15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

 

 

“Türkiye, Başından Beri Adil, Kalıcı ve Kapsamlı Bir Çözümden Yana”

01.09.2014
“Türkiye, Başından Beri Adil, Kalıcı ve Kapsamlı Bir Çözümden Yana”

KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu ile Cumhurbaşkanlığında ortak basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin başından beri adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözümden yana olduğunu ifade ederek, “Kıbrıs meselesinin çözüme kavuşturulması adadaki her iki tarafa da önemli getiriler sağlayacağı gibi bölge açısından da huzur, istikrar ve refaha ciddi bir katkı yapacaktır” dedi.

 

KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu ile Cumhurbaşkanlığında ortak basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin başından beri adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözümden yana olduğunu ifade ederek, “Kıbrıs meselesinin çözüme kavuşturulması adadaki her iki tarafa da önemli getiriler sağlayacağı gibi bölge açısından da huzur, istikrar ve refaha ciddi bir katkı yapacaktır” dedi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Cumhurbaşkanlığında ortak basın toplantısı düzenledi. 

Yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından ilk yurt dışı ziyaretini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yaptığını ve ikili görüşmelerin yanı sıra Bakanlar Kurulu üyeleriyle bir araya gelme imkânı bulduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Eroğlu ile çalışma yemeğinde ağırlıklı olarak Kıbrıs sorununu ele aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçmişi çok uzun ama o günden bugüne gerçekten sabırla hareket eden ve bu sabrının karşılığını da şu ana kadar göremeyen Kuzey Kıbrıs Türk halkı var. Kararlılığımız aynen devam ediyor. Temenni ederim ki ‘Sabrın sonu selamettir’ sözü gerçekleşir” dedi. 

“ADİL OLMAYAN PROJELERİ KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”

Başından beri adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözümden yana olduklarını ifade ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Adil olmayan projelerle önümüze gelenler şunu bilsin ki böyle bir projeyi kabul etmek bizim tarihimizi reddetmek olur ki böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değildir. Bu bakımdan garantör ülkeler olarak bizim samimi gayretlerimizi Yunanistan’ın da ortaya koyması lazım, aynen İngiltere’nin de ortaya koyması lazım. Bunların dışında garantör ülke veya garantör uluslararası kuruluş arama gayreti içerisine girenler de boşuna bu tür gayretlerin içerisine girmiş olurlar. Böyle bir şeye evet dememiz de asla mümkün değildir.” 

“İYİ NİYETLİ VE ÇÖZÜMDEN YANA YAKLAŞIMI KORUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iyi niyetli ve çözümden yana yaklaşımı koruduklarını anlatarak, “Hedefimiz halen devam etmekte olan müzakere sürecini bir an evvel eş zamanlı referandumların yapılması aşamasına getirilmesidir. Sayın Annan’ın Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği döneminde Davos’ta kendisine bir sözümüz olmuştu. Dedik ki, ‘Bu süreci başlatalım, Türkiye ve Türkler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti her zaman Rumların bir adım önünde olacağız.’ Kendisi, ‘Ben yaptığım her girişimde maalesef başarısız oldum, artık buna bir daha giremem’ demişti. Israr edince bu defa bana dedi ki; ‘Bana biraz müddet verin, görüşmelerimi yapayım, size kararı bildireyim.’ Daha sonra kararı bildirdi; ‘Tamam başlayalım’ dedi. Başladık biliyorsunuz; en sonunda İsviçre’de Burgenstock’ta istedik ki odadan dumanı çıkartalım. Dışişleri Bakanım, şahsım, bütün teknokrat, bürokratlar birlikte orada çalışmalarımızı yaptık. Ne yazık ki o gün orada zorla Sayın Annan’ın da ağırlığını koymasıyla referandum kararı çıktı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti o referandumda onuruna, gururuna düşeni yaptı ama Güney Kıbrıs maalesef orada da yine aynı yanlışı yaptı, orada da yine ters bir kararla Burgenstock’taki çalışmaları adeta boşa çıkardı” dedi.

REFERANDUM SÜRECİNDE KKTC’NİN VE GÜNEY KIBRIS’IN YAKLAŞIMI

Açıklamasında, “Burada tarihî bir gerçeği sizinle paylaşacağım” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimin samimi, kimin samimi olmadığını ortaya koyması bakımından bu önemlidir. Avrupa Birliği orada aynen şunu söylemişti: ‘Biz bu noktada referandumda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gösterdiği tavrın yanında olacağız’ demişti ve mali, idari süreçle ilgili bile ne yazık ki bu adımları AB hala atamamıştır, atmamıştır. Aynı şekilde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de yine bu noktada başta genel sekreterlik olarak bu konuda yine olumlu adım atmadıkları gibi bu arada biliyorsunuz Güney Kıbrıs’ı bir de Avrupa Birliği'ne almışlardır. Hâlbuki o zaman 15 tane AB üyesi vardı bir hamlede Güney Kıbrıs’ı da aldılar ki bunu daha sonra liderler ‘Bu bir siyasi karardır, yoksa Güney Kıbrıs Avrupa Birliği’ne, Avrupa Birliği müktesebatına layık olduğu için buraya alınmış değildir’ demişlerdir. Yazdıkları eserlerinde de bu zaten vardır. Eğer bunları yakından takip edenler varsa bunu gayet iyi bilirler” diye konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, samimi gayretlerinin karşılığını bulmasını hala ümit ettiklerini sözlerine ekleyerek, “Kıbrıs meselesinin çözüme kavuşturulması adadaki her iki tarafa da önemli getiriler sağlayacağı gibi bölge açısından da huzur istikrar ve refaha ciddi bir katkı sağlayacaktır. Meseleye çözüm bulunması Doğu Akdeniz’in bir barış, istikrar, iş birliği sahasına dönüşmesi açısından da önemli bir adım olacaktır” değerlendirmesinde bulundu. 

TÜRKİYE’DE KKTC’YE SU PROJESİ

KKTC’nin verimli topraklarına hayat suyu getirilmesi çalışmaları yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışmalar hızla devam ediyor, fevkalade bir durum olmazsa, öyle zannediyorum ki 2-3 ay içerisinde hayat suyu Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a ulaşmış olacak. Baraj çalışmaları bitmiş durumda, bunun yanında bir de elektrik enerjisiyle ilgili çalışmalar da devam ediyor. İnşallah onu da süratle Kuzey Kıbrıs’a getirip buradaki hava kirliliğine yönelik olayı da ortadan kaldırmak suretiyle Kuzey Kıbrıs halkına, kardeşlerimize hem daha ucuz, hem de hava kirliliğinden uzak çevreci bir enerjiyi sağlamış olacağız” dedi. 

Bu konudaki samimi arzularının adanın tamamına hayat verebileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeter ki bizim uzattığımız barış eline karşı taraftakiler de aynı şekilde mukabelede bulunsun” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, isteklerinin adada yerleşecek barış ortamının bölgenin çok daha ötesinde çok daha büyük ve kapsamlı bir barışın, kalkınmanın iş birliğinin yolunu açması olduğunu ifade ederek, “Bu süreçte Birleşmiş Milletler başta olmak üzere diğer ana vatan ve garantör Yunanistan, garantör İngiltere ve müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri dâhil olmak üzere ilgili ülkelerle de tam bir iş birliği içerisinde hep bir adım önde olma konusunda kararlıyız” dedi. 

“MEVCUT DURUMUN İLANİHAYE SÜRDÜRÜLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

“Mevcut durumun ilanihaye devam etmesine izin verilmesi asla mümkün değildir” vurgusunu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Bunun da özellikle altını çiziyorum. Ada’nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türk halkının eşit statüsünü güvence altına alacak kalıcı bir anlaşmaya bir an önce varılması müşterek hedefimizdir. Bu hedef ve anlayış çerçevesinde Kıbrıs’ta iki kesimlilik, siyasi eşitlik, eşit statüyü haiz iki kurucu devleti içeren, yeni ortaklık gibi yerleşik BM parametreleri temelinde bir çözümün ortaya çıkması için Kıbrıs Türk tarafının sürdürdüğü çabalara tam destek veriyoruz. Temennimiz 2008’den beri devam eden bu son süreçte bugüne kadar sarf edilen çabaların heba edilmemesi, zamanın boşa harcanmamasıdır. Mevcut fırsat penceresinin sonsuza kadar açık kalamayacağı herkes tarafından artık idrak edilmelidir. Birleşmiş Milletler sürecini zamana yayıp Türk tarafını ve uluslararası camiayı oyalamaya kimsenin hakkı yoktur.”

 “KIBRIS TÜRK HALKININ ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN MAĞDURU HALİNE GELMESİNE ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2004 yılında düzenlenen referandumlar başta olmak üzere uzlaşı ve ortaklık yönündeki iradesini en açık şekilde ortaya koyan Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru haline gelmesine asla izin vermeyeceklerini belirterek, “Şu gayet iyi bilinmelidir ki Türkiye, Kıbrıs Türklerinin bir Kıbrıs Rum devletinde azınlık haline getirilmesine asla izin vermeyecektir” dedi. 

KKTC’NİN EKONOMİK GELİŞİMİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de katkılarıyla KKTC’de son yıllarda gerçekleşen kalkınma hamlesinin ve ona bağlı ekonomik büyümenin kendilerini gururlandırdığını belirterek, “Bugün karşımızda 30 yılını geride bırakmış kendi ayakları üzerinde duran ve bölgede örnek olabilecek modern bir demokratik devlet yapısı bulunmaktadır. Bu bağlamda Kıbrıs Türk halkının refah düzeyinin daha da arttırılması için adımlar atılırken saydam, verimli, etkin ve hesap verebilir bir yönetim anlayışının kamu yönetimine hâkim kılınması gerekmektedir” dedi. Ekonomideki gelişmeyi kalıcı hale getirmek için öncü sektörler olan turizm ve yüksek öğretim alanlarındaki başarıların önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak biz bunu yeterli bulmuyoruz. Bu noktadan daha ileri gitmek ve önümüzdeki on yıl içinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Doğu Akdeniz’de bir çekim merkezine dönüştürerek kişi başına millî geliri iki katına çıkartmak ortak hedefimiz olmalıdır. Türkiye de Kıbrıs Türk halkı da bu konuda gerekli kararlılığa sahiptir” diye konuştu. 

“TÜRKİYE, KIBRISLI TÜRK KARDEŞLERİYLE HER ZAMAN TAM BİR DAYANIŞMA İÇİNDE OLACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türk’ünün huzur, refah, kalkınma ve güvenliğinin sağlanması, hukukunun korunması için üzerine düşeni yapmayı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdüreceğini belirterek,  büyüyen ve gelişen Türkiye’nin her zaman olduğu gibi Kıbrıslı Türk kardeşleriyle tam bir dayanışma içinde bulunacağını söyledi. 

Kıbrıs Türk’ünü güvenli, huzurlu ve aydınlık bir gelecek beklediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle şundan dolayı da çok mutluyum; uluslararası camianın yavrularını Kuzey Kıbrıs’ı seçmek suretiyle buraya göndermesi, buradaki üniversitelerimizde okuyan öğrenci sayısının 60 bini aşarak, 63 bin civarına varmış olması, Kuzey Kıbrıs’ın nasıl bir çekim merkezi haline geldiğini göstermesi bakımından çok önemli. Tabii burada kalmayacağız, daha da gelişecektir. Buna da inancım tamdır” ifadesini kullandı. Turizmdeki gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizm gelirlerinde yarım milyarı aşkın bir rakama ulaşıldığını da söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası tüm görüşmelerde Kıbrıs’ın kendisi için bir numaralı gündem maddesi olduğunu belirterek konuyla ilgili uluslararası camiada açılan ofislerle birlikte Kuzey Kıbrıs’ın altyapısını oluşturmaya devam ettiğini söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adil kapsamlı ve kalıcı bir çözümle neticeye varmayı temenni ederek, “Ama dediğim gibi sabrın da tahammülün de artık bir nihayeti vardır. Bir an önce bu konuda neticeye ulaşırız diye düşünüyorum” dedi.  Ev sahipliği sebebiyle KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’deki yönetimin başarılarının artarak devamını diledi. 

KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu ve KKTC Bakanlar Kurulu üyelerini takdim etti. 

Basın toplantısının ardından KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, büyükelçilik ikametgahına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen siyasi parti başkanlarını takdim etti.

Tüm Haberler