15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

“Yüksek Hızlı Tren ile İki Kadim Başkentin, Konya ve İstanbul’un Vuslatını Gerçekleştirdik”

17.12.2014
“Yüksek Hızlı Tren ile İki Kadim Başkentin, Konya ve İstanbul’un Vuslatını Gerçekleştirdik”

Konya-İstanbul Yüksek Hızlı Tren seferlerinin başlatılması törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son dönemde millete hizmet anlamında büyük atılımlar gerçekleştirdiğini kaydederek, “Türkiye’nin büyük ve güçlü bir devlet olduğunu; medeniyetler inşa eden ve medeniyetlere yön veren bir devlet olduğunu tüm dünyaya hatırlattık. Bizim tarihimiz, ecdadımız ve medeniyetimiz azizdir. Bu aziz millet durdurulamaz; bu aziz ülke horlanamaz ve bu kutlu yürüyüş engellenemez” dedi.

Konya-İstanbul Yüksek Hızlı Tren seferlerinin başlatılması törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son dönemde millete hizmet anlamında büyük atılımlar gerçekleştirdiğini kaydederek, “Türkiye’nin büyük ve güçlü bir devlet olduğunu; medeniyetler inşa eden ve medeniyetlere yön veren bir devlet olduğunu tüm dünyaya hatırlattık. Bizim tarihimiz, ecdadımız ve medeniyetimiz azizdir. Bu aziz millet durdurulamaz; bu aziz ülke horlanamaz ve bu kutlu yürüyüş engellenemez” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Konya-İstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT) seferlerinin başlatılması törenine katıldı. Konya Garı’nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekleştirdikleri törenle başlayacak olan Konya-İstanbul Yüksek Hızlı Tren seferlerinin hem Konya’ya hem de İstanbul’a hayırlı olması dilediğini ifade etti.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı gün, Konya’nın yetiştirdiği ve bütün dünyaya eskimez bir ser olarak sunduğu, Hazreti Mevlana Celalettin Rumi’yi vefatının 741. yıl dönümünde hürmetle yâd ettiğini belirterek, “Mekânı inşallah Cennet olsun diye dua ediyoruz” dedi.

PEŞAVER’DE OKULA YAPILAN TERÖRİST SALDIRI: “YÜREKLERİMİZİ DAĞLAYAN ELİM BİR HADİSE”

Konya’dan kardeş Pakistan halkına seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün yaşanan ve gerçekten yüreklerimizi dağlayan elim hadise nedeniyle başsağlığı mesajlarımızı iletmek istiyorum. Dün Peşaver’deki bir okula yapılan terörist saldırı neticesinde 130’u aşkın öğrenci ve öğretmen kardeşimizin katledildiği olayı çok büyük bir teessürle öğrendik. Gerek Sayın Cumhurbaşkanı’nı gerek Başbakan kardeşimizi aradık ve onlara milletimizin üzüntülerini ilettik. Kardeş Pakistan’ın acısı bizim acımızdır. Gerek yaraları sarmak konusunda, gerekse bu coğrafyada terörle en kararlı şekilde mücadele etme konusunda kardeş Pakistan ile iş birliğimiz, dayanışmamız sarsılmadan devam edecek. Bu elim hadise bir okuldaki masum, tertemiz çocukları hedef alan bu alçakça saldırı umuyorum ki bölgedeki tüm ülkelerin tüm dünyanın terörün karanlık yüzünü bir kez daha görmelerine sebep olur. Pakistan’a bir kez daha sabır diliyorum. Başsağlığı diliyorum. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize de acil şifalar niyaz ediyorum” dedi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE KONYA, MİLLETİN ADAMINA SAHİP ÇIKTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı günde Konya’ya teşekkür etmek için de geldiğini söyleyerek şunları söyledi: “9 Ağustos’ta, yani 10 ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen öncesinde Konya’da muhteşem bir buluşma gerçekleştirdik. O mitingin benim için manası çok büyük. Konya’daki o muhteşem final 10 Ağustos seçim sürecindeki son mitingimizdi. Konya’daki o muhteşem miting şahsımın Başbakan olarak, genel başkan olarak yaptığı son mitingdi. Burada bir nevi vedamızı yaptık. Burada bir dönemin kapanışını ama aynı zamanda bir dönemin açılışını yaptık. Hatimeyi Konya’da yaptık, ama Fatiha’yı da Konya’da okuduk. 10 Ağustos’ta da Konya kendisinden bekleneni yaptı. Konya, milletin adamına sahip çıktı. Konya; millî iradeye, demokrasiye, büyük ve yeni Türkiye hedefine sahip çıktı.10 Ağustos’ta Konya yüzde 75 oy oranıyla bu kardeşine en büyük desteği veren iller arasında yer aldı. 81 vilayetimiz içerisinde Konya, en yüksek desteği veren dördüncü il. Ancak 30 büyükşehirim arasında Konya birinci sırada. Bu büyük desteğiniz, teveccühünüz, ahde vefanız için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Allah sizlerden razı olsun Rabbim bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da inşallah bizi birbirimize mahcup etmesin.”

“MERHUM ERBAKAN HOCAMIZIN ARDINDAN KONYA BİR BAŞBAKAN DAHA ÇIKARMIŞ OLDU”

Konya’da hatime yaptıkları gibi, Fatiha’yı da okuduklarını, kapanışı Konya’da yaptıklarını, açılışı ve devamını da Konya’da yaptıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konyalı bir kardeşimize, o zaman Dışişleri Bakanımız olan, Ahmet Davutoğlu kardeşimize, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlığı görevini tevdi ettik. Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın ardından Konya bir Başbakan daha çıkarmış oldu. 3.5 ay oldu, hamdolsun, maşallah, Sayın Başbakanımız çok büyük bir azimle, gayretle milletin ve Konya’nın emanetini, iftiharla, bir o kadar da hakkıyla taşıyor. Kendisine bir kez de burada, hemşehrilerinin arasında, Konya’da, başarılar diliyorum. Konya’nın dualarıyla, gayretleri ile desteği ile her zaman Sayın Başbakanımızın ve elbette bugüne kadar olduğu gibi, bizim arkamızda olacağına gönülden inanıyorum. Rabbim sizlerden razı olsun. Rabbim yol arkadaşlığımızı, uhuvvetimizi daim etsin inşallah” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Selçuklu Devleti’nin kadim başkenti Konya’yı, Osmanlı Cihan Devleti’nin kadim başkenti İstanbul’a yüksek hızlı tren ile bağlıyor, iki kadim başkentin vuslatını gerçekleştirdiklerini belirtti. Cumhuriyetin başkenti Ankara ile 2009 yılında Türk dünyasının başkenti Eskişehir’i YHT ile birbirine kavuşturduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde, Ankara’da Hacı Bayram veli ile Eskişehir’de Yunus Emre’yi buluştuklarını söyledi. Ardından 2011 yılına Ankara ile Konya’nın; Cumhuriyet ile Selçuklu’nun, Hacı Bayram veli ile Hazreti Mevlana’nın vuslatını gerçekleştiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 213’de bu kez Konya ile Eskişehir’in YHT ile buluştuğunu hatırlattı.

“2009’DAN BUGÜNE YÜKSEK HIZLI TREN HATLARIMIZDA 18 MİLYON YOLCU TAŞINDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 Temmuz 2014’de Ankara-Eskişehir-İstanbul’un buluştuğunu, bugün de Konya ile İstanbul’un da buluştuğunu dile getirerek, Eyüp sultan Hazretleri olmak üzere İstanbul’un manevi mimarlarının, başta Mevlana Hazretleri olmak üzere Konya’nın manevi mimarları ile kucaklaştığını belirtti. Bugünden itibaren Konya ile İstanbul’un arasının artık 4 saat 15 dakika olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Kısa bir süre sonra inşallah Rabia olacak… Daha sonra inşallah daha da aşağı inecek. 2009’dan bugüne bütün yüksek hızlı tren hatlarımızda 18 milyon yolcu taşındı, sadece Ankara-Konya hattını 5,5 milyon vatandaşımız kullandı. Sırada, Bursa, İzmir, Karaman, Mersin, Antalya, Adana, Osmaniye, Gaziantep var. Yozgat, Sivas, Erzincan hattı var. Durmak yok, yola devam, devam edecek. İnşallah kısa süre içinde tüm bu hatları da bitirecek, Türkiye’yi ulaşımda çok daha yüksek bir safhaya kavuşturmuş olacağız. Seferlerin hem Konyalı, hem de İstanbullu vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Başta, Başbakanımız, ardından Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığımız olmak üzere halef selef olunan geçmiş ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım olmak üzere bu hatların tamamlanmasında, sefere başlamışında emeği geçen herkese, her kurumumuza teşekkür ediyorum. Yeni tren setlerimizde çalışacak arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Yolcularımıza hayırlı yolculuklar diliyorum. Kazasız sorunsuz bir şekilde varacaklara yere ulaşmaların Rabbimden niyaz ediyorum.”

“MİLLETİMİZDEN EMANETİ DEVRALDIK; İLERLEME VE DEMOKRATİKLEŞME HAMLESİNİ BAŞATTIK”

Ülkemizin yakın tarihinde çok büyük acılar çektiği, çok büyük sorunlar yaşadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada, özellikle Batı’da yaşanan hızlı kalkınmayı, refahı ve demokrasiyi on yıllar boyu sadece seyretmek zorunda kaldık. Ulaştırmada, o dar yollarda büyük sıkıntılar çektik, çok sayıda can verdik. Eğitimde modern imkânlardan mahrum bırakıldık. Sağlıkta, insanımız insan yerine konmadı. Şöyle gençlik yıllarımı düşünüyorum, o SSK’nın malum genel müdürlerinin olduğu zamanı düşünüyorum. Sağlam girip, hasta çıktığımız hastanelerin halini düşünüyorum. Adalet ve emniyet de aynı şekilde, daha nice alanlarda başka ülkeleri maalesef hayranlıkla izleme zorunda bırakıldık. Hızlı trenleri sadece televizyon ekranlarında görebiliyorduk. Uçağı, sırt üstü yere yatıyor, gökyüzünde izliyorduk. Modern temiz hastaneleri, kaliteli, temiz, güzel okulları sadece yabancı filmlerde görebiliyorduk; o da renkli değil, siyah-beyaz. İnsanın insan gibi yaşadığını maalesef uzaktan seyrediyorduk. İtirazlarımız dikkate alınmıyordu. İsteklerimizi, arzularımız, taleplerimizi maalesef kimse duymuyordu. Bu ülkenin yoksulluğunu kimse görmüyor, yasaklara, yolsuzluklara hiç kimse dur diyemiyordu. İşte şimdi gelirken iniyoruz Konya Havalimanı’na, oradan buraya gelirken, hamdolsun üç şeritli, gidiş-geliş, etrafında gayet güzel peyzaj çalışmaları ile bakıyorsunuz modern bir şehre giriyoruz. Bu kötü gidişi durdurmaya yönelik siyasi hareketlerin önü kesiliyor, partiler kapatılıyor, darbelerle Türkiye’nin yürüyüşü sürekli kesintiye uğratılıyordu. Ama biz umudumuzu yitirmedik, biz mücadele azmini kaybetmedik. Milletimize hizmet aşkımız, sevdamızı daima diri tuttuk. ‘Onların bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı vardır, milletin de bir hesabı vardır’ dedik. Sabırla sebatla mücadele ettik. 12 yıl önce milletimizden emaneti devraldık. Kollarımız sıvadık, ilerleme, demokratikleşme hamlesini başattık. Darbeler planladılar, geçit vermedik. Tuzaklar kurdular, bu tuzaklara düşmedik. Senaryolar yazdılar, o senaryoları yırttık attık. Milletle beraber olduk. Milletle beraber yürüdük” dedi.

“TÜRKİYE’NİN BÜYÜK VE GÜÇLÜ BİR DEVLET OLDUĞUNU TÜM DÜNYAYA HATIRLATTIK, BİRİLERİ RAHATSIZ OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yılda Türkiye’ye çok büyük bir değişim yaşattıklarını belirterek, eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ekonomiden demokrasiye, dış politikadan sosyal hayata kadar Türkiye’yi ilklerle, rekorlarla tanıştırdıklarını, hayalleriyle buluşturduklarını ifade etti. Sadece bunları yapmakla kalmadıklarını, Türkiye’nin önünü açtıklarını, yolunu sağlamlaştırdıklarını, Türkiye’ye engin bir ufuk kazandırdıklarını ve milletin her ferdine, heyecan, umut, öz güven aşıladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Türkiye’nin büyük ve güçlü bir devlet olduğunu, Türkiye’nin medeniyetler inşa eden, medeniyetlere yön veren bir devlet olduğunu milletimize hatırlattık, dünyaya gösterdik. 12 yıl boyunca her ne yaptıysak, önce sizin için, önce milletimiz için yaptık. Ne yaptıysak ülkemiz, vatanımız, bayrağımız ve itibarımız için yaptık. 12 yıl boyunca milletimiz için olduğu kadar mazlumlar, mağdurlar, dünyanın neresinde olursa olsun garipler ve yüz üstü bırakılmışlar için, sesi hiç duyulmayanlar için mücadele ettik. İşte göreve geldiğimizde bu tür ülkelere 45 milyon dolar destek verebilirken, şimdi 4,5 milyar dolar destek verebilen bir ülke konumuna geldik. Biz şunu söyledik: ‘Bu millet azizdir, bu ülke azizdir. Tarihimiz, ecdadımız, medeniyetimiz azizdir. Bu aziz millet durdurulamaz. Bu aziz ülke horlanamaz, bu kutlu yürüyüş engellenemez’ dedik. ‘Bu millete hiç kimse boyun eğdiremez, diz çöktüremez, bu ülkeye hiç kimse istikamet çizdiremez. Bizim gündemimizi kimse belirleyemez’ dedik. Bizim 12 yıl içinde millet için yaptığımız her eser, millet için attığımız her adım elbette birilerini çok rahatsız etti. Eski Türkiye'nin karanlığından beslenenler, aydınlıktan rahatsız oldular. Eski Türkiye'nin yüksek faizinden, yüksek enflasyonundan, yoksulluğundan, yolsuzluğundan beslenenler, büyüyen ekonomiden rahatsız oldular. Eski Türkiye'nin akan kanından beslenen vampirler, huzurdan, kardeşlikten, kesinlikle umuttan rahatsız oldular. Eski Türkiye'ye istedikleri gibi istikamet çizenler, özgüvenimizden, mazlumların sesi olmamızdan rahatsız oldular. Biz ne dedik? 'Bu dünyada biz de varız' dedik. 'Bu denklemde biz de varız' dedik. Biz ne dedik? 'Dünya 5'ten büyüktür' dedik. 'Yüz yıl boyunca horladığınız, dışladığınız, aşağıladığınız Türkiye, ayakları üstünde doğruldu. Artık haddinizi bilin' dedik. 'O kirli ellerinizi Türkiye'nin üzerinden çekeceksiniz; kirli emellerinizden vazgeçeceksiniz' dedik. 'Türkiye'ye gündem belirleme, Türkiye'ye istikamet çizme alışkanlığınızdan artık vazgeçeceksiniz' dedik. İşte bundan rahatsız oldular. 12 yılda 3 kattan fazla büyüyen ekonomiden, 5 kata yakın ihracattan, tek haneli oranlara düşen faizden rahatsız oldular. IMF borçları ödememizden, sıfırladık biliyorsunuz, 23,5 milyar dolar IMF borcu sıfırlandı. Şimdi IMF'ye borç verir hale geldik. Merkez Bankası rezervi 27,5 milyarken 133 milyar dolara çıktık. Bundan rahatsız oldular. Hızlı tren hatlarından, modern okullardan, hastanelerden, yollardan, köprülerden, tünellerden rahatsız oldular. Boğazın altından Marmaray geçecek, bundan rahatsız oldular. Boğaz’ın üzerinde üçüncü köprü yapılıyor. 4 gidiş, 4 geliş ve ortasından da hızlı tren geçecek, bundan rahatsız oldular. Boğaz'ın altından ikinci bir hat daha yapılıyor, oradan da otomobiller geçecek, bundan rahatsız oldular. Yeni havalimanlarından, dünya ölçeğinde büyük projelerimizden rahatsız oldular. 'Filistin' dememizden, 'Suriye' dememizden, Mısır'da darbeye karşı çıkmamızdan, 'Irak'ta kardeşlik' dememizden, Suriye ile ilgili, oradaki olanları lanetlememizden, terörün karşısında dimdik durup, 'Milli birlik' dememizden, 'Çözüm' dememizden rahatsız oldular. Defalarca bizi engellemek istediler, defalarca tuzak kurdular, defalarca kirli oyunlarla, kirli operasyonlarla üzerimize geldiler. Allahımıza sonsuz hamd-ü senalar olsun, yılmadık, yıkılmadık, vazgeçmedik, boyun eğmedik ve bütün tuzaklarını, bütün kumpaslarını bozduk, alt üst ettik.”

“GEÇEN YIL 17 ARALIK’TA, AÇIK BİR ŞEKİLDE HÜKÜMETİ DEVİRMEYE YÖNELİK BİR ADIM ATILMIŞTI”

Geçen yıl 17 Aralık’ta Konya’da olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca bugüne kadar her 17 Aralık’ta Konya’ya gittiğini belirterek, “Yine geçen yıl Konya'ya gelmiştim. Yargı, emniyet ve medya el ele verdiler, o gün bir operasyon başlattılar. Bir yandan gözaltılar yapılıyor, bir yandan da medya üzerinden sistemli bir şekilde önceden hazırlanmış düzmece haberler servis ediliyordu. Hem Türkiye'de hem dünyada çok kirli bir algı operasyonu devreye girmişti. Adına yolsuzluk operasyonu dediler. Ama çok kısa süre içinde, daha o gün meselenin yolsuzluk olmadığı ortaya çıktı. Çok açık bir şekilde, çok net bir şekilde Hükümeti devirmeye yönelik bir adım atılmıştı. Emniyet, yargı içindeki, medyadaki, iş dünyasındaki, sivil toplum örgütlerindeki birtakım o karanlık güçler işbirliği yapmış, bir senaryo yazmış, uygulamaya başlamışlardı. İşte dikkat ederseniz yönetmenlerden bir tanesi açıkladı. Ne dedi, 'Senaryoyu yazdılar, elimize verdiler, biz de oynadık.' Bizim o gün boyun eğeceğimizi, o gün darbe girişimine razı olacağımızı zannettiler. Ama biz o gün Konya’daydık. Konya’nın hayır duası üzerimizdeydi. Konya’nın manevi havası üzerimizdeydi. Konya’nın yiğitliği, kahramanlığı, dik duruşu üzerimizdeydi. Oyunu anında fark ettik. Bunun bir yolsuzluk operasyonu olmadığını, bunun millete, ülkeye yönelik bir tuzak olduğunu anında gördük. Derhal tedbirlerimizi aldık, bu kirli oyunu, bu darbe girişimini boşa çıkarmak için derhal harekete geçtik. ‘Onların bir tuzağı varsa Allah’ın da bir tuzağı vardır’ dedik. ‘Onların bir hesabı varsa milletin de bir hesabı vardır’ dedik. Allah’a hamdolsun, o tuzak bozuldu. Asıl niyetleri de çok kısa sürede ortaya çıktı” dedi.

“MİLLETİMİZ, HEM 30 MART’TA HEM DE 10 AĞUSTOS’TA BİZİM YANIMIZDA DURDU”

“17 Aralık'ın hemen ardından, 25 Aralık'ta planlanan asıl tezgâhın, polislerin bilgisayarlarından çıkarıldığını” ve darbe girişiminin tescillendiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her şeyi hazırlamışlar. O kadar ki Başbakan'ı kesin devireceklerini düşünerek, sonradan kullanacakları fezlekeye, ‘dönemin Başbakanı’ ifadesini bile yazmışlar. Ben görevdeyim. 17-25 Aralık sonrasında bunların asıl niyetlerini, çirkin yüzlerini daha net olarak gördük. İddialarının, itiraflarının, çirkefliklerinin nasıl sınır tanımadığını milletçe birlikte müşahede ettik. Sizler bu oyunu bu tuzağı gördünüz. Sizler önce 30 Mart'ta, ardından 10 Ağustos'ta bizim yanımızda durdunuz. Sizden aldığımız güçle bu darbe girişimini boşa çıkardık. Yapılan hukuksuzlukların hesabı sorulmaya başlandı. Bakın gerek 17 Aralık'ta gerek bugün kimlerin yan yana durduğunu, kimlerin ittifak yaptığını, kimlerin kucaklaştığını görün. Asıl meseleyi de asıl niyeti de o zaman daha iyi anlayacaksınız. Eski Türkiye'nin, o karanlık Türkiye'nin ne kadar aktörü varsa şu anda kucaklaşıyorlar. Birbirlerine methiyeler düzüyorlar. Düşman kardeşler seçimlerde birbirlerini destekliyorlar. Birbirlerine diyet ödüyorlar diyet. Kasetlerin diyetlerini ödüyorlar. Şantaja boyun eğerek, tehditlere boyun eğerek, üst aklın talimatlarına boyun eğerek birbirlerine diyet ödüyorlar. Kasetlerin diyetlerini ödüyorlar. Şantaja boyun eğerek, tehditlere boyun eğerek, üst aklın talimatlarına boyun eğerek birbirlerine diyet ödüyorlar. Daha da ileri gidiyorlar; Pensilvanya açıklama yapıyor. Bakıyorsunuz şahsıma yönelik çok çirkin benzetmeler, beddua seansları ve şimdi daha da enteresan bir açıklama yaptı. Gazetelerden alınan, onun kendi takımı için 'onların yerinde olmak isterdim' diyor. Senin elini, kolunu bağlayan yok ki gel onların yanına, gel onların yerine. Hiç kimse sana 'gelme' demiyor, gel. Çoktandır sana 'gel' diyoruz zaten. Pensilvanya'da koruma altında olanlar buraya gelemez. Neler yaptıklarını biliyorlar.”

“YOLSUZLUK İFTİRASI ALTINDA DARBE GİRİŞİMİNDE BULUNANLARDAN HESAP SORULACAK”

Kendilerinin ödenecek bir diyetleri varsa, bunu sadece millete ödeyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bırakın onlar Türkiye düşmanlarıyla birlikte hareket etsin. Bırakın onlar, Türkiye düşmanı medyayla, uluslararası kirli odaklarla, güneydeki sevdikleri ülke ile hareket etsin. Biz buraya milletle geldik, milletle yürüyoruz ve daima milletle yürüyeceğiz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Size bir sözümüz var. ‘Bu Haşhaşilerden hesap soracağız, uluslararası çevrelerin maşası olan bu paralel yapıdan hesap soracağız’ dedik. ‘İnlerine gireceğiz’ dedik. Verdiğimiz sözü tuttuk, tutuyoruz ve tutacağız” dedi. İhaneti tescillediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha da fazlasını yapacağız” diye konuştu. Yolsuzluk iftirası altında darbe girişiminde bulunanlardan hesap sorduklarını daha da soracaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Basın özgürlüğü kısıtlanıyor' iftirasıyla Türkiye'yi dünyada karalamaya çalışanların oyunlarını da bozacağız. Emniyette oyunu bozduk, yargıda oyunu bozup yargıyı tehdit ve şantajdan da inşallah kurtaracağız. Kurumlarımızı bunlardan temizledik ve temizliyoruz. Kaynaklarını kurutmaya devam ediyoruz” dedi.

“MÜREBBİYE EDASIYLA TÜRKİYE’YE AKIL VERMEYE ÇALIŞANLAR, ESKİ TÜRKİYE’NİN OLMADIĞINI ANLASINLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada bazı ülkelerden, özellikle de AB içinden bazı kişilerin Türkiye'de hukuk içinde yapılan bir operasyonla ilgili peşin hükümler verdiğini kaydederek, “Geçti o günler. İstediğiniz manşeti atın, istediğiniz yalan haberi yazın, istediğiniz tweeti atın, istediğiniz kadar Türkiye aleyhine açıklama yapın, biz kendi istikametimizi kendimiz belirleriz, kendi rotamızı kendimizi çizeriz. Mürebbiye edasıyla parmağını sallayarak Türkiye'ye akıl vermeye çalışanlar, karşılarında o eski Türkiye'nin olmadığını artık anlasınlar. Türkiye'ye demokrasi dersi vereceklermiş, bir zahmet buraya gel de Türkiye sana demokrasi dersi versin. Bir zahmet buraya gel de Türkiye sana demokrasi dersi versin. Türkiye size Mısır’ı anlatsın. Bir zahmet buraya gelin de, sizlere Suriye üzerinden insanlık dersi verelim. Türkiye'ye özgürlük dersi vereceklermiş, sen önce git AB içinde yükselen ırkçılığın, İslamofobinin, ayrımcılığın hesabını ver. Kapattığınız gazetelerin hesabını verdiniz mi?” şeklinde konuştu.

“MISIR VE SURİYE KONUSUNDA SUSANLARIN SÖYLEYEBİLECEKLERİ HİÇBİR SÖZ YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sabancı cinayetini işleyen teröristin Avrupa'da elini kolunu sallayarak dolaştığını, aynı şekilde 7 Türk'ü öldürenlerin yargı sürecine, basın mensuplarını onların yargılanma sürecine dâhil edilmek istenmediğini hatırlattı. Türklerin oturduğu evlerin kundaklandığını ve hala faillerinin bulunamadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AB olarak önce aynaya bakmaları, kendilerini test etmeleri lazım. Mısır için susanlar, Suriye'de, Irak'ta... 1 milyon 600 bin insanı kendi evimizde barındıran Türkiye'ye bunların hiçbirisinin söyleyeceği sözü yoktur. Şu ana kadar 5 milyar doları aşkın para harcadık. Sadece yanımıza geldikleri zaman, 'Sizin bu ev sahipliğiniz unutulmaz'. Hakikaten nasıl güzel bir ev sahipliği yapıyorsunuz, bu insanlara yurdunuzu açtınız, bunları ağırlıyorsunuz, bundan dolayı sizi tebrik ederiz. Birisi de kalkıp, 'Ya biz de şu kadar destek verelim demiyor. Yurtdışından bugüne kadar gelen destek 200 milyon dolar harcadığımız 5 milyar dolar. Gerçekler ortada, Bunlardan sadece nasihat dinlersiniz” diye konuştu.

“BU ÜLKEYİ ULUSLARARASI ÇEVRELERİN TAŞERONU OLAN İHANET ŞEBEKELERİNE ASLA TESLİM ETMEYECEĞİZ”

Suriye’de gözlerini kapatanların, Filistin’de katliama sırtını dönenlerin, özgürlükten, demokrasiden, insan haklarından bahsedemeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ” Bakınız 1959 tarihinde, 55 yıl önce, Türkiye AB’ye üyelik başvurusunda bulundu. 55 yıl, tam on yıl önce bugün, 17 Aralık 2004 tarihinde müzakerelere başlama kararı alındı. Gittik, imzaları attık. 55 yıldır, özellikle son on yıldır bizi oyalıyorlar. Daha doğrusu oyalamanın gayreti içindeler. Hiç kusura bakmasınlar, biz AB’nin kapıkulu değiliz. Biz, bir defa bir millet olma şuuru içerisinde, idraki içerisinde, alacaklarsa alırlar, almayacaksa almazlar. Bu sözlerimizden de rahatsız oluyorlar, niye rahatsız oluyorsunuz? Bir uluslararası adalet denilen bir anlayış var. Mısır’da sustunuz, Ukrayna’da sustunuz, Irak’ta sustunuz, Filistin’de sustunuz. Ya ne zaman adaleti haykıracaksınız? Türkiye’de sadece susmakla kalmıyor, darbe girişimlerine destek oluyorsunuz. Bu ülkeyi maşalara asla teslim etmeyeceğiz. Bu ülkeyi uluslararası çevrelerin taşeronu olan ihanet şebekelerine, paralel devlet yapılanmalarına, hoca görüntüsü altındaki şaklabanlara asla teslim etmeyeceğiz. İşte bakın terör örgütleri çıkıyor değil mi? şu anda Pakistan’daki olayı gördünüz. Düşünün 130’u aşkın yavruyu, öğrenciyi şehit ediyorlar. İşte bir DEAŞ diye bir şey çıktı, onun da neler yaptığını görüyorsunuz. Ve DEAŞ, Irak’ta neler yaptı, şu anda Suriye’de neler yapıyor. Ne adına, sorarsanız, İslam adına yapıyor. Böyle bir İslam yok. İslam barıştır. Ve İslam’a gölge düşürüyorsunuz, sizin yaptıklarınız sebebiyle, bugün dünyada bir İslamafobi girişimi başladı. Sizden dolayı. Herhangi bir taksiratı olmayan insanları acımasızca öldürmek, savunmasız öldürmek, bizim dinimizde bunlar yok” dedi.

“MİLLETİMİZ, İSTİKLALİNE SIMSIKI SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Milletimizin, bütün kazanımlarına, özellikle de istiklaline sımsıkı sahip çıkmaya devam edeceğine inanıyorum. Bu rahatsızlara, bu hazımsızlara rağmen, biz Türkiye’ye eserler kazandırmaya, Türkiye’yi daha da büyütmeye devam edeceğiz. İşte önceki gün gittik İzmit’te özel sektöre ait 3 milyar dolarlık yeni bir yatırımı açtık. Türkiye’nin millî uydusu olacak TÜRKSAT 6A uydusu inşa projesinin imzalarını attık. Bugün Konya’dayız, yüksek hızlı tren seferlerini başlatıyoruz. Onlar basın özgürlüğü deyip timsah gözyaşı dökecekler. Onlar yolsuzluk deyip iftira atacaklar. Onlar darbelere kol kanat gerecekler. Onlar Türkiye düşmanlarıyla iş tutacaklar. Ama biz işimizi yapacak, milletimize hizmet üretmeye devam edeceğiz. Konya, yanımızda durduğun için size bir kez daha teşekkür ediyoruz. Bize güvendiğin için sizlere bir kez daha teşekkür ediyoruz. Şimdi tabi sizlere bir de müjdemizi veriyoruz: İnşallah Konya-İstanbul arasındaki hızlı tren bir hafta süreyle ücretsiz olarak sizlere hizmet verecek. Onun için, Sayın Başbakanımıza ve Ulaştırma Haberleşme Bakanımıza huzurlarınızda ayrıca teşekkür ediyorum. Ve böylece bir hafta süreyle inanıyorum ki gerek Konya’dan İstanbul’a, gerek İstanbul’dan Konya’ya gelecek kardeşlerimiz, hakikaten farklı bir huzuru yaşasınlar. Tabii ki bu güzergâhta olan Eskişehir, Bilecik, Sakarya ve Kocaeli de aynı şekilde istasyonlar olarak bu hızlı trende halkımıza hizmet verecek. Büyük Türkiye’ye, yeni Türkiye’ye destek olduğunuz için; yalanlara, iftiralara değil, Hakka inandığınız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Konya-İstanbul Yüksek Hızlı Tren seferlerinin hayırlı olmasını diliyor. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”

MEVLANA’YI ANMA TÖRENLERİNE KATILANLAR ONURUNA AKŞAM YEMEĞİ

Açılış töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hz. Mevlana’nın 741. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenlerine katılan misafirler onuruna Konya’da verilen akşam yemeğine katıldı.

Tüm Haberler