15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 69. Genel Kurulu'na Katılmak Üzere ABD'ye Gitti

21.09.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 69. Genel Kurulu'na Katılmak Üzere ABD'ye Gitti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 69. Genel Kurulu'na katılmak için ABD'nin New York kentine hareketinden önce bir basın açıklaması yaptı. ABD'de gerçekleştireceği temaslar hakkında bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan; Musul Başkonsolosu, çalışanları ve ailelerinin 102 gün sonra özgürlüklerine kavuşmalarını da tüm millete bayram havası yaşatan tarihî bir olay olarak tanımladı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 69. Genel Kurulu'na katılmak için ABD'nin New York kentine hareketinden önce bir basın açıklaması yaptı. ABD'de gerçekleştireceği temaslar hakkında bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan; Musul Başkonsolosu, çalışanları ve ailelerinin 102 gün sonra özgürlüklerine kavuşmalarını da tüm millete bayram havası yaşatan tarihî bir olay olarak tanımladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 69. Genel Kurulu Genel Görüşmelerine katılmak için ABD'nin New York kentine hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret programım çerçevesinde, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon tarafından 23 Eylül Salı günü düzenlenecek Genel Kurul görüşmelerinin ana teması olan İklim Zirvesi'ne katılacağını ifade etti. İklim değişikliğinin, günümüzde karşı karşıya kalınan en önemli sorunlardan biri haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu küresel olguyla mücadele uluslararası ve ulusal ölçekte daha güçlü adımların atılması ve daha fazla iş birliğini gerekli kılıyor. Bu zirvenin, iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki uluslararası çabalara yön vermesi bekleniyor. Zirvenin, 2020 sonrası iklim değişikliği rejimine ilişkin sürdürülen müzakerelere siyasi bir ivme kazandırılması da amaçlanıyor. Zirvede, 120’nin üzerinde devlet ve hükümet başkanıyla bir araya gelerek, görüşlerimizi paylaşma imkânımız olacak” dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN PROGRAMI

Zirve çerçevesinde ikili görüşmeler ile çeşitli resepsiyonlarda görüşmeler de gerçekleştireceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Yoğun bir programı burada bu şekilde gerçekleştirmiş olacağız. Bu vesileyle konuya verdiğimiz önemi ve yaklaşımları uluslararası topluma aktaracağız. Zirve dolayısıyla, Sayın Genel Sekreterin ev sahipliğinde aynı akşam gerçekleştirecek sınırlı katılımı olan bir yemeğe de iştirak edeceğim."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Eylül Çarşamba günü de BM Genel Kurulu'na hitap etme imkânı bulacağını ve ziyaret programı çerçevesinde, Genel Kurula iştirak eden devlet ve hükümet başkanları onuruna düzenlenecek bir resepsiyona da ev sahipliği yapacağını belirterek, "Tüm bunların yanında bazı devlet ve hükümet başkanlarıyla bu ikili görüşmelerimizi çok daha farklı kılabilecek konuları ele alma fırsatımız olacak. Bu ziyaretim vesilesiyle talepleri üzerine Amerika Müslüman Topluluğu, Dünya Yahudi Kongresi heyetini, Ermeni Kilisesi Doğu Yakası Başpiskoposu'nu kabul edeceğim. Ekonomi alanındaki temaslarımız çerçevesinde, ABD Ticaret Odası ve Başbakanlık Yatırım Tanıtma ve Destek Ajansı tarafından düzenlenecek bir toplantıda, ABD'li yatırımcılara hitap edeceğim. Bu fırsattan istifade ederek ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından olan, Dış İlişkiler Konseyi'nde de bir konferans vereceğim. Bu yoğun programın ardından, 25 Eylül Perşembe akşamı ABD’den ayrılacağım" dedi.

"MUSUL BAŞKONSOLOSUMUZ, ÇALIŞANLAR VE AİLELERİNİN DÖNÜŞÜ TARİHÎ BİR ANDIR"

Musul Başkonsolosumuz, çalışanları ve ailelerinin dün sabah ülkemize döndüklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için gerçekten tarihî bir anı yaşadığımız ve 102 gün süren Musul başkonsolosluğumuzdaki, başkonsolos ve tüm görevlilerle ilgili sürecin, gerçekten Başbakanlığım döneminden itibaren sağ salim görevlilerimizi ülkemize döndürmenin gayreti içerisindeyiz. Hep bunu ifade etmiştim; hamdolsun sağ salim 49 görevlimizin ülkemize dönmesi, ailelerine kavuşması, anne, baba, eş ve yavrularına kavuşmuş olması, bizim ayrı bir mutluluk vesilemiz oldu. Dün bildiğiniz gibi Başbakanımızın riyasetinde Bakü dönüşü, Bakü programını da yarıda keserek, dönmek suretiyle Şanlıurfa'dan kardeşlerimizi alıp, Ankara'ya döndüler. Bu sabah da ben kendileriyle, tüm aileleriyle Çankaya’da bir araya geldim. Kendileriyle orada hasbihal ettik. Kendileriyle konuşmamızda da kendilerine bir ay izin verme noktasındaki, Sayın Başbakan’a da bu durumu ileterek, 'bir ay kendilerini izinli kılalım, bir ay süreyle bu kardeşlerimiz ayrılığı gitmez ama İnşallah gidermiş olsun' dedik. Böylece bir ay bütün personelimiz burada bizimle olacak. Tabii ben bu vesileyle, Başbakanlığım döneminde Dışişleri bakanı olan bu işi yürüten Sayın Davutoğlu'na teşekkür ediyorum. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarımıza özellikle gayretleri sebebiyle teşekkür ediyorum. Burada istisnai olarak MİT'imizin gerek Müsteşarına, gerekse tüm ekibine teşekkür ediyorum. Bu süreçte bizimle olan bu haberleşme ağını çok başarılı bir şekilde sürdürdüler, sadece adıyla müsemma oldu. Millî bir istihbarat çalışması sürdürüldü ve herhangi bir yerden, burada böyle bir ikili, üçlü, böyle bir şey söz konusu değil. Tamamıyla kendi gayretleriyle bu işi sürdürdüler ve bu noktaya vardılar. Burada işin farklı gelişmeleri olabileceği için de her an yine Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, başta Genelkurmay Başkanım olmak üzere, sürekli bu olayın başından beri içinde oldular. Birlikte, böyle bir hareketi, böyle bir operasyonu sürdürdük. Onlar da bu hassasiyetin içinde aynı şekilde bulundular. Aynı şekilde birinci nokta, ikinci nokta, üç, sekize kadar devamlı bu takipler yapıldı. Bugün neredeler, yarın nerede olabilirler, hep bunların araştırması, çalışması yapıldı. Ben Başbakan iken sürekli bunu takip ettim. Cumhurbaşkanı olduktan sonra yine aynı şekilde sürekli takip ettik. Tabii burada Emniyet Teşkilatımızın aynı şekilde bir hassasiyeti var. Zira Emniyet Teşkilatımızdan malum Musul başkonsolosluğumuzda görevli oradaki koruma görevlileri var, dolayısıyla onlar da yine bu çalışmanın içerisinde aktif olarak yer aldılar. Velhasıl 49 görevlimizin, oradaki hanım ve çocuklar dahil 5 kişi, kurtulmuş olmaları ve tekrar ülkemize dönmüş olmaları hakikaten bizleri çok çok mutlu etti" dedi.

"AİLELERİN VE MİLLETİMİZİN VAKUR DURUŞU TAKDİRE ŞAYANDIR"

Bunun bu tarihe düşülecek önemli bir kayıt olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünkü o sevinç göz yaşları, o sevinç anları hepimizin sevinci olmuştur. O ailelerin mutluluğu, hepimizin mutluluğu olmuştur. Bu tabii millet olarak büyük bir devlete yakışır, bir vakur duruşun da ifadesi olmuştur. Zira bu ailelerin vakur duruşu çok çok önemliydi. Hiçbir oyuna gelmediler. Tahriklere kapılmadılar. Sabırla doğabilecek böyle bir günü beklediler. Bu tabi bizim işimizi kolaylaştırdı. Eğer tahrikler olsaydı, zaman zaman atılan manşetler içeride ve dışarıda işimizi bizim aslında zorlaştırıyordu. Dikkat ederseniz biz hep sükût etmeyi tercih ettik. Çünkü lafla bir yere varmak mümkün değildi. Sessizce işimizi yapmaya gayret ettik. Bu şekilde de hamdolsun bu neticeyi aldık. Ben tekrar emeği geçen kardeşlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum, kutluyorum. İnşallah Allah beterinden korusun diyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan bundan sonraki süreçte de ülkemizin önünde Suriye'den, Irak'tan ülkemize olan göç dalgaları nedeniyle çok büyük bir sıkıntı bulunduğuna dikkat çekerek, açıklamasını şöyle tamamladı: "Burada da yine bütün bu insanlara bizler gönlümüzü açarak, onları koruma altına almanın samimi gayreti içerisindeyiz. Bu da yine bir büyük devlete yakışan davranış biçimdir, bunu özellikle vurgulamak istiyorum."

Tüm Haberler