15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

Paris’teki Terör Saldırıları: “Nereden Gelirse Gelsin Bu Bir Terör Eylemidir ve Tasvip Edilemez”

12.01.2015
Paris’teki Terör Saldırıları: “Nereden Gelirse Gelsin Bu Bir Terör Eylemidir ve Tasvip Edilemez”

Filistin Devlet Başkanı Abbas ile düzenlediği basın toplantısında ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa’daki terör saldırılarının faturasının Müslümanlara kesilemeyeceğini vurgulayarak, “Müslümanlar olarak, barış dininin mensupları olarak böyle bir terör eylemini tasvip etmemiz mümkün değildir. Hiçbir zaman terörün ve katliamların yanında yer almadık ama bu katliamların arkasında ırkçılık, nefret söylemleri ve İslamofobi yatıyor” dedi.

 

Filistin Devlet Başkanı Abbas ile düzenlediği basın toplantısında ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa’daki terör saldırılarının faturasının Müslümanlara kesilemeyeceğini vurgulayarak, “Müslümanlar olarak, barış dininin mensupları olarak böyle bir terör eylemini tasvip etmemiz mümkün değildir. Hiçbir zaman terörün ve katliamların yanında yer almadık ama bu katliamların arkasında ırkçılık, nefret söylemleri ve İslamofobi yatıyor” dedi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlediği basın toplantısında ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. 

Bir basın mensubunun, Fransa’nın başkenti Paris’te, terörle mücadelede dayanışma için düzenlenen yürüyüşün ardından bugün ABD Başkanı Barack Obama'nın liderleri 18 Şubat'ta Küresel Güvenlik Zirvesi'ne çağırdığı belirtilerek, bu yönde bir davet olup olmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, henüz bir davetin söz konusu olmadığını belirterek, “Böyle bir davet gelecek olursa, konusu içeriği önemli. Şu anda dünyanın gündeminde olan konular olduktan sonra bunlar olumlu değerlendirebileceğimiz bir zirve olur. Ama henüz bize gelmiş böyle bir davet yok. Dışişleri Bakanım da burada, kendilerine de böyle bir davetin gelmediğini zaten söylüyorlar” dedi. 

“FRANSIZ VATANDAŞLARI BU KATLİAM İŞLERKEN FATURANIN MÜSLÜMANLARA KESİLMESİ ÇOK MANİDAR”

Fransa'daki terör saldırısının ardından Batılı bazı kesimlerin tüm Müslümanları suçlayıcı söylemlerde bulunduğu hatırlatılarak, bu söylemlere yönelik görüşünü sorması ve “Fransa'daki yürüyüşte İsrail Başbakanı Netanyahu'yu orada, o fotoğraf karesinde görünce ne hissettiniz?” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu olayı birkaç başlıkta tahlil etmek gerektiğini, olayın faillerinin Fransız vatandaşı olduğunu hatırlattı ve  “Fransız vatandaşları böyle bir katliamı işlerken faturanın kesildiği yer Müslümanlardır, bu çok manidardır” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransız vatandaşı olan bu zanlıların 16 ay cezaevinde yatıp çıktıktan sona oradaki istihbarat teşkilatının “bunlar ne yapar, ne eder” diye takip edip etmediğini sordu. 

“BATI’DA MÜSLÜMANLARA KARŞI İSLAMOFOBİ YÜKSELİYOR”

Son dönemlerde, özellikle Batı’da, nefret suçunu tahrik etme noktasında çok ciddi olumsuz gelişmeler olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müslümanlara karşı İslamofobi aldı başını gidiyor. Bunları bir defa çok iyi görmemiz, çok iyi tahlil etmemiz gerekir. Biz, Müslümanlar olarak, barış dininin mensupları olarak böyle bir katliamı, nereden gelirse gelsin bu bir terör eylemidir, böyle bir terör eylemini tasvip etmemiz, buna olumlu bakmamız zaten mümkün değil. İlk anda bizler açıklamalarımızı yaptık” dedi. 

“GAZZE’DE 2 BİN 500 KİŞİYİ KATLETMEK SURETİYLE DEVLET TERÖRÜ ESTİREN BU ZAT HANGİ YÜZLE ORAYA GİTTİ?”

Konuyu Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile de görüştüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ancak, bazı gerçekleri de görmemiz gerekir. Çok iyi bir soru soruldu; ‘Netanyahu’yu orada görmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?’ diye. Soruyorum, Gazze’de 2 bin 500 kişiyi katletmek suretiyle bir devlet terörü estiren bu zatın el sallamasına siz nasıl bakıyorsunuz? Sanki tribünde insanlar onu çok heyecanla orada beklemişler gibi onlara el sallıyor. Hangi yüzle oraya gitti, onu da tabii anlamakta zorlanıyorum. Bir defa siz o katlettiğiniz yavruların, kadınların hesabını verin. Aynı şekilde, bakıyorsunuz Suriye'de, 300-350 bin insan öldürüldü. Dünyanın şu anda kılı kıpırdıyor mu? Hala buna yönelik acaba bir adım atıyor muyuz? Yok. Orada da bir devlet terörü estiren birileri işin başında duruyor. Ona karşı da en ufak bir kıpırdanma yok. Hala ‘öldürsün devam etsin’ diye seyrediliyor, bu da manidar. Kahrını çeken kim? Türkiye, Lübnan, Ürdün. Bütün buralarda, yaklaşık 2 milyon insan şu anda bizde. Biz onlara bakıyoruz. Aynen bize yakın Lübnan'da, bir milyona yakın da Ürdün'de. Üç ülkede 5 milyon insan şu anda o ülkedekiler tarafından bakılıyor, besleniyor. Peki bize şu ana kadar uluslararası camiadan bir destek var mı? Yok.”

“BİZ MÜSLÜMAN OLARAK HİÇBİR ZAMAN TERÖRÜN VE KATLİAMLARIN YANINDA YER ALMADIK”

Türkiye'ye sığınmacılar konusunda 250 milyon dolar yardım geldiğini, ancak Türkiye'nin 5 milyar dolar harcama yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şu şekilde tamamladı: “Neredeler? Sadece bize şunu söylüyorlar: 'Gerçekten bu 2 milyona yakın insana yaptığınız ev sahipliği takdire şayandır, sizi tebrik ederiz.' Hep söyledikleri bu. Tamam da lafla olmuyor bu iş. Biraz da 'şu yüklendiğiniz yükten biraz da biz yüklenelim' deyin. Böyle bir şey var mı? Yok. Bu gerçekler karşısında inanıyorum ki insanımız, milletimiz, vatandaşımız dünyaya bakışını da o noktada değerlendirecektir.  Batı’nın ikiyüzlülüğü ortadadır. Biz Müslüman olarak hiçbir zaman terörün ve katliamların yanında yer almadık ama bu katliamların arkasında ırkçılık, nefret söylemleri ve İslamofobi yatıyor. Lütfen bu konularda camilerimize saldıranlara karşı o ülkelerin yönetimleri tedbirlerini alsın. Bunlar hep tahriktir. Bunlar boşuna yapılmıyor. Sultanahmet'e kadar gelip, Sultanahmet'te polisimizi şehit edenler, aynı şekilde Dolmabahçe'de polis kulübesine saldıranlar, bunlar bir senaryonun neticesidir, eseridir. İslam dünyasının üzerinde de oyunlar oynanıyor. Bunları da bilmemiz lazım.”

Tüm Haberler