle, tipi sebebiyle yollar kapanıyor, insanlar arabalarda mahsur kalıyor, Kızılay hemen oraya, kumanyasıyla, battaniyesiyle hizmet vermeye başlıyor. Bundan gurur duyuyoruz. İnsanların kalbine girebilmek, gönlünde yer edinebilmek çok zordur. Kızılay, işte bunu başarmıştır, işte böylesine önemli bir misyonun sahibidir. Bu güveni, bu itimadı, bu itibarı sağlayan herkesten Allah razı olsun. Ülkemiz içinde ve dışında, pek çok hayırlı hizmete imza atan Kızılay ne kadar güçlü olursa, biz de geleceğimizi o kadar güvende hissederiz. Bu yönde yürüttüğü tüm çalışmalarında Kızılay’ımıza destek oldum, bundan sonra da olmaya devam edeceğim” diye konuştu.

Kızılay ve Yeşilay ile ilgili yasanın da çıktığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Merkezi’nin bulunduğu yerine Kızılay’a yakışmadığını belirterek, Kızılay’a Eskişehir yolu üzerinde örnek bir Genel Merkezi’ne sahip olmasını istediklerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılay’ın doğal afetlerdeki, insani krizlerdeki çalışmaları yanında, savaşlarda ortaya koyduğu fedakârlıkları ve kahramanlıklarına da dikkat çekti.

“KIZILAY GAZİ BİR KURUMDUR”

Kızılay’ın hali hazırdaki sembolü olan kırmızı hilal amblemi, 93 Rus Harbi sırasında ilk defa resmen kullanılmaya başlandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir gurup gönüllü ve fedakâr doktor tarafından, yaralı ve hasta askerlere bakmak için kurulan cemiyetle başlayan, Hilali Ahmer’le süren Kızılay’ın hikâyesi, savaş meydanlarında şekillendi. Kızılay gazi bir kurumdur. Kızılay, kuruluşundan sonra yaşanan tüm savaşlarda askerimizin hemen gerisinde, kendi insani mücadelesini vermiştir. Dost-düşman demeden tüm yaralıları hastaneye yetiştirmiş, orada tedavisini ve bakımını yürütmüştür. Kaybedilen her uzvu, mensuplarının sevgisi ve şefkatiyle gönüllerde ikame eden Kızılay olmuştur. Bilhassa Balkan Savaşında, Trablusgarp’ta, Çanakkale’de, Birinci Dünya Savaşı’nın ve Kurtuluş Savaşı’nın tüm cephelerinde, Kıbrıs çıkarmasında askerimizin en büyük moral kaynaklarından biri Kızılay’ın kırmızı hilalli bayrağı olmuştur. Çünkü o bayrak askerimiz için, verilen mücadele, yaşanacak sıkıntılarda kendisine sahip çıkılacağının adeta garantisi, sigortası olarak görülmüştür. Bakınız, çeşitli cephelerde yaralanıp tedavi için vapurlarla İstanbul’a getirilen askerlerimizi Sirkeci’de ilk karşılayan neydi biliyor musunuz? Kızılay’ın kurduğu Hilal-i Ahmer Çayhanesiydi. Burada, çok zor şartların hâkim olduğu cephelerden gelen askerlerimize sıcak çay, süt, yoğurt dağıtılıyordu. Ne asil dedelerimiz, ecdadımız varmış, neleri düşünmüş giderilmesi için tedbirler alınmış. Bize şu anda çok basit gibi gözüken bu hizmet, o şartlarda öylesine değerli, öylesine makbuldü” diye konuştu.

KIZILAY’IN TARİHÎ MİSYONU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balkan Savaşı’nda, Üsküp, Sırpların eline geçince, şehirdeki Kızılay’a ait hastanenin işgal edilmek istendiğini, Hastaneye girildiğinde karşılaşılan manzaranın ibret verici olduğunun görüldüğünü aktararak, “Osmanlı’nın Üsküp’te hakim olduğu dönemde açılan Kızılay Hastanesi’nde, Türk askerleriyle birlikte Sırp askerleri de tedavi edilmektedir. Bu manzarayı gören şehirdeki diğer yabancı unsurların da tepkisiyle, hastanenin işgalinden vazgeçiliyor. Yine bir başka ibretlik hadise de, Rusçuk’ta çok kötü şartlarda esir tutulan askerlerimizin, oraya giden Kızılay heyetinin samimi gayretleri ve fedakârlıklarıyla ülkemize geri dönmelerinin sağlanmış olmasıdır. Kızılay işte böyle, dost-düşman herkesin saygısını, hürmetini kazanmış bir kurumumuzdur. Kızılay mensuplarının, tüm bu savaşlar boyunca verdikleri hizmetler, gerçekten takdire şayandır, gerçekten şükrana layıktır” dedi.

Ülkemizin, geçtiğimiz yıl, yaklaşık 4,5 milyar dolarlık yardımıyla, dünyada en çok insani yardım yapan 3’üncü ülke olduğunu, 10 yıl önce ise bu rakamın 45 milyon dolar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli gelirine oranla, insani yardımlarını en fazla artıran ülke sıralamasında Türkiye’nin dünyada birinci olduğunu vurguladı.

KIZILAY’IN ULUSLARARASI FAALİYETLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllarca kendisi dışarıdan yardım alan, meşhur deyimle “70 sente muhtaç” Türkiye’nin; bugün, dünyanın dört bir yanında çok ciddi yardım faaliyetlerinde bulunduğunu belirterek, “Öyle ki, ülkemizden binlerce kilometre uzakta olan Haiti’de, 2010 yılında yaşanan deprem felaketinde, bölgeye ilk ulaşan yardım ekiplerinden biri Kızılay’ımızdı. Güney Asya’da, Endonezya’da, Sudan’da, Myanmar’da, Somali’de, Filistin’de, Çad’da yaşanan felaketlerde, oraya ilk koşan ve en ciddi yardım operasyonlarını gerçekleştiren yine Kızılay’ımızdı. Pakistan’da yürütülen ve tarihin en büyük insani yardım operasyonlarından biri olan projeler, tüm dünyaya örnek oldu” dedi

Kızılay mensuplarına, “Sizlerin gayreti sayesinde, kırmızı hilalimizi, tüm insanlığın yüreğine, sevgiyle, fedakârlıkla kazıdığımıza inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Esasen, günümüzde devletlerin gücü, asker sayıları, silah sayılarıyla değil, işte bu tür faaliyetlerdeki kapasiteleriyle ve başarılarıyla ölçülüyor. Eğer siz, kendi vatandaşlarınızın başına bir felaket geldiğinde, onların yardımına süratle koşabiliyor, yaraları süratle sarabiliyorsanız büyük devlet olabilirsiniz. Eğer siz, hemen yanı başınızdaki komşularınızdan dünyanın en ücra köşesindeki mağdurlara kadar, ihtiyacı olan herkese el uzatabiliyorsanız, büyük devlet sıfatını hak ediyorsunuz demektir. Aksi takdirde, cisminiz ne kadar büyük olursa olsun, kimse size bu nazarla bakmaz.”

“MADDİ İMKÂNLARINIZIN YANINDA, YÜREĞİNİZİN DE GENİŞ OLMASI GEREKİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, veren el olabilmenin, paylaşmanın, sadece maddi imkânlara sahip olmakla başarılan bir şey olmadığına dikkati çekerek, “Maddi imkânlarınızın yanında, gönlünüzün, yüreğinizin de geniş olması, hassas olması gerekir. Şayet yüreğinizin alıcıları kapalı ise, olsa da veremezsiniz. İşte sizler de yakından şahit oluyorsunuz Nice gelişmiş ülke, maddi durumları bizden çok çok iyi olan devletler, bizim yaptıklarımızın onda birini bile yapmıyor. Suriye’deki drama, Irak’taki acıya, Somali’deki çileye duyarsız kalıyorlar. Şu anda Suriye’den ve Irak’tan, 2 milyon insan bizde, a’dan z’ye her türlü bakımlarını biz yapıyoruz, eğitim, sağlık her şeyleriyle biz uğraşıyoruz.. Yaptığımız harcama şu ana kadar, 5.5 milyar dolar, gördükleri zaman bize ‘Türkiye gerçekten bu tür yardımlarda örnek bir ülke’ Tüm Avrupa’da şu anda 250 bin civarında. Bize tüm dünyadan gelen destek, 250 milyon dolar, harcama 5.5 milyar dolar. İşte bu Türkiye’nin ne denli cömert bir ülke olduğunu gösteriyor. Bu mültecileri alırken de seçici davranıyor, sadece kendi ihtiyaçlarını görecek, eğitimli, donanımlı, yetişmiş kişileri almaya çalışıyorlar. Hamdolsun ülkemizin, insanımızın alnı ak, başı diktir. Burası belde-i emindir, güvenilir bir ülkedir. Gariplerin, mağdurların, mazlumların yurdudur. Yaralanan Libyalı da, vatanından kovulan Türkistanlı da, Esed’in zulmünden kaçan Suriyeli de buraya gelir, sığınır. Buraya sığınanın, etnik kimliğine, mezhebine, dinine, rengine, meşrebine bakılmaz, geri çevrilmez, Tıpkı dün Çanakkale’de olduğu gibi. Bizim soframıza, milyonlarca kaşık konmuştur. Anadolu’nun kapıları önce bizlere, ardından da dini, dili ve ırkı ne olursa olsun, bütün mazlumlara açılmıştır” diye konuştu.

“YARDIM FAALİYETLERİNİN ÖZÜNDE, RUHUNDA ELBETTE GÖNÜLLÜLÜK VARDIR

Türkiye’nin, özellikle son 13 yılda yaptıklarıyla bu vasfını daha da güçlendirdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomisi büyüyen, istikrarı güçlenen, toplumsal barışını daha da pekiştiren ülkemizin acil insani yardımlarda adeta tarih yazdığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, diğer alanlarda olduğu gibi bu alanda da gerçekten çok önemli bir sıçrama yaptığın kaydederek, “Kızılay başta olmak üzere, yardım kuruluşlarımız, organizasyon olarak, operasyonel kabiliyet olarak, imkân olarak gerçekten çok ileri bir noktaya ulaştılar. Yardım faaliyetlerinin özünde, ruhunda elbette gönüllülük vardır, olmak zorundadır. Ama bu gönüllülük ruhunu profesyonel organizasyonlarla desteklemediğinizde, günümüz şartlarında içeride ve dışarıda varlık gösterebilmeniz mümkün değildir. Gönüllülük prensibinden soyutlanmış bir organizasyon da, yardım değil ticaret veya siyaset amaçlı bir yapıya dönüşür. Bu aradaki dengeyi çok iyi kurmak lazım. Biz, tüm yardım kuruluşlarımızda bu anlayışla bir yeniden yapılanma gerçekleştirdik. Kızılay’ımız da bu çıkarılan yasayla kendini yeniliyor. Bu bir bayrak yarışıdır. Önemli olan, geride hayırla yâd edilecek hoş bir saha bırakmaktır. Bunları yapacak olan sizlerseniz. Çatışmaların, insanı dramların, acı ve zulmün artık neredeyse sıradanlaştığı bir bölgede, sizler bizim yardım neferlerimiz olacaksınız. 147 yıldır nasıl bu mukaddes görevi yerine getirmişseniz, nasıl Türkiye’nin müşfik elini, insanımızın merhametini, yardımseverliğini ve dayanışmasını dünyanın dört bir tarafına ulaştırmışsanız, bundan sonra da aynı kararlığın artarak devam edeceğine inanıyorum” dedi.

Konuşmasında bu alanda şimdiye kadar yapılanların, gelecekte yapılacak hayırlı işlerin de teminatı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Bu düşüncelerle, sözlerime son verirken, Kızılay’ın Olağanüstü Genel Kurulu’nun tekrar başarılı geçmesini temenni ediyorum. Olağanüstü Genel Kurul’da görev üstlenecek tüm kardeşlerime Allah’tan muvaffakiyetler diliyorum.

Görevi devreden arkadaşlarıma, emekleri, gayretleri, çalışmaları için teşekkür ediyorum. Şu anda dünyanın dört bir yanında ve ülkemizin her köşesinde hizmet veren tüm Kızılay mensuplarına, fahri çalışanlara, gönül verenlere, destek olanlara ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.”

Tüm Haberler