15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

“Türkiye ile Azerbaycan, Kültürel ve İnsani Bağlarla Din ve Dil Birliğinden Gücünü Alan Stratejik Ortaklardır”

02.09.2014
“Türkiye ile Azerbaycan, Kültürel ve İnsani Bağlarla Din ve Dil Birliğinden Gücünü Alan Stratejik Ortaklardır”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in davetlisi olarak resmî bir ziyaret gerçekleştirmek üzere Bakü’ye giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını kaydederek, “Güney Kafkasya’da barış, istikrar ve refah ortamının egemen kılınması, Türkiye’nin dış politika öncelikleri arasında yer almaktadır. Bu çerçevede Güney Kafkasya’daki gelişmeleri yakından izliyoruz” dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in davetlisi olarak resmî bir ziyaret gerçekleştirmek üzere Bakü’ye giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını kaydederek, “Güney Kafkasya’da barış, istikrar ve refah ortamının egemen kılınması, Türkiye’nin dış politika öncelikleri arasında yer almaktadır. Bu çerçevede Güney Kafkasya’daki gelişmeleri yakından izliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in davetlisi olarak resmî bir ziyaret gerçekleştirmek üzere Bakü’ye hareket etti.

 

 

Azerbaycan'a hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Azerbaycan'da gerçekleştirilen seçimlerin ardından üst düzeyli ilk resmî ziyaretlerin yapılmasının geleneğe dönüştüğünü hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çerçevede kendisinin de Cumhurbaşkanı olarak KKTC'den sonra ilk ziyaretini, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in de davetine icabetle Kardeş Azerbaycan'a yapmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

İLİŞKİLER “STRATEJİK ORTAKLIK” SEVİYESİNDE

Açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihî itibarıyla değerlendirildiğinde Türkiye ve Azerbaycan'ın, kültürel ve insani bağlardan, din ve dil birliğinden gücünü alan, Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazandığı günden bu yana sarf edilen ortak çabalarla ilişkilerini "stratejik ortaklık" seviyesine çıkarmış dost ve kardeş iki ülke olduğunu belirtti.

“TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN, MÜKEMMEL SEVİYEDE SEYREDEN İKİLİ İLİŞKİLERE SAHİP”

Cumhurbaşkanı Aliyev ile gerçekleştireceği görüşmelerde ikili ilişkileri ve iş birliğini ilgilendiren konuların tüm yönleriyle ele alınacağını da sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı zamanda bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunacağız. Ardından heyetler arası görüşmeleri de yapmak suretiyle Türkiye-Azerbaycan arasındaki gelişmeleri ideal noktada değerlendirme fırsatımız olacak" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan'ın, mükemmel seviyede seyreden ikili ilişkilerinin yanı sıra bölgesel sahiplenme anlayışından hareketle Güney Kafkasya ölçeğinde stratejik girişmelere ve projelere imza attığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı ve Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı, ülkelerimizin enerji alanındaki işbirliğinin en önemli örnekleridir. Bu iki proje, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel refah ve istikrara da katkı sağlamaktadır. Azerbaycan doğalgazını ülkemize ve ülkemiz üzerinden Avrupa'ya taşıyacak olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı, yani kısa adıyla TANAP, bu projenin ve 29 Ekim 2013'te açılışını yaptığımız Marmaray ile birlikte Pekin'den Londra'ya kesintisiz ulaşım imkanı sağlayacak olan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı'nın da bir an önce faaliyete geçmesi yönünde çalışmalarımız sürmektedir.  Güney Kafkasya'da barış, istikrar ve refah ortamının egemen kılınması, Türkiye'nin dış politika öncelikleri arasında yer almaya devam etmektedir. Bu çerçevede, Güney Kafkasya'daki gelişmeleri yakından izliyor, bölgede kapsamlı ve sürdürülebilir bir barışın tesisi çalışmalarına aktif katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Ziyaretim sırasında Sayın Aliyev ile yapacağım görüşmelerde, Yukarı Karabağ ihtilafının Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliği temelinde çözüme kavuşturulmasını teminen sürdürülmekte olan çalışmalar hakkında da görüş alışverişinde bulunacağız. Türkiye'nin bu kapsamda yapabileceği katkıları değerlendireceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan'daki temaslarının ardından Birleşik Krallık'ın ev sahipliğinde, 4-5 Eylül'de düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılacağını da kaydederek, Zirve’nin, İttifak’ın ve Türkiye'nin yakın çevresinde önemli gelişmelerin yaşandığı bir döneme denk geldiğine dikkati çekti.

NATO ZİRVESİNDE GÜNDEME GELECEK DIŞ POLİTİKA KONULARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Bilhassa Suriye ve Irak'ta yaşanan gelişmeler, aynı şekilde Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler, çok geniş kapsamlı bir ateşin kendi kendine sönmeyeceğini ve bu ateşin daha geniş coğrafyalara sıçramaması için ortak bir akıl geliştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu itibarla İttifak'ın güneydoğu sınırını etkisi altına alan Suriye ve Irak kaynaklı tehdit gündemimizin üst sıralarında yer almaktadır.” Avrupa güvenliğini etkileyen Ukrayna'daki gelişmelerin de doğal olarak NATO'yu yakından ilgilendirdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa'da, Soğuk Savaş’ı hatırlatacak bir kutuplaşma veya yeni bir donmuş ihtilaf hiç kimsenin yararına olmayacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO'nun, başlangıcından bu yana Ukrayna'daki krizin yatışması ve istikrarın sağlanması için çaba gösterdiğini belirterek, "Bu husus, hem müttefikler olarak kendi aramızda hem de Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko'nun da katılacağı NATO-Ukrayna Komisyonu toplantısında ele alacağımız konular arasında yer alacaktır. Mevcut güvenlik tehditlerine karşı İttifak'ın yürüttüğü hazırlıklar ile müttefikler arasındaki bağların karşılıklı dayanışma ve adil külfet paylaşımı temelinde pekiştirilmesi konuları, ülke olarak önem verdiğimiz kolektif savunmanın günümüzün tehditleri karşısında geçerliliğinin teyidi bakımından büyük önem taşımaktadır” dedi.

“TÜRKİYE, AFGANİSTAN’IN BARIŞ VE İSTİKRARINA KATKI YAPMAYA DEVAM EDECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi'nin, Afganistan'da büyük fedakârlıkla 12 yıldır sürdürülen ISAF Harekatı'nın, Aralık ayında sona ermesinden önce, harekata katkıda bulunan ülkelerin liderlerini son defa buluşturacağını belirterek şunları söyledi: "Türkiye, Afganistan'a ve ISAF Harekatı'na en fazla katkı veren ülkelerden birisi olarak Afganistan'ın barış ve istikrarı için bugüne kadar gösterdiği çabaları önümüzdeki dönemde de sürdürme kararlılığındadır. Afgan halkı ülkesinin geleceğini tayin etme hususunda kendine güven kazandıkça ve gerek duyduğu sürece Afganistan'a olan desteğimiz, mümkün olan en kapsamlı şekilde gerek ikili ilişkilerimiz gerek NATO liderliğindeki çabaları da içeren çok uluslu mekanizmalar yoluyla sürdürülecektir. Bu düşünceyle ülkemiz, Afganistan'da güvenlik sorumluluğunu bu yılın sonundan itibaren üstlenecek olan Afgan ulusal güvenlik kuvvetlerine eğitim ve danışmanlık desteği verecek, Kararlı Destek Misyonu'nun dört çerçeve ülkesinden biri olmuştur."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son 2006 yılında Riga'da düzenlenen NATO Zirvesi'ne Başbakan olarak katıldığını hatırlatarak, toplantının Cumhurbaşkanı sıfatıyla katılacağı ilk uluslararası zirve olacağını da sözlerine ekledi.

Zirve vesilesiyle müttefik devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra ortaklarla yapılacak toplantılara davetli diğer liderlerle de bir araya geleceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu itibarla NATO Galler Zirvesi'ne iştirakimin ve bu kapsamda gerçekleştireceğim temasların, NATO'ya verdiğimiz önemin teyidi ve dünya gündeminde bulunan konulara ilişkin tutum ve dış politikalardaki önceliklerimizin uluslararası kamuoyuna aktarılması bakımından yararlı olacağı kanaatindeyim" dedi.

Bakü’ye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile beraber eşi Emine Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da gitti.

Tüm Haberler